Mengli Giray Han bin Hacı Giray Han

Dr. A.Z. SOYSAL.

Hacı Giray’ın vefatından sonra, yerine büyük oğlu Mengli Giray geçti ise de, üç ay gibi kısa bir hâkimiyetten sonra kardeşlerinden Nur Devlet ve Bay geldi tarafından hâl edilerek tahta Nur Devlet geçmişti. Nur Devlet’in 1466 -1469 senelerindeki hâkimiyeti esnasında, Mengli Giray da Kırım’ın bir tarafında hüküm sürmüş olup 1468 de Nur Devleti üç kardeşi ile beraber tevkif ederek Kırım’ın tamamına sahip olmuştur (1). [ihc-hide-content ihc_mb_type=”show” ihc_mb_who=”2,3″ ihc_mb_template=”1″ ]

Mengli Giray tahta geçer geçmez ilk işi baba ve ecdadının dostu ve müttefiki olan Lehistan’a elçisini göndererek ittifak teklif etmek olmuştu. Bu Han için en tehlikeli düşman Altınordu Hanlığı ve öz kardeşleri idi. Bunun için de Lehistan Krallığı ile bir ittifak yapması gerekiyordu. Bu arzusunu, Altınordu Hanlarının Lehistan’a yapacakları seferi haber alarak Krala bildirmekle izhar etmişti (2).
Kırım Hanı Lehistan’a gönderdiği elçileri vasıtasıyla Lehistan Kralı Kazimir Yagellon ile bir ittifak imzalamıştı. Bu muahede mucibince Lehistan Krallıgı, Vitold ve Zigmund zamanlarındaki yerlere sahip olacak ve şayet düşmanları bu yerleri işgale kalkışırlarsa Kırım Hanları yardımına gelecekti. Lehistan Kralları da, Han’ın bütün dostlarına dost ve düşmanlarına karşı da düşman olacaktı. Mengli Giray Han, hem düşmanı olan Altınordu Hanlarına ve hem de Moskoflara karşı Kraldan yardım görecekti. Bu münasebetle Kiralın sefiri Kerdi namındaki elçi Kırım’a gitmiş (3), Hanın elçileri tarafından imzalanan muahedeye sâdık kalacağına dair verdiği yemini bizzat dinledikten sonra Han da kendi elçileri Azi Baba ile Zaferi Ağayı Kuraldan yemin almak üzere Leh elçisi Kerdi ile birlikte Lehistan’a göndermişti (4). Mengli Giray Han, Krala gönderdiği altın mühürlü yarlığında, eski Altınordu Hanlığında olduğu gibi, Tatar Padişahı unvanını aldığını ve kendisini diğer Avrupa hükümdarları ve kralları ile müsavi tuttuğunu bildirmiş ve onlara yazdığı mektup ve yarlıklarda “Kardeşim” diye hitap etmiştir (5). Böylelikle, Kırım ile Lehistan arasındaki münasebet, bunların dedelerinin zamanındaki şekle girmiş bulunuyordu. Fakat bu münasebeti, Lehistan, Altınordu Hanları ile yaptığı bir muahede ile bozdu. Filhakika Lehistan, Kırım Hanlığının kuvvetlenmesini istemiyordu. Diğer taraftan kendisinden ayrılıp müstakil bir devlet kuran Kırım’ın günden güne büyümesi ve kuvvetlenmesi, Altınordu Hanını da pek ziyade rahatsız ediyordu. Bu hâdiseler Kırım ile Lehistan’ın arasını açacaktı. Nitekim öyle oldu (6). Rus Çarı, bu vaziyetten derhal istifadeye kalkışarak, Rus tacirlerinin Cenevizlilerle ticaret yapmak maksadıyla gelip gittikleri, Kefe şehrinde yaşayan Hozikokus namındaki Yahudi taciri vasıtasıyla Mengli Giray Han ile münasebet tesis etti. Bu tacir, Kefe’de yaşayan Kırım asilzadelerinden Azi Baba, Aminik, Mamay ve Abdullah isimlerindeki şahısların tavassutuyla Kirim Hanı ile Rus Kinazinin arasını bulmuştu (7). Menli Giray Han ile Kinaz İvan arasında başlayan bu münasebet, hemen hemen hayatlarının sonuna kadar devam etmiştir, ileride görüleceği üzere, Altınordu gibi büyük bir Türk imparatorluğunun ortadan kalkmasına sebep olan, Kırım’a hiçbir fayda sağlamayan, bilâkis Rusya’nın kuvvetlenmesine yardım eden bu anlaşmayı yapmakla Mengli Giray büyük bir hatâ işlemişti.
 
Leh müverrihlerinden Pulanski, “Rusya’nın düşmanı olan Lehistan, yine onun düşmanı sayılan iki Türk devletinden birisiyle ittifak yapmak mecburiyetinde idi. Ve kendisine daha az tehlikeli ve daha fazla fayda getirmesi memul olan Altınordu Hanlığını tercih etti” (8) diyor. Fakat müverrih şunu ilâve ediyor: “Kral Kazimir Yagello, bu şekilde hareket etmekle büyük bir hatâ işlemiştir. Bu hatâyı tamir etmek, sonradan Lehistan’a pahalıya mal olmuş ve Lehistan’a bir fayda temin etmemiştir” (9) diyor.
 
Kırım Hanlığı ile Lehistan arasında muahede böylece hükmünü kaybettikten sonra, 1472 senesinin sonlarında, Rus kinazı 3. İvan, Kırım’a Ivançe namındaki elçisini göndererek bir ticaret muahedesi yapmak teklifinde bulunmuştu. Bu teklif üzerine, 1473 senesinin başlarında, Kırım Hanı İvan’a Azi Baba namındaki elçisini göndererek, Kırım ile Rusya arasında yapılacak anlaşmanın yalnız ticarî sahaya inhisar etmeyip daha geniş olmasını teklif etmişti. Kırım Hanı, bu ittifakın Altınordu Hanlarına karşı olmasını Rusların yardımıyla bütün bu ülkelerin Karun Hanlığına ilhakını arzu ediyordu (10). Mengli Giray, Kinaza yazdığı mektupta, dostum ve kardeşim diye hitap etmişti. Bu unvan ve teklif Altınordu’nun vassalı sayılan İvan’ın çok hoşuna gitmiş olacak ki, derhal Nikita Biblenişev namındaki elçisini Kırım Hanına göndererek Hanın kendisine kardeşlik ve dostluk teklif ettiğinden duyduğu sürürü bildirmiş ve bu muahedenin yalnız Altınordu’ya karşı değil, Lehistan Kırallığına da karşı olmasını teklif etmişti (11).
 
Mengli Giray Han, İvan’ın bu teklifini kafi olarak reddetmiş ve baba ecdattan beri dost olup gelen ve kendisinin de bir sene evvel muahede akdettiği Lehistan Krallığına karşı Rusya ile bir anlaşma yapmayı kabul etmemişti. Mengli Giray Han, bu vaziyet karşısında, Azi Baba ve Bayraş namındaki elçilerini Lehistan Kiralına göndererek, Lehistan’la yaptıkları muahedeye sâdık kaldıklarını, Ruslarla yapılan muahedenin Lehistan’la yapılan anlaşmaya aykırı olmadığını ve Kralın da bu muahedeye sâdık kalmasını istemiş ise de, Lehistan hükümeti bu samimî dostluğun mânasını anlamamış ve Altınordu ile dostluğu tercih etmiştir (12).
 
Rus elçisi Nikita Biblenişev, 1474 senesinin ikinci teşrininde, Kırım elçisi Devletek Miraza yanında olduğu halde, Moskova’ya döndü. Kırım Hanı onunla gönderdiği yarlığında şöyle diyordu: “Bülend Tanrının iradesiyle ben ki Kırım Hanı Hacı Giray’ın oğlu Mengli Giray’ın büyük Kinaz kardeşim İvan’a dostluk ve tadiratımı ibraz ve in’am, oğuldan oğula aramızda sulh ve müsalemetin ebediyen yaşayacağını temin ediyorum. Her zaman dost ve düşmanlarımız karşısında beraber bulunacağız. Aramızda her iki tarafın münasebatını temin eden elçiler her türlü vergiden muaftır, îlh…” İvan, Devletek Mirza’nın önünde haç öperek, bu yarlığı harfi harfine tatbik edeceğine, bir gûna muahede hilâfına hareket etmeyeceğine yemin etti (13). Bundan sonra Kırım elçisi, yanına terfik edilen Aleksi Ivanoviç Starkof namındaki Rus elçisiyle Kırım’a, döndü. Rus elçisi, Ulu Kinaz’ın, Hanın önünde diz çöktüğünü bildirerek Hanın kendisini dostluğa kabul ettiğinden dolayı teşekkür edecekti. Ve Kefe’de bulunan Cenevizliler tarafından malları müsadere edilen Rus tacirlerinin mallarını geri almaları hususunda yardımını isteyecekti. Kırım Hanı ile Rusya sefiri arasında bu defa yapılan anlaşmada da Lehistan Krallığına karşı Kırım Hanının yardım edeceğine dair bir madde yoktu. Bundan anlaşılıyor ki, Mengli Giray Han 1475 senesine kadar Lehistan Krallığı ile münasebetini kesmemiş ve onlara karşı herhangi bir harekâtta bulunmak istememişti. Vakıa 1474 yılında Kırım hanının kardeşi Haydar Sultan, Lehistan’ın Podol eyaletine akın ederek tahribat yapmış ve birçok ganaim alıp Kırım’a dönmüştü. Fakat bu akın Mengli Giray Han’ın haberi ve rızası olmadan yapılmıştı (14).
Lehistan Krallığı ile Altınordu arasında yapılan muahedede, Kırım Hanına karşı her iki devletin müştereken hareket edeceklerine dair maddeler bulunmaktaydı (15). Kırım Hanı ile yaptığı anlaşmaya güvenen Kinaz, Altınordu Hanına vermekte olduğu vergilerini göndermemeğe başlamış, 1480 yılında Saray hâkimiyetini tanımadığını göstermek için, Seydahmet Han’ın elçilerini tahkir etmiş ve gönderdiği yarlığı parçalayarak ayaklarının altında çiğnemiş ve nihayet elçilerin bir tanesi müstesna, kalanlarını katlettirmiş, sağ kalanını da Altınordu Hanına göndererek, bundan böyle Rusya’nın hür ve serbest olduğunu ve Altınordu Hanlığını
tanımadığını bildirmişti (16). Bunun üzerine Seydahmet Han, kuvvetli bir ordu ile Rusya üzerine; Şeyh Ahmet ve Mürtaza namlarındaki kardeşlerini de Kırım üzerine göndermişti (17). Kırım üzerine gönderilen kuvvete, Lehistan Krallığı bilfiil yardımda bulunmuştu (18). Lehistan Krallığının bu hareketi, Kırım Hanına, bundan böyle onlarla dostluğu idame ettiremeyeceği kanaatini vermiş olacak ki, Mengli Giray Han, Lehistan’a ait olan Kiev üzerine yürümüş ve Hâkimini, bütün aile efradını ve birçok adamlarını, Kaleyi muannidane müdafaa etmelerine rağmen, esir almış ve şehri de ateşe vermişti (19). Diğer taraftan Lehistan Kralı, Rusya üzerine yürüyen Seydahmet Han’a yardım edeceğini vaad ettiği halde, vaadini yerine getirmemişti. Bu esnada Mengli Giray Han ordusunun, Saray üzerine yürümesi Altınordu Hanını büsbütün telâşa vermişti. Seydahmet Han, bir rivayete göre, Rusların karşısından ordusunu alıp memleketine dönmüş, diğer bir rivayete göre de, Şiban Hanının taarruzuna uğrayarak katledilmiştir (20). Ne olursa olsun neticede kârlı çıkan yegâne devlet Rusya olmuş ve bu hareket neticesinde Altınordu Hükümeti resmen nihayete ermiştir. Görüleceği veçhile, Seydahmet Hanın evlâtları bir müddet daha çırpınmışlarsa da müspet, bir iş görememişlerdir.
 
Seydahmet Han gibi kardeşleri de Kırım Hanlığının biaman düşmanı idiler. Bunlar kendi aralarında da daima mübarezede bulunuyorlardı. O devirlerde devletin kuvveti Hanların elinde değildi. Hanların galebesi, nüfuzlu beylerin sayesinde oluyordu. Mengli Giray o devrin en nüfuzlu beylerinden Aminik Mirza’yı tamamıyla kendi tarafına çekmeğe muvaffak olmuş ve onun sayesinde de ikinci defa olarak Kırım Hanlığını elde etmişti. Gene bu Mirza’nın sayesinde, 1502 senesinde, Şeyh Ahmed’e karşı büyük bir zafer kazanmıştı (21).
 
Mengli Giray Han bu hareketi ile Moskova’yı Saray Hanlarının hâkimiyetinden kurtarmışsa da, Altınordu devleti yerine kuvvetli bir Kırım Hanlığı kuramamıştı. Kırım’da böyle bir devletin kurulması hiç şüphesiz ki Rusya’nın işine gelmiyordu. Bunun içindir ki, Kinaz İvan, bu defa Şeyh Ahmed’i tutmuştu (22).
 
Mengli Giray Han, 1475 senesine kadar Kırım tahtında kalmıştır. Fakat aynı yılın ilkbaharında ortanca kardeşi Haydar, onu tahtından indirerek yerine geçtiğinden, Mengli Giray Han da Kefe’de hüküm süren Cenevizlilere iltica etmişti. Haydar, çok kısa süren hâkimiyeti esnasında, Lehistan beylerinden birisine yazdığı bir mektupta, haksız olarak Mengli Giray’ın Kırım tahtına geçtiğinden bahisle onun baba ve ecdadının prensiplerini çiğneyerek Rus Kinazı ile anlaştığından şikâyet etmiş ve kendisinin yeniden Lehistan’la ecdadının zamanındaki gibi bir ittifak yapmak istediğini ilâve etmiştir (23). Haydar, Lehistan Kralı Kazimir’e, elçisini göndererek eskisi gibi bir dostluk muahedesi yapmayı teklif etmiş ise de, bu muahede imzalanmadan Haydar’ın Kırım tahtından indirildiğini görüyoruz. Yerine tekrar Mengli Giray geçmiştir (24). Mengli Giray Han’ın bu defa Kırım tahtına geçişinde, yardımına müracaat ettiği Osmanlı Hükümetinin yardımı olmuştur. Haydar’ın tazyikiyle Kefe’de Cenevizlilere iltica ettiği zaman Mengli Giray, Fâtih Sultan Mehmed’e bir arıza göndererek Kırım’da yaşayan Cenevizlilerin yerlerini zaptetmeyi tavsiye etmiş ve buna muvafakat ettiği takdirde kendisinin de yardım edeceğini bildirmişti. Mengli Giray’ın Osmanlı Sultanı ile münasebette olduğunu anlayan Cenevizliler onu tevkif ederek Kefe kalesinde hapsetmişlerdir (25).
 
Diğer taraftan Kırım Hanından ariza alan ve zaten Karadeniz’in Cenevizlilerin elinde bulunan kalelerini zaptederek Karadeniz hâkimiyetini elde etmeği düşünen Fâtih, derhal hazırlığa başladı. II.Mehmet, İstanbul’u zapt eder etmez 1455’te Sakız Cenevizlilerini haraca bağlamış, 1461 de Amasya’yı ve 1462 de Midilli’yi Cenevizlilerden almıştı. Bu defa Kırım Hanının kendisine müracaatı, Cenevizlileri Karadeniz’den atmak için kaçınılmaz bir fırsattı. Sultan Fâtih, bundan istifade ederek Veziri Gedik Ahmet Paşa’yı 70.000 kişilik bir ordu ve üçyüz gemi ile Kırım’a gönderdi. Kefe limanı önüne gelip demirleyen Gedik Ahmet Paşa, 40.000 kişilik bir kuvvetle şehri muhasara etti. Üç gün devam eden kanlı muharebeden sonra şehir teslim oldu. Osmanlı Kumandanının eline pek zengin ganaim geçti (26). Paşa bu zengin ganimetlerden bir kısmını maiyetindekilere ve askerlere dağıttı. Bir kısmını da İstanbul’a gönderdi (27). Bunu müteakip Osmanlı Ordusu, Kırım’da bulunan Ceneviz mahallerini zapt etmeğe başladı. En son zaptettiği Mangup kalesi çok muhkemdi. Buna rağmen uzun müddet mukavemet edemeden Osmanlıların eline geçmişti.
 
Kefe’nin işgali ile, Cenevizlilerin elinde esir bulunan Mengli Giray Han, serbestliğini elde etmişti. Bu zaman Mengli Giray Han’ın Gedik Ahmet Paşa ile Kırım’ın mukadderatı üzerinde bazı tedbirler aldığı ve Mengli Giray’ın Hanlığının bütün, Kırım’a teşmil edilmesi için çalışıldığı anlaşılmaktadır. Malûm olduğu veçhile, bu esnada Kırım’ın bir kısmı Mengli Giray’ın biraderleri tarafından idare edilmekteydi. Mengli Giray Han, Osmanlı kumandanı ile (Padişahın dostuna dost ve düşmanına düşman olmak üzere bir ahdü şart bile imzalamıştı (28).
 
Bu anlaşmanın Kırım’ın Kefe şehrinde yapıldığını nazarı itibara alacak olursak, şark kaynaklarında Mengli Giray’ın Kefe’nin zaptı esnasında esir edildiği ve İstanbul’a götürülerek ölüme mahkûm edildiği halde son dakikada affedilerek Sultan Fâtih tarafından Kırım’a Han nasbedildiği şeklinde verilen malûmatın tamamıyla uydurma olduğu anlaşılmaktadır. Mengli Giray Han, Gedik Ahmet Paşa ile Kaydettiğimiz anlaşmayı yaptıktan sonra, Kırımda yeniden hüküm sürmeğe başlamıştır. Bu suretle Kırım tahtına oturan Mengli Giray Han, kendisinin en büyük düşmanı addettiği Altınordu üzerine yürümek üzere hazırlığa başlamıştır. Kırım Hanının yanında bulunan Saray Hanı taraftarları vaziyeti Altınordu Hanına haber veriyorlardı.
 
Seydahmet Han da, kardeşi Mürtaza’yı mühim bir vazife ile Kırım’a göndermişti. Mürtaza Kırım’da Mengli Giray’ın teveccühünü kazanacak, orduya girecek ve Kırım beylerini ve ileri gelenlerini Altınordu tarafına çekecekti. Bu prens vazifesini muvaffakiyetle yapmakta iken, bir gün sarhoşlukla meseleyi ifşa ettiğinden, tevkif edilmiş ve Mengli Giray Han da biran evvel hazırlığını bitirerek Altınordu Hanının üzerine yürümüştü.
Kardeşi ve diğer adamları tarafından verilen haberler üzerine, daha evvel hareket eden Altınordu Hanı uzak mesafeden gelen Kırım ordusunu mağlûp etmiş ve birçok mühim şahsiyetler şehit edilmişti. Mengli Giray Han da burada yaralanmıştı (29). Mağlûp edilen Kırım ordusu süratle ricat etmiştir. Altınordu Hanının Kırım ordusunu takip ederek Kırım’ın içerisine kadar girdiği ve bazı mühim mevkileri işgal ettiği ve bunların arasında Hanların eski payitahtları olan Solhat (Eski-Kırım)ın da bulunduğu anlaşılmaktadır (30).
 
Altınordu Hanı, bu zaferi kazandıktan sonra Kefe üzerine yürümüş ise de, limanda bulunan harp gemilerini görünce, cesaret edemeyerek çekilip gitmiştir. Seydahmet Han girdiği yerleri yerle yeksan etmiş ve Kırım’ın en güzel şehir ve köylerini harabeye çevirmiştir. Giderken Canbek namında bir Hanzadeyi de Kırım tahtına oturtmuştur (31).
 
(Devam edecek)
 
 
______________________
(1) Y. Kolankovski: Dzieye wiekiego Ksienstwa, Litewskiego za Yagiellonow. Warşowa 1930, S. 319-320.
(2) Pulaski: Mengli Giray Han, Tatarow Perekopskih. Pjevodnik Naukovi, 1. Literatski, S, 68-69.
(3) Kerdi, Lehistan Türklerinden olup Lehistan’ın şark memleketleri elçiliğinde istihdam edilmekteydi.
(4) Pulaski: yukarıdaki eser, S. 70-74.
(5) Pulaski: yukarıdaki eser, S. 71.
(6) Solovyov: Istorıya Rusii u drevneyşih vremien, Petersburg K. I, C. 5, S. 1432.
(7) V. D. Smirnof: Kyimskoe Hanstvo pod verhovenstvom Ottomanskoy, Portı do naçala 18 vekom, S. Petersburg 1887, C. I, S. 261.
(8) Pulaski: yukarıdaki eser, S. 76-77.
(9) Pulaski: yukarıdaki esef, S. 75.
(10) Pulaski: yukarıdaki eser, S. 76-77.
(11) Kolankovski: yukarıdaki eser, S 327-330; Pulaski: yukarıdaki eser, S. 75-76.
(12) Kolankovski: yukarıdaki eser, S. 328-331, 339-344.
(13) Hamdi Giraybay: Türk Moğol İmparatorluğunun müstakil bir ülkesi olan Altınordu Devletinin tarihçesi ve bu Devletin bir ülkesi olan Kırım, el yazma, S. 94.
(14) Pulaski: yukarıdaki eser, S. 76-80; Kolankovski: yukarıdaki eser, S. 160-161.
(15) Staşevski: Lehistan Krallarının Mengli Giray Han’ı anlayamamaları, el yazma, Warşowa Üniversitesi, No. 9316.
(16) Pulaski: yukarıdaki eser, S. 76-79; Kolankovski: yukarıdaki eser, S. 161-178.
(17) Buçatski: yukarıdaki eser, S. 27-34; Staşevski: yukarıdaki eser.
(18) Pulaski: yukarıdaki eser, S. 76-83; Kolankovski: yukarıdaki eser, S. 161-170.
(19) Hroşevski: İstoriya Ukrayını-Rusi, T. 2, Lwow 1903, S. 325-327.
(20) Staşevski: yukarıdaki eser, el yazma.
(21) Pulaski: yukarıdaki eser, S. 461-464; Hruşevski: yukarıdaki eser, S. 332-337.
(22) Warşowa Univ. Kütüphanesi: Haydar’ın Leh Kralı Kazimir’e yazdığı mektup, krallara ait vesikalar arasında, No. 618.
(23) Aynı yerde: 623 numarada; Kolankovski: yukarıdaki eser, S. 329-330.
(24) Aynı yerde: 623; Kolankovski: yukarıdaki eser, S. 330-333.
(25) Kolankovski: yukarıdaki eser, S. 333-335.
(26) Kolankovski: yukarıdaki eser, S. 340-341.
(27) Kolankovski: yukarıdaki eser, S. 341-342.
(28) A. Nimet Kurat: Topkapı Sarayı Müzesi arşivindeki Altınordu, Kırım ve Türkistan Hanlarına ait yarlık ve bitikler, İstanbul 1940, S. 87, 98; 88. sayfada Mengli Giray Han’ın bitiği vardır.
(29) Bartoşeviç: Poglond Polskiz Turtsioni tatarami, Warşowa 1860, S. 163; Pulaski: yukarıdaki
eser, S. 1119.
(30) Pulaski: yukarıdaki eser, S. 1122.
(31) Zeki Velidi: Türk Tatar Tarihi, Kazan 1912, S. 185.
[/ihc-hide-content]
Emel 6, sf. 10-14

Bakınız

18  MAYIS 1944 KIRIM SÜRGÜNÜ -2014 RUSYA İŞGALİ VE ZULÜMLERİ

                      BİLDİRİ          …