Mehmet Vani Yurtsever’in Ardından

Saim Osman KARAHAN

Hayatını Emel’e pek çok hizmet ile geçiren ve dergimizi Dobruca’da yayın hayatına başlatanlardan bir Emel mensubu daha aramızdan ayrıldı. Mehmet Vanî Yurtsever 18 Mayıs 1994 günü vefat etti. İlahi tesadüf onu kaybettiğimiz gün, aynı zamanda onun çok sevdiği ve hayatını onun kutsal davasına adadığı halkı Kırım Tatarlarının Vatan Kırım’dan sürgün edilişlerinin tam tamına 50. yılı idi. Mehmet Vanî, Kırım’ın Gözleve şehri yakınlarındaki Tarhan köyünden Dobruca’nın Kiçkene Tatlıcak köyüne yerleşen bir Kırım Tatar çiftçi ailesinin oğlu olarak 1907 yılında doğdu. Kırım Tatar edebiyatının en önde gelen şairlerinden birisi olan ve Mecidiye Medresesi’nde öğretmenlik yapan Mehmet Niyazi’nin talebesi oldu. 1929 yılında Pazarcık kasabasında öğretmenliğe başlarken, bu kasaba Kırım tarihinde önemli bir yer alacak olan bir faaliyetin hazırlıklarına sahne oluyordu. Mehmet Vanî Yurtsever de derhal bu faaliyetin içerisinde yerini aldı ve Dobruca’nın önde gelen milliyetçi aydınlarından Müstecib H. Fazıl (Ülküsal), Necip H. Fazıl, Kazım Seydahmet, İrsmambet Yusuf, Mehmet ve Emin Zekeriya (Bektöre) kardeşler, İbrahim Tahsin, Mustafa Ahmet ve Reşit Efendi ile birlikte 1930 yılında Emel Mecmuası’nın neşrini başlatan kadro içerisinde yerini aldı ve böylelikle ölene kadar Emel mensubu olarak Kırım Tatarlarının “Millî Emel”leri için çalıştı. Kırım Tatar Türkçesi’nin çöl şivesiyle, özellikle Kırım Tatarları arasında millî ruhu yükseltecek piyesler yazdı ve Dobruca’nın köy ve kasabalarında sahneye koydu. “Kartman Caş Arasında”, “Toy”, “Ödelek”, “Kurtuluş Bayramı” adlı piyeslerini 1931-32 yıllarında daha sonra da “Büyüli Cımırta” piyesini yazdı. 1936 yılında Fatma hanım ile evlenen Mehmet Vani, Emel Mecmuası’na millî terbiye ve millî ruh üzerine yazdığı yazılardan başka, Dobruca’da Kırım Türkleri arasından derlediği atasözleri, çınlar, maneler ve tapmacalan da neşretti. Cafer Seydahmet Kırımer’in takdiri ve övgüsü onun çalışmalarına hız kazandırdı. İkinci Dünya Savaşı yıllarında Kırım’dan Romanya’ya gelen soydaşlarına yardım eden Emelcilerden birisi de o oldu. Dr. Ahmet Özenbaşlı’yı aylarca evinde sakladı. Savaş sonrasında Romanya’ya hakim olan komünist rejim, yaptığı çalışmalar dolayısıyla onu da 1952yılında tutuklayıp hapse attı. Beş yıl hapishanelerde eziyet gördü ve maden ocaklarında çalıştırıldı. Serbest bırakıldıktan sonra eğitimine uygun iş verilmedi ve hayatını işçi olarak çalışıp kazandı. Mehmet Vanî Yurtsever 1971 yılında eşi Fatma hanım ve çocukları Tekin ve Özen ile birlikte Türkiye’ye göç etti. Türkiye’de din hocalığı yapan Mehmet Vanî Yurtsever, yazı yazmaya ve yeni eserler vermeye devam etti. “Süyüm Bike”, “Sönmeyen Ateş” adlı piyesleri Emel Dergisi’nde tefrika olarak neşredildi. Ayrıca henüz basılmamış olan hatıralarını “Romanya Cezaevlerinden” ve “Hayatım” adları altında kaleme aldı. Eski Sovyetler Birliği’ndeki vatandaşlarının vermiş olduğu mücadeleyi heyecanla takip eden Mehmet Vanî Yurtsever, bendenizin naçiz katkılarıyla, tiyatro piyeslerini latin harfleri ile Kırım’a, İsmail Bey Gaspıralı kütüphanesine hediye etti. Nur içinde yat Mehmet Vanî Yurtsever. Kırım Türkleri hizmetlerini unutmayacaktır. Emel dergisi sahifelerine yansıyan Vatan Kırım’a olan hizmetlerin Vanî Yurtseverlerin kalbindeki Kırım Sevgisini bir kor gibi tutacaktır.

Emel Dergisi. Sayı: 202. / Mayıs – Haziran 1994 – Sf. 14

TAVSİYELER

CENGİZ DAĞCI, İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİNDE ANILDI

Cengiz Dağcı, doğumunun 100. yılı vesilesiyle İstanbul Kültür Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü tarafından …