GÜNÜMÜZDE İNSANLIK DIŞI VE ONUR KIRICI MUAMELEYE YER OLMAMALI!

Kırımtatar Milli Hareketi, Kırım sosyal aktivistleri ve kayıtsız vatandaşlar katılımcılar grubun Uluslararası İnsan Hakları Günü ile ilgili olarak beyanı

73 yıl önce, 10 Aralık’ta Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni kabul etti. Bugün için bu dünya topluluk tarafından tanınan belki de çağın en önemli, uygarlık ve insani belgesidir. 

1948 yılına kadar ve sonrasında sadece temel insan haklarına saygı duyulmayan, aynı zamanda kendi vatandaşlarına karşı benzersiz kitlesel baskı, işkence ve zorbalığa da devam eden  SSCB’deki Sovyet rejiminin verdiği desteği ikiyüzlülüğün üst perdesiydi.

 Kırımtatar halkı, ölçeği ve feci olmasına göre görülmemiş baskıların kurbanı oldu. Evrensel Beyannamenin kabul edilmesinden ancak 41 yıl sonra, Kırımtatar halkına karşı yapılan şiddet eylemlerinin onlarca yıldır yasadışı ve suçlu olduğu söylenmiştir. Bununla birlikte, Kırımtatar halkının topluluk haklarını – onun tüzel kişiliğini geri kazandıracak örgütsel ve politik müdahaleler yasal olarak yapılmamıştır ve düzenlenmemiştir. 

Grup haklarını görmezden gelmek bireysel haklar alanına da yayıldı. Reklamı yapılmayan kısıtlamalar, her yerde anadilini kullanma hakkı, tarihi toponiminin bu toprakların dili olarak iadesi, zorla reddedilen kökenlere, orijinal kültüre, zihniyete, kimliğe vb. dönüşüyle ilgili insan hayatının bu alanlarına değindi.

Uluslararası yasalara aykırı olarak ortaya çıkan 2014 olayları bu sorunları daha da gerginleştirdi. Onlara, Kırımtatar halkı için kutsal olan 18 Mayıs’taki yas mitingi de dahil olmak üzere halka açık etkinliklerin düzenlenmesine ilişkin gerçek bir yasak eklendi. 

Mahkeme davalarının imalatı yoluyla dini gerekçelerle kaçırılma ve takip gerçekleri, sınır dışı edilmiş kamp sürelerinin uygulanmasına ilişkin cezalar, sadece 1948. yılın BM Evrensel Beyannamesi’ne değil, aynı zamanda Rusya Federasyonu’nun Anayasasına da gerçek bir meydan okumayı arz etmektedir. Rus hapishanelerinde tutulan vicdan sahibi Kırım mahkumlarının sayısı yüz kişiye yaklaşıyor.

3-4 Eylül 2021’de Kırım’ın güvenlik güçleri milli faaliyet adamı Nariman Celalov’u ve sosyal aktivistleri Asan ve Aziz Ahtemov kardeşlerini kaçırdılar. Onlara karşı bir buçuk gün boyunca gizli, avukatların katılımı olmadan, zorla itiraf etmek için soruşturma eylemleri yapıldı. 

Uluslararası İnsan Hakları Günü’nün kuruluşunun 73. yıldönümünün arifesinde, biz, Kırımtatar Milli Hareketi, Kırım sosyal aktivistleri ve sadece kayıtsız insanlar katılımcılar grubu bildiriyoruz:

– İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin maddeleri, onların harfine ve ruhuna uymaya söz konusu olması gerekirken, Kırım’da sadece güncel ve sorunlu olmakla kalmayıp, aynı zamanda özellikle Kırımtatar halkının durumunda da, BM’nin bu temel belgesinin esas hükümlerinin içeriğine – gerçeklere ve taleplere bir meydan okuma teşkil etmektedir; 

– Beyanname’nin görmezden gelinmesi, cinayet, kaybolma, aktivistleri kaçırma (yaşam hakkı) gerçeklerin araştırılmasının yapılmamasında, agresif olmayan özellikli (görüş ve inanç hakkı) dini bir düşünce için sert cezai takip durumlarında, itirafa getiren ve aynı zamanda hoşgörüsüz ve suç olan yasadışı ve insanlık dışı soruşturma yöntemlerin uygulamalarında belli oluyor;

– Rezonant dini ve sivil davalardan geçen ya da çoktan hapis cezasına çarptırılan Kırım aktivistlerinin hiçbiri topluma genel olarak tehdit oluşturmaz – bunlar politik mahkumları, vicdan tutsakları ve bu gerçek statülerine dayanarak, hapis cezasından, cezai takipten serbest bırakılmalı ve rehabilite edilmeliler.

Şevket Kaybulla

Bekir Mamut

Lemmar Yunusov

Çegertma İbraim

Mustafa Mauşev

Emine Avamileva

Dinara Seytgaziyeva                 

Dilâver Akiyev

Seydamet Yagyayev 

Enver Kurtiyev

TAVSİYELER

TÜRK DÜNYASI VE KIRIM’IN İŞGALİ KONFRANSI

TÜRK DÜNYASI VE KIRIM’IN İŞGALİ KONFRANSI Emel Kırım Vakfı Başkanı ve KTMM Türkiye Temsilcisi Zafer …