UKRAYNA’DA HÜKÜMET DEĞİŞİMİ, KIRIM’DA DURUM

UKRAYNA’DA HÜKÜMET DEĞİŞİMİ, KIRIM’DA DURUM

 

Bülent TANATAR

Rusya’nın Ukrayna’yı topyekûn işgal etmek üzere 2022 Şubat sonlarında başlattığı savaş 4,5 yılı devirip 5. yılına yaklaştığı şu günlerde Ukrayna, savaşı kendi ülke topraklarından sıyırıp genel bir dönüm noktası sayabileceğimiz şekilde, büsbütün Rusya sathına yayarken Zelenskıy’ın Temmuz ortasında Telegram kanalındaki şahsî hesabından duyurduğu ülkenin hem siyasî-iktisadî hem de askerî bakımdan stratejik vizyonunu değiştireceği ve buna uygun hükümet değişikliğine gidileceği bilgisi gerek uzmanlar gerekse vatandaşlar nezdinde hayli kafa karıştırdı dersek yeridir. Öyle ya, Ukrayna hava unsurlarının sınır ötesi Rus stratejik hedeflerine yönelik çok başarılı operasyonları dünyanın dilinde dolanırken, bilhassa 2014 yılında Ukrayna savaşının fitilini çeken işgalin merkez üssü Kırım yarımadasının tam anlamıyla felç edilmesi bir çok mahfilde heyecan yaratmış, hatta Rusya’da Putin rejiminin sonunu müjdeleyen öngörüler sağda solda filizlenmeye başlamışken ne olmuştu da Ukrayna aniden elindeki hükümeti hallaç pamuğu gibi atmış, askerî başarıdaki payın büyüğünün kamuoyunda adına yazıldığı genç bilgiişlem piri Mihail Fedorov’un sızan bilgilere göre  Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı Oleksandr Sırtskıy ile ihtilaf yaşarken görevden alınmıştı