Kırım Hanlığı’nın kurucusu Hacı Geray’ın oğlu Mengli Geray, Bahçesaray şehrinde Hansaray’ı yaptırmadan önce XV. asırda Zincirli Medrese’yi yaptırmış, hattâ inşaatında kendisi de kum taşımıştır. Medrese bittikten sonra ise “İlmin önünde, kim olursa olsun eğilmesi gerek” diyerek kapısına zincir gerdirmek suretiyle Medrese’ye girmek isteyen herkesin eğilmesini sağlamıştır.
[ihc-hide-content ihc_mb_type=”show” ihc_mb_who=”2,3,1″ ihc_mb_template=”1″ ]Eğitime, Mengli Geray Han gibi çok önem veren, Türklük ülküsü için savaşan, “Dilde, Fikirde, İşde Birlik” şiarının sahibi, büyük fikir adamı İsmail Bey Gaspıralı da XIX. asrın sonlarında ve XX. asrın başlarında, Zincirli Medrese’ye büyük önem vermiş, Medrese’de hocalık yapmış ve Zincirli Medrese’nin ıslahı için bütün gayretini sarfetmiştir.
Zincirli Medrese, 1917 yılındaki Bolşevik İhtilali’nden sonra tıp okulu olmuştur. 1939’da ise komünistler tarafından çıkarılan bir kararla, Mengli Geray Han’dan sonra gelen hanlar ve İsmail Bey Gaspıralı döneminde Medrese’ye ek olarak yaptırılan binalar akıl hastanesi yapılmış, Medrese’ye ait olan binalar ise depo olmuştur.
Kırım Tatarlarının izini silebilmek için, Kırım Hanlığı’ndan kalan yaklaşık 1570 camiyi ve yüzlerce medreseyi yerle bir eden barbar zihniyet, Zincirli Medrese’nin kütüphanesindeki kitapları yakmış, bütün değerli eşyaları yağmalamış, elinden gelen her türlü kötülüğü yapmıştır. Ama, bütün bunlara rağmen ne Kırım Tatarlarının tamamen izini silmeyi, ne de Zincirli Medrese’yi tamamen yoketmeyi başaramamışlardır.
Tam 56 yıldır akıl hastanesi olarak kullanılan bu ilim ve irfan yuvasını, bu kutsal yeri büyük mücadeleler sonucunda geri almayı başardık. Bundan sonra hastalar kademe kademe Medrese’den götürüleceklerdir. Böylelikle Zincirli Medrese Allah’ın izniyle bizim gözetimimize girmiş bulunmaktadır.
Öncelikle, bu kutsal yerin tekrar eski işlevini kazanması ve restorasyon çalışmaları yapılması için, Zincirli Medrese adında bir vakıf kurmaya karar verdik. “Zincirli Medrese Vakfı”nın asıl amacı ise tarihî Önemi çok büyük olan bu eseri kurtarmakla birlikte, Kırım Tatar Türkçesi’nde ve Müslüman ruhunda eğitim verecek yeni millî mektepler kurmak, semâlara tekrar ezan sesleri gönderen camiler yapmak, kısacası hayır işleri ile uğraşmaktır.
“Zincirli Medrese Vakfı” kurulduktan sonra düşündüklerimizi gerçekleştirebilmek için, vakfımıza Kırım ve Kırım’daki soydaşlarımızdan ve din kardeşlerimizden, ilim adamlarından, insan hakları savunucularından üyeler aramakta ve yardım elini uzatabilecek kurum ve kuruluşlar araştırmaktayız.
Yardımlarınızı, değerli tavsiyelerinizi ve fikirlerinizi bizlerden esirgemeyeceğiniz ümidiyle şimdiden teşekkür ederim.
[/ihc-hide-content]Emel Dergisi , Sayı:209. Temmuz – Ağustos 1995 , Sf. 31
Emel KIRIM VAKFI