5 Eylül 1967 Tarihli Af Kararnamesinin Mahiyeti

İkinci Dünya Savaşının sonlarına doğru Almanların Kırım’dan çekilmesini müteakip Bolşevikler 10 – 25/4/1944 tarihleri arasında bu toprakları yeniden işgal etmişti. Bu işgalle beraber Bolşevik Orduları Kırım Türklerine karşı amansız bir imha siyaseti de tatbik etmişti. İmha tatbikatının başarılı olması için Bolşevik Ordusu mensupları 2 ay Türk ehaliye karşı yağma, tecavüz ve işkence hareketlerinde serbest bırakılmıştı. Bu müddet zarfında binlerce insan Almanlarla iş birliği yaptığı bahanesiyle öldürülmüştü.
 
[ihc-hide-content ihc_mb_type=”show” ihc_mb_who=”2,3″ ihc_mb_template=”1″ ]
Bu insanlık dışı tecavüzlerin hemen arkasından, haziran ayında Kırım’a sevkedilen N. K. V. D. Birlikleri kitle halinde tevkiflere başlamış ve toplanan insanlar yük vagonlarına doldurulup üzerleri mühürlendiktan sonra meçhul yerlere gönderilmişlerdi.
 
Moskova idarecilerinin bu hareketinden hiç kimse kurtulamamıştı. Çocuklar, ihtiyarlar hatta Alınanlara karşı partizan olarak savaşmış olan yerli komünistler dahi bu tevkif ve sürgüne maruz bırakılmıştı. Türk unsurlarından boşaltılan Kırım’a ise Breslav, Kursuk, Penza ve Rostof eyaletlerinden getirilen Rus göçmenler yerleştirilmişti.
 
Moskova’nın Kırım Türklerini tamamen imha ve Kırım’da Türk bırakmama gayesinin bu şekilde tahakkukundan sonra, 4/3/1945 günü Rusya Sovyet Fedaratif Sosyalist Cumhuriyeti Yüksek Şurasının kabul ettiği hususî bir kararname ile Muhtar Kırım Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti ortadan kaldırılmış, Kırım bir eyalet haline getirilmişti. Bu işler o kadar ânî ve gizli yapılmıştır ki kararname ancak 25/6/1946 tarihinde yayınlanabilmişti.
 
Moskovalı idarecilerin Kırım’ı Rus Sovyet Sosyalist Cumhuriyetine bağlı bir eyalet haline getirmelerinden 8 yıl sonra, hangi plân ve düşüncenin tesiri altında alındığı anlaşılamıyan 27/2/1954 tarihli Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği Yüksek Şurasının Riyaset Divanı kararı ile, Kırım bu defa Toprak, ekonomik ve kültürel bağları bulunduğu mucip sebebiyle Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyetine bağlanmıştır.
 
Merhametsizce tatbik edilen bu kararlar, Kırım Türklerinin pek çoğunun haksız, insafsız şekilde yok olmasını, sağ kalanların da iklim, muhit, yaşama şartları bakımından intibak etmeleri müşkül yerlere her türlü vatandaşlık haklarından mahrum olarak sürgün edilmeleri tam manasiyle bir JENOSİT hareketi idi.
 
Bir milletin top yekûn yok edilmesine matuf bu siyaset, bu JENOSİT insanlık tarihinde simsiyah bir leke, dünya umumî efkârı önünde yüz kızartıcı bir yara, fırsat buldukça mazlûm ve geri kalmış milletlerin hâmisi kisvesi altında Rus emperyalizmini yayan ve yalnız Rus milletine yaşama ve tahakküm hakkı tanıyan Moskovalı idarecilerin yüzüne çarpan bir facia olarak durmakta devam etmiştir.
 
Bu facianın, Rus emperyalist emellerinin tahakkukunda, başka milletleri nüfuzları altına alma gayelerinin başarıya ulaşmasında, demokrasi, hürriyet, sosyal adalet, insan hakları, milletlerin iş işlerine karışmama ve bağımsızlık gibi istifade ettikleri mefhumların yanında ders ve ibret alınacak varlığı bir tezat teşkil etmekte idi. Bu tezadın şeklen olsun zihinlerden silinmesi ve unutturulması için, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği Yüksek Şûrası, tam metni evvelki sahifede görülen. 5 Eylül 1967 tarihli bir af kararı çıkarmıştır.
 
S. S.C. B. Yüksek Sovyet Riyaseti Başkanı N. Podgorni’nin imzasını taşıyan bu kararname şunları resmen kabul ve ilân etmektedir.
 
1 — Kırım Türklerinin bir kısmı Nazilerle iş birliği yapmıştır, tamamı yapmamıştır.
 
2 — Kırım Türklerinin bir kısmının Nazilerle iş birliği yapma suçu haksız yere bütün Kırım Türklerine teşmil edilmiştir.
 
