Kara Mustafa Paşa ve Murat Giray Hadisesi

Tercüman gazetesinin 5.7.1980 tarihli nüshasında, fıkra yazarı Sayın Ergun Göze’nin “Şahsî İhtiras Ve Menfaat” başlıklı yazısında, II. Viyana Muhasarası sırasında Osmanlı İmparatorluğu Sadr-ı Azamı ve orduları başkomutanı Merzifonlu Kara Mustafa Paşa ile Kırım Hanı Murat Giray arasında cereyan etmiş olan hâdiseyi, tarihî gerçeğe tam uygun olarak vermemiş bulunduğu kanaatindeyim. Evvelâ, Kırım Hanı Murat Giray hakkında kısa bilgi vermekte fayda olduğunu sanıyorum:

[ihc-hide-content ihc_mb_type=”show” ihc_mb_who=”2,3″ ihc_mb_template=”1″ ]

Sadr-ı Azam Kara Mustafa Paşa, 1677 tarihinde Kırım Hanı Selim Giray’ı tahtından azlettirip yerine Murat Giray’ı han naspettirdi.

Murat Giray Han, Rus Generali Menşikof’un Kalmuk komutanı Kasbolat ile birlikte ordusu ile Özü nehrini geçtiğini haber aldı. Tatar ve Nogay kabilelerinden topladığı kuvvetli ordusu ile düşmana karşı çıkmak üzere Tasmalı suyunu geçti ve durumu İstanbul’a da bildirerek yardım istedi. İstanbul tarafından Dilaver ve Seyitosman paşaların komutaları altında kuvvetli bir ordu .yollandı. Bu ordu 1089 rebiulevvel ayının 8’inde (1678 tarihinde) hareket etti ve 21 gün sonra Ukrayna’da bulunan Çiğrin kalesi yanına geldi ve Kırım ordusu ile birleşti. Birlikte savaş planı hazırlandı; düşmanla savaş başladı. Rus ordusu, Osmanlı Kırım ordularının şiddetli hücumları karşısında dayanamayıp kaleye sığınmak zorunda kaldı. Türk orduları kaleyi sardılar ve kazdıkları lağımlara barut yerleştirip ateşlediler; açılan gediklerden içeri girip öldürdükleri düşmandan sağ kalanları esir ve kaleyi teslim aldılar. Bu zafer üzerine İstanbul’da 7 gün şenlik yapıldı. (**)

Sayın Ergun Göze’nin bu Murat Giray hakkında, burada tekrarlamaktan büyük üzüntü duyduğum “soysuz temsilci”, “alçak, hâin”, “Türk düşmanı”, “Tatar milliyetçisi”, “Türk Devletine kahpece ihanet etmiş”, “Hanlık şeref ve namus icabını yapmayan, Türk Tarihinin hiçbir zaman affetmeyeceği ve daima lanetle yâd edeceği bu aşağılık hâin” gibi çok hakaretâmiz sözler sarf etmiş olmasını, hâlis bir Müslüman olduğunu bildiğim Sayın Ergun Göze’ye asla yakıştıramadım. Allah-ü taâlâ ve sevgili peygamberimiz “ölüleri hayırla yâd ediniz” buyurmuşlardır.

Müslümanlık ve Türklük uğrunda canla başla ve onbinlerden teşekkül eden ordusu ile düşmana karşı savaşmış ve zafer kazanmış bir Müslüman ve Türk Hanı’na karşı bu hakaretler reva mıdır?

Kırım Türk-Tatarları, Osmanlı Devleti’nin açtığı her savaşta O’nun yanında savaşmış, kan dökmüş; ya gazi, ya şehit olmuştur.

E. Göze’nin II. Viyana kuşatmasını bütün teferruatı, başarısızlığının sebeplerini ve Kara Mustafa Paşa ile Murat Giray arasındaki görüş ayrılığının ve soğukluğun neden doğduğunu tam olarak araştırmadığı ve incelemediği anlaşılıyor. Bunu kötü niyetine değil, vaktinin kıtlığına yormak istiyorum.

