1991 Sonrası Kırım Tatar Hareketinde İslam Faktörü

Avrupa tarihine bakıldığında Kırım’ın her zaman özel jeopolitik ve jeostratejik yeri olmuştur. Büyük imparatorlukların (Bizans, Osmanlı, Rus) kenar vilâyeti olan bu bölge, kaderin cilvesi ile bugün genç Avrupa devleti Ukrayna’nın içinde yeralmaktadır. Eski tarihî devirlerde de olduğu gibi, günümüzdeki Kırım’a, dağılan Sovyet imparatorluğu topraklarında her gün değişen siyasî durumun içinde bir katalizör rolü düşmektedir. Kırım’ın bu önemli rolü eski Sovyetler toprakları ile sınırlı kalmayıp, Karadeniz, Doğu ve Orta Avrupa ülkelerinin, istikrarını da etkileyebilecek durumdadır.

Üstelik, bugün bir muhtar cumhuriyet olan Kırım, yalnızca kanunî temellerinin hazırlandığı değil, aynı zamanda çokdinli ve çokmilliyetli toplum problemlerine somut pratik çözümlerin üzerinde arandığı nev’i şahsına münhasır bir deneme poligonu olarak görülmektedir.

Bölgedeki millî politikanın esası Kırım Tatarlarının Stalin’in komünist rejimi tarafından Avrupa tarihinde eşi benzeri görülmedik bir tarzda sürgün edilmesine dayanmaktadır. 1940’lı yıllarda sürgün edilen Kırım Tatarları, bugün vatanlarına geri döndüklerinde ve Kırım’a yerleşen diğer milletlerle karşı karşıya geldiklerinde, Kırım’ın millî ve dinî mozaiği daha da farklı boyut kazanıyor. Bu durumda İslâm dininin yükselme ihtimali artmaktadır. Bu dinî uyanış, hiç şüphesiz, Kırım Tatarlarının geniş kitlelerini tesiri altında bulunduran Türkçülük ilkeleri üzerine eklenecektir. Böylece Hristiyan-Slav ile Müslüman-Tatar kültürlerinin bir birine tesir etme meselesi hem şahıs bazında, hem günlük hayatta bariz şekilde ortaya çıkmaktadır.

Sovyetler Birliği’nden miras olarak kalan bir çok problem, Kırım’da mevcut millî ve dinî durumu daha da gerginleştirmektedir. Bu zor şartlarda Kırım Tatar Millî Hareketi bölgede oluşan dinî ve millî durumu göze alarak, İslâm’ın büyük rol oynadığı kendi halkının kültürel uyanışı ile ilgili rasyonel uzlaşmacı bir cevap aramaktadır. Fakat Millî Hareket’in kendisi yeterli fikir birliğine sahip değildir. Bu Hareket’in içinde bugün iki ayrı akım vardır: Kırım Tatar Millî Hareketi Teşkilatı ve Kırım Tatarlarının Millî Hareketi (NDKT). Kırım Tatar halkı üzerindeki etkisi ve benimsenme oranı konusunda en yüksek millî organ olan Kırım Tatar Millî Kurultayı’na ve onun icra organı olan Kırım Tatar Millî Meclisi’ne yapılan seçimler iyi bir göstergedir. Seçimlerde Meclis makamlarını ve Kurultay mebusluklarını ezici çoğunlukla Kırım Tatar Millî Hareketi Teşkilatı elde etti. Bununla birlikte, NDKT’yi de tutan bazı kimseler de vardır. NDKT’nin en zayıf noktası, eski totaliter sistemde yer almış muhalif (dissident) teşkilatların genel ortak özelliği olan, teşkilat düzenin olmamasıdır.

