TORBALI – ERTUĞRUL (TATAR) MAHALLESİ

Necat ÇETİN.

Araştırma yöntemi: Torbalı ilçesinde, yerel tarih araştırmaları yapmak için Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık Genel Müdürlüğü’nden izin alınmış, Torbalı Nüfus Müdürlüğü memurları gözetiminde arşivde bulunan ve titizlikle korunan 2 nolu atik defter birebir olarak Osmanlıcadan Latin harflerine çevirisi tarafımca yapılmıştır. Alınan kayıt örnekleri doğrultusunda Ertuğrul Mahallesi’nde halen soyu devam eden ailelerle birebir görüşmeler yapılmış, soyu devam eden Torbalı ilçesinde ikamet eden her aile ziyaret edilmiş ve aile albümündeki konumuza ışık tutacak fotoğraflarla beraber, her ailelerden bir kişinin fotoğrafı çekilerek ekler bölümüne konulmuştur. Ancak “Divrik” ve “Güçsav” aileleri Torbalı dışında ikamet ettikleri için (İzmir ve İstanbul) birebir görüşme yapılamamıştır.[1]
 
Giriş: İzmir iline 45 km. uzaklıkta bulunan Torbalı ilçe merkezinde bugün idari bakımdan 7 mahalle bulunmaktadır. 2007 yılı sayımına[1] göre en kalabalık nüfusu barındıran idari birim eskiden Tatar Mahallesi olarak bilinen, ancak bugün Ertuğrul Mahallesi olarak adlandırılan yerdir.[2]
Torbalı idari birim olarak 1926 yılında ilçe olmasına kadar İzmir’e bağlı bir nahiye konumundadır. Nahiye merkezi de 1928 yılı depremine kadar Torbalı Mahallesi’ndeymiş. 31 Mart 1928 tarihli Torbalı depreminden sonra hükümet konağı Ertuğrul Mahallesine taşınmış, bu durum mahallenin kısa süre içerisinde gelişmesini sağlamıştır.
Ertuğrul Mahallesi’nin ilk kurucuları Kırım Tatarlarıdır[3]. Ancak mahallenin demografik yapısını oluşturan diğer kesim ise 1890’lı yıllarda Girit adasında Yunan zulmüne uğrayıp Anadolu’ya sığınan Giritlilerdir[4].
Her iki kesim gerek dış görünüşleri ile (özellikle çekik gözleri ile Tatarlar), aile lakapları ve gerekse yemek kültürleri ile birbirinden ayırt edilmektedir.
Yaptığımız alan araştırmasında yaklaşık 70 yıl öncesine kadar her iki kesim birbirinden kız alıp vermezler, ayrı kahvelere otururlarmış. Giritliler kendi aralarında Giritlice konuştukları gibi, Tatarlar da kendi aralarında Tatarcakonuşurmuş. Ancak bugün mahallede sadece Türkçe konuşulmakta, her iki kesim arasında akrabalık bağlarını çok rahat oluşturulmaktadır.
Tatarların ilk evleri genellikle Ertuğrul Camii[5] etrafında bulunurken, Girit kökenlilerin evleri ise Tatarlardan sonra iskân edildiklerinden dolayı, Tatarların evlerinden sonra başlamaktadır.
1321 esas nüfus defterlerinde Torbalı’nın diğer idari birimlerinde de Tatar kökenli veya lakaplı kayıtlara çok az da (Beş hane) olsa rastlamaktayız.
1320/21 SAYIMINDA TORBALI’NIN DİĞER İDARİ BİRİMLERDEKİ TATAR KAYITLARI
Hane No
Hane[1]
Hane reisinin isim ve şöhreti
Sıfat ve sanatı
Babası
Doğum yeri
Doğum tarihi
Kişi sayısı
Soyad(lar)ı
29[2]
29
Tataroğlu Mehmet Ali Efendi
Mesen
Mehmet
Alaiye[3]
1252
6
CAN – ÖZCAN
97[4]
91
Tatar Hüseyin
Rençper
Ahmet
Zara
1281
5
TAN – KOCABIYIK[5]
29[6]
27
Tatar Ömer[7]
Rençper
Hüseyin
Kırım
1278
2
30[8]
28
Tatar Mustafa[9]
Ali
Niğbolu
1280
2
80
Tatar Bilal
Rençper
Halil
Kırım
1273
4
Toplam
19
 
[1] Yenilemedeki hane numarasıdır.
[2] Çakallar (Çamlıca) Köyü.1321 sayımında köyde toplam 36 nüfus hanesinde 183 kişinin kaydı bulunmaktadır.
[3] Alanya.
[4] Çapak Köyü.  Köyü.1321 sayımında köyde toplam 106 nüfus hanesinde 604 kişinin kaydı bulunmaktadır.
[5] Aile lakapları “Tatarlar”.
[6]Bu günkü adı Şehitler olan köyün eski adı “Akça Meşhet”tir. 1320 sayımında köyde toplam 44 nüfus hanesinde164 kişinin kaydı bulunmaktadır.
[7] Kapalı Kayıt.
[8] Şehitler Köyü.
[9] Kapalı Kayıt.
[10] Bu günkü adı Yazıbaşı olan köyün eski adı “Hortuna”dır. 1321 sayımında köyde toplam 102 nüfus hanesinde 517 kişinin kaydı bulunmaktadır.
  [1] Ekler bölümündeki Ertuğrul Mahallesindeki Tatarların fotoğrafları
[1] 2007 yılı TUİK sayım sonuçlarına göre mahallede ikamet eden nüfus sayısı 9.870 kişidir. Bakınız: www.tuik.gov.tr
[2] Google Earth Ertuğrul Mahallesi uydu görüntüsü (Bakınız ekler bölümüne)
[3] Kırım Tatarları konusunda bazı araştırmalar yapılmıştır. Örnek olarak bakınız: Alan Fisher, Kırım Tatarları, Selenge Yayınları, İstanbul, 2009,
[4]Necat Çetin, “Torbalı Nahiyesi Osmanlı Nüfus Kayıtlarına Göre Girit Doğumlular Üzerine İnceleme (1320 – 1928 Yılları Arası)”, Uluslararası Balkanlarda Türk Varlığı Sempozyumu – II, Manisa, 2010.
[5] Cami kitabesi ile ilgili bilgiler ekler bölümünde verilmiştir.

