Kırım Türklerinin Millî Basını

Bilindiği gibi, Kırım Türklerinin çağdaş millî basınının kurucusu, 1883-1914 yıllarında Kırım’ın Bahçesaray şehrinde Tercüman adlı mâruf gazetesini çıkartmış olan ünlü Kırım ıslâhatçısı Gaspıralı İsmail Beydir. Aynı zamanda Türkçülük ülküsünün de kurucularından biri olan Gaspıralı, bütün Türk-Müslüman dünyası ölçüsünde bir ideolog, pedagog ve yazar olarak büyük bir rol oynamıştı. Onun kurduğu Tercüman gazetesi 33 yıl varlığını muhafaza etmiş, Bolşeviklerin Kırım Cumhuriyetini birinci işgalleri zamanında 23 Şubat 1918 de kapanmıştı.
[ihc-hide-content ihc_mb_type=”show” ihc_mb_who=”2,3″ ihc_mb_template=”1″ ]
 
1905 Rus İhtilâlinden sonra, 1903-1909 yıllarında Kırım’ın Karasubazar şehrinde, ileri Kırım gençliğinin lideri Abdürreşit Mehdi tarafından çıkarılan ve istidatlı Kırım gazetecisi H. Sabri Ayvaz’ın yazı işlerini deruhte ettiği Kırım Türklerinin Vatan Hâdimi, ikinci büyük gazetesi yayımlanıyordu. Siyasî radikalizm ile ayrılan bu gazete 1909 yılında Çar Hükümeti tarafından kapatılmıştı. Bundan başka Bahçesaray’da 1908 yılında Gaspıralı İsmail Beyin kızı Şefika Gaspıralı’nın idare ettiği Âlem-i Nisvan adlı, Türk-Müslüman dünyası tarihinde ilk kadın gazetesi kurulmuş bulunuyordu.
 
1917 Rus İhtilâlinden sonra, bağımsız Kırım Cumhuriyeti devrinde Kırım’da, 1917-1918 yıllarında birkaç Türk gazete ve dergisi yayımlanıyordu. Bunlardan en önemlisi, Gaspıralı İsmail Beyin mânevî vârisi, yukarıda adı geçen, Haşan Sabri Ayvaz’ın idaresinde, Kırım Millî Hükümetinin organı olarak yayımlanan Millet gazetesi idi. Aynı zamanda İstanbul’da, genç Kırım Cumhuriyeti ile Kırım dışındaki Kırım Türklerinin menfaatlarını savunmak amaciyle Türkiye’deki Kırım Türkleri 1918’de Kırım Mecmuası’nı neşrediyorlardı.
 
Kırım’ın 1920 de Bolşevikler tarafından istilâsından ve Sovyet Rusya’ya zorla ilhakından sonra, 1921-1941 yılları arasında Kırım Muhtar Sovyet Cumhuriyetinde Türk dilinin Kırım lehçesinde birkaç gazete ve dergi yayımlanıyordu. Fakat bu Sovyet basını, tabiatiyle Kırım Türklerinin gerçek millî ve hür basını olarak kabul edilemez. Çünkü, Moskova Hükümetinin daimî ve sıkı kontrolü altında bulunan bu basın, Moskova hesabına Kırım Türkleri arasında Sovyet-komünist propagandasının yapılmasına hizmet eden vasıtadan başka bir şey değildi. Bu devirde Kırım Türklerinin yegâne ve gerçekten millî ve hür neşir organı, 1854-1855 Sivastopol Harbinden sonra, ecdadı Kırım’dan Dobruca’ya hicret etmiş bulunan Kırım Türklerinin büyük kolonisinin yerleşmiş olduğu Romanya’nın Pazarcık şehrinde 1 Ocak 1930 tarihinden itibaren yayımlanmağa başlanmıştır ki, bu organ aylık EMEL MECMUASI idi. Bu derginin idarehanesi bilâhare Köstence’ye nakledilmiş ve EMEL orada, kurucusu ve mes’ul müdürü Avukat Müstecip Hacı Fazıl Ülküsal’ın idaresi altında 1941 yılına kadar yayımlanmıştır…
 
Maruf Kırım tarihçisi merhum Prof. Osman Akçoraklı, 1903 de, Tercüman’ın 20 nci yayın yılı münasebetiyle adı geçen gazetede yayımladığı «Millî Hâzinemiz» adlı yazısında, Tercüman’ın 20 cildinin XIX. yüzyılın son çeyreğindeki Kırım tarihinin araştırılması için baha biçilmez bir kaynak olduğunu yazmıştı. Hayat bu sözleri doğrulamış bulunuyor. Bugün aynı şey, mübalâğa edilmeden, 1917-1940 yıllarındaki Kırım olaylarına ve Kırım Millî Kurtuluş Hareketine dair birçok nadir orijinal materyel ve kaynak ihtiva eden Emel dergisinin 11 cildi için de söylenebilir. Emel’in sayfalarında muntazam olarak 1960 yılında vefat etmiş olan Kırım Türklerinin lideri Cafer Seydahmet Kırımer’in siyasî ve edebî yazıları, Kırım olaylarını bizzat yaşamış olanların hâtıraları, Kırım ve Kırım Türkleri hakkında bir çok tetkik yazıları ve zengin malûmat yayımlanıyordu. Çağdaş ve gelecek tarihçilerin Emel’in yukarıda bahsolunan ciltlerine müracaat etmeden Kırım’ın yakın geçmişinin tam bir tablosunu canlandırabileceklerini tasavvur etmek çok güçtür…
 
