2013 YILINDA TÜRKİYE ÜNİVERSİTELERİNDE KIRIM VE KIRIM TATARLARI HAKKINDA HAZIRLANMIŞ TEZ ÇALIŞMALARI

Perception of homeland among Crimean Tatar diaspora living in Turkey as reflected on the diaspora journal Emel
(Kırım Tatarlarının diaspora dergisi Emel’de Türkiye’deki Kırım Tatarlarının anavatan algısı)
Yazar: Feyza Toprak
Danışman: Doç. Dr. Ayşegül Aydıngün
Yer Bilgisi: Orta Doğu Teknik Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Avrasya Çalışmaları Anabilim Dalı
Konu: Sosyoloji
Yüksek Lisans, İngilizce, 2013, 152 s.
Bu çalışma Türkiye’de yaşayan Kırım Tatarları’nın diaspora dergisi Emel’i inceleyerek diaspora eliti tarafından yazılan ve yayınlanan makale ve şiirleri temel alarak yıllar içinde değişen anavatan söylemine odaklanmaktadır. Çalışmanın çerçevesini oluşturan tarihi dönem, Emel’in Türkiye’de ilk defa yayınlandığı tarih olan 1960 yılından başlatılmakta, 1994 yılına kadar sürdürülmektedir. Çalışma aynı zamanda otuz dört yıl içerisinde diaspora elitinin anavatan kavramı ve buna bağlı milli duyguları mobilize ederek gerçekleştirdiği ulusal kimlik inşası sürecini incelemektedir. Çalışmada, son olarak, Emel dergisinde bağımsız bir ulusal kimlik oluşturmada kullanılan diğer söylem alanlarına da odaklanılmaktadır. Ulus aşırı kimliğin tekrar inşası için kullanılan söylem devamlılıklarının ve kesintilerinin belirlenmesi ise analizin önemli bir parçasını teşkil etmektedir. Bununla birlikte çalışma, “kimlik farkındalığının” diaspora milliyetçiliğine dönüşüme hikayesini çözümlemektedir.
Türk Romanında Kırım ve Kırım Tatarları
Yazar: Susanna Mustafaeva
Danışman: Doç. Dr. Yılmaz Daşcıoğlu
Yer Bilgisi: Sakarya Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı / Yeni Türk Edebiyatı Bilim Dalı
Konu: Türk Dili ve Edebiyatı
Yüksek Lisans, Türkçe, 2013, 179 s.
Osmanlı Devleti için oldukça mühim olan Kırım Hanlığı’nın yıkılışı, Osmanlı Devleti için büyük bir üzüntü kaynağı olmuştur. O günden bu güne kadar Kırım Tatarları soykırıma uğratılarak yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bırakılmıştır. Bu son derece üzücü hadiselerden ve bilinen tarihî, dinî, etnik, lengüistik, edebi ve coğrafî bağlardan dolayı Türk yazarları Kırım’a hep önem vermişlerdir. Tanzimat dönemi edebiyatından bu güne kadar hem manzum hem mensur olarak neşredilen eserlerde Türk yazarları Kırım halkının uğradığı haksızlık ve zulümleri konu edinmişlerdir. Bu çalışmada Kırım tarihi, Kırım Tatarlarının kültürü, sorunları, maruz kaldıkları baskılar, bu baskılar sonucunda yaşadıkları sıkıntılar Türkiye’de basılmış tarihi romanına nasıl yansıdığı incelenmiştir. Çalışmamıza başlarken öncelikle, Türkiye’de konumuzla ilgili neşredilen tarihî romanları tespit ettik. Bu tespit sırasında Türkiye Bibliyografyasını, çeşitli kütüphanelerdeki fişleri, romanla ilgili temel kaynakları ve çeşitli bibliyografya kitaplarını gözden geçirdik. Gerek kütüphane taraması gerek elektronik yayınların taraması gerekse konu ile ilgili bilgisi olan kişilerle görüşülüp mevzu bahis olan romanları tespit edildi. Çalışma Giriş ve beş bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında, çalışmamızın amacı, önemi, yöntemi belirledikten sonra, kısaca Kırım tarihi ve tarih edebiyat ilişkisi üzerinde duruldu. Birinci bölümünde; tespit edilen Kırım konulu romanlar konularına göre “Konusu Kırım Hanlığı ve Kırım Savaşı Olan Romanlar”, “Konusu Bolşevik İhtilâli ve Komünist Rejimi olan Romanlar” ve “Konusu 2. Dünya Savaşı Olan Romanlar” olmak üzere üç gruba ayrılarak kitaplar hakkında bilgi verilmiştir. Böylece, Türk yazarlarının çoğunun 2. Dünya Savaşı dönemini daha çok işledikleri ortaya çıkmıştır. Ardından romanların ana çizgileriyle muhteva ve olay örgüleri verilmiştir. Sonucunda eserlerin yazıldığı süre zarfında Türkiye’de yaşanan siyasal atmosferin romanlara da yansıdığı söylenebilir. Tezin II. Bölümde romanlarda Kırım tarihini, III. Bölümde Kırım Tatar tipleri, VI. Bölümde Kırım Tatarların kültürü, V. Bölümde Kırım Tatarlarının sorunları ne derecede romana yansıdığını açıklamaya çalıştık. Sonuç kısmında tezimizin genel bir özet ve değerlendirmesi yapılmış, bu çalışma neticesinde ulaştığımız kanaatler belirtilmiştir.
Tercüman Gazetesinde Azerbaycan edebî ve fikrî muhiti / Azerbaijan literary and intellectual circles in Tercuman Newspaper
Yazar: Yılmaz Özkaya
Danışman: Prof. Dr. Yavuz Akpınar
Yer Bilgisi: Ege Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı
Konu: Tarih; Türk Dili ve Edebiyatı
Doktora, Türkçe, 2013, 300 s.
“Tercüman Gazetesinde Azerbaycan Edebî ve Fikrî Muhiti” adlı çalışmamız 19. yy. sonları ve 20. yy. başlarında Kafkasya’da cereyan eden edebî, kültürel, sosyal ve siyasî olayların Tercüman gazetesi tarafından ne şekilde ele alındığını ve değerlendirildiğini ortaya koymaktadır. Bu araştırmada Kafkasya’da kitaplarda dile getirilen fikir ve tekliflerin, gazetelerde tartışılan edebî ve fikrî konuların, görüşlerin, İsmail Gaspıralı’nın Bahçesaray’da yayımladığı Tercüman gazetesine nasıl yansıdığı, bunlar hakkında nasıl yorumlar ve tenkitler yapıldığı Tercüman gazetesinin koleksiyonu taranarak belirlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca bu çalışmada Çarlık Rusyasının son dönemlerinde Kafkasya’da yayımlanan belli başlı yayın organlarının niteliği, bu yayın organlarındaki ortak edebî dil, mahallî dil ve alfabe tartışmaları, Kafkasya aydınlarının Rusya Türklerinin modernleşmesine, o dönemde oluşan siyasî hareketlere hangi fikirlerle ve ne gibi katkılarda bulundukları, Tercüman gazetesinde nasıl değerlendirilmiştir, bu husus geniş bir şekilde araştırılmıştır. İsmail Gaspıralı’nın Kafkasya’ya yaptığı seyahatlerin Tercüman gazetesinde tefrika edilen izlenimleri, Azerbaycan’ın modernleşmesi açısından objektif bir bakış açısıyla değerlendirilmiştir. Kafkasya ve İran’da tiyatro, şiir, hikâye, biyografi gibi edebî türlerde verilen eserlerin, Tercüman gazetesinde ne şekilde değerlendirildiği, bunlar hakkında nasıl tenkitlerin