Kırım Tatarlarının dinî ve siyasî teşkilatlarının içiçe yaşama âdeti tarihî geçmişe , Kırım Tatarlarının millî devletleri olan Kırım Hanlığı’na dayanmaktadır. Fakat bu ittifak daha belirgin ve açık işaretlerini XIX. asrın sonu ve XX. asrın başında kazanmıştır. Bu dönem millî şuurun uyanışı ve yenilenmiş Tatar Müslüman kültürünün temellerinin atıldığı devirdir ki “cedidcilik” adıyla biliniyor. O zaman Bahçesaraylı İsmail Gasprinskiy (1851-1914) sadece Kırım Tatarlarının değil, Rusya’da yaşayan bütün Türk halklarının lideri olmuştu. Tercüman adındaki gazetesinin sayfalarında Gasprinskiy Müslüman hayat tarzının yenilmesi, İslâm değerleri ile Avrupa kültürünün sentezi, diyanet işlerinin Kuran âdetlerine dayanarak demokratikleşmesi gibi konuları ele alıyordu. O zamanlarda Kırım’ın Müslüman İdare-i Ruhaniyyesi Kırım Tatarlarının Çarlık Rusyası’nda haklarını temsil eden tek millî organ olarak görev yapıyordu.

Rusya’da XX. asrın başında gerçekleşen tarihî devrimler Kırım Tatar tarihinin de dönüm noktası olmuştur. Bu, toplumun demokratikleşmesinde yol açan, kısa dönemde Kırım halkının asırlık beklentileri nihayet gerçekleşebildi. İlk defa Kırım tarihinin “Rus” döneminde en yüksek dinî makam olan “Müftülük” görevine demokratik seçim sonucunda Geçici Kırım Müslümanları Merkezî İcra Komitesi Başkanı ve “Millî Fırka”nin merkez komitesi üyesi Noman Çelebi Cihan (1885-1918) getirilmişti. Fakat Noman Çelebi Cihan’ın Bolşevikler tarafından öldürülmesi İslâm’daki demokratik hareketinin ve milliyetçi siyasî partilerle işbirliğinin duraklamasına neden olmuştur.

O dönemde cereyan eden olaylar bugünkü Kırım Tatar Millî Hareketi için daima bir örnek teşkil etmiştir. Bu yüzden Kurultayların numaralanması Noman Çelebi Cihan’in başkanlık yaptığı ilk Kurultay’dan devam ediyor ve demokrasi ilkeleri ve İslâm reformları İsmail Gasprinskiy’nin yobazlık, cehalet ve kalıplaşmış dogmalara karşı yaptığı mücadelesi ile özdeşleştiriliyor.

Kitle enformasyon araçları da Kırım Tatarlarının geniş kitlelerine oldukça tesir etmektedir. Önceleri buralarda İslâmî hayat tarzının propagandasını yapılabilmiştir. Bu gelişmeler perestroyka’nın getirdiği basın hürriyeti sayesinde olabildi.

Kırım Tatarlara yönelik gazetelerinin büyük kısmı 1980’lerin sonunda ve 1990’ların başında ortaya çıkmıştır. Kırım Tatarlarının vatanlarına dönüşlerinden bu yana Kırım Tatar dilinde basılan ilk gazete yerli komünistlerin basın organı olan Krimskaya Pravda’ya ilâve olarak verilen Dostluq gazetesi olmuştur. Daha sonra Dostluq gazetesi adını Qirim olarak değiştirerek, bağımsız bir gazete olarak yayınını sürdürmeye devam etmiştir. En eski millî gazete olan Lenin Bayrağı gazetesi yazı işleri idaresi ile birlikte Özbekistan’dan Kırım’a taşındı. Bu gazete de adını Yañı Dünya olarak değiştirdi. Kırım Tatar dilinin korunması ve Kırım Tatarlarının gelişmesini hedef alan bu gazeteler halkı İslâm âdetleri ile yeniden tanıştırıyorlar ve diğer bölgelerde yaşayan Müslümanların hayatları, Kırım’daki Müslüman dinî kuruluşlarının verdiği mücadeleler ve İslâm’ın uyanışında millî hareketin rolü hakkında bilgi veriyorlardı.

