Kurultay
N. Çelebi CİHAN.
“Kırım müslümanı Kırım’ı daha mükemmel, daha muntazam bir surette muhafaza etmek, kendi kanununu, kendi nizamını kendisi tertip eylemek için Kurultay’ını açmağa karar verdi. Çünkü Kurultay, o mukaddes heyeti kanuniyedir ki Türk ırkına asırlarca intizam ve adalet temin etmiştir. Yalnız Türklere değil, onlarla beraber bütün milletlere hattâ bütün cihana bile saf ve temiz birer şaşaayi adalet serpmiştir.
[ihc-hide-content ihc_mb_type=”show” ihc_mb_who=”2,3″ ihc_mb_template=”1″ ]
[ resim ]
3 (16) Kasım 1917 de Millî Müzenin açılışı dolayısiyle Çelebi Cihan, bir kısmımı bu sayfalarda okuduğunuz, tarihî nutkunu Hansaray önünde söylerken
Çünkü, Kurultaydır ki, en kuvvetli hükümdarları bile kendi yasasının önünde hürmetle inkiyat ettirmiştir. Binaenaleyh biz, nizam ve intizamata umumiyeyi temin etmek istiyorsak eski kanunları, yasaları, eski hey’eti kanuniyeleri, Kurultayları canlandırmak, onların canlı esaslarından esas almak temel kurmak iktiza eder. İşte bakınız, Kurultay niçin açılıyor. Fakat milletimiz bunu yalnız kendisi hüküm sürmek için açmıyor, belki Kırım’da yaşayan bütün milletlerle beraber elele, başbaşa çalışmak için onu açıyor. Milletimiz âdildir. O yalnız kendisini düşünenlerden, yalnız kendi saadetini temine çalışanlardan değildir. Milletimiz başka milletleri dahi omuzuna almağa karar verdi. O, müessesei siyasiye kurbanı değildir. (Alkışlar). O, kuvvei içtimaiye âşıkıdır.
Milletimiz bütün işlerini Kurultayla yapagelmiştir. O, pek çok fedakârlıklar, pek büyük âlicenaplıklar yaptı. Buna, onun parlak ve şanb tarihi şahittir. O, hürdür, hürriyet ve cumhuriyeti sever, hürriyet ve cumhuriyete perestiş eder. O, kendi hukukunu ne derece mukaddes tanırsa diğerlerinin hukukunu da o kadar takdir eder. O, hürriyet ve cumhuriyet uğruna bir zamanlar Kırım’ın yalılarında yaşayan Ceneviz Cumhuriyetini kurtarmak için kendi kan ve din kardeşleriyle bile muharebe etmekten, kan dökmekten çekinmedi. Bu uğurda hattâ kendi istiklâlini bile feda etmiştir.
O, bugünkü yirminci asırda dahi başka milletleri o kadar sayıyor, onların hukuklarım o derece takdir ediyor, onlara büyük hürmet besliyor. Eğer o milletler işçi adamlar, becerikli halklar ise, onlarla beraber işleyecek, onlarla beraber çalışacak, onlarla birlikte mesut olacaktır. O, Kırım’a, Kırımlılar arasına onlarla beraber nur ve ziya serpecek, onlarla birlikte umumi bir güzellik, umumi mesut bir hayat yaşatacaktır. (Alkışlar) .
Millet!.. Kırım yarımadasında türlü renklerde bir çok zarif güller, şebboylar, zambaklar, lâleler vardır. Bu lâtif ve ruhnevaz çiçeklerin hepsinin kendilerine mahsus bir güzelliği, özlerine mahsus lâtif kokulan vardır. Bu güller, bu çiçekler Kırım’da yaşayan milletler: Müslüman, Kus, Yahudi, Kum, Nemçe ve başkalarıdır. Kurultayın maksadı bunları bir yerde toplayıp hepsinden güzel ve nefis bir buket yapmaktır. Güzel Kırım yarımadasında hakiki, medeni bir İsviçre tesis etmektir.
Millet!. Kurultay, yalnız Müslümanları değil, asırlardan beri onlarla beraber kardeşçe yaşayagelmiş diğer milletleri de düşünüyor. Onları da işe davet ederek, onlarla beraber kolkola verip gidecektir. Milletimiz bu işde bir âmir değil, belki bir müteşebbis, yalnız bir insiyatörlük vazifesini icra edecektir.
Milletimiz kendisini tanımayan, yahut tanıyıp da onu başka renklerde göstermek isteyenlerin dedikleri gibi hodbin değildir. Bunu Kırım Müslümanlarının 3-4 yüz senelik saltanat ve hâkimiyeti göstermektedir. Her milletin hukukunu tanımış, tanıyor ve tanıyacaktır. Kurultay, Müslümanların emel ve maksatlarıyla beraber kendileriyle yanyana yaşayan Kırım’daki umum milletlerin de amalini yaşatacaktır. Kurultay diğer milletleri de teşriki mesaiye davet edecektir.
Yaşasın umum milletlerin emelini yaşatacak Kurultay…
işte açmağa karar verdiğimiz Millî Kurultay’ı hakiki bir heyeti teşriiye yapabilmek ve bu heyetten neşet edecek kavanini içtimaiye ve siyasiyenin kuvvet ve hükmünü yükseltmek için, nizam için, Kırım’da mükemmel bir adalet temin eylemek arzusu ile, kendi aguşunda ilim, edebiyat, sanat ve ticaret esaslariyle beraber Millî Kurultayı da yaşatacak olan milli müzemizi küşat ettik. Yaşasın milli müzemiz. Bu müessesei milliye ve İlmiyenin üzerine de sayei süphaniyede asırlardan beri milyonlarla insanları toplamış olan mukaddes Gök bayrağı rekzetmeye andettik. O bayrak ki şimdiden sonra, karalarda, denizlerde hattâ semalarda bile yükselecektir.
Yaşasın Gökbayrak… (Hararetli ve uzun alkışlar).”
(x) Gök bayrak altında Millî Faaliyet (A, K. Hatif, 1334, İstanbul) adlı eserden alınmıştır. S. 57.
[/ihc-hide-content]
Emel 3. Mart-Nisan 1961. sf. 3-5.
Emel KIRIM VAKFI