* Necat Çetin (1963-2018): Yerel Tarih Araştırmacısı, Uzman Tarih Öğretmeni, Okul Müdürü.
1963’te İzmir, Torbalı, Ormanköy köyünde doğdu. İzmir Yapıcıoğlu İlkokulu, Torbalı Lisesini bitirdi. 1986’da Ege Üniversitesi Tarih Bölümü’nden mezun oldu. Dokuz Eylül Üniversitesi Atatürk İlke ve İnk. Tarihi Ens.’te Yüksek lisansını tamamladı. Uzman Tarih öğretmeni, Gaziantep, Bitlis ve İzmir’de çeşitli lise ve ilköğretim okullarında öğretmenlik yaptı, Bayındır Ülfet Onart Anadolu Lisesi, Torbalı Kazımpaşa İlköğretim Okulu ve Torbalı Özbey İlköğretim Okulunda müdürlük görevinde bulundu. Son olarak Torbalı İbn-i Sina Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde müdür yrd. görevini ifa etmekteydi. Kendi kısıtlı imkânlarıyla köy köy gezerek, çeşitli kaynaklar bularak adeta iğneyle kuyu kazarak araştırmalar yaptı. Özellikle Osmanlı Nüfus tarihi, I. Dünya Savaşı ve Seferberlik Dönemi şehitleri, Mübadele ile ilgili çalışmalar yapan Çetin’in ayrıca yörük kültür ve halk edebiyatı alanında derleme ve araştırmaları vardır. Sayısız ulusal ve uluslararası kongre ve sempozyumlarda bildiri ve tebliğ sunmuş, makaleleri pek çok uluslararası dergilerde yayınlanmış, çeşitli dergi ve kitaplara katkıda bulunmuş son derece üretken, araştırmayı ve bilgisini paylaşmayı seven, eserleriyle sonsuza dek yaşayacak tarihçi, araştırmacı-yazar ve eğitimciydi. Her daim gurur duyduğu 2 evlada sahipti. Konuşmacı olarak katıldığı Dokuz Eylül Üniversitesi İzmir Tarihi Sempozyumu’nda fenalaşarak, tüm çabalara rağmen ardında 2 evlat, binlerce dost ve seven, tamamlanmış ve yarım kalmış yüzlerce çalışmasını bırakarak 12 Nisan 2018’de aramızdan ayrıldı.