Kırım ve diğer Müslümanların hayatları hakkında en derin bilgi içeren gazeteler arasında Avdet, Areket ve Golos Krima gazeteleri gelmektedir. Rus dilinde yayınlandıkları için, bu gazeteler Kırım Tatarlarının geniş kitlelerine ulaşabildikleri gibi Slav okurlarının da dikkatini çekiyorlar. Kırım Tatarlarının büyük kısmının kendi dillerinde okumasını bilmediğini ve sadece çok az sayıda aydınların tam manâsıyla edebî Kırım Tatarca konuşabildiğini göze alarak, bu gazeteler Kırım Tatar dilinde değil Rus dilinde yayınlanmaya karar verdiler. Avdet Kırım Tatar Millî Hareketi Teşkilatı’nın yayın organı olarak kendi sayfalarında Kırım Tatarlarının millî çıkarları uğruna mücadelesi ve Kırım Tatar Millî Hareketi Teşkilatı’nın İslâm dininin halk arasında uyanışı ile ilgili politikası hakkında bahsetmektedir. NDKT’nin yayın organı olan Areket gazetesi biraz farklı doğrultuda yayın yapmaktadır. Areket gazetesi siyasî alanda Avdet gazetesinden farklı metodlar kullanmaktadır. Areket gazetesinin sayfalarında seyrek de olsa Kırım Tatar İslâm’ı hakkında makaleler basılmakla birlikte, bunlar ancak çok genel tarzda ve başka dinlerin kültürel gelişmesi ve ilişkisi bağlamında olmaktadır. Ukrayna hükûmetinin desteklediği Golos Krima gazetesi daha objektif bakış açısına sahiptir. Bu gazete bütün Kırım vatandaşları arasında popülariteye sahiptir. Bu Kırım Tatar sürekli yayını sayfalarında sadece kendi vatanına dönme çabasında olan halkın gerçek durumunu değil, aynı zamanda manevî değerlerinin önem kazanmasını, Müslüman cemaatlarının kurulmasını ve ibadet yerlerinin inşa edilmesini de yakından takip etmektedir.

Bugün tek dergi olan Yıldız dergisi de Özbekistan’dan geri döndü. Komünist ideolojisinden arınan bu dergi Kırım Tatar dilini, kültürünü, edebiyatını muhafaza eden en önemli sürekli yayın oldu. Bu hedeften şaşmamak için Yıldız dergisi manevî değerlerinin yeniden canlanması doğrultusunda özenle çalışmaktadır. Derginin sayfalarında Kuran’ın Kırım Tatar dilinde meali basılmaktadır. Dergide basılan makaleler arasında Kırım’daki İslâm tarihi hakkında araştırmalar, İslâm felsefesi ve pratiği hakkında teorik bilgiler ve Müslümanlığı konu alan çeşitli eserler sıkça yer almaktadır. Dergilerin arasında, diğer makalelerle birlikte millî kültür ve Müslümanlık tarihi hakkında makaleler çıkartan, kısa süre yayın yapan Salgır dergisi ve iki dilde yayın yapan Qasevet dergisinden de bahsetmek gerekir.

Hiç kuşkusuz, Kırım’da İslâm’ı propaganda eden en önde gelen gazete, Kırım Müslümanları Dinî İdaresi’nin yayın organı olan Hidayet gazetesidir. Bu gazete genelde Kırım Tatar dilinde basılmaktadır. Gazete sayfalarında Kırım Müslümanlarının hayatı ile dinî cemaatlarının ve mekteplerinin durumu ele alınmaktadır. Hidayet’de aynı zamanda İslâm dininin temellerini ve âdetlerini anlatan makaleler yeralmakta, ciddî dinî ve felsefî araştırmalar yayınlanmaktadır. Gazete sayfalarından okurlar diğer ülkelerde yaşayan Müslümanların dinî hayatları hakkında geniş bilgiler elde edebiliyorlar. Gazetenin en önemli bölümü Kırım Müslümanlığının modern tarihine, Müftülüğün ve Kırım Müslüman Dinî İdaresi’nin çalışmasına, ve bu kuruluşlarının Ukrayna Müslüman Dinî İdaresi Başkanlığı ve yurtdışı dinî kuruluşlarla olan ilişkilerine hasredilmektedir.