yapıldığı belirlenmiş, gazetedeki bu gibi görüşlerin Azerbaycan edebiyat tarihi açısından yeri ve önemi belirlenmeye çalışılmıştır. Bu değerlendirmeler, Azerbaycan edebiyat tarihleri, biyografi kitapları ve matbuat tarihi gibi kaynaklardaki bilgilerle karşılaştırılmış, böylece tutarlı sonuçlara ulaşmak için gayret gösterilmiştir. İsmail Gaspıralı’nın usul-i cedit eğitimdeki başarısının Kafkasya ve İran muhitindeki yansımaları da bu çalışmada ele alınmıştır. Ayrıca 19. yy. sonları ve 20. yy. başlarında Kafkasya’da yayımlanan gazetelerle Tercüman arasındaki ilişki dönemin fikrî ve edebî ilişkileri çerçevesinde incelenmiştir. Tercüman idaresinin Kafkasya gazetelerine bakış açısı objektif bir şekilde ele alınmıştır. Bu araştırma sırasında İsmail Gaspıralı’nın damadı olan ve bir dönem Tercüman idaresinde bilfiil çalışan, ileride Azerbaycan Cumhuriyeti’nin 2. hükûmetinin başbakanı görevine kadar yükselen Nesip Yusufbeyli’nin Tercüman’da, bu araştırmaya kadar, bilinmeyen yazıları tespit edilmiş ve bu yazılar da değerlendirilmiştir. Çalışmamızda 20. yy. başlarında Türkiye ve Kafkasya bölgesinde cereyan eden Ermeni hadiselerinin Tercüman gazetesine nasıl yansıdığı, araştırmamızın içeriği ve amacı ölçüsünde ele alınmıştır. Genel olarak söylemek gerekirse Tercüman gazetesinin, Azerbaycan modernleşme hareketlerinin, Azerbaycan’da XX. yüzyıl başlarındakî edebî ve fikrî hareketlerin ana çizgilerinin belirlenmesi ve Azerbaycan’ın Rusya içinde ve dışındaki Türk ve İslam âlemiyle ne gibi bağlar içinde olduğunun anlaşılması açısından önemli bir kaynak olduğu anlaşılmıştır. Azerbaycan’da Sovyet döneminde fikir ve edebiyat hayatı hakkında yapılan araştırmalarda Tercüman gazetesi, bu açıdan dikkate alınmamış, yok sayılmıştır. Bu bakımdan yaptığımız araştırma özgündür ve birçok yeni bilgi ve bulgunun ortaya çıkmasını sağlamıştır.
Cengiz Dağcı’nın romanlarının halkbilimi açısından incelenmesi
Yazar: İbrahim Boz
Danışman: Doç. Dr. Bekir Şişman
Yer Bilgisi: Ondokuz Mayıs Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı
Konu: Halk Bilimi (Folklor)
Yüksek Lisans, Türkçe, 2013, 118 s.
Kültür bir milleti oluşturan maddî ve manevî değerlerin bütünüdür. Yaşadığı kültür değerleri içerisinde yoğrulan bir insan, bu değerleri hayatına yansıtır. Türk edebiyatının önemli yazarlarından biri olan Cengiz Dağcı, Kırım-Türk kültürünün birçok unsurunu eserlerinde kullanılmıştır.
Çalışmamızda Cengiz Dağcı’nın romanları halkbilimi açısından incelenmiş, bu romanların halkbilimi bakımından zenginliği tespit edilmeye çalışılmıştır. Bulunan halkbilimi unsurları tasnif ve tahlil edilmiştir. İnceleme esnasında Cengiz Dağcı’nın on altı romanı taranmış, bu romanlardan dokuzunda halkbilimi unsurlarının yoğun olarak kullanıldığı tespit edilmiştir. Bu nedenle incelemenin kapsamı bu dokuz romanla sınırlandırılmıştır.
Romanlarda bulunan halkbilimi unsurları fişleme yöntemiyle tespit edilmiş; daha sonra da metin merkezli inceleme yöntemiyle tahlil edilmiştir.
