MAHMUT TAHİR’İN ARDINDAN
Ali AKIŞ
Kazan Türklerinin kültür, sosyal, yardımlaşma ve tarihini araştırma alanında ömrü boyunca emek vermiş zatlarından Mahmut Tahir, 28 Aralık 1991 tarihinde Ankara’da vefat etti ve ertesi günü, çok sayıdaki hemşerileri, yakınları ve meslektaşlarının katılımıyla toprağa verildi.
Mahmut Tahir, 1922 yılında Kuzey Mançurya’nın büyük kentlerinden sayılan Harbin’de doğdu. 1929 yılında aynı kentte bulunan ve resmî adı Harbin Müslüman Türk – Tatar Mektebine, girdi. 1934 yılında bu okulu tamamladıktan sonra, Rus Lisesi’ne onu da tamamladıktan sonra Harbin Üniversitesinin Makina Mühendisliği Fakültesi’ne girdi ve onu da başarı ile tamamladı. Mahmut Tahir, daha ilkokul sıralarındayken, Kazan Türk Tarihi, kültürü, medeniyeti ve İslam dini ile yakından ilgileniyordu. 1934 yılında henüz 12 yaşındayken Mahmut Tahir, Harbin’e gelen yazar ve siyaset adamı Ayaz İshakî’nin Kazan Türkleri Derneği binasında yapmış olduğu konuşmaları 1989 – 90 yıllarında Kazan da yayınlanmakta olana Azat Hatın ve Kazan Utları dergilerinde çıkan yazılarında, Mahmut Tahir’in dehşeti derecede hafızaya sahip olduğu meydana çıkıyor.
Mahmut Tahir, Rus Lisesi’nde henüz öğrenci iken, Uzak Doğuda (Japonya, Çin Kore ve Mançurya) yaşamakta olan Kazan Türklerinin merkezi yayın organı olarak çıkan, Millî Bayrak adında haftalık gazeteyi okumaya başlıyor. Bu gazetede hâkim olan milliyetçilik ruhunun etkisi altında kalıyordu. Onun, Milliyetçi, İslamcı ruhla aşılanmasında rahmetli annesi ile babasının ve babaannesinin rolü de hiç kuşkusuz olmuştur. Böylece Mahmut Tahir, 1940 yılında yani 18 yaşında delikanlı iken Millî Bayrak gazetesinde yazılar yazmaya başlamıştır, işte bu yıllarda Mahmut Tahir’in mücadele hayatının çizgisi belli oluyor. Bu çizgi Mahmut Tahir’i değişmeden ömrünün son dakikalarına kadar götürüyor. Yukarıda yazıldığı gibi, Mahmut Tahir mesleği itibariyle Makine Yüksek Mühendisiydi, ama O din, tarih, edebiyat ve genellikle kültür alanında ki geniş bilgisi sayesinde nadir yetişen manevi hazineye sahip bir insandı. Mahmut Tahir dünyayı kökünden değiştirmiş olan İkinci Cihan Savaşı’ndan sağ salim çıkıyor ve büyük Türk dünyasının biricik hür ve bağımsız devleti Türkiye’mize sığınıyor. Ben Mahmut Tahir’i çoktan beri tanırdım, ama onunla şahsen tanışmak 1964 yılında nasip oldu. O dönemde İdil – Ural Davası ve Sovyet Emperyalizmi adındaki kitabım daha yeni yayınlanmıştı. Millî mücadele saflarında yer alan iki kişi arasındaki ilişkiler böylece 27 yıl aksamadan ve soğumadan devam etti. Mahmut Tahir bu 27 yıllık dönemde mesleğine göre DSİ (Devlet Su İşleri) Genel Müdürlüğü’nde Teknik Bölüm Başkanı olarak çalıştı. İşten geri kalan zamanlarında ise Mahmut Tahir asla boş durmazdı. Zaten onun uykusu günde dört saatten fazla değildi. Türk tarihi, edebiyatı, kültürü ve dehşetli baskı altında bulunan İslam dininin durumunu inceleme Mahmut Tahir’in başlıca uğraşısı idi. Moskova’da 1985 yılında Gorbaçev tarafından başlatılan perestroyka sonucu cumhuriyet rüzgârlarının Kazan ilini de 1989 yılında ziyaret etmesi üzerine Mahmut Tahir Kazan’daki aydınlarla ilişki kurmak başarısına ulaştı. Maalesef bu süre çok kısa sürdü, zira 1991 yılının yaz aylarında Mahmut Tahir hastalanması üzerine faaliyetini yavaşlatmak zorunda kaldı. Ve nihayet 1991 yılının sonunda Kazan ile Ankara arasında yanmakta olan meşale söndü. Bu kısa iki yıllık dönemde Mahmut Tahir Kazan’daki aydınlarla yazışıyor, Türkiye’mize gelen Kazanlı aydınları da evinde ağırladığı gibi onlarla yoğun çalışmalarını sürdürüyordu. Kazan ile Ankara arasındaki kültür bağlan alanında büyük adımlar atılmasını sağlayan bu karşılıklı gezilere katılan şahısların adını anmak bence çok yerinde bir davranış sayılır.
