Bülent TANATAR.
Hakan Kırımlı’nın Kırım Tatar milletinin 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başlarına denk gelen oluşum sürecine hasrettiği, tarihin uzak, tozlu raflarında unutulmuş özgün kaynaklara atıflarla inci gibi örülmüş İngilizce doktora tezinin[1] yazımından bu yana yaklaşık 30, kitap haline gelmiş metnin Türkçesinin çıkışının[2] üzerinden de 25 yıl geçmiş. 20 yıl evvel bu kitabın Türkçesi için Virgül kitap dergisinde yazdığım tanıtmada Kırımlı’nın çalışmasının “unutulmuş ve devamı gelmemiş nadir kitapların hafifçe aralığı tünelin ucunu büyük bir gayretle açmış ve döşeye döşeye giderek bir hayli yol örmüş” olduğunu tespit ettikten sonra şu soruyu sormuştuk: “Gerisi (tüm dış ilişkileri içinde 1917-1944 döneminin sosyal tarihi) gelecek mi?”[3]
[ihc-hide-content ihc_mb_type=”show” ihc_mb_who=”1,2,3″ ihc_mb_template=”1″ ]Aradan geçen dönem zarfında, bilebildiğimiz kadarıyla, ne yazarın için için işlediği tarihsel evreyi daha iyi aydınlatacak bütüncül bir başka, yeni eser dünya yüzü gördü ne de bizim askıdaki sorumuza yanıt verecek bir eser kaleme alındı. Tabiatıyla, hiçbir önemli çalışma yapılmadı dersek doğru söylememiş oluruz. Söz gelişi artık Kırım’dan Ukraynalı tarihçi merhum Viktor Gankeviç’in ayrıntılı çalışmaları[4] sayesinde İsmail Gaspıralı’yı daha iyi tanıyoruz. Gaspıralı’nın şahsiyeti ve faaliyeti konusunda gerek Kırım, gerekse Türkiye ve Tataristan’da çeşitli zamanlarda birçok konferanslar tertip edildi, hayli aydınlatıcı kitaplar yazıldı[5], eserlerinden önemli seçmeler Türkçeye uyarlanarak literatüre kazandırıldı[6].
Kırım’da maalesef piyasa koşullarının ancak izin verdiği ölçüde ve tirajda yayınlanan bazı önemli eserleri de burada anmak yerinde olur. Bu meyanda, Dmitri Ursu’nun Bekir Çobanzade biyografik monografisinin[7] yanında Ülker Musayeva’nın Üseyin Bodaninski üzerinde olan ayrıntılı çalışması[8] Kırım Tatar kültür tarihi için kayda değer katkılar olarak görülebilir sanırım. Kırım Tatarlarının Kurultay dönemi ilkelerini yeni Sovyet koşullarına intibak ettirme ajandasını kadrolarını yeniden yapılandırarak sürdümeye çalışan yeraltındaki Milli Fırka’nın önderi Amet Özenbaşlı’ya hasredilen, kızı Meryem Özenbaşlı’nın da katkılarıyla 1998 yılında Akmescit’te tertip edilen uluslararası konferansın tebliğlerini içeren ve Eldar Seitbekirov tarafından Amet Ozenbaşlı. Godı, Lyudi, Sudbı[9] başlığıyla 1999’da yayına hazırlanan kitap ile 1937-1938 kitle terörü öncesi dönemin Kırım’daki siyasal veçheleri üzerine değerli ipuçları veren Rustem Hayali ile Andrey Valâkin tarafından yayına hazırlanan Poslednaya Rukopis Sabri Ayvazova. Delo Partii “Milli Firka”[10] kitabı gerçekten Sovyet Kırım’ının Tatarlar açısından beyaz sayfalarını kısmen de olsa doldurabilecek nitelikte veri ve bilgiler içeriyor. Tair Kirimov’un Millet gazetesinde 1917-1920 aralığındaki çeşitli yazılardan derleyerek önce internet üzerinden Latin harfleriyle yayınladığı, bilahare toplu halde Millet Cevherleri[11] antolojisi olarak bastırdığı kitap dönemin ruhunu içe çekmek için bulunmaz nitelikte bir fırsat sunuyor. Kitap N. Çelebicihan, C. Seydahmet, H.S. Ayvazov, H. Odabaş, O. Murasov, C. Kermençikli ve A. Qadrizade’den seçme yazıları kapsıyor. Elbette Nariman Abdulvaap’ın Yañı Dunya gazetesinde ve İsmail Kerim’in çok çeşitli mahreçlerde yayınladıkları birçok yazı, makale ve not sürgün öncesi Kırım kültür dünyasının geçmiş sayfalarının içinin doldurulmasına kova kova su taşıyorlar[12]. Döneme ilişkin siyasal alanı daha yakından tanımlama ve yorumlama çabasına birkaç katkı da şu aşağıdaki yayınlarda bulunabilir kanaatindeyim.
