KIRIMOĞLU: “KIRIM’IN KURTULUŞU HAKKINDA KONUŞMALIYIZ!

Çeviren : Melek MAKSUDOĞLU.

*

 

UA: Sizce, Kırım’ın Rusya tarafından işgal edilmesine ne izin verdi ve Kırım’da halkın bir kısmı tarafından Rusya neden desteklendi?

Kırımoğlu: Rusya bu işgale uzun bir zamandır hazırlanıyordu. Moskova, Ukrayna’dan toprak talebi olmadığını söyleyip, Kırım’a karşı provokatör ve saldırgan niyetini inkarını devamlı sürdürüken bile, Ukrayna’nın bağımsızlığını ilan ettiği yıllardan beri Kırım’da Rus taraftarı güçleri sürekli destekledi. Rusya propagandasının ana hedefi Kırım Tatarları ve onların temsil organı olan Meclis’tir. Kırım Tatarlarını ve Meclisimizi, Kırım’ı  “Ukrayna’nın Çeçenistanı” ya da “Ukrayna’nın Kosovası” yapmaya muktedir, Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne bir tehdit, aşırıcı ve radikal olarak resmettiler. Temel olarak Rus taraftarından ve hatta Rus özel servisinin ajanlarından oluşan Kırım Otonomisi’nin liderleri bu yaklaşımdan yanaydı. Kiev’deki bazı yüksek devlet görevlileri de Kırım Tatarları hakkında hâlâ bu düşüncelere sahipler. Kiev’de hiçbir zaman sistematik, düzenli bir şekilde Kırım politikası olmadı, hiçbir zaman yaklaşan tehlikenin tüm boyutu anlaşılmadı. Kiev, bizim hiçbir uyarımızı ve endişelerimizi ciddiye almadı. Cumhurbaşkanı Yanukoviç zamanında Kırım Tatarlarına ve Meclis’e karşı Kiev’in tutumu Moskova’nın tutumundan farksızdı.

2011 yılı sonbaharında Ukrayna Güvenlik Servisi’nin Kırım bürosu tarafından “analitik bir rapor” yayınlandığını çok iyi hatırlıyorum. Bu raporda, Meclis’in Karadeniz Donanması Antlaşması’nın kınanmasını talep edip, bu antlaşmanın Rusya ve Ukrayna arasındaki “kardeşlik bağlarını” bozduğunu, Rusya’nın Kırım’a karşı saldırgan niyetinin göstergesi olduğunu belirttiği yazılıydı.

Kırım nüfusunun % 60’ı Rus kökenli olduğuna göre Kırımda yaşayan halkın Rusya yanlısı bir tutum sergilemesi anlaşılır bir durum. Bu Rus kökenli halkın çoğunluğu İkinci Dünya Savaşı sonrası Rusya’nın içerisinden getirilip, sürgüne gönderilen Kırım Tatarlarının evlerine ve topraklarına yerleştirilen göçmenlerin torunlarıdır. Bu sebeple bu insanların büyük bir çoğunluğu, Rusya’nın yaptığı Kırım Tatarları vatanlarına dönerek evlerini, topraklarını geri alarak Ukrayna’dan ayrılacak veya aynı dine sahip oldukları Türkiye’ye bağlanacak propagandasına inanmışlardır.

Aynı zamanda bu yerli halkta, aşırı milliyetçilerin ve Banderacıların (Ukrayna aşırı milliyetçileri) Batı Ukrayna’dan akın ederek Rusları yerlerinden edeceği korkusu yaratılmıştı. Fakat en çok, özerk cumhuriyetin yolsuzluklara batmış hükümeti korkuyordu. Bu hükümet, halkın parasıyla yerli haydutları trenlerle Kiev’de Yanukoviç’e karşı mücadele veren insanlarla dövüşmek için göndermekten sorumlu tutulmaktan çekiniyorlardı.

Bölgedeki halkın % 23-25’i etnik Ukraindir. Fakat bu Ukrainler büyük bir ölçüde millî kimliğini, kültürünü ve kendi dilini unutarak Ruslaşmıştır. Kiev’deki yetkililer, onların Ukrain kimliğini canlandırmak için hiçbir adım atmamışlardır. Mesela, Kırım’daki 950 orta derece okul arasında sadece 7’si Ukrainceyi öğretim dili olarak kullanıyor ki bu % 1’ den az demektir.

Fakat, bu Kırım nüfusunun büyük bir çoğunluğunun yarımadanın işgal ve ilhakını kabul ettiği anlamına gelmez. Bizim güvenilir kaynaklardan da aldığımız bilgilere göre, 16 Mart 2014 sözde referandumuna % 83’e yakın bir katılım olmamıştır. Kırım Tatarları boykot etmiş ve katılım sadece % 32,4 civarında kalmıştır

 

UA- Kırım’ın tekrar kazanılması mümkün mü? Yoksa yeni bir statü mü söz konusu?

Kırımoğlu - Benim kanımca, tekrar kazanılıp kazanılmamasından çok işgalden kurtulması konuşulmalı. Daha sonra, geçmişte yapılan hataların düzeltilmesi için çalışmaların başlaması kesinlikle elzemdir. Muhtemelen, işgalden kurtulduktan sonra, Kırım halkının yapısı, duruşu zamanımızdan çok farklı olacaktır. Aktif bölücüler, işbirlikçiler, halkımızın düzenini bozarak onların haklarını ihlal etmekten sorumlu olan yetkililer, binlerce FSB görevlileri ve onların binlerce yardımcıları Kırım’ı terk edecek. 7-8 bin Rus askeri geri çekilecek. Kırım’ın işgalinden sonra getirilen binlerce insan Ukrayna vatandaşlığı alamadan Kırım’dan ayrılacak. Onun yerine işgal sebebiyle Kırım’dan çıkmak zorunda kalan binlerce insan geri dönecek. Kırım’ın durumu ekonomik olarak özellikle turizm bakımından aniden çok iyiye doğru değişecek.

Ukrayna anakarası ile ekonomik bağların hızla düzeleceği kesindir. Yaptırımlar kalkacak ve kayda değer yatırımlar beklenecek ve bütün bu gelişmeler yaşam kalitesini yükseltecektir.

Kırım’ın statüsü uluslararası kurallara göre, yerli halkın kendi kaderini belirleme ve yönetme hakkına sahip olması şeklinde düzenlenecek. Ben eminim ki Ukrayna halkı, Kırım’da millî-mülkî (national-territorial) özerkliği gürültü patıttısız bir şekilde yeniden ihdas etme olgunluğunu gösterecektir.

 

UA- Kırım’da Kırım Tatarları için Ukrayna Anayasası’na millî özerklik getirmek yoluyla ne elde edilebilir?

Kırımoğlu - Esasında biz Kırım’da, İkinci Dünya Savaşı’nda Bolşevikler tarafından Kırım Tatar ve diğer halkların sürülmesinden önce var olan millî-mülkî özerkliğin daha demokratik bir yapıda restore edilmesinden söz ediyoruz. Biz bu özerkliğin adı “Kırım Tatar” olsun diye dayatmıyoruz. Önemli olan, özerkliğin içeriği, başlığı değil. Özerkliğin anayasasında mutlaka yerli halkın temel haklarının korunmasına ilişkin maddeler yer almalı. Ayrıca, Kırım topraklarında yerli dilin resmî dil olarak kullanılması garanti altına alınmalı ve yerli halkın tüm temsil güçlerinde ve yürütme organlarında yer almasına imkân verecek gerekli mekanizmalar sağlanmalıdır.

Biz sadece yerli halkın temel haklarının kendi topraklarında korunmasını dile getiriyoruz, ötekilerin üzerine dikta kurmasını değil. Yapılan görüşmelerde bazıları için otonomide birinci veya ikinci sınıf vatandaşlıklardan bahsetmek için kesinlikle hiçbir sebep yok.

 

UA - Uluslararasında Kırım’ın kabul edilmeyen işgali ve Rusya’ya karşı yaptırımlar çok fazla konuşuluyor. Uluslararası organizasyonların Kırım Tatarlarının haklarına yapılan saldırılara karşı tepkisi nedir? Ve bu konu hakkında neler yapılmakta?

Kırımoğlu - Kırım’da insan haklarına, özellikle Kırım Tatarlarına karşı saldırı hem sıklaştı ve hem de şiddetini daha fazla arttırdı. Yeni Kırım yetkili makamları Kırım Tatar Millî Meclisini -yerli halk tarafından demokratik olarak seçilen, temsil eden bir kurum- “aşırıcı örgüt olarak ilan etmekle birlikte Kırım’ın işgalden kurtuluş meselesini önemli ölçüde ön plana çekti. Mesela, 18 Mart 2016’da New York’taki Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde bulunan 24 temsilciden çoğu, Kırım’ın işgalinden duyulan rahatsızlığı ve bir an önce kurtuluşu için gerekli adımların atılması gerektiğini dile getirdi. Ukrayna diplomasisi ve Cumhurbaşkanı bu konuyla ilgili ileriye dönük çabalarına ağırlık vermiştir.

Batı’da Rusya’ya karşı yaptırımların zayıflatılması ve hatta kaldırılması taraftarı olanların da varlığı biliniyor. Bu sesler özellikle Rusya’da iş yapan taraflardan geliyor. Neyse ki bunlar belirleyici güç değiller.

Birçok Asya ve Afrika ülkesine anlatabilmek için çok büyük bir bilgilendirme çalışması gerekiyor. 27 Mart 2014’te Birleşmiş Milletler Genel Kurul toplantısında Kırım “referandumu”nun tanınmamasını ve işgal altındaki toprakların özgürleştirilmesini talep eden karara ilişkin oylamaya katılmayan veya katılıp çekimser oy kullanan 82 ülkenin çok büyük kısmı Asya ve Afrika ülkeriydi. Bazıları “size saldırmadığı müddetçe hayduda dokunmamak daha iyi” derken diğerleri ekonomik hesaplarını, hukukî ya da ahlakî düşüncelerden daha çok dikkate aldı. Dahası, birçok ülke Rus propagandasından etkilenerek “Kırım halkı” gönüllü olarak Rusya’ya katıldı çünkü Ukrayna’nın aşırı milliyetçileri Rus etnik kökenlileri yok edecekti ve bu sebeple Rusya’nın (işgalden) başka bir seçeneği yoktu diyorlar. Eğer o ülkelerde yayınlanan Ukrayna ve Kırım hakkındaki yayınlara bakılacak olunursa Rusya’nın tekrarlayıp durduğu klişe propaganda görülecektir. Bu yönde attığımız adımlardan biri değişik uluslararası forumlara katılmaktır, 14-15 Nisan 2016’da Ankara’da 55 Müslüman devletin katıldığı zirveye dahil olmak gibi.

 

UA - Bir Dünya Kırım Tatar Kongresi kurulması ne anlama gelmektedir?

Kırımoğlu - İlk defa Dünya Kırım Tatar Kongresi’ni Akmescit’te Mayıs 2009’ta topladık ve 12 ülkeden 160’dan fazla Kırım Tatar organizasyonlarından katılım oldu. Ana amacımız tarihî anavatanda halkın sorunlarını çözmede diasporamızın çabalarını ortak etmek, pekiştirmek ve vatandaşlarla bağları güçlendirerek kendi ulusal kimliğimizi korumaktı.

İkinci Kongre Ağustos 2015’te Ankara’da toplandı. 14 ülkeden 200 organizasyondan 430 delegenin katılımı oldu. Kırım’daki işgalci kuvvetler Kırım Tatar Millî Meclisi üyelerinin ve Millî Hareket kahramanlarının Ankara’ya Kurultaya katılımını engellemek için tedbirler aldı. Fakat 30 kadar delegemiz Kırım’dan Kongre’ye katılmak için Ankara’ya gidebildi. Anahtar konu elbette, Kırım’ın işgali ve diasporanın atacağı ileriye yönelik adımlardı. Kırım Tatar Millî Meclisi Başkanı Refat Çubarov Kongre başkanı olarak seçildi. Bu Dünya Kırım Tatarları Kongresi ve Meclis aktivelerini kordine etme bakımından gerekliydi. Özellikle Meclis’in faaliyetleri işgalci kuvvetler tarafından çok zarara uğratıldı, baltalandı.



* Ukrayna Parlamentosu Milletvekili ve Kırım Türklerinin millî yolbaşçısı, Mustafa A. Kırımoğlu ile yapılan bu röportaj İngilizce olarak yayınlanan UA: Ukraine Analytica dergisinden tercüme edilmiştir. Röportajın İngilizcesi için bkz; http://ukraine-analytica.org/1193-2/

 


Emel 254/257. Sayfa 17-21.


Sayı : 254 | Ocak-Aralık (2016)
02.04.2018 01:06:19 - 286

Özet

Ukrayna Parlamentosu Milletvekili ve Kırım Türklerinin millî yolbaşçısı, Mustafa A. Kırımoğlu ile yapılan bu röportaj İngilizce olarak yayınlanan UA: Ukraine Analytica dergisinden tercüme edilmiştir.

Anahtar Kelimeler

İlgili Bölümler