Araştırma sonucunda Dağcı’ya ait incelediğimiz romanların halkbilimi açısından zengin olduğu tespit edilmiştir.
Ayder Osman’ın “Bizim Gemimiz”, “Yıllar ve Dostlar”, “Biz Bir Dünyada Yaşaymız” ve “Demircinin Teklifi” isimli hikâyelerinin incelenmesi
Yazar: Serkan Akın
Danışman: Prof. Dr. Zühal Yüksel
Yer Bilgisi: Gazi Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Türk Edebiyatı Bölümü / Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Anabilim Dalı / Çağdaş Türk Dilleri ve Edebiyatı Bilim Dalı
Konu: Türk Dili ve Edebiyatı
Yüksek Lisans, Türkçe, 2013, 356 s.
Ayder Osman’ın “Bizim Gemimiz”, “Yıllar ve Dostlar”, “Biz Bir Dünyada Yaşaymız” ve “Demircinin Teklifi” İsimli Hikâyelerinin İncelenmesi, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2014. Ayder Osman, 20. yüzyılın son yarısından itibaren faaliyet göstermeye başladığı gazetecilik, son 30 yılında ise gazetecilik ve yazarlık çalışmalarıyla Kırım Tatar sanat ve edebiyat hayatına büyük katkılar yapmış önemli bir edebiyatçıdır. Varlığını Özbekistan’da sürdürmek zorunda kalan Kırım Türklerinin millî kimliklerini korumaları için gerekli olan edebiyat ve gazetecilik çalışmalarıyla Kırım Türklüğünün kültürünü ayakta tutmuş, yeni yazarların ve şairlerin yetişmesini teşvik etmiş önemli bir tenkitçidir. Bu çalışma, Ayder Osman’ın “Yıllar ve Dostlar” isimli hikâye kitabının içerisinde yer alan “Bizim Gemimiz”, “Yıllar ve Dostlar”, “Biz Bir Dünyada Yaşıyoruz” ve “Demircinin Teklifi” isimli hikâyelerin Kırım Türkçesinden Türkiye Türkçesine aktarılması ve muhteva bakımından incelenmelerinden ibarettir. Ayder Osman’ın incelenen 4 hikâyesinde, iyilik teması esas alınsa da Kırım Türklerinin 20. yüzyıl boyunca yaşadıkları sıkıntılara, toplum yapısına ışık tutulmuş, Kırım Türklerine hikâyeler aracılığıyla yol gösterilmesi amaçlanmıştır.
Kırım Tatar masalları üzerine bir inceleme / A searching about Kirim Tatar folktales
Yazar: Elif Serra Şamlıoğlu
Danışman: Yrd. Doç. Pınar Fedakar
Yer Bilgisi: Ege Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Türk Halk Bilimi Anabilim Dalı
Konu: Halk Bilimi (Folklor)
Yüksek Lisans, Türkçe, 2013, 430 s.