İlkin Sultan-Galiyev’in 1921 Nisanındaki “Kırım’daki Durum Üzerine Rapor”u[13]. İç savaşın ardından bir türlü düzene sokulamayan Kırım’a Orgbüro kararıyla gönderilen ve burada 1,5 ay gözlem ve araştırmalarda bulunan Narkomnats Kurulu eski üyesi Sultan-Galiyev haşin yöntemler uygulayan Zemlâçka ve Akulov gibi parti eskilerinin Kırım’dan gönderilmesini, Kırım’da tıpkı Dağıstan’daki gibi özerk bir cumhuriyet kurulmasını, Tatar emekçilerinin toprak ihtiyaçlarının acilen karşılanmasını, parti organlarına daha fazla Tatarın çekilmesini ve Kırım’da yönetici görevlerde burayı bilen Y. Gaven ve İ. Firdevs (Kırım Tatarları arasındaki ilk komünistlerden olup daha sonra Sultan-Galiyev çevresinde boy göstermiş, hatta Sultan-Galiyev’in 1923’teki ilk yargılanması döneminde Stalin tarafından onun “akıl hocası” olduğu ima edilmişti[14]) gibilerin bırakılmasını, vs. tavsiye etmiştir. Bu rapor Kırım’ın çok yakın bir zaman sonra Kırım Tatarlarını merkeze alan bir özerk cumhuriyet olarak kurulmasında etkili olmuştur.
İkinci olarak, bir başka önemli belge yayınına Gulnara Bekirova imza atmıştı. O sırada Kırım Merkezî İcra Komitesi’nin (TsİK) başındaki Veli İbraimov ile Kırım Halk Komiserleri Konseyi’nin (Sovnarkom) başındaki Osman Deren-Ayırlı tarafından Sovyetler Birliği Merkezî İcra Komitesi Prezidyumu’na sunulmak üzere hazırlanan 1925 yılı Ocak ayına ait Doklad Krımskogo Tsik i SNK o remigratsii Krimskih Tatar iz Bolgarii i Ruminii v Krım i o priçinah emigratsii tatar (Kırım Tatarlarının Bulgaristan ve Romanya’dan Geriye Doğru Göç Etmelerine ve Söz Konusu Tatar Göçlerinin Sebeplerine Dair Kırım MİK ve HKK’nin Raporu) adlı bu rapor 2001 yılında G. Bekirova’nın önsözü ve açıklamalarıyla birlikte Krımski Studiyi, İnformatsiynıy Byulleten, No. 2-3 (8-9) içinde Rusça olarak yayınlandı. Kırım’da Amerikan Jewish Joint Distribution Committee’nin (JDC) sermaye ve teknik desteği de alınarak yürürlüğe sokulan toprağa bağlı bir Yahudi kolonizasyonu projesine[15] paralel ya da karşıt olarak Tatar yöneticiler de eski göçmenleri ve yalıboyundaki kimi Tatarları çöl tarafına geri göçürmek için Koç Yardım inisyatifi çerçevesinde girişimlerde bulundular. Bu çekişmeler sonucunda Moskova’nın müdahalesiyle 1928 yılı başında Veli İbraimov “milliyetçi” olarak damgalanarak apar topar bir sözde yargılamanın ardından kurşuna dizildi. Çok geçmeden başlayan “Milli Fırka” yargılamalarıyla da Kırım’da Bolşeviklerin Kırım Tatarlarla yaptığı zımnî uzlaşma kadük oldu ve izleyen yıkıcı kolektivizasyon ve kulaksızlaştırma politikasıyla birlikte de Kırım’da yeni bir devir başladı.
Sovyetler Birliği içinde anti-kolonyalist bir çizgi geliştirme yönelimine giren ve bunun için ayrı örgütlenmeyi savunan Marxist Kazan Tatarı Sultan Galiyev kısa zamanda önünde örülen duvarlardan geçebilme adına gizli ağlar kurarak eyleme geçmeye çalışsa da deneyimli OGPU/NKVD karşısında tutunamayarak helâk oldu. Kırım’dan da onun çevresine mensup İsmail Firdevs ile Osman Deren-Ayırlı’nın kaderi farklı olmadı. Sultan Galiyev’in Sovyetler ülkesindeki serüvenini dönemin Kazan Tatar Yazıcılar Birliği başkanı Rinat Muhammedov OGPU/NKVD tutanaklarından yola çıkarak bir dokümanter-roman şeklinde kaleme aldı. Her ne kadar metinde kurgu ile gerçeğin ayırdına varmak her zaman kolay olmasa da benim Galiyev hakkında en çok bilgi veren eser kategorisinde hâlâ favori kitabım bu[16]. İçinde Kırım’daki iktidar koridorlarındaki çatışmalara ve Kırımlı aydınlara dair mebzul miktarda veri ve anekdot var. Tatar dönemi Sovyet Kırım’ındaki çekişme ve çatışmaların deşifre edilmeye çalışıldığı bir diğer önemli eser de Grégory Dufaud’nun 2011’de Paris’te yayınlanaan Les Tatars de Crimée et la politique soviétique des nationalités (Kırım Tatarları ve Sovyet Milliyetler Politikası) adlı kitabı[17]. Rusça kaynaklar arasında değerlendirilebilecek çalışmalar arasında dağınık vaziyette bugün her iki de merhum olmuş olan Zarubin biraderlerin (V. ve A. Zarubin), V. Broşevan’ın, G. Kondratyuk’un ve R. Hayali’nin eserlerini temel almak mümkün[18].
- Dünya Savaşı ve Kırım’ın Alman işgali devrini hakkıyla çalışmak ise çok zor. Bu alan tamamen tek yanlı Rus akademik (başını Kırım’dan Oleg Romanko’nun çektiği) ve internetteki kara literatürün hakimiyetinde. Birkaç da Antonio J. Munoz gibi Batılı amatörün lejyonları öne çıkaran çalışmaları var. Bu konuda Kırım Tatarlarının bakış açısından araştırmalar hemen hemen yok gibi. Bildiğim kadarıyla Edige Kırımal’ın artık internette umuma açık olan Harward Mülteci Mülakât Projesi çerçevesindeki değerlendirmeleri olsun, Mehmet Sevdiyar’ın Amerika’da Kırım Fondu tarafından çıkarılmış olan Birlik dergisindeki seri yazısı “Qırım (Nemse İşgali Devri)” ya da Piraye Kadrizade’nin Kırım-Romanya. İki Ülke: Yitik Vatan adlı şiirlerini de içeren hazin otobiyografisi olsun pek referansa mazhar olmamış tanıklıklar sunuyor. Rustem Hayali’nin “Krım v Velikoy Oteçestvennoy Voyne 1941-1945 gg.: Nekotorıye Metodologiçeskoye Aspektı İssledovaniy” makalesi gibi çalışmaların artırılması elzem. Bu alanda Tatarların Faşizm Mahpüsleri türünden savunma stratejilerinden çıkıp atağa geçmelerinin vaktidir[19].
Modern zamanları ve yakın geçmişi kapsayan Kırım etütleri ve özelde Kırım Tatar etütleri hayli yetersiz ve eksikli. Bu konularda araştırmalara başlayanlar ilk çalışmalarının, tezlerinin ardından sanki konuları tüketip bitirmişler gibi hızla bu sahadan uzaklaşıyorlar. Kariyer perspektifi mutlaka bunda etkili oluyor. Bilhassa köken olarak yabancı olanlar, gerek ecnebi gerekse Türkiye’den araştırıcılar yakın, uzak başka konulara kayıyorlar veya derinlikli araştırmalara devam etmek yerine uzun bir atalet dönemine giriyorlar. Birçok örneği var buun. Yakın geçmişten hemen Brian G. Williams, Grégory Dufaud gibi örnekler verilebilir. Ya da suskunluk için Edward J. Lazzerini, bizden Kemal Özcan. Bu yüzden yakın ve orta vadedeki gelecek için bu etütleri Kırım’daki Tatar kökenliler üstlenmek ve kotarmak durumundalar. Fakat burada da konjonktürün izin verdiği ölçüde bir kariyer imkânı olduğunu unutmamak gerekiyor, özellikle genç kuşaklar açısından. Ama şunu da unutmamak gerekiyor ki, Kurultay dönemiyle zirvesine çıkan Kırım Tatar aydınlanma sürecinin yansımaları Kırım Muhtar Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin en azından 1928’e kadar olan yapılanması üzerinde karakteristiktir ve daha sonraki Kırım Tatar oluşumları ve zihniyeti üzerinde son derece tesirli olmuştur.
Sovyetler Birliği’nin yıkılışının ardından arşivlerin büyük ölçüde açık hale gelmesiyle Batılı araştırmacılar bazı ileri gelen eski-Sovyet meslektaşlarıyla işbirliği halinde Sovyet geçmişinin en karanlık meselelerini didik didik ettiler[20]. Memorial adlı sivil toplum kuruluşunun zulme (repressiya) uğrayanlar bakımından yaptığı arşivlere ve tanıklıklara dayalı muazzam katkıların yanı sıra bu işbirlikleri kolektivizasyon ve kulaksızlaştırmayla atbaşı giden aşırı ve dengesiz sanayileşme kampanyasının sebep ve sonuçlarının, Gulag ekonomi-politiğinin, milliyetler politikasının muhtelif yerel izdüşümlerinin, vs. üzerindeki kapağı büyük ölçüde kaldırdı. Eski ekolün yetersiz veriyle vardığı aşırı çıkarsamaları törpüleyen, ama anormalliği anomali sayan genç ekolün de Stalinizmi hafifseyen sivriliklerini yuvarlayan bu araştırma ve incelemeler historiyografik tartışmaların paralelinde yürüdü. Bu işbirlikleri Sovyetlerdeki donuk ve kısıt altında çalışan tek dilli, tek yönlü metodolojileri Batılı standartlara doğru evriltti ve vice-versa, Batılı araştırmacılar araştırma alanlarını çok daha yakından tanıma şansına sahip oldular. Maalesef Kırım bu araştırma alanlarının epey dışında kaldı ve Kırım özelinde Sovyeler Birliği’ndeki Stalinist yapılanmanın seyrüseferi ne istatistiksel ne de analitik düzlemde yeterince aydınlatılamadı. Uzun süre Tatar/Türk paranoyasıyla Kırım Tatarlarına kapalı olan tarih sahasının görece açılması vesilesiyle daha çok genç araştırmacının bu konularda Batılı standartlarda derinlikli çalışmalar yapmasını umalım, heveslilere destek olalım.
[1] S. Hakan Kırımlı, National Movements and National Identity among the Crimean Tatars (1905-1916), Wisconsin Üniversitesi-Madison’da savunulan doktora tezi.
[2] Hakan Kırımlı, Kırım Tatarlarında Millî Kimlik ve Millî Hareketler (1905-1916), 1996.
[3] Bülent Tanatar, “Kırım Tatarlarında Millî Uyanış”, Virgül Aylık Kitap ve Eleştiri Dergisi, Sayı 20, Haziran 1999, s. 12.
[4] Tez ve çok sayıdaki makalelerinin yanı sıra bilhassa Na Slujbe Pravde i Prosveşçeniyu, 2000.
[5] Örnek olarak Hakan Kırımlı’nın baş editörlüğündeki İsmail Gaspıralı İçin, 2004
[6] Yavuz Akpınar’ın özenli ve yoğun emeği sayesinde vücut bulan 4 ciltlik İsmail Gaspıralı. Seçilmiş Eserleri’nin yayınlanma serüveni 2003 yılında başlayıp 2017’de sona erdi.
[7] Dmitri Ursu, Bekir Çobanzade: Jizn, Sudba, Epoha, 2004. Ursu’nun ayrıca Kırım Tatar kültür simaları üzerine başka eserleri de mevcuttur: Oçerki istorii kulturı Krımskotatarskogo naroda (1921-1941), 1999; ve onun derlediği Deyateli Krımskotatarskoy Kulturı (1921-1944 gg.), 1999.
[8] Ulker K. Musayeva, Narodnıy uçitel: Dokumentalnıy oçerk deyatelnosti vıdayoşçegosâ Krımskotatarskogo prosvetitelâ U.A. Bodanisnkogo, 2007. Hüseyin Bodaninski üzerine Türkçe kaynak için bkz. Kamelya Keskin [Tekne], “Hüseyin Badaninskiy ve Hizmetleri”, Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Tarih Dergisi, 59 (349), 2016, s. 51-55.
[9] Eldar Seitbekirov, Amet Ozenbaşlı. Godı, Lyudi, Sudbı, 1999.
[10] Rustem Hayali ile Andrey Valâkin (yay. haz.), Poslednaya Rukopis Sabri Ayvzova. Delo Partii “Milli Firka”. 2009.
[11] T. Kirimov (yay. haz.), Millet Cevherleri, 2013
[12] Söz gelişi Nariman Abdulvaap, “Facialı Vaqialarnıñ Sessiz Şaati”; a.y. “Qırımtatar Deviriy Matbuatınıñ Aqmescitteki Eñ Müim Ocağı”, vb. İsmail Kerimov, “Ablâkim İlmiy Kim Edi”; a.y. “Qırımda ‘Uyanma devri’ ile bağlı bazı istоriоgrafiya meseleleri”; a.y. “Amdi Giraybay”, vb.
[13] Takdim ve tefsir eden S.A. Usov. Krımskiy Arhiv, 96/2, Simferopol içinde, s. 83(84)-94(97).
[14] Sultan Galiyev Davası (RKP MK 4. Toplantısı Sultan Galiyev Davası Tutanakları), İlaveler E. Cihangir, Tercüme Acaloğlu, 2000, s. 200.
[15] Bu konuda bkz. Jonathan L. Dekel-Chen, Farming the Red Land, 2005; David Muhlmann, Territoires de l’exil juif. Crimée, Birobidjan, Argentine, 2012.
[16] Rinat Muhammedi, Sırat Köprüsü. Sultan Galiyev (Türkçeye aktaran Mustafa Öner), 1993.
[17] Dufaud’nun ayrıca şu makaleleri de okunmaya değer: “La constitution d’une déviation nationaliste… dans l’Union soviétique des années 1920: les tatars de Crimée et la veli-ibraïmovchtchina”, Genèse, 2012/1, no. 86, s. 104-125; a.y. “The Establishment of Bolshevik Power in the Crimea and the Construction of a Multinational Soviet state: Organisation, Justification, Uncertainties”, Contemporary European History, Cilt 21, No. 2, 2012, s. 257-272.
[18] Bu literatürü tarayan ve tanıtan şu denememize bakılabilir: Bülent Tanatar, “Sovyet Sonrası Dönemdeki Kırım İncelemeleri Hattında Panoramik Bir Ufuk Turu – 2.Bölüm”, Emel, no. 229, Ekim-Kasım-Aralık 2009, s. 25-28.
[19] Anılan eserler için yine yukarıda anılan denememize bakılabilir.
[20] Rusya Bilimler Akademisi’ne bağlı Rusya Tarih Enstitüsü, Fransa’daki İnsan Bilimleri Evi, Rusya Federasyonu FSB Merkezî Arşivleri, Fransız Bilimsel Araştırma Millî Merkezi’ne bağlı Günümüz Tarihi Enstitüsü ve İsveç Araştırma Konseyi’nin himayelerindeki 5 ciltlik Sovetkaya Derevnya Glazami OGPU_NKVD 1918-1939 buna bir örnektir.
[/ihc-hide-content]Emel Dergisi 268, Temmuz-Ağustos-Eylül 2019. Sayfa 71-76.
Emel KIRIM VAKFI