Günümüzde yarımadada yüz otuzdan fazla Kırım Tatar İslâm kuruluşu mevcuttur. Bu kuruluşları bölge bazında söyle sıralayabiliriz: Akmescit: 20, Bahçesaray: 20, Canköy: 11, Alusta-Alupka: 18, Kirov: 10, Sudak: 9, Sak: 9, Kurman: 8, Karasubazar: 7, Yedikuyu (Lenin): 6, Curçi (Pervomay): 5, Akşeyh: 4, Or: 3 ve İçki (Sovet): 3.

Bu rakamlar Kırım’daki İslâm kuruluşlarının aktif şekilde büyüdüklerini, ve gerçek manâda etkili dinî ve sosyal teşkilatlara dönüştüğünü ispatlamaktadırlar. Bu kuruluşlarının faaliyetlerinde millî hareketin liderleri ve veteranları aktif rol almaktadır. Müslüman kuruluşları Kurultay liderleri, Kırım Yüksek Sovyeti’ndeki Kırım Tatar Millî Kurultayı Grubu, Kırım Tatar Millî Hareketi Teşkilatı, partiler, Kırım Tatar aydınları ve diğer sivil kuruluşlar tarafından desteklenmektedirler.

Kırım’ın bir çok Müslüman dinî kuruluşları dinî uyanış, ibadet yerlerinin restorasyonu ve cami inşaatı gibi somut fikirler etrafında birleşmektedirler. Böylece 1980’lerin sonunda ve 1990’ların başında Kırım’a cami kazandırma süreci başlamıştır. Bu cümleden olarak, Akmescit’in en eski camii olan Kebir Cami yeniden ibadete açıldı. 1912 yılında Rusya İmparatoru II. Nikolay tarafından inşa edilen tarihî cami, 1994 yılında Akyar (Sevastopol) Müslümanlarına geri verildi. 1940’li yılların sonlarından itibaren bu camiin binasında Sovyetler Birliği’nin Karadeniz Filosu’na ait arşiv bulunuyordu. “Münevver” cemiyeti, Kırım Müftülüğü ve milliyetçi siyasî kuruluşların aktif faaliyetleri sonucunda Karadeniz Filosu Kumandanı Eduard Baltin cami binasının boşaltılarak Müslümanlara verilmesini emretti. Tek bir güç olarak hareket eden Kırım Tatar milliyetçi ve dinî kuruluşları, Akyar’ın tek güçlü ve yetkili yönetimi olan Karadeniz Filosu kumandanlığı karşısında bir zafer kazandılar.

İçki rayonuna bağlı Razdolnoe köyü Müslümanları ise cami olarak oradaki eski dükkân binasını kullanmaya başladılar. 80 Kırım Tatar ailesinden oluşan cemaatin başına molla Mustafa Uzunbacak geçti. Aluşta’da, Müslüman “Aluşta” cemiyeti ile Kırım Tatar mahallî meclisinin aktif faaliyetleri Kırım Tatar Millî Meclisi’nin ve Kırım Tatar Millî Hareketi Teşkilatı’nın desteği ve Kırım Tatar Dinî İdaresi’nin önderliğinde Yukarı Cami adındaki eski cami yeniden ibadete açıldı. Caminin açılışında yurtdışından gelen misafirler de bulunuyordu. Es-Şerif Musa tarafından 1623 yılında inşa edilen Müftü Camiî de Kefe Müslümanlarına iade edildi. Fotisala (Rusçası: Golubinka) köyü Müslümanları da camilerine kavuştular. Cemaatin başında 80 yaşındaki Battal Seytyayaoglu bulunuyor. Milliyetçi güçlerin, sivil, siyasî ve dinî kuruluşların basarili işbirliği sonucunda Kırım’da bugün ibadet yerlerinin halka açılması, camilerin restorasyonu ve yeniden inşa edilmesi yoğun bir tempoda devam etmektedir.