Bu tezde Kırım Tatarlarının sözlü kültür ürünlerinden masallar incelenmiş, Tatar Türkçesi ile yazılmış olan masal metinleri Türkiye Türkçesine aktarılarak masalların yapı ve motif incelemesi yapılmıştır. Kırım Tatar masalları ile ilgili yayınlanmış tek müstakil çalışma Nedim Bakırcı tarafından hazırlanan “Kırım tatar masalları” adlı kitaptır. Bu kitapta yer almayan Kırım tatar masalları da bulunmaktadır ve tezimizde Bakırcı’nın kitabında yer almayan kırk altı masal tespit edilerek incelenmiştir. Bu çalışmada daha önce Kırım ve Taşkent’te Kırım tatar Türkçesiyle yayınlanan masal metinleri kullanılmıştır. Masal metinleri, Kırım Tatar masal metinlerinin yayınlandığı kitaplardan alınmıştır. Çalışmanın “Giriş” kısmında Kırım Tatar Türklerinin tarihi ve bugün yaşadıkları Kırım Yarımadası’nın coğrafi özellikleri hakkında bilgi verilmiş ve Kırım Tatar masalları üzerine yapılan çalışmalar tanıtılmıştır. Birinci Bölümde masal türünün ve Kırım Tatar masallarının tanımı ve tasnifi üzerinde durulmuş, İkinci Bölümde Kırım Tatar masallarının şekil ve içerik özellikleri ile olay örgüsü incelenmiştir. Çalışmanın Üçüncü Bölümünde Kırım Tatar masallarının motifleri tespit edilerek değerlendirilmiş, Dördüncü Bölümde ise formeller tespit edilip incelenmiştir. Çalışma; kırk altı masal metninin Türkiye Türkçesi metinlerinin bulunduğu “Metinler” kısmı, tezde yapılan tespitlerin genel olarak değerlendirildiği “Sonuç” kısmı, “Kaynaklar” ve “Dizin” kısımlarıyla tamamlanmıştır.
Evliya Çelebi Seyahatname’sinde Ukrayna coğrafyası
Yazar: Nataliia Tsaryk
Danışman: Prof. Dr. Mustafa Sinan Kaçalin
Yer Bilgisi: Fatih Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Türk Edebiyatı Bölümü / Türk Dili ve Ed. Anabilim Dalı
Konu: Türk Dili ve Edebiyatı
Yüksek Lisans, Türkçe, 2013, 281 s.
Evliya Çelebi Seyahatname’sinde Ukrayna yer adları konulu araştırmamızda, yazarın verdiği bilgileri inceleyerek açıklamalar ekleyip yer adların çalışması hazırlanmıştır. Yapılan araştırma Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi isimli eserinin transkripsiyonlu Latin alfabesine aktarımı, metinde rastlanan yabancı kelimelerin, adların fonetik, etimolojik açısından incelenmesi içermektedir. Çalışmalarımız XVII yüzyılında Ukrayna ve Kırım toprakların üzerine yoğunlaşmış. Eski Kaleler, köyler, Şehirler ve diğer yer adların tasvirleri, devletlerin arası çatışmaları ve savaşları konusuna girer. Bu tezi Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi isimli eserinin transkripsiyonlu Latin alfabesine aktarımı, metinde rastlanan yabancı kelimelerin, adların fonetik, etimolojik açısından incelenmesi içermektedir. Üzerinde çalışan eserde yer adları ile ilgili ad verme (onomastik) bilgisi tespit edilmiştir. Yer adı verilirken o yerin ilk fethedilmesinde karşılaşılan olağanüstü bir hadise veya orada bulunan büyük bir zatın isminin verilmesi gibi durumlar dikkati çekmiştir. İncelenen kaynaklar arasında Türkçenin yanı sıra İngilizce, Rusça, Ukraynaca, Tatarca ve Kırım- Tatarca çalışmalar bulunmaktadır.
Cengiz Dağcı’nın romanlarında kimlik ve bellek
Yazar: Abdulkadir Çekiç
Danışman: Yrd. Doç. Dr. Sezayi Çoşkun
Yer Bilgisi: Fatih Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Anabilim Dalı
Konu: Türk Dili ve Edebiyatı
Yüksek Lisans, Türkçe, 2013, 145 s.
Bu çalışmada Kırımlı bir yazar olan Cengiz Dağcı’nın 22 Eylül 2011’de vefatına kadar yazmış olduğu eserler kimlik ve bellek bağlamında incelenmiştir. Bu çalışmada Rus işgali altındaki Kırım’dan Stalin döneminde büyük sürgünle yerinden yurdundan edilmiş yazarın bu tarihsel süreçte kimlik ve bellek kavramlarına yaklaşımı ve bu kavramları eserlerinde nasıl işlediği irdelenmektedir.