İkinci Dünya Harbi sıralarında, Alman ordularının Kırım’ı işgali yıllarında (1941- 1944), Kırım Türkleri millî basınlarını kısmen ihya etmeğe muvaffak olmuşlardı. Bu cümleden olarak 1944 yılına kadar, yani bolşeviklerin Kırım’ı tekrar işgal ettikleri ana kadar yayımlanan Azat Kırım gazetesi ve Ana Yurt dergisi zikredilebilir. Bolşevik işgalcileri Kırım’a girer girmez, Kırım Türklerini, kısmen mahallinde kılınçtan geçirdikten sonra, sağ kalanlarını Moskova Sovyet Hükümetinin emriyle 1944 yılı yazında yurtlarından topyekûn tehcir ve sürgün ettiler. Bu tüyler ürpertici cinayet sonucunda Kırım Muhtar Sovyet Cumhuriyeti 1946 da resmen ilga ve arazisi 1954 yılında Moskova tarafından Ukrayna Sovyet Cumhuriyetine ilhak edildi.
 
Bu şartlar dahilinde Sovyetler Birliği dışında hür Kırım – Türk basınının kurulması gittikçe daha ziyade bir zaruret halini almıştı, işte bu zaruret neticesindedir ki, 1960 yılının sonlarında yeniden ihya edilen Emel dergisi doğdu. (*)
 
 
(*) Bu yazı, Amerikan Kurtuluş Komitesinin desteği ile Almanya’da Münih şehrinde Türkçe olarak neşredilmekte olan (Dergi) adlı mevkutenin 23-24 ncü sayısında (Emel) başlığı ile çıkmıştır. Mezkûr mevkutenin aynı zamanda mes’ul müdürü olan Dr. Edige Kırımal’ın, EMEL hakkında sitayişkâr cümleleri de ihtiva eden bu yazısının, önemine binaen sadece Kırım Millî basınının tarihçesi ile ilgili kısmını almakla iktifa ettik. — EMEL.

 

(Moskof taifesi eyyamı kadimedenberi kizbii hileyi mürtekip olup kelâmları adimül itimad bir güruhi mekruh olmalariyle akvalleri fiillerine mugayir olduğu cümle mileli nesarâ devletleri beyninde durubi emsalden bermûtaddır.)
 
(Bu veçhile derunlarında muzmer olan mel’anet ve habasetlerini, muktezayi hali bedmealleri üzre izhar ve fiile getirüp Devleti Aliyei ebed karar peyvend ile lâzimürriaye olan ahdü misaka, nakız ve halel tetarrufu, kendi caniplerine ait ve râci olduğu bedihiyattan olmağla, nakzı ahdi kendi taraflarından selb ile Devleti Aliye Canibine isnad ve havale için kemali tezviratlarından naşı…)
 
Ukraynada (Eğer, Devleti Osmaniye, haraç almamak şartiyle, Eflâk ve Buğdan vilâyetlerine kıyasen, kendi cinslerine itibaren bir hatman nasp ve kavanin ve beravata riayet buyurulsa idi, taifei mezbure, âsân veçhile Devleti Âliyeye ber-münkad ve muti olup, dostlarına dost ve düşmanlarına düşman olurlardı. Zira, Moskovlulardan her veçhile aciz ve âzerde olup daima isyan fırsatı aradıklarından naşi, Devleti Osmaniye, kendülere bir kerre itibar olunacağı malûmları olsa, memnun ve mesruren tâbi ve münkad olacakları bî iştibahtır. Ve taifei mezbure, Devleti Aliyenin itaatgerdesi oldukları surette hini iktizada Moskofların kesri kuvvetlerine bâdi bir halet olurdu.)
(İbrahim Kefevî : Tevarihi Tatar Han ve Dağıstan ve Mosku ve Deşti Kıpçak Ülkelerinindir. Sene 1736, S. 1, 2.)
 
[/ihc-hide-content]
 

Emel 6. Sayfa 5-6.

Bakınız

18  MAYIS 1944 KIRIM SÜRGÜNÜ -2014 RUSYA İŞGALİ VE ZULÜMLERİ

                      BİLDİRİ          …