CENGİZ DAĞCI, İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİNDE ANILDI

Cengiz Dağcı, doğumunun 100. yılı vesilesiyle İstanbul Kültür Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü tarafından düzenlenen bir program ile anıldı.

TRT belgesel yapımcılarından Cengiz Dağcı belgeselinin de yapımcılığını üstlenmiş olan Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Türkiye temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay, Cengiz Dağcı’nın Londra’daki son zamanlarında yanında bulunan ve Kırım Türkleri hakkında pek çok çalışmaya sahip araştırmacı, Emel Kırım Vakfı Londra Temsilcisi Melek Maksudoğlu, Türk Dili ve Edebiyatı bölümü öğretim elemanlarından Cengiz Dağcı çalışmaları ile bilinen İsa Kocakaplan 7 Ekim 2019’da gerçekleştirilen programa konuşmacı olarak katıldılar.

 

CENGİZ DAĞCI’NIN YAŞAMINDAN KESİTLER

Programda Cengiz Dağcı belgeselinden bir bölüm dinleyici katılımcılarla birlikte izlendi. Zafer Karatay, Kırım Türkleri’nin yaşadığı zulümleri anlatırken Dağcı’nın bu süreçte vatanından uzak kalmasının edebiyatına nasıl yansıdığını örnek olaylar ve metinler üzerinden dinleyicilere aktardı.

Melek Maksudoğlu, “Cengiz Dağcı’nın Londra’sı” adlı konuşmasında, Dağcı’nın 64 yıl geçirdiği bu şehri yaşadığı evler, kullandığı istasyonlar, uğradığı eğlence mekânlarının fotoğrafları yoluyla dinleyicilere yaşattı. Dağcı’nın bir ömür geçirdiği bu şehrin kendi ritminin eserlerinde nasıl yer bulduğundan söz etti.

 

DAĞCI’NIN ASLI KAYIP “BAHÇESARAY” ŞİİRİ DE KONUŞULDU

İsa Kocakaplan Cengiz Dağcı’nın Bahçesaray ziyareti sonrasında yazdığı ve asıl hali günümüze kadar ulaşamamış olan şiiri üzerine bir konuşma yaptı. Dağcı’nın şiir dünyası ve tarih anlayışı hakkında bu şiir üzerinden bulunduğu çıkarımları dinleyicilerle paylaştı.

İKÜ Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü başkanı Prof. Dr. Vahit Türk de yaptığı kapanış konuşmasında Cengiz Dağcı’nın Türk dünyası için önemini dile getirdi.

Panele Türk Dili Edebiyatı bölümü öğrencilerinin yanında bölüm hocaları da büyük ilgi gösterdi. Katılımcılara anma etkinliğine ilişkin teşekkür plaketleri takdim edildi.

QHA

TAVSİYELER

Sözde davalar ve sözde cezalar hakkında Zafer Karatay’ın değerlendirmesi

Emel Kırım Vakfı Başkanımız ve Kırım Tatar Milli Meclisi Türkiye Temsilcisi Zafer Karatay’ın Kırım’ı işgal …

Bir yorum

  1. Hüseyin pehlivan

    Seksenli yılların başında bugün bile halen nereden elime geçtiğini hatırlayamadığım Cengiz Dağcının korkunç yıllar adlı kitabini okuduğumda çok etkilenmiştim.Bu kitabı okuduktan sonra Kırım a ve Cengiz Dağcının eserlerine büyük ilgi duymaya başladım. Ardından o topraklar bizimdi. Anneme mektuplar hele Onlarda insandı romanını okuduktan sonra ruhumda derin sarsilmalar yaşadım. Ivan tarafından kahpece öldürülen sabriyi hiç unutmadım.Bir toplumun memleketinden bütün değerlerini geride bırakarak uzaklara sürülmesine ve çoğunun yollarda ölmesi insanligin kabul edeceği bir olay degildi. Bunu badem dalına adiki bebekler adlı romanında da işlemişti. Hele Anneme mektuplar isimli romanında ortaya koyduğu duygu ve özlem beni derinden etkiledi.Trabzonda bulabildiğim burun eserlerini okudum ve bir kaç kişiye okuttum. Okumadığım bir romanı kalmıştı.Usuyen sokak .Bir ara İstanbul’a gittiğimde Ötüken neşriyat ya o kitabı buldum. Oraya gitmisken içeride bir kaç kişinin Dağcı hakkında konuştuklarını duydum. Konuşmalar ilgimi çekti.Cok zamandır Cengiz Dağcı ya ulaşma isteğim vardı.onlara Dağcının adresinin olup olmadığını sordum.Bana onun adresini verdiler.Hemen heyecanlı bir mektup yazdım.bBir hafta sonra ondan bir mektup aldım.Hetecanli bir mektup yazdığını o da teyit ediyordu mektubun ilk satırı heyecanla yazılmış ve benimde heyecana surukkeyen mektubunu aldım diye başlamıştı.Turkiye ye neden gelmedigini sordum. İ zaman Sovyetler yıkılmıştı. Doksan üçlü yıllardı.Bana sağlık nedenlerini gerekçe göstermişti. Bir kaç yıl sonra vefat etti. Rahmetli mektubun içinde puro içerken evinin önünde çiçekler arasında gulen gözleriyle çekilmiş bir resim göndermişti.Zanan zaman bu resme bakardım.Bu dünyada belkide hiç kimsenin yaşamadıklarını yaşayan vatanından koparılmış yüreği sevgi ile dolu bu insanın ruhumda inssnlik adına yarattığı güzel duygular adına kendisine minnet duyarken öteki dünyada sıkıntısız bir yaşamı yani cenneti Allah kendisine nasip etsin.Allah rahmet etsin toprağı bol mekanı cennet oksun.

Hüseyin pehlivan için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir