Yeniden Çıkarken

Romanya’nın Pazarcık şehrinde, yürekleri millî duygular ve kafaları millî kaygular ile dolu, 10 genç Kırımlı, 1 Ocak 1930 tarihinde EMEL mecmuasının ilk sayısını çıkarmışlardı. İlk sözde maksat, şu cümlelerle belirtilmişti :

“Millet, şahsî dedikodulardan, istikametsiz ve hedefsiz yaşamaktan bıkmış, kendisine gaye ve fikir yolunda yürümek için bir ışık aramak ve bulmak ihtiyacını duymuştur.

“Yüce Türk Milletinin yalnız lehçe itibariyle türlü kabile adları altında yaşayan grupları arasında tam bir fikir ve emel birliği doğurarak bütün Türkçülük yapmaya çalışmak; dünyanın muhtelif memleketlerine yayılarak yüksek dağların arkasında, uzun ve geniş suların kıyılarında, çelik süngü sınırların ortasında sarılı kalan milletdaşlarımızın kalpleri ve ruhları ile kalplerimiz ve ruhlarımız arasında sıkı bir bağlantı kurulmasına uğraşmaktır.”

Bu sözler, o zaman, Dobruca dışında yaşayan kardeşlerimizle ilgili idi. Bunlardan başka Dobruca’da yaşayan kardeşlerimize ait sözler de vardı.

Merhum Cafer Seydahmet Kırımer, Avrupa’da Kırım Millî davasını savunmakla meşgulken EMEL’in ilk nüshasını okuyarak çok memnun olmuş ve sevincini şu cümlelerle ifade etmişti :

“On senedir Kırım öksüzlüğü ile yanan bağrıma EMEL, serin ve tatlı bir sevinç, serpti. On senedir Kırım’dan gelen acı ve kara haberler karşısında müthiş azap ve ıztırab ile çırpınan ruhumu EMEL sadık bir dost eli ile okşadı.

“On senedir Kırım gençliğinin milli davamız yolunda ölüm önünde titremeden Sibirya’da, Solofki’de, çekalarda, canla başla yazdıkları tarihimizin en yüksek ve mukaddes destanı beni ne kadar iman ve aynı zamanda ne kadar elemle sarsıyordu. EMEL bu büyük emel kurbanlarının ilahi ruhlarından ne candan teselli ve ne kadar kuvvetli ümid getirdi…

“İşte bu devirde EMEL de bu büyük vazifeye yardımcı olarak Türk fikir dünyasında doğdu. Mübarek ecdadımızın da kaniyle yoğrulmuş Dobruca’nın münbit topraklarında Türk’ün yalnız kolunun değil, dimağının da arayacağı, işleyeceği hazineler çoktur. Orada, tarihimizin, harsımızın ilim gözü ile işlenmesi elzemdir.

“Dobruca, coğrafî vaziyetiyle, Kırım’ı karşısında selamlayan yakın bir nokta ise, tarihi ile bilhassa ona bağlıdır. Buradaki halkımızın içtimaî hayatı da Kırım’dakinin aynıdır. Gençliğimizin ilmî faaliyetlerini, Kırım’ın bu kara günlerinde ümitli bir yardım diye görüyoruz ve EMEL’in büyük emelimizdeki muvaffakiyetini candan diliyoruz.”

Merhum Cafer beyin bu yazısı EMEL için kesin bir vazife ve açık bir hedef tayin etmişti : Kırım’ın kurtuluş davasının organı olmak.

EMEL bu vazifesini 15 Temmuz ve 1 Ağustos 1930 tarihli 14 ve 15 sayılı nüshalarında şu cümlelerle ilan etti :

“Alelûmum Türklüğün siyasî ve harsî meselelerine sahifelerini açmış olan EMEL’in bundan böyle bilhassa Kırım İstiklal Davası’nın müdafaasiyle Kırım Türkleri içtimaiyat ve harslarına dair neşriyata ehemmiyet vereceğini kayda lüzum gördük.

“Azerbaycanlı, Şimali Kafkasyalı, Türkistanlı, Kazanlı kardeşlerimizin neşretmekte oldukları pek kıymetli mecmualarda, Paris’te çıkarılmakta olan ; PROMETE mecmuasında bugüne kadar Kırım davasına gösterilen alakayı EMEL pek büyük ve pek samimi minnetdarlık hissiyle yad etmeyi vazifesi bilir.

“EMEL, Türklüğün selamet ve muvaffakiyeti için çalışan bütün arkadaşlarına candan başarı diler ve cümlesinin bundan böyle de tarihî vazifemizin ifasında müttehit bir cephede saffet ve samimiyetle el ele vererek yürümelerini ve birbirlerini tamamlamalarını temenni eyler.”

EMEL, bu ilandan sonraki sayılarında Kırım Türklerinin lideri merhum Cafer Kırımer’in Kırım İstiklal Davası’nın esaslarını ve sebeplerini izah eden birçok değerli yazılarını neşretmiş, bu dava hakkında geniş bilgi vermiştir.

EMEL, merhum C. Kırımer’in yazılarından başka, mecmuanın onbir yıl mes’ul müdürlüğünü ve imtiyaz sahibliğini üzerine almış olan Avukat Müstecib Ülküsal’ın siyasî ve içtimaî birçok yazılarını ihtiva etmiş; Dobruca’daki halkımızın ve bilhassa gençliğimizin millî teşkilat etrafında birleşmesini sağlamaya çalışmış; Dobruca Türk Hars Cemiyetleri’nin kurulmalarında büyük ve önemli rol oynamıştır.

EMEL bu iki esaslı yazarından başka, Türkiye’li, Dobruca’lı birçok Türkçü münevverlerimizin yazılarını, şiirlerini basmıştır.

EMEL, ilmî, edebî, içtimaî, iktisadî ve siyasî yazılardan başka, Kırım lehçesiyle yazılmış şiirler, çınlar, ata sözleri ve halk türkülerini de toplayıp çıkarmıştır.

EMEL, müstakil veya mahkum bütün Türk aleminde ve bahusus Kırım’da cereyan eden hadiselerle ilgilenerek bunlar hakkında okuyucularına bilgi vermeye çalışmış; kardeş ülkelerin çıkardıkları millî mecmua ve neşriyattan parçalar yayımlamak suretiyle aradaki kültür ve gaye birliğini kuvvetlendirmeye ve yaymaya gayret etmiş, Rus ve Çin mahkumu milletlerin neşriyatını takib ederek onlarla dert ve fikir ortaklığı yapmış; hürriyet ve adalet tarafdarları, Türk dostları, ecnebi matbuat ve şahıslarla münasebet kurarak bunların da manevî yardımlarını sağlamaya cehd etmiştir.

EMEL, Kırım Türklerinin kurtuluş ve istiklal davalarını azamî derecede neşr ve müdafaa etmeyi; mahkum Türk ülkelerinin istiklal hareket ve faaliyetlerinin yardımcısı olmayı; Atatürk İnkılablarını benimseyerek Kırım Türkleri arasında yayıp kökleştirmeyi; bütün Türklerin Türkçülük ideali etrafında birleşip aralarında her türlü fırtınaya karşı koyabilen bir kardeş dayanışma ve yardımlaşma cebhesi kurmayı; Rus ve Çin mahkumu milletlerle bir blok halinde çalışmayı hareket ve faaliyet hatlarının ana temelleri bilmiş ve bundan asla ayrılmamıştır.

EMEL, iki sene müddetle 20 x 30 cm. eb’adında ve onbeş günde bir çıkmıştır. İlk nüshaları bazan 8 ve bazan de 12 sahife olarak basılmıştır. Dinî ve millî bayramlar münasebetiyle olağanüstü sayılar da çıkarılmıştır, (x)

EMEL tam onbir yıl çıkmış, bu müddet içinde başlıca 355 siyasî, ilmî ve tarihî makale; 120 şiir ve 56 hikaye neşredilmiştir. EMEL matbaasında, ayrıca, tarihî, siyasî eserler; şiir kitabları; broşürler basılıp çıkarılmıştır.

EMEL mecmuası, 11 ciltlik ve 5000 (beşbin) sahifelik kolleksiyonu ile Kırım istiklal Davası ve Türkçülük mefkuresi yolunda, 1930 -1941 yılları arasında, yapılmış millî hareket ve faaliyetlerin esaslı ve güvenilir kaynaklarından biri olmuştur.

EMEL, 1941 yılında İkinci Dünya Savaşının Romanya’ya sirayeti sebebiyle, neşriyatını durdurmak zorunda kalmış; bütün hurufatını, 1942 yılında, muvakkaten kurtulmuş KIRIM’da çıkmaya başlayan (AZAT Kırım) gazetesine göndermiş idi.

EMEL, bugün, Türklüğün kâbesi ve sığınağı sayılan Türkiye Cumhuriyeti’nin şanlı ve kahraman ordusunun yarattığı 27 Mayıs inkılâbının mes’ut atmosferi içinde aynı ruhla yeniden çıkmağa başlarken AZİZ MİLLETİ’nden umduğu maddî ve manevî yardımı göreceğini ümit eder.

EMEL


(x) 1932 Ocak ayından itibaren ayda bir defa 40 sahife olarak intişar etmiştir.


Emel Dergisi, Sayı:1, Kasım 1960. Sf.1

TAVSİYELER

CENGİZ DAĞCI, İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİNDE ANILDI

Cengiz Dağcı, doğumunun 100. yılı vesilesiyle İstanbul Kültür Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü tarafından …