EMEL.
SOVYETLER BİRLİĞİ’NDEKİ KIRIM TÜRKLERİNİN MÜRACAATI HAKKINDA
EMEL’in bu sayısında sayın okuyucularımıza yeni bir belge sunuyoruz. Bu belge Moskova’da bulunan ve temsil etikleri Kırım Türkleri tarafından kendilerine verilmiş olan salâhiyetnameleri haiz 118 kişinin imza ettiği, bütün milletlere ve bilhassa ezilmiş küçük milletlere hitaben yazılmış 21.7.1968 tarihini taşıyan bir müracaatıdır.
[ihc-hide-content ihc_mb_type=”show” ihc_mb_who=”2,3″ ihc_mb_template=”1″ ]
[/ihc-hide-content]
Bu belgeyi New – York’ta yayınlanmakta olan «Novoya Russkoye Slovo» gazetesinin 12 Ekim 1968 günlü sayısından aynen nakletmekteyiz. Rusya’da cereyan eden hâdiseleri yakinen takip ettiği anlaşılan bu gazetenin belge ile birlikte yayınladığı açıklamasını da, bazı mühim olayları bildirmesi dolayısiyle ayrıca aynen veriyoruz.
Sovyetler Birliğinde yaşayan Kırım Türklerinin karşı karşıya kaldıkları imha edilme tehlikesini bütün dünya umumî efkârına duyurmak için kaleme alınan bu müracaat ibretle ve heyecanla tetkike değer mahiyettedir. Onlar, bu müracaatlarile maruz kaldıkları «genocid» in tatbik tarzını ihtilâlin başlarında bütün milletlere bağımsızlık, hak ve millî müesseselerinde serbestlik vadederek yardım isteyen komünizmin milletleri Rus emperyalizminin pençesi altında nasıl yok etmeğe çalıştırıl göstermektedirler.
Bu müracaat Rus komünizminin Hitler orduları önünde, yok olmama çabaları sırasında ayni saflarda çarpışan insanların dahi ortalık sükûna kavuştuktan sonra mükâfatlandırılacakları yerde nasıl ellerinden vatandaşlık haklarının, insanlık haklarının alındığını, savaştan sonra evlerine döndükleri zaman süngülerin tehdidi altında gönderildikleri sürgünden 25 yıl sonra dahi yurtlarına dönme hakkından mahrum kaldıklarını ifade etmekte ve haykırmaktadır. Bu insanlar, tabiî ve tarihî hakları olan kendi yurtlarında yaşamak ve haksız olarak üzerlerine sürülen suçun kaldırılması için yaptıkları müracaatların, baş vurdukları çarelerin kabahat sayılarak sevkedildikleri mahkemelerde hak ve adaletin temsilcisi olması lâzım gelen savcıların: «sizin dâvanız tamamiyle ve kat’i olarak kapanmıştır. Bir daha ele alınmıyacaktır.» gibi muayyen bir maksada hizmet eden politik ihtarlarına maruz kalmaktadırlar.
Kırım Türklerinin karşı karşıya kaldığı felâketin dünya milletlerinde nasıl bir tepki yaratacağı, manevî bir destek bulup bulmıyacağını hâdiseler gösterecektir. İnsanlık için insan hakları için çalıştığını iddia eden kuruluşlarda nasıl bir harekete sebep olacağı merakla beklenecektir. Dünyanın bir çok yerinde insanların tethişe, imhaya ve haksızlığa maruz kaldıkları iddiasiyle, onların meselelerini ele alıp haklarının savunucusu rolünü oynıyan mahkemeler, cemiyetler, topluluklar ve yazarlar harekete geçecek midir? Dünyanın hakikaten iyi niyetli ve duygulu insanları Kırım Türklerinin faciaları karşısında kalplerinde hissedecekleri sızıyı biraz olsun ifade suretiyle vazifelerini yapacak ve bir nebze teselli verici tepkiyi gösterecek midir ?
Yoksa, aklı başında insanların anlamağa başladığı tehlike önünde garp medeniyetinin çöküş âmillerinden biri olacak «EGOİZMİN» arkasında dilsiz mi kalınacaktır ?
EMEL
Emel 49. Kasım-Aralık 1968 – Sf.1-2.
Emel KIRIM VAKFI