Dini kuruluşlarının süratle artması ve yeni camilerin açılması Kırım Tatar Dinî İdaresi kadro meselesini ciddî olarak çözmeye çalışmaktadır. Günümüzde Akmescit’de Kebir Cami’nin çatısı altında, daha şimdiden mezun vermeye başlayan bir medrese hizmet veriyor. Ayrıca bir çok sayıda Cuma din okulları bulunuyor. Normal Kırım Tatar okullarında da, İslâm dinin temellerini ve farzlarını öğreten ve böylece millî ruhu güçlendiren özel sınıflar açıldı. Kreşlerin çoğunda, yıllarca ateist propagandasına maruz kalan çocuklara, Müslüman ülkelerden gelen hocalar din temellerini öğretmektedirler.

Çeşitli Müslüman ülkelere eğitim görmek için büyük sayıda Kırım Tatar gençleri gönderilmektedir. Yurtdışına eğitim görmek için giden erkek öğrencilerin arasında ilâhiyat en çok tercih edilen bölümlerden biridir. Bu gençler kaliteli din eğitimini alıp vatanlarına döndüklerinde yeni dinî cemaatlar kurarak, Kırım Tatarlarının millî ruhunu uyandırmak gayreti içindedirler. Bütün bu gelişmeler ve gençlerin arasında din eğitimine karşı olan ilgi, Kırım’da gelecekte İslâm dininin yayılması konusunda iyi bir işaret vermektedir.

Kırım Tatar siyasî çevreler de dinî değerlerinin önemini çok iyi anlamaktadırlar. Meselâ, Kırım Tatar Millî Meclisi Kırım’a somut maddî ve manevî yardımda bulunabilecek bütün yurtdışı Müslümanları ile bağlantı içindedir. Ekim 1991 sonunda Meclis üyeleri ile Türkiye’den gelen siyaset adamları Akmescit’deki bulunan Kebir Cami inşaatı için temel atma törenine katılmışlardı. Aynı yılın Kasım ayında Kırım Tatar Millî Meclisi Başkanı Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ve Kırım Müftüsü Seytcelil Efendi İbrahim Hindistan’dan gelen din adamlarını kabul ettiler. 7 Mart 1992 tarihinde Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu Türkiye’den gelen ve aralarında Erzurum Müftüsü’nün ve Bursa imamının da bulunduğu din adamlarıyla görüştü. 28 Eylül – 1 Ekim 1992 tarihlerinde Moskova’da İmam Muhammed İbn Suud Muhammed İslâm Üniversitesi ile Rusya İslâm Kültür Merkezi’nin katkılarıyla yapılan, İkinci Milletlerarası İslâm Forumu gerçekleşti. Suudî Arabistan’dan gelen Dr. Salih bin Ganem es-Sadlan’in ve Kırım’dan gelen diğer din adamlarıyla foruma aktif şekilde iştirak eden Kırımoğlu’nun konuşmalarında Kırım Tatar meselesi ele alındı. 7-8 Temmuz 1993 tarihlerinde Kırımoğlu, Seytcelil Efendi’yle birlikte Mekke’den gelen Dünya Müslümanlar Birliği heyetini kabul etti.