Tarihçi Prof. M. Zekiyev, dil bilgini Prof. Etem Tenişev, Dr. Yahya Abdullin, dil bilgini Doç. Almaş Şeyhullov, yazar ve politikacı Fevziye Bayram, yazar Rinat Muhammed, yazar ve edebiyat tarihi bilgini Rafail Müstafin rahmetli Mahmut Tahir ile yoğun işbirliği yapmışlardır. Fevziye Bayram Tataristan’da kurulan milliyetçi İttifak partisinin genel başkanı olarak Türkiye kamuoyuna Tataristan’ın bağımsızlık davasını anlatırken Mahmut Tahir’den destek gördü. İbrahim Nurillin, Ayaz İshakî’nin hayatına ve faaliyetlerine ait bilimsel bir eser hazırlığı içerisindeydi, ada Mahmut Tahir’den destek gördü. Rafail Müstafin İkinci Cihan Savaşında Mitlerin şairi Musa Celil ile on arkadaşının hayatı ve eserlerini incelerken yine Mahmut Tahir ile iş birliği yaptı.
Rahmetli Mahmut Tahir’in faaliyeti Kazan’dan gelen bilim adamlarını ağırlamak ve onları desteklemekle sınırlı kalmadı. O eşine az rastlanan aktif millî mücahit idi. Onun faaliyetlerini kısaca şöyle açıklayabiliriz. Mahmut Tahir İstanbul’da Türkçe yayınlanmış olan Kazan dergisinin yazı Kurulu üyesi olarak 1970-78 yılları arasında aralıksız bir şekilde görev yaptı. Ankara’da yayınlanmakta olan Emel dergisine Kazan Türklerinin tarihi ve kültürel yazıları ile katkıda bulundu. 1978 yılında Ayaz İshakî’nin 100. doğum yılı dolayısıyla yayınlanan kolektif esere yazıları ve teknik işleri ile bu satırların yazarıyla birlikte katıldı. 1982 yılında Muhammed A.S. ve İslam adıyla Rusça 32 sayfalık küçük bir broşür çıkardı. Hacmi küçük ama içeriği ve anlamı gayet büyük bu eser Ateizm propagandası ile zehirlenen Müslümanlara doğru yolu gösteren bir rehber olarak kutsal görevi yüklendi. 1992 yılı Hıristiyan âlemince İncil yılı olarak ilân edilen bu dönemde Hıristiyan misyonerlerinin sinsi faaliyetlerine karşı delinmez kalkan görevini yapan bu küçük broşürü tekrar yayınlamak her Müslümanın en kutsal borcudur. Mahmut Tahir İstanbul’da yayınlanmaya başlayan İslam Ansiklopedisi’nin yazı kurulu üyesiydi. Bunların dışında, Mahmut Tahir 1990 yılında Ankara’da üniversite profesörleri ve diğer eğitim görevlileri için açılan Türk Lehçeleri kurslarında Prof. Ahmet Temir ile birlikte Kazan Lehçesi üzerine dersler verdi. Mahmut Tahir temiz ahlâklı, gerçek Müslüman ve içten milliyetçi bir Türk aydınıydı. O bütün tanıdıkları arasında nüktedanlığı ile ayrı bir özelliğe sahipti. Örneğin, 1988 yılında Kazan’dan misafir olarak Ankara’ya gelen Doç. Ferit Hakimcan ile konuşurken “Kazan’da bilim ve sanat alanında tanınmış kimselerin çoğu Richard Sorge adındaki sokakta yaşıyor. Kazan Belediyesi yönetim kurulu bu sokağa ikinci Cihan Savaşı’nda iki tarafa da çalışmış olan Alman casusundan başka birisinin ismini bulamamış mı?” diye sordu. Rahat uyu dostum Mahmut, ruhun şad, mekânın cennet, kabrin nurlu olsun. Merhumun dul kalan eşi Ülkü Hanım ile yetim kalan kızı Emel, onun kanuni tabiî mirasçısı olsalar da, Kazan Türk halkı merhumun manevi varisidir.
Emel KIRIM VAKFI