Yurdundan kopuş yazarda derin izler bırakmış ve sonraki yıllarda teşekkül eden edebi şahsiyeti, bu iki konunun etrafında şekillenmiştir. O bireysel bir trajedinin parçası değil bütün bir Kırım halkının derdini yüklenmiş ve adeta onların hafızası rolünü üstlenerek geçmişin acısını günümüzde de canlı tutmaya çalışmıştır. Yazar eserlerinde maruz kaldığı zülüm ve acıların yanında hep yurdunu, toprağını, köyünü, aslını, aidiyetini ele aldığı ve bunları belleğinde hala canlı tutarak hem kendi halkına hem okuyucularına hatırlatmaktadır.
Çalışmada metne dayalı araştırma yöntemi kullanılarak eserlerde geçen mekân ve kişiler, kimlik ve bellek bağlamında incelenmiştir. Çok yönlü bir konu sayılan kimlik ve bellek olgusu Cengiz Dağcı’nın eserlerinde ağırlıklı olarak işlendiği gözlenmiştir.
İlk bölümde Kırım tarihine kısa bir bakış ve Cengiz Dağcı’nın hayatı hakkında bilgi verildikten sonra, sonraki bölümlerde psikoloji ve felsefeyi de ihtiva eden sosyolojik açılardan kimlik ve bellek incelenmiştir. Son bölümde ise Cengiz Dağcı’nın eserleri kimlik belleğin unsurları açısından incelenmiştir.
Ottoman war on the Danube: State, subject, and soldier (1853-1856) / (Tuna’da Osmanlı harbi: Devlet, tebaa ve asker (1853-1856)
Yazar: İbrahim Köremezli
Danışman: Doç. Dr. Hakan Kırımlı
Yer Bilgisi: İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi / Ekonomi ve Sosyal Bilimler Enstitüsü / Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı
Konu: Tarih; Uluslararası İlişkiler
Doktora, İngilizce, 2013, 394 s.
Bu çalışma, Kırım Harbi’nin Tuna Cephesi’ni incelemektedir. Bu cephe Bulgaristan, Dobruca ve Memleketeyn’deki askeri harekâtı içine almaktadır. Rusya ve Osmanlı Devletlerinin Balkanlardaki askeri harekâtının mukayesesi, “1853-1856 Osmanlı-Rus Harbi”ni Avrupa merkezli Kırım Harbi literatüründen daha farklı bir şekilde tartışmaya imkân tanımaktadır. Bu çalışma savaşı, sadece devletler arası politikanın bir sonucu olarak incelememekte, cephedeki bireyi (muharip ve sivil) tartışmaktadır. Bu tezde, muharebelerle birlikte lojistik, istihbarat ve savaş esirleri de ele alınmış; böylelikle Tuna Cephesi geniş bir perspektiften tahlil edilmeye çalışılmıştır. Tuna Cephesi üç ana bölümde incelenmiştir: “cephe öncesi”, “cephe” ve “cephe gerisi”. Savaşa geçmeden önce Kırım Harbi tarih yazımı ve savaş öncesi diplomasi tartışılmıştır.
Osmanlı-Fransız diplomatik ilişkileri ve Kırım Savaşı (1853-1856)
Yazar: Eyyub Şimşek
Danışman: Prof. Dr. Kenan İnan
Yer Bilgisi: Karadeniz Teknik Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Tarih Anabilim Dalı / Tarih Bilim Dalı
Konu: Tarih
Doktora, Türkçe, 2013, 324 s.