Tatarların arasında en ünlü kişi ise Yunan işgalinde Kuva-yı Milliye’ye destek olan Torbalı’nın ilk belediye başkanlığını 1928 – 1930 yıllarında yapan ve halk arasında “Molla İbrahim” olarak adlandırılan “İbrahim Tör”dür (Tire 1870 – Torbalı 1944).
Ertuğrul (Tatar) Mahallesinin kuruluşu: Bu konuda ne yazık ki şuan için elimizde yeterli belge bulunmamaktadır. Ancak Tatar kökenli ailelerle yapılan görüşmelerde alınan bilgiler bize konunun aydınlanması açısından bir nebze yardımcı olmaktadır. Bu konuda bize en doyurucu bilgi 1934 doğumlu, mahallede Tatar Rıfat’ın oğlu olarak tanınan “Emin UYTUN” tarafından verilmiştir.[1] Emin Uytun’un babası Tatar Rıfat ve amcasının kendisine anlattığı bilgilere dayanarak, bize aktardığı bilgiler, önemli oranda diğer Tatar ailelerle yapılan birebir görüşmelerle alınan bilgilerle de örtüşmektedir. Emin Uytun’nun verdiği bilgilere göre: Mahallenin kurucusu olan Tatarlar, Kırım Hanlığı’nın başkenti Bahçesaray’ın bir köyünden toplu şekilde göç ederek gelmişlerdir[2]. Tüm köy uzak ve yakın akraba 50 hanedir. Göç etme sebebi ise Rus baskısı ve zulmüdür[3]. Göç hareketi 93 harbi olarak bilinen 1877/78 Osmanlı Rus savaşından sonra artmıştır[4].
Göçte ilk durak Sivastopol şehridir. Oradan Dobruca bölgesindeki Niğbolu’ya, oradan da Edirne Karaağaç’a gelmişler. Burada 1 yıl ikamet etmişler. Rus istilası korkusundan dolayı Çorlu’ya gelmişler. Bir süre sonra tekrar bu bölgeden İstanbul’a gelerek Osmanlı yönetiminden muhacir olarak iskân istemişler. Kendileri İzmir’in Dikili ilçesine iskân edilmeleri üzerine İzmir’e gelmişler. Dikili’de 3-4 yıl kalınmış. Ancak sivrisinekten rahatsız olunması nedeniyle, daha önce muhacir olarak gelenlerin yerleştiklerini duydukları Tire kazasına gidip, hem hemşehrilerinin yanlarında bulunmak hem de ilçede bulunan kömür madeninde çalışarak daha rahat geçimlerini sağlama düşüncesiyle Tire kazasına hareket etmiş. Gruptan 5 aile İzmir’de kalmak için ayrılmış. Diğerleri Torbalı yakınlarında mola verdikleri zaman çok geniş bir arazi topluluğu olan “Çiftlikat-ı Hümayun Arazisi” kâhyası Murat Bey tarafından kendileri bugünkü mahallenin bulunduğu yerde ev yeri ve işlenmek üzere arazi verilmesi üzerine o gün boş olan bugünkü mahallede bulunan cami etrafındaki yerler her aileye 1 dekar ev yapımı için arsa verilmiş. Ayrıca kendi geçimleri içinde her aileye yeteri kadar arazi verilmiş. İlk evler sazdan iken daha sonraları kerpiçten evler yapılmaya başlanmış[5].
1902 yılında da evlerin yakınına cami inşa edilmiş. Mahalle nüfus kayıtlarına göre ilk etapta bugün ayrı bir mahalle olan, ancak 1905 yılında karye (köy) statüsünde bulunan Tepe Köyü’ne bağlı bir idari birim (mahalle) iken daha sonra 1919 yılında bağımsız mahalle statüsüne kavuşmuş. Mahallenin ilk kurucuları Tatarlar olduğu için halk arasında “Tatar“, ancak resmiyette ise “Ertuğrul Mahallesi” adını almış.
Mahallenin gelişmesinde en önemli etmen 31 Mart 1928 tarihli büyük deprem sonrası İzmir – Aydın Demiryolu kenarına hükümet konağı, cezaevi ve jandarmanın mahalleye taşınmasıdır.
Osmanlı Devleti’nde genel nüfus sayımları ve 1320-21 (1904-5) sayımı hakkında kısa genel bilgi: Osmanlı devletinde 1831 yılında yapılan genel nüfus sayımında sadece erkekler yazılmış, 1844 yılı sayımı ülkedeki bütün nüfusu kapsamış. 1265 yılında yayınlanan “Sicil-i Nüfus Nizamnamesi” ile her kazada bir nüfus komitesi kurulmuş. Nizamnameye göre sayımda bir heyet görevlidir. Heyeti bir nüfus memuru, bir papaz, bir haham görevlisi, bir subay ve belediye meclisinden ve kaza idare meclisinden birer üye oluşturmaktadır. Böylece nüfus müdürlükleri kurulmuş. Sayımı yapılanlara da birer nüfus tezkiresi verilmiş. 1265 yılında başlayan yeni sayım 1889 yılında bitirilmiş. Ancak istatistiği 1897 de yayınlanabilmiş. En son en esaslı ve kapsamlı yazım ise 1287 yılında başlanan ancak 1906 yılında bitirilen yazımdır. Bu yazım kayıtları şu an Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının nüfus kayıt işlemlerinde esas teşkil etmektedir.
Bu sayım Torbalı Bölgesi için en son yersel/yerel nüfus sayım olma özelliğini taşımaktadır. Ancak diğerlerinden farklı olarak, her idari birimin nüfusu genişliğine göre defterlere yazıldığı, devletin sınırları içindeki tüm bireylerin kayda alındığı, sayımı yapılan her vatandaşa nüfus tezkeresi hazırlandığı, her idari birimdeki her haneye ayrı hane numarası verildiği, en esaslı sayımdır. [6] Ancak etnik azınlık olanlar, (örneğin Rum, Ermeni gibi) Osmanlı tebaasını kabul etmeyenler bu sayımda deftere yazılmamıştır.
Bölgemizde de bu sayım 1320 (1904) yılında başlanmış[7] ve 1321(1905) yılında tamamlanmış.
Sayımda bir deftere idari birimdeki nüfus hanesine göre 2 veya 3 köyün sayımı yapılmıştır.[8]
Sayımın yapıldığı tarihte Torbalı Nahiyesi merkezde (bugünkü Torbalı Mahallesi) idari birim olarak üç mahalle (Orta, aşağı (İstasyon (Rum) ve yukarı mahalle), 41 köy ve bu köylere bağlı üç mahalle (Tepe- Ertuğrul, Sepetçiler- Mecidiye, Meşhet – Bulgar) bulunmaktadır. Tüm Torbalı’da 2.320 nüfus hanesinde toplam 11.648 kişinin sayımı yapılmıştır[9].
1321 Tarihli Osmanlı Nüfus Yazım (Tahrir) Defteri: Esas nüfus defterinin sayfasının sağ yüzünde haneye daha önceki sayımda verilmiş olan hane numarası “der kenar” olarak, aynı sıraya 1321 sayımında verilen hane numarası, sonra hane reisinin lakabı, şöhreti ve adı yazılmış. Hane reisinin yaptığı iş (sıfat ve sanatı), anne ve baba adı, doğum yeri ve yılı gibi bugün bilinen klasik bilgiler yazılmıştır.
Sayfanın diğer yüzünde ise bireye ilgili malumat (açıklamalar) bulunmaktadır. O kişinin ölüm, evlenme, nakil bilgileri, birey yetişkin ve erkek ise boy, ten rengi ve göz rengi belirtilmiştir. Eğer gözle görünen bir sakatlığı ve işareti (Alamet-i farika) varsa ayrıca belirtilmiştir. Evli olanlara “Zevcesi vardır”, dul olanlara ise “Zevcesi yoktur” ibaresi düşülmüştür. Hane reisinden sonra genellikle erkek kardeş, önce erkek çocuklar, sonra kız çocuklar, takiben eş veya eşler, en sona ise varsa anne, yoksa eşler yazılmıştır. Sayımı yapılan her kişiye defterdeki aynı bilgilerin yazıldığı sayım memuru tarafından bu sayımda da bir nüfus tezkeresi (kâğıdı) verilmiştir.
Ertuğrul Mahallesi’ne ait olan esas nüfus defteri Torbalı Nüfus Müdürlüğü arşivinde 2. Cilt sayılıdır. Defterin ilk bölümü Ertuğrul Mahallesi, diğer bölüm de ise Arslanlar Köyü’ne ait nüfus yazımı da bulunmaktadır.
  Defter 50 x 75 cm. boyutlarındadır. Sayfa yaprakları bayağı yıpranmış haldedir. Birçok sayfası dağılmış veya yırtılmış durumdadır. Kayıtlar çok düzgün, rika ile yazılmıştır.
Defterin ilk sayfasında “İşbu defter 298 sayfadan ibaret olduğu tasdik olunur. Fi 10 Mart 1290” ibaresi vardır. Son sayfasında ise “Yenilemesi 27/ 12/1978 tarihinde bitirilen Ertuğrul idari birimi yeni ciltlere aktarıldı” ibaresi olup ilgili memurların adı-soyadı ve nüfus müdürünün imza ve kurum mührü bulunmaktadır. 1978 yılındaki yenilemede mahallenin cilt numarası 1 olmuştur. Şu an kullanılan bu 1.ciltte ait 8 defter bulunmaktadır.
 Söz konusu 1321 yazım defteri 1978 yılında yenileme yapılmasına kadar kullanılmıştır. 1978 yılında yapılan defter yenilenmesinde hane bilgileri, yeni defterlere Latin harfleri ile aktarımı yapılmıştır. Ancak 1321 yazımında her haneye verilen hane numaraları bazı aile kayıtlarının yenilenmemesi üzerine değişmiştir. Dört hanenin nüfus bilgisi yenilemeye alınmıştır. Eski defterde mahallenin cilt numarası 2 iken yenilemede 1. cilt olmuştur.
 Mahallede nüfus yazımı rumi 1/ 2 Mayıs 1321(miladi 14/15 Mayıs 1905) günü yapılmıştır. Yazımda yönetmeliğe göre ilgili memur ile birlikte bir subay ve papaz görevlendirilmiştir. Yazım iki gün sürmüştür. Sadece 53. hanenin kayıt tarihi 02 Mayıs 1321’dir.
Toplam hane[10] sayısı 59 olup, bu 59 hanede toplam 248 kişinin yazımı yapılmıştır. Deftere önce idari birim olarak bağlı olduğu Tepe Karyesi (Köyü) sonra Mahalle olarak “Ertuğrul Mahallesi” kaydı her sayfada bulunmaktadır. Defterin 1 ile 65 nolu sayfaları arası Ertuğrul Mahallesi’ne aittir.
Söz konusu defterde 59 haneden 31 tanesi (%52,54) Tatarlara aittir. Diğer 28 hane kaydının büyük çoğunluğu Giritlilere ve devletin diğer bölgelerinden gelenlerine aittir.
Her eve bir hane numarası verilmiştir. Bu yazımda verilen ilk hane numaraları dört hane hariç bugün aynen devam etmektedir.
Defterdeki Tatar kayıtlarının incelenmesi:
Hane sayıları: Gerek hane reisinin lakabından ve gerekse doğum yerlerinden Kırım Tatarlarına ait 31hanenin varlığı ile birlikte 113 kişi tespit edilmiştir. Mahalle nüfusunun %54,43’ü Tatardır.
Lakaplar: Defterde her hanenin ilk kişisi o hanenin reisi olarak isim ve şöhreti (lakabı) yazılmıştır. Lakapları incelediğimizde genellikle “Tatar…” veya “Kırımlı…” ibaresi vardır. Örnek olarak: Hane (bundan sonra sadece H.) 10Kırımlı Kadri oğlu Eyüp”, H.11 “Kırımlı Kadri oğlu İslam “, H.12 “Tatar Maksut oğlu Mustafa”, H.16 “Tatar Kerim”, H.39 “Tatar İslam” gibi..
Bazı hanelerde ise farklı lakap kullanılmıştırÖrnek olarak: H.17 “Beklezade Emir Ali oğlu İbrahim”, H.34 “Kurt Veli oğlu Yusuf “, H.25 “Kutluşah oğlu Mücteba”. gibi
Bazı hanelerde ise hane reisinin lakabı değil sadece adı yazılmıştır. Örnek: “H.19 Abdülkadir”, “H.43 Fethi İslam” .gibi.
Bazılarında ise yaptıkları iş veya meslek lakabıyla yazılmıştır. Örnek: “H.27 Marangoz Ali”, “H.40 Veli Usta” gibi.
Bazılarında ise tahsil durumuna göre yazılmıştır. Örnek: “H.22 Molla Ahmet” gibi.
Bazı hane reisleri ise ailenin içyapısındaki tanınma şekliyle yazılmıştır. Örnek: H.21 Muhacir Enver’in baldızı Cemaziye”, “1321 Hane No:29 (Bundan sonra sadece H.N) Hacı Ömer’in kerimesi Gülsüm”, “H 31 Müteveffa Receb’in zevcesi Nazire”, “H.36 Emir Salih’in zevcesi Cemile” gibi..
Yazımdaki Tatar nüfusun cinsiyet durumu: 56 erkek 57 bayandan oluşmaktadır. Hane reisi konumundaki 4 kişi bayandır (%12,9)[11]. Diğerleri ise erkektir (%87,1).[12]
Doğum yerlerinin incelenmesi: Yazımı yapılan 113 kişinin doğum yerlerine baktığımızda bize şu sonuçları vermektedir. Kırım: 15, Dobruca: 6, Niğbolu: 24, Dikili: 5, Tire: 15, Ertuğrul Mahallesi: 38, İzmir: 1, Plevne: 2, Bursa: 1, Vidin: 1, Köstence:3, Babadağ: 1, Mecidiye[13]: 1. Görüleceği üzere burada Kırım Tatarlarının göç boyunca takip ettikleri yol da ortaya çıkmaktadır. Diğer yönden en fazla doğum olayı Torbalı’ya geldiklerinde olmuştur. Kişilerin doğum yerlerine baktığımızda Tatarların bulundukları coğrafi alanlarda ortaya çıkmaktadır. Özellikle bugün Bulgaristan ve Romanya arasında bölünmüş olan Dobruca bölgesi “Aktoprak” olarak adlandırılmaktadır[14]. Kaldı ki Türkiye Cumhuriyeti 1936 yılında göçmen olarak kabul ettiği Romanya göçmenlerinin çoğu Tatar olup, bunların bir kısmı Torbalı’ya yerleşmiştir[15].
Yazımdaki en yaşlı kişi: Yazımda en yaşlı kişi 1321 yazımında H.S. 21 hane reisi olan Kırım 1250 yılı doğumlu “Tatar Osman” dır. Tatar Osman yazımda 71 yaşındadır.[16]
Yazımdaki hane reislerinin yaptıkları işler: Yazım sırasında hane reisi konumunda olan bazılarının yaptıkları işler (sıfat ve sanatları) belirtilmiştir. Mahalledeki Tatarların genellikle sanatları diğer anlamda geçimleri “Rençper”liktir. Her ne kadar bugünkü anlamda rençperlik çiftçilikle aynı anlamda algılanıyorsa da yazımın yapıldığı yıllarda hem toprak hem de hayvancılıkla uğraşanlara verilen sıfattır. Çünkü sadece çiftçilik yapanlara kayıtlarda “çiftçi” ibaresi düşülmüştür. Yaptığı işi belli olan kişilerden 16 kişi mesleği veya diğer anlamda geçimi “Rençper” dir Bunlar H.10, 11.12.14, (H/S)21, 19, 23, 28, 34, 35, 37, 38, 39, 43, 46 nolu hane reisleridir. Bazı hane reisleri ise “Bahçıvan” dır. Bunlar şu hanelerdir: H. 16, (H/S)17, . Bir hane (H.17) reisi “bakkal” dır. Bir hane reisi (H. 27) “demirci” dir. Bir hane reisi (H.40) “arabacı”dır. Bir hane reisi de (H.53) “çapacı”dır.[17]
Hanelerin kapalı kayıt ve soyun devam etme durumu: 1321 yazımındaki 30 Tatar kökenli haneden 16 tanesi “kapalı kayıt” durumundadır. Yani soyu devam etmemektedir. Bu haneler 1321 yazımına göre şunlardır: (H.N) .10 (Saman), 11, 14 (Yolcu), 17, 21, 24, 25 (Taşkan), 28, 29, 31, 38 (Deniz), 39 (Tunca), 40, 43 (Güçlü), 44 (Yonca), 50 (Öztekin), 53’ dür. Bu hanelerin bazıları soyadı kanunundan sonra soyadı almış, ancak hane devam etmediği için kapalı kayıt konumuna düşmüştür.
Sayımda yazımı yapılan hanelerin bazılarının aile kayıtları aynı hane çalıştığı için devam etmektedir. Bu haneler şunlardır. (1978 yılı yenilemeye göre hane numaraları) H.12 (ÇETİNELLİ), 16 (OZAR), 17 (TÖR), 19 (YILMAZER), 20 (BAVBEK), 23 (DİVRİK), 24 (DUYMAZ), 28 (OZLU–ÖZLÜ) 31 (GÜÇSAV), 37 (UMUR ), 38 (UYTUN), 43 (DENİZ).
Soyu devam eden hanelerden büyük bir çoğunluğu Torbalı’da genellikle Ertuğrul Mahallesinde yaşamaktadır. Ancak iki aile (Divrik ve Güçsav) Torbalı dışında ikamet etmektedir.
Sadece ÇETİNELLİ soyadını taşıyan haneden bir kısmı Aydın iline nakil aldırmışlardır.[18]
Tatarlardan seferberlikte askerde kalanlar: Osmanlı Devleti’nin dâhil olduğu ı. Dünya Savaşı sırasında Tatarlardan tespit edebildiğimiz 5 kişi seferberlikte askerde kalmışlardır. Nüfus defterinin ilgili kişilerin ölüm kayıtlarında “askerde” ibaresi not düşülmüştür. Bu kişiler 12, 25, 31, 42, 43 hanelerdendir.
Sıra
Hane
Adı
Babası
Doğ. Yeri
Doğ. Tarihi
 
Vefat Kayıt Tarihi
Ailenin bugün kullandığı Soyadı
Açıklama
1
12
Mustafa
Maksut
Dobruca
1293
Askerde
1332
ÇETİNELLİ
2
25
Mehmet Ali
Ahmet
Niğbolu
1300
Askerde
Kapalı Kayıt
3
31
İsmail
Osman
Bursa
1295
Askerde
1330
GÜÇSAV
4
42
Hacı Geldi biraderi Emin Çavuş
Ömer
Niğbolu
1283
Askerde
23.10.1335
UYTUN
5
43
Haşim
Tatar İslam
Babadağ
1295
Askerde
27.02.1334
GÜÇLÜ
Kapalı Kayıt
Hanedeki fert sayısı: 1321 yazımındaki mahalle kaydındaki Tatar nüfusun hane nüfus ortalaması: 3.76civarındadır[19]. Tarihi demografi araştırmalarında genellikle kabul edilen hane başı ortalama nüfus sayısı 5 olarak kabul edilmektedir. Yazımdaki en kalabalık fert sayısı bugün kapalı kayıt konumunda olan H.57 dir. Bu hane 15 Mayıs 1905 günkü sayımda 11 kişidir. En az kişi ise H.22 ve H.29’dadır. Her iki hane birer kişiden oluşmaktadır.[20]
1324 (1908), 1927 yılı muhacir kayıtları ve 1936 iskânı: Tatar göçleri belirli zaman aralıkları ile devam etmiştir. 1324 (1908) yılında gelen 10 haneden 2 tanesi (H.61 (KIRIMLI) ve (H.72 COLAY) Torbalı’da ikamet etmektedir. 2 hane ise (H.60 ve H.64) İzmir ve Torbalı Özbey Köyü’ne naklen gitmişlerdir. 1927 yılında gelen 3 haneden sadece bir tanesinin hanesi açık konumdadır. (H.103 TAMER). Ertuğrul Mahallesi’ne gelen ve mahallenin kurucusu olan Kırım Tatarları kendilerinden sonrada gelen Tatarlara yol göstermişlerdir. Çünkü Osmanlı Devleti zamanında devam eden göç dalgası sırasında olsun, Cumhuriyet döneminde olsun Torbalı’ya Tatar göçü devam etmiştir. Bunlar aynı Ertuğrul Mahallesi ve Torbalı Yeniköy’e iskân edilmişlerdir. 1936 yılında iskân hakkı verilerek Tatar Mahallesi’ne gelen “Ferhat Tunalıgil” göçü yaşayan kişilerden biridir. Anlatımına göre “Romanya Köstence Liman’ında “Nazım Vapuru” ile önce İzmir’in Urla iskelesinde karaya çıkmışlar, daha sonra Torbalı’ya iskân edilmişler. Geçimleri için devlet tarafından her fert başına 10 dekar toprak verilmiş. Nogay Tatarlarından geliyorlarmış”.
Sonuç: Bugün Torbalı ilçesinde yaşayan Kırım ve Nogay Tatarları halk arasında halen “Akay” veya “Tatar”lakapları ile eskiye oranla nüfus bakımından sayıca daha az olarak yaşamlarını Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak sürdürmektedirler.
Teşekkür: Bu tebliğin hazırlanmasında arşiv defterinin incelenmesinde yardımcı olan Torbalı İlçe Nüfus Müdürü Sayın Hüseyin Kavak ve Değerli Nüfus Müdürlüğü personeline, benimle bilgi ve fotoğraf arşivini paylaşan Tatar ailelerinden özellikle Sayın Emin Uytun, Sayın Kadir Yılmazer ve Sayın Hakan Çetin, Tatar kökenli ailelere ve Tatar ailelerle görüşmemde aracılık yaparak yardımcı olan Torbalı Belediyesi’nden emekli Sayın Ali Özlü’ye (Ali Akay) burada teşekkür etmeyi bir borç bilirim.
 
[1] Emin Uytun’la yapılan 24/01/2008 tarihli görüşme metni ekler bölümünde verilmiştir.
[2] Doç Dr. Hakan Kırımlı, “Kırım’dan Türkiye’ye Kırım Tatar Göçleri, http://www.vatankirim.net/yazi.asp?YaziNo=54, (Erişim Tarihi: 13/10/2010)
[3] Bu konuda yapılan bir çalışma için bakınız: Justin McCarthy, Ölüm ve Sürgün, (Çeviren Bilge Umar), İnkılâp Kitapevi, 6. Baskı, İstanbul, 1998.
[4] Osmanlı coğrafyasının çeşitli bölgelerinde yaşayan Müslüman ahalinin neden Anadolu”yu tercih ettiğini Prof. Karpat şöyle açıklıyor: “Gelenler, Türkiye”deki toplumla kendisi arasında tarih, kültür ve din birliği görüyordu. O devirde, Girit’te, Rumca konuşan Müslüman bir Giritli, vatanı olarak Türkiye”yi görüyordu. Balkanlardan ve adalardan gelen muhacirlerin, Pomak, Giritli, Boşnak, Arnavutların hemen hepsi “Türk” değildi. Ama bunlar kendilerini siyasî olarak “Türk” görüyordu. Bakınız: Kemal Karpat, Osmanlı Nüfusu (1830-1914), (Çev. Bahar Tırnakçı), İstanbul, 2003. Justin McCarthy 93 harbi sonrası göç etmek zorunda kalan muhacir sayısı yaklaşık 1.253.000 kişi olduğunu belirtir. Justin McCarthy, age.s.105.
[5] Göçlerin yeni bir toplum oluşturma konusunda yaptığı katkıyı anlatırken Prof. Karpat bir başka önemli ayrıntıya dikkat çekiyor:”Her yerde olduğu gibi Osmanlı devletinde de göçmenler fakirdir, geldiği toplumun yabancısıdır. Sosyal sınıf olarak da en alt tabakada yer alırlar. Hâlbuki Osmanlıda muhacirler iyi karşılanmıştır. Bunun temel sebebi İslam kültüründe yer alan muhacire iyi muamelede bulunma felsefesinin özümsenmesidir.” Nitekim yerli halk da muhacire yardımcı olmak için elinden gelen yardımı esirgememiştir. Böylece, büyük bir kaynaşma kolayca halledilmiştir. Bakınız: Kemal Karpat, Osmanlı Nüfusu (1830-1914), (Çev. Bahar Tırnakçı), İstanbul, 2003.
[6] Bu konuda bakınız Prof. Dr. Kemal Karpat, Osmanlı Nüfusu (1830–1914), İstanbul, 2003,
Osmanlı devletindeki nüfus sayımları hakkında bakınız. Yrd. Doç. Dr. Nejdet Bilgi,” Osmanlı Dönemi Nüfus Sayımı Hakkında”, Türk Yurdu, C.19–20, (Aralık 1999 Ocak), s.117–124.
[7] 1320 sayımına ait tek defter Meşhet köyüne (Şehitler) aittir. Sayım tarihi 19 – 20 Aralık 1320.
[8] Birkaç örnek, Cilt No: 1 Torbalı Nahiyesi (merkez), Sayfa: 1–102 arası Hane: 1–105, Yazım tarihi: 16.17.18 Şubat 1321.
Cilt No: 2 Tepe Karyesi Ertuğrul Mahallesi, sayfa: 1–65 arası Hane: 1–63 Yazım tarihi: 1–2 Mayıs 1321. Yalnız Arslanlar Karyesi sayfa: 117–222 Hane: 1–110, Yazım tarihi: 19–20–21 Nisan 1321.
Cilt No: 3 Yoğurtçular Karyesi Sayfa: 5–15 arası Hane: 5–29 Yazım tarihi: 29 Mayıs 1321, Çapak Karyesi sayfa: 22–85 Hane: 1–106 Yazım:23.24.25.26 Temmuz 1321, Çorlu Karyesi sayfa: 99-108 Hane: 1–14,yazım:27/28 Mayıs 1321. Kayas Karyesi sayfa: 116 hane:1 Yazım:28 Mayıs 1321. Tiryanda Karyesi sayfa: 125 hane: 1 Yazım: 20 Mayıs 1321… gibi
[9] Aynı yılda Aydın vilayetinde toplam yayınlamış nüfus 1. 313 .011 düzeltilmiş nüfus 595 .308 idi. Bakınız: Justin McCarthy, Müslüman ve Azınlıklar, (Bilge Umar çevirisi) , İstanbul, 1998, s.12 (Tablo 2.3) Ancak diğer bir tabloda ( Tablo 2.7) Aydın vilayeti nüfusunu 1 597 710 olarak vermektedir. Arada 2.402 fark vardır. (s.17).
[10] Prof. Dr. Nejat Göynüç, “Hane deyimi hakkında”, İ.Ü.E.F. Tarih Dergisi 32, (1979), s.331–348.
[11] Hane reisi bayan olan haneler: 24, 29, 35,40.
[12] Ekler bölümündeki aile yapısı çizelgesine bakınız.
[13] Mecidiye’nin kuruluşu hakkında bakınız: K. Karpat, Osmanlı Nüfusu (1830 – 1914), İstanbul, 2003, s.260 vd.
[14] Göçlerle ilgili pek çok çalışma yapılmıştır. Birkaç örnek vermek gerekirse: Bilal Şimşir, Rumeli’nden Türk Göçleri, C.I-III, Ankara1968, 1970, 1989. Nedim İpek, Rumeli’den Anadolu’ya Türk Göçleri (1877–1890), TTK, 2. Baskı, Ankara, 1999. Abdullah Saydam, Kırım ve Kafkas Göçleri (1856–1876), TTK, Ankara,1997.
[15] Ekteki doğum yerlerini gösterir listeye bakınız
[16] Ekteki 1321 nüfus yazımındaki Tatarların yazımdaki yaşı listesine bakınız.
[17] Ekler bölümündeki Ertuğrul Mahallesi Tatar kayıt özet bölümüne bakınız
[18] Ekler bölümündeki Ertuğrul Mahallesi Tatar kayıt özet bölümüne bakınız.
[19] Hane nüfus ortalama en büyük yerleşim birimi 10,4 ile Belenbaşı ‘dır. Sayım tarihi 25/05/1321 hane sayısı: 30, kişi sayısı 312. İdari birim bugün Buca ilçesine bağlıdır.
[20] Ekler bölümdeki aile yapısı tablosuna bakınız.

EKLER
ERTUĞRUL MAHALLESİNİN UYDUDAN GÖRÜNÜŞÜ (2008)
 
ERTUĞRUL (TATAR) MAHALLESİ
ERTUĞRUL CAMİİ KİTABESİ[1]
 (Ramazan- 1320 – Kasım / Aralık 1902)
Müftülük kayıtlarına göre Hicri 1320 yılında yapılmıştır. Kitabedeki bilgide bu kaydı doğrulamaktadır. Ertuğrul, Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Beyin babasının adıdır. Sanırım bu ismin konmasında ataya olan saygının etkisi olsa gerektir. Kitabe caminin giriş kapısı üzerinde olup üzerinde yeşil ve siyah boya ile boyalıdır. Mermer üzerine yazılan kitabe üç düz satır halindedir. Yazı üzerindeki motif ile Torbalı Eğerci Köyü’ndeki Osmaniye Camii motifi ve yazı şekli sülüs aynıdır. Burada lale motifi daha da farklıdır. Boyutları 120 x 57 cm.dir. Diğer kitabelerden farkı tuğranın alt kısmında “Ramazan 1320” tarihinin yazmasıdır. Diğer bazı kitabelerde en alt köşede yazılı olan tarihleme tuğra bölümüne içine alınmıştır. Kitabesi fotoğrafı ve Latin alfabesine çevirisi şöyledir:
Kitabenin Latin harflerine çevirisi şöyledir:
 
TUĞRA

(II.Abdülhamid El-Gazi)
Ramazan 1320
 
1/ Ziynet- efza-yı makam-ı mualla-yı Hilafet-i İslamiyye ve erike- pira-yı Saltanat-ı Seniye-yi Osmaniyye es-Sultan 2/ İbnü’s- sultan es- Sultan El-Gazi Abdülhamid Han-ı sani hazretleri taraf-ı eşreflerinden iş bu 3/ Ertuğrul Cami-i şerifi bin üç yüz yirmi sene-i hicriyyesi Ramazan’ında inşa edilmiştir.
 
Bu günkü anlamı: Ertuğrul Camisi yüce Osmanlı Devleti’nin ihtişamlı tahtının ve yüce makamın sahibi İslam Halifesi olan sultan oğlu onurlu Sultan Gazi Sultan II. Abdülhamid Han hazretleri tarafından inşa edilmiştir. Kasım / Aralık 1904.
KIRIM TATARLARININ DOĞUM YERLERİNİ GÖSTEREN TABLO (TABLO 1)
 
 
KIRIM TATARLARININ AİLE YAPISI VE DOĞUM TARİHLERİNİ GÖSTEREN TABLO (TABLO 2)
 
 
1321 NÜFUS YAZIMINDAKİ TATARLARIN YAZIMDAKİ YAŞI
(TABLO 3)
Hane reislerinin yaş ortalaması: 39,7
TORBALI – ERTUĞRUL (TATAR) MAHALLESİ 1-2 MAYIS 1321(14 / 15 Mayıs 1905 MİLADİ) YAZIMI NÜFUS KAYIT DEFTERİ KIRIM TATARLARININ NÜFUS KAYITLARIN ÖZETİ
 
 
 
Ertuğrul Mahallesindeki Kırım Tatarlarının fotoğrafları

H16. Tatar Kerim torunlarından (merhum) Cengiz Ozar

(Ali Özlü arşivi)
H28. Tatar Eyüp torunlarından Ali Özlü
Ertuğrul Mahallesi Tatarları mesire yeri Çamlıkta 1960 yılları (1-Musa Muhsin Çetin 2-Hakkı Divrik 3- Şükrü Tekoğul)
(Ozar ailesi arşivi)
Ertuğrul Mahallesi Tatarlarından kadınlar
(Ali Özlü arşivi)
 
 

H.16 Tatar Kerim torunlarından Günkız Pervin Çetin (Ozar) ve oğlu Hakan Çetin

Ertuğrul Mahallesindeki Nogay Tatarlarından Ferhat Tunalıgil (Romanya doğumlu)
 

H.17 (Molla) İbrahim Tör

(Torbalı Belediye Başkanı 1929 – 1930)
 

H.37 Hacı Geldi torunu

İsmail Umur
 

H.17 Beklezade Emir Ali oğlu İbrahim torunu Necati Tör dedesinin Kırım’dan gelirken getirdiği çibörek kazanı ile

H.16 Tatar Kerim oğlu Cemal Ozar ailesi Servet ve çocukları ile 1934 yılında. Sandalye üzerinde oturan en küçük çocuk Günkız (Günkız Pervin Çetin (Ozar) arşivi)
Ertuğrul Tatar kadınları Çamlık mesire yerinde 1970 yılları
(Ali Özlü arşivi)
Kırım Tatarları Türkiye’ye göç etmeden önce
Romanya – Pazarcık’ta .(1933) En baştaki Süreyya Özlü ailesi
(Ali Özlü arşivi)
 

Emin Uytun eşi Seza ve kızı Nurgül ile

H.38 Hacı Geldi biraderi Emin Çavuş torunu 1934 doğumlu Emin Uytun
Emin Uytun’un babası Rıfat ve amcası Ahmet Uytun
(Emin Uytun arşivi)
H.43 Fethi İslam torunlarından Metin Deniz
H.20 Tatar Osman oğlu Hasan torunlarından Engin Bavbek
 

H.61 Hamal İbrahim torunlarından Mehmet Emin Kırımlı

H.19 Abdülkadir torunu
Kadir Yılmazer
H.12 Tatar Maksut oğlu Mustafa torunlarından Uğur Çetinelli
H.24 Veli oğlu Mehmet Ali torunlarından Fahri Duymaz
 
1934 DOĞUMLU TATAR RIFAT OĞLU EMİN UYTUN’LA YAPILAN GÖRÜŞME METNİ
Görüşme Tarihi: 24.01.2008
Doğma büyüme Ertuğrul’dayım. Ertuğrul Mahallesi hane 38. Hacı Geldi biraderi Emin Çavuş’un oğlu Ömer’in oğluyum. Doğma büyüme Ertuğrul Mahalleliyim. Daha önceleri benim çocukluğumda Ertuğrul Mahallesi’ne ‘‘Tatar mahallesi” denirdi. Bildiğim kadarıyla Ertuğrul Mahallesi’nin ilk kurucuları rahmetli dedemgiller. Biz Kırım’ın pahitattı, yani başkenti “Bahçeşehir”denmişiz. Ruslar Kırım’ı işgal ettikten sonra bizimkinler, aynı köyde oturan 50 hane toplu olarak Rus zulmünden kaçmaya karar vermişler. Önce Sivastapol şehrine gelmişler. Bu olay eskilerin 93 Harbi olarak nitelediği 1876 – 77 Osmanlı Rus Savaşı’ndan hemen sonra olmuş. Babam ve amcamdan duyduğum kadarıyla Kırım Hanlığı hanlıkla yönetiliyormuş. Başta Giray Han varmış. Giray Han beş kardeşmiş. Rus Çarı Giray Han’ın diğer 4 kardeşini nasılsa kandırmış. 4 kardeşte ağabeylerine tazzik (baskı) yapıyorlar ve Osmanlı’dan ayrılıyorlar. Rus çarı Kırım’a gidiyor ve bunlara “Siz Osmanlı’ya ihanet ettiniz. Kendi neslinize ihanet ettiniz. Yarın bir gün bana da ihanet edersiniz!” demiş. Çar tutuyor, beşini de birden asarak idam ettiriyor. Bu olaydan sonra Kırım Türkleri iyice baskı altına alınıyor. Rahmetli dedemgil 50 hane aynı köyde birbirlerine uzaktan yakından akrabalar. Bir köy olduğu gibi Sivastapol’dan Niğbolu’ya geçiyorlar. Orda da diyorlar ki “biz gâvurdan kaçtık gâvura geldik”. Oradan bir daha toparlanıyorlar. Edirne Karaağaç’a geliyorlar. Edirne Karaağaç’ta bir sene ikamet ediyorlar. Bir yıl kaldıktan sonra orayı beğenmiyorlar. “Yine düşmana yakın ilk top ateşi bize gelecek” diyorlar. Oradan Tekirdağ Çorlu’ya geçiyorlar. Çorlu’da beş sene civarı kalıyorlar. Orda babamın amcası yani Hacıgeldi’nin küçüğüne yıldırım çarpıyor. Dedem kardeşinin ölümü üzerine “burası da bizi yaramaz” diyor. Demek ki dedemin sözü 50 hane’nin üzerinde geçiyormuş. Tekrar grup tası tarağı toplayarak İstanbul’a geçmişler İstanbul’da Osmanlı yöneticilerine “biz geldik göçmeniz ne yapacaksanız yapın!” demişler. Osmanlı yöneticileri bunların hepsini bir vapurla İzmir’e göndermişler. İzmir o zaman Aydın vilayetine bağlı bir mutasarrıflıkmış. İzmir iskân komisyonu bunları Bergama’ya iskân etmiş. Bergama’dan tekrar Dikili’ye vermişler. Dikili de bunlara Hane başına 40 dekar arazi veriliyor. 3 – 5 sene de Dikili’de kalmışlar. Deniz kıyısından da 3–5 dekar yer verilmiş, ancak orda sivrisineğin bol olması onları çok rahatsız ediyor. Tire’de Tatar’ın bol olduğunu duymuşlar. Biz diyorlar Tire’de o zamanlar maden de varmış. Kömür madeni. Biz diyorlar Tatar’ın bol olduğu Tire’ye gidelim. Hem kömür medeninde çalışırız geçimimizi sağlarız. Tekrar İzmir’e geliyorlar. Tekrar İzmir valisine çıkıyorlar. İzmir valisi bunlara bu günkü adı Güzelyalı olan o günkü adı Kokaryalı olan yere “gidin buraya iskân edin “diyor. Kokaryalı tarafı o gün için önü deniz diğer tarafı ise sazlıkmış. Vali diyor ki:” Gidin burada ne yaparsanız yapın. Kaçar dönüm (dekar) toprak alırsanız alın” demiş. O bölge boş olduğu için “kendi aranızda taksim edin, buraya yerleşin” demiş. Dedemler gidiyorlar araziye bakıyorlar. Kendi kendilerine diyorlar ki “denizden de düşman geldiğinde ilk topu bize atarlar”. Sonra diyorlar “yarın öbür gün çocuklar torunlar olacak denize düşer gider ölürler” diyorlar. Onlar kafaya koymuşlar Tire’yi gitmeyi. Tire’ye yolculuğa hazırlanıyorlar. İçlerinden Değirmen Dağı’na (bugünkü Yeşilyurt Devlet Hastanesi’nin olduğu yerler) çıkınca “biz diyorlar ileri gitmeyip burada kalacağız. Düşman gelse de gemileri görürüz dağlara kaçarız, bir şeyler olur” diyorlar. Beş hane orada kalıyor. Bizimkiler yola devam ediyor. Bizimkiler Tire’ye doğru giderken Torbalı Gurgur Dağı eteklerinde eski Bayındır yolu’nu takip ediyorlar. Eski Bayındır yolunda bu günkü Fetrek Çayı’na varmadan konak yapıyorlar. Orada konak yapıca ekmek aramaya gidiyorlar Hayvanlar ve arabaları orda koyup bir yerlere gidiyorlar. Sultan Hamit’in Çiftliği’ ne gidiyorlar. Çiftliğin bekçisi bunları orada konak yaptığı görüyor. Hemen kâhya olan Murat Bey’e haber veriyor”. Beyim diyor, böyle, böyle bir kafile geçiyor. Burada da insan yokmuş. Hani bir padişahın at binicileriyle seyisleri varmış 3–5 tane. Başka kimse yok. Murat Bey hemen atına biniyor, gidiyor. “Siz diyor nereye gidiyorsunuz?” Valla diyorlar biz nereye gidiyoruz bilmiyoruz, diyorlar kadınlar. Erkekleriniz nerede? İşte erzak almaya gittiler. İyi diyor erkeklerinize söyleyin beni görmeden giderseniz bu hayvanların yediği otu helal etmem diyor. Bunları sağarsanız sütleri helal etmem diyor. Öyle deyince erkekler akşam oluyor, geliyorlar. Navale bulup kadınlar anlatıyor. Sabahleyin uğruyorlar Murat Bey’in yanına. Murat Bey “nereye gidiyorsunuz siz?” onlar “Biz Tire’ye gidiyoruz”
‒ Ne yapacaksınız?
‒ İşte orda maden varmış, çalışacağım, şu olacak, bu olacak …
‒ Ben size bak şey versem, öküzlerimin çoğu yaşlanmış çoğu şey olmuş, öküz versem çift versem, tarla versem, tohum versem, size burada ekseniz biçseniz, kalsanız çıkardığınız mahsulü ne kadar tohum verdim alacağım. Geriye ne kadar yiyecek buğday vereceğim, onu da alacağım, kalanını parayla satın alacağım sizden. Olur mu? diyor.
‒ Biz bir düşünelim, diyor.

Oturuyorlar ertesi gün meclis karar veriyor. Kalalım mı? Kalalım. İlk yerleşim yeri Bayındır – Torbalı tren yolu’nun başı. Tren yolu mezarlığa dönüşü var ya. Şimdiki Muşluların evleri var orada. İlk yerleşim yeri Tepeköy, Tatarların yerleşim yeri orası. Oturuyorlar orada evleri yapıyorlar. Ondan sonra birkaç zaman geçiyor Fetrek Çayı taşıyor. Bunların evlerini su basıyor. Geliyorlar Murat Bey’e. Evimizi su bastı. Tamam, diyor. Merkeze alıyım sizi. Bu şubenin olduğu yer (Torbalı eski askerlik şube binası) Mahsul Ofisi. Murat Bey Ertuğrul Mahallesi’nin planını çiziyor. Herkese birer ev yeri veriyor.45 haneye bu şekilde burada kalıyorlar. Yani babamdan duyduğum, amcamdan duyduğum bunlar benim. Babam’ın adı Rıfat Tatar. Rıfat 74 yaşında vefat etti. Babam 1284 doğumlu, 1974’te vefat etti. Dedem burada evlenmiş. Emin Çavuş burada evlenmiş. Bu Tatarların hepsi aynıdır. Farklılara Nogay deriz. Bu gelenlerin içinde Nogay yok, sonradan gelenlerde var. Nogaylar. Cafer Akay bunlar. 1936’da mı ne geldiler buraya. Biz ilk gelenlerdeniz. Biz ikiye ayrılıyoruz. Ana tarafım Kırım, baba tarafım Şolgar. Tatarlar da 3-4 çeşit. Babamgiller Şongar. Nenemgiller Kırım gibi. Çocukken biz Tatarca konuşuyorduk. Şu anda bitti. Şimdi bizim Ankara’da akrabalarımız var. 1 hafta kaldık mı dil kırılmaya başlıyor. 15 gün kaldık mı karşılıklı konuşuyoruz. Sonra buraya geliyoruz. Yine bitiyor. Benim 4 çocuğum var. Tatarca bilmez.
Not: Bu görüşme 24 Ocak 2008 tarihinde 1934 doğumlu Emin Uytun’un Tepeköy Mahallesi, Torbalı-İzmir adresindeki evinde yapılmıştır.
 
[1] Necat Çetin, “Osmanlı Dönemi Torbalı ve Köylerinde Bulunan Cami Kitabeleri” , Torbalı Hilal Gazetesi, 12 Haziran 2002.s.3, Necat Çetin, “2. Abdülhamit Dönemi Osmanlı Cami Kitabeleri–2”, Torbalı Hilal Gazetesi, 19 Haziran 2002, s.3.

TAVSİYELER

Edaye Yartubaşeva’yı kaybettik

Emel Kırım Vakfı Yönetim Kurulu üyemiz, Emel Dergimizin editörü Bülent Tanatar arkadaşımızın sevgili eşi Lila …