Kırım Tatar siyasî ve dinî kuruluşlarının aktif faaliyetleri sonucunda Dünya Kırım Tatarları’nın zor durumu hakkında bilgi edinebildi. Bir çok Müslüman hayır kuruluşları İslâm dininin Kırım’da kalkınması için yardim etmek istediklerini dile getirdiler. Meselâ, 10-11 Temmuz 1992 tarihinde Kırımoğlu ile Seytcelil Efendi İbrahim İslâm Kalkınma Bankası heyeti ile görüştüler. Bu görüşmelerde Kırım Tatarlarının vatanlarına geri dönmeleri için ekonomik yardim gibi konular ele alındı. 26 Ekim 1993’de Kırımoğlu Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Dış İlişkiler Müdürü Yakup Üstün’le görüştü. Görüşme sırasında Kırım’da cami yapımı ve Kırım Tatar öğrencilerin Türkiye’de din eğitimi görmeleri gibi konular ele alındı.

Kırım Müslümanları Dinî İdaresi’nin işlerinde Kırım Tatar Millî Meclisi aktif rol oynamaktadır. Millî Meclis Başkanı ve diğer üyeler Dinî İdare ile çeşitli meseleleri görüşmekte ve devamlı surette temas içindedirler.

Kırımoğlu aynı zamanda Ukrayna Müslümanları Dinî İdaresi ile de siki münasebet içinde bulunuyor. Bu meyanda, 13 Ocak 1996 tarihinde Kırımoğlu Ukrayna Müslümanları Dinî İdaresi’nin Başkanı Ahmed Tamim ile görüştü. Görüşme sırasında Kırım Müftülüğü ile Ukrayna Müslümanları Dinî İdaresi’nin işbirliği konuşuldu. Bu olaylar Kırım Tatar Millî Meclisi Başkanı’nın Kırım ve Ukrayna dinî kuruluşlarının işbirliği yaparak, Ukrayna Müslümanları’nın birleşmesi hususunda önemli rolünü göstermektedir.

Ayrıca eski Yugoslavya Federasyonu’nda görev yapan Ukrayna askerlerinin barışçıl çözümle durumunu kolaylaştırmak için Kırımoğlu kendi otoritesini ve Müslüman dayanışmasını ortaya koyarak önemli teşebbüslerde bulunmuştu. 26 Temmuz 1995 tarihinde Kırımoğlu Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nde bulunan Ukrayna askerlerinin hayatlarının riske sokulmaması ve rehin alinmiş askerlerinin en kısa zamanda serbest bırakılması konusunda Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç’den ricada bulunmuştu. Aynı zamanda Kırımoğlu bu adımın Kırım Müslümanları ile Ukrayna Hristiyanları’nın yakınlaşması hususunda önemli bir unsur teşkil edeceğini de vurguluyordu.

Kırım Müslümanları Dinî İdaresi ile Kırım Tatar Millî Meclisi çeşitli faaliyetler de organize ediyor. 12 Temmuz 1994 tarihinde Kebir Cami’de Kırım Müslümanları Konferansı düzenlenmişti. Konferans’a Meclis temsilcileri dışında Kırım’ın 42 dinî cemaatindan gelen delegeler iştirak etmişti.

18 Kasım 1995 tarihinde toplanan Kırım Müslümanları Kurultayı, Kırım Tatarlarının dinî hayatında önemli bir basamak taşını teşkil etmektedir. Kurultay’ın gündeminde Müftü ve Müftülük seçimleri ile Kırım Müslümanları Dinî İdaresi’nin tüzüğünde değişiklikler ve ilâveler yeralmaktaydı. Kurultay’a 120 Müslüman cemaatindan 233 temsilci katılmıştı. Kırımoğlu divan başkanlığına seçilirken, Refat Kurtiy kayıt komisyonu başkanlığına Zakir Kurtnezir ise sekretaryaya seçilmişlerdi.

Kırım Müslümanları Kurultayı’nda Kırım Müslümanları Dinî İdaresi tüzüğünde değişiklikler ve ona ilâveler yapıldı. Bunlardan birisi Dinî İdaresi’nde bütün yazı ve işlemlerin Kırım Tatar dilinde yapılması ile ilgili idi. Müftü görevine açık oylama ile, eskiden Akmescit’in Borçokrak (Fontani) köyünde imamlık yapan, Nuri Mustafa seçildi (Eski Müftü Seytcelil Efendi İbrahim Suudî Arabistan’da staja gitmişti). Sabri Asan dinî işlerden sorumlu Müftü Yardımcısı, Zakir Kurtnezir dinî eğitim ve basın işlerinden sorumlu Müftü Yardımcısı ve Server Mustafa da mâlî işlerden ve inşaat işlerinden sorumlu Müftü Yardımcısı ve Kırım Müslümanları Dinî İdaresi Başkan Yardımcısı seçildiler. Aynı zamanda beş kişilik bir denetleme komisyonu da kuruldu.

Kırım Müslümanları Kurultayı’nda Kırım Tatar Millî Meclis Başkanı Kırımoğlu tarafından yapılan konuşma çok etkileyici idi. Konuşma İslâm dininin bölgede yayılması konusunu, Müftülüğün Millî Meclis ile olan ilişkisini, Kırım Tatarlarının merkezî siyasî kuruluşların ve Müftülüğün görüşünü tam şekilde yansıtıyordu. Konuşmasında Kırımoğlu şöyle diyordu:

“Yetmiş yıldır Sovyet rejimi dini yasak altında tuttu, fakat zamanlar değişti. Millî Hareket İslâm dininin Kırım’da kalkınması ve yayılması konusunda, Müslüman cemaatinin ve sonraları Kırım Müslümanları Dinî İdaresi’nin kurulması konusunda çok büyük gayret saffetti.

1991 yılında İkinci Kırım Tatar Millî Kurultayı’nda Kırım Tatar Millî Meclisi seçilmişti. Müslüman Dinî İdaresi ve Kırım Tatar Millî Meclisi birlikte iş yapmalıdırlar. Kırım Müslümanları arasında bölünme olmamalıdır. Kuran’ın üçüncü sûresinde ‘Müslümanlar ayrılmayın’ deniyor. Eğer halk bir bütünse, onu kimse yenemez. Ben Kurultay’a yeni seçilen Kırım Müftülüğü ve Müftü’nün Millî Meclis ile aynı çizgide çalışması hususundaki temennilerimi sunmak istiyorum.”

Sonuç olarak şunlar söylenebilir: İslâm’ın Kırım’da büyük geleceği vardır. Bugün kitle enformasyon araçları (radyolar, televizyonlar, gazeteler ve dergiler) aracılığıyla Kırım Tatarları ülkenin içinden ve çeşitli Müslüman ülkelerden hemen haber alabiliyorlar. Çeşitli dinî cemaatlar yeniden kurulmakta, camiler ve başka ibadet yerleri yeniden yapılmakta ve restore edilmektedir. Kırım Tatar gençleri, yurtdışında kaliteli din eğitimi alma fırsatı elde ettiler. Bugünlerde Kırım’da Müslüman Dinî İdaresi’nin düzenli bir teşkilata sahip olduğunu ve iyi çalıştığını açıkça söyleyebiliriz. Bütün bu başarıların arkasında Kırım Tatar Millî Hareketi’nin ve Müslüman kuruluşlarının ortak gayretleri yatmaktadır. Bütün bu gelişmeler Sovyetler Birliği’nin dağılması ve Ukrayna devletinin Kırım Tatar halkına karşı olan demokratik tutumu sonucunda gerçekleşebilmiştir.

Emel Dergisi 219, Mart – Nisan 1997 – Sf. 1-9.

TAVSİYELER

Edaye Yartubaşeva’yı kaybettik

Emel Kırım Vakfı Yönetim Kurulu üyemiz, Emel Dergimizin editörü Bülent Tanatar arkadaşımızın sevgili eşi Lila …