Bu çalışmanın amacı, 1853-1856 Kırım Savaşı’nda Osmanlı Devleti ile Fransa’nın diplomatik ilişkilerini incelemektir. Fransa’nın savaşa giriş sürecinin ele alınmasıyla başlayan çalışma, daha ziyade savaşın son dönemindeki diplomatik gelişmelere odaklanmıştır. Fransız Dışişleri Bakanlığı Arşivi ve Başbakanlık Osmanlı Arşivlerinden yararlanılan dokümanlar, araştırmanın temel kaynaklarını teşkil etmiştir. Bu kaynaklar karşılaştırmalı yaklaşımla ele alınmış, dönemin eserleri ve çağdaş çalışmalarla bir bütünlük kurulmaya çabalanmıştır. Çalışma beş bölümden meydan gelmiştir. İlk bölümde, Osmanlı-Fransız ilişkilerinin kadim dostluğa dönüşme sürecinin kısa bir portresi sunulmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde, Fransa’da 1815 Viyana düzeninden sonra meydana gelen iç siyâsî gelişmeler ele alınarak, bunların Kırım Savaşı’na giden yolun gerçek nedenleri oldukları gösterilmek istenmiştir. Üçüncü bölüm, Kırım Savaşı’nın hemen öncesinde Fransa’nın yaklaşımı ve savaş stratejisi üzerine odaklanır. Dördüncü bölümde; Mustafa Reşid Paşa’nın sadaretten istifası ile başlayıp, İngiliz nüfûzunun kırılmasına giden süreçte yaşanan gelişmeler ve bu gelişmelerin bir sonucu olan Osmanlı-Fransız yakınlaşması ortaya konulmaya çalışılmıştır. Son bölümde ise; Osmanlı-Fransız yakınlaşmasının savaşın sonundaki gelişmelere olan etkileri değerlendirilmeye çalışılmış ve Islahât Fermânı ile Paris Barış görüşmelerine bu bakış açısıyla yaklaşılma çabası içine girilmiştir. Bu bağlamda bu çalışma, cephedeki Osmanlı-Fransız birlikteliğinin zamanla İngiliz karşıtlığı noktasından hareketle diplomasi cephesinde de bir dayanışmaya dönüştüğü ve bunun Âli Paşa ve Fuad Paşa önderliğindeki Fransız tipi modernleşme çabasının başlangıcını teşkil ettiğini göstermeyi amaçlamıştır.
Kırım Hanlığı’nda I. Selim Giray Han dönemi (1671-1704)
Yazar: Muhammet Şen
Danışman: Doç. Dr. Abdullah Temizkan
Yer Bilgisi: Ege Üniversitesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü / Tarih Bölümü / Türk Tarihi Anabilim Dalı
Konu: Tarih
Doktora, Türkçe, 2013, 239 s.
Bu tezin amacı, Kırım Hanlığı Tarihi’nin en büyük hanlarından biri olan Selim Giray’ın 1671-1704 tarihleri arasında 22 yıl 7 ay süre ile dört defa Kırım Hanlığı görevinde bulunduğu süre zarfında, Kırım Hanlığı’nın askeri, siyasi faaliyetlerini sebep ve sonuçları ile genel bir çerçeve içerisinde incelemektir. Söz konusu amaca ilişkin olarak, Selim Giray’ın dört defa Kırım Hanlığı görevinde bulunduğu dönemleri (1671-1677 / 1684-1691 /1692-1699 /1702-1704) esas alarak tezimizi bu plan dâhilinde şekillendirip, Osmanlı sefer organizasyonları dâhilinde Selim Giray’ın Osmanlı Devleti ile beraber Lehistan, Avusturya ve Rusya arasındaki cereyan eden mücadelelerde emrindeki Kırım kuvvetleri ile göstermiş olduğu gayret ve çabaları incelemeye çalıştık. Son olarak Selim Giray hakkında oluşturduğumuz biyografi ile Selim Giray’ın, çocukluk ve gençlik yıllarını, şeceresini, karakterini, ilmi edebi ve dini yönünü, devlet adamlığını ve Osmanlı Devleti nezdindeki önemini değerlendirmeye çalıştık.

Emel242/245. Sf.103-111

TAVSİYELER

Karatay TÜRKFAM’ın Biz Bize programına katıldı

Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay TÜRKFAM | Türkiyat ve Fikir Araştırmaları Merkezi’nin instagram hesabından …