II. Viyana muhasarasının başarılmamasının sebebi, Avusturya başkentine saldırmadan evvel bâzı ön karakol vazifesi gören kalelerin alınmamış olmasıdır. Murat Giray Han’ın, kendisine verilen görevi zamanında yerine getirmemiş olması ise Devlete ve Dine ihanet düşüncesiyle değil, mağrur ve mütekebbir Kara Mustafa Paşa’ya, yersiz ve ağır hakaretlerinden dolayı, bir ders vermek maksadı iledir. Kara Mustafa Paşa kayınpederi Köprülü Mehmet Paşa ve kayınbiraderi Fazıl Ahmet Paşa gibi dirayetli değildi. Üstelik, haris, inatçı, kibirli, zevk ve sefaya düşkün, kendisinden başkasına değer vermeyen bir vezir idi.

Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti tarafından ikinci defa yazılan 3. cildin 123. sayfa ve 29. satırında “Köprülü Fazıl Paşa’nın yerine, Köprülü Mehmet Paşa’nın damadı Merzifonlu Kara Mustafa Paşa geçti. K. Mustafa Paşa da Fazıl Ahmet Paşa gibi I. Köprülü’nün dairesinde yetişmiştir. Fakat kaynatasının ve kayınbiraderinin iktidar ve dirayetine tamamen mâlik olmadığını II. Viyana muhasarasında mağlup olmakla göstermiştir” diye yazılmıştır.

Viyana’ya varmadan evvel alınması muhakkak şart olan kaleler vardı. Bunların en mühimleri Yanık ve Komrân idi. Kara Mustafa Paşa, topladığı birkaç harp meclisinde Kırım Hanı Murat Giray ve ömrü serhat boylarında ve savaş meydanlarında geçen beyler ve akıncı komutanları Yanık ve Komrân kalelerinin alınması üzerine çeşitli ve mâkul teklifler ileri sürdüler. Yaşlı, tecrübeli, gün görmüş İbrahim Paşa da bunları teyit eder şekilde uzun bir konuşma yaptı. Kara Mustafa Paşa çok sinirlendi, İbrahim Paşayı meclisten koğdu; sonra da başını kestirdi. Kırım Hanı Murat Giray’ı da “Sen kokmuş at eti yemekten başka ne bilirsin? Harp başka şeydir.” gibi sözlerle tahkir etti.

Haris ve menfaatini çok düşünen Kara Mustafa Paşa’nın gayesi şu idi: Bu iki kale ve Viyana hücumla alınırsa askerler, kılıç hakkı olarak, kıymetli eşyalara sahip olacaklardı. Muhasara sonunda çaresiz kalıp kendiliklerinden teslim olurlarsa, askerler ganimetin çoğundan mahrum kalacaklar, ganimetin çoğunu kendisi alacaktı, işte bu sebeple kaleleri geride bıraktı ve Viyana önünde askerleri boş yere 60 gün bekletti. Bu yüzden askerler Serdar Kara Mustafa Paşa’ya kırgın ve kızgındı ve beklemekten usanmıştı.

Osmanlı ordusu bu durumda iken Lehistan Kralı Jan Sobieski, kalabalık ordusu ile ani baskın yaptı ve askerlerimiz savaş düzeninde olmadığından geri çekilme zorunluluğu ve felâketi meydana geldi. Birçok savaş malzemesi ile özel eşyalar ve çeşitli bayraklar düşmanlara kaldı. Geri dönüşte, arkada düşmanın elinde bıraktığımız kalelerden çıkıp hücuma geçen düşman askerleri ordumuzu daha büyük kayba uğrattı.

Bu hezimet ve mağlubiyetin başlıca müsebbibinin Başvezir ve komutan Merzifonlu Kara Mustafa Paşa olduğu kanaatine varan Osmanlı Padişahı, O’nu, başını kestirmekle cezalandırdı. Kırım Hanı Murat Giray da tahtından indirilmekle yetinildi. Bu netice kararlar kimin suçlu ve kimin ihanet ettiğini anlatmaya kâfi olsa gerektir.

Turgut Can MAMAŞ – Emekli Tarih Öğretmeni

(*) Bu makale Emel dergisinin 120 numaralı sayısının 33-34 sahifelerinde yayınlanmıştır.

(**) Gülbün-ü Hânan tarihi, sayfa 121. (Raşit tarihinden)

 

[/ihc-hide-content]

Emel Dergisi, Sayı: 120. Eylül-Ekim 1980

Bakınız

18  MAYIS 1944 KIRIM SÜRGÜNÜ -2014 RUSYA İŞGALİ VE ZULÜMLERİ

                      BİLDİRİ          …