3 — Nazilerle iş birliği yapma suçunun cezası çocuklara ve 1944 den sonra doğan gençlere de bu güne kadar (24 yıldan beri) çektirilmiştir.
 
4 — Özbekistan ve diğer Sosyet Cumhuriyetlerinde yerleşen Kırım Türkleri Sovyet vatandaşlarının mazhar oldukları her türlü sosyal ve siyasî haklardan bu güne kadar (24 yıldan beri) faydalanamamışlardır.
 
5— Radyoda yayın yapamamaktadırlar.
 
6 — Kırım Türklerinden olan Sovyet vatandaşları (kararnameye göre Kırım’da yaşamış olan Sovyet vatandaşları?) ve aileleri diğer Sovyetler Birliği vatandaşları gibi, iş ve pasaport rejimleri hususlarında yürürlükte olan kanunlar gereğince Sovyetler Birliğinin bütün bölgelerinde çalışma ve yerleşme haklarından 24 yıldan beri faydalanamamaktadırlar. Yani bir sürgün hayatı yaşamaktadırlar.
 
Kararnamenin kabul ve teyit ettiği facia nedir? Facia, ırk, kültür ve din bakımından Rus milletinden ayrı bir millet olan Kırım Türklerinin, tamamen yok edilmek maksadiyle yurtlarından top yekûn sürülmesi, medenî, siyasî ve insan haklarından mahrum edilmesi, dağılıp kaybolmalarını temin edecek tedbirler alınmış olmasıdır. Buna insanlık tarihinde ve hukuk diline JENOSİT (Top yekûn imha) denilmektedir. Kararname 1944 yılında tatbik edilen Jenositi itiraf etmiş bulunmaktadır.
 
Kararnamenin getirdiği affın mucip sebebi; (bir kısım Kırım Türkünün Almanlarla iş birliği yapma suçu, 1944 yılında bütün Kırım Türklerine teşmil edilen haksız bir suç sayılmasıdır.)
 
Kararnamenin ifadesine göre : (Kırım’da yaşamış Tatar halkına mensup vatandaşların tümüne birden yükletilen bu suçun topluluk ve bilhassa sosyal ve siyasî hayata yeni katılan gençlik üzerinden kaldırılması) gerekmiştir. Bununla 24 yıl evvel yapılan haksızlığın güya giderilmesine çalışılmaktadır.
 
Topluluk tarafından işlendiği evvelce ileri sürülen ve bu gün haksız olarak topluluğa isnat edildiği kabul edilen suç, topluluk üzerinden kaldırılmaktadır. Fakat bu mesnetsiz suç dolayisiyle topluluğa verilen cezalar bu gün maalesef devam etmektedir. Bu cezalar şunlardır :
 
1 — Topluluğun Kırım’da Muhtar Kırım Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti vardı. Bu Muhtar Cumhuriyet bugün haksızlığı itiraf edilen suç dolayisiyle ortadan kaldırılmıştı.
2 — Topluluk Kırım’da yaşamakta idi. Kırım onların öz vatanı ve toprağı idi. Kitle halinde bu topraklardan devlet kuvvetiyle ve vasıtalariyle sürülmüşlerdi.
3 — Topluluğun Kırım’da kendi kültür eserleri, sosyal müesseseleri, az da olsa Sovyet kanunlarının bahsettiği miktarda şahsî mülkleri vardı. Bunların hepsi ellerinden alınmış, kapatılmış, yine devlet gücü ile ve vasıtalariyle getirilen yabancılara teslim edilmişti.
 
Af kararnamesi, işlenen bir hatanın samimî olarak düzeltilmesine, yapılan haksızlığın giderilmesine matuf ise, haksız yere lağvedilen Kırım Muhtar Cumhuriyetinin yeniden kurulması, haksız yere devlet kuvveti ve vasıtalariyle yurtlarından sürülen halkın, yine devlet kuvveti ve vasıtalariyle yerlerine İadeleri, haksız yere kapatılan kültür ve sosyal müesseselerinin yine devlet kuvveti ile açılmaları haksız yere Kırım’a iskân edilen yabancıların devlet kuvveti ve vasıtalariyle yerlerine iadeleri gerekirdi. Tarih, bu haksız cezalar kaldırılmadığı müddetçe, Moskova idarelerinin JENOSİTİ halâ tatbik ettikleri hükmünü vermekte devam edecek ve çıkarılan af kararnamesinin yalan ve yeni imha tedbirlerinin bir başlangıcı olduğunu gösterecektir.
[/ihc-hide-content]

Emel 47. Sf.4-6
 

Bakınız

18  MAYIS 1944 KIRIM SÜRGÜNÜ -2014 RUSYA İŞGALİ VE ZULÜMLERİ

                      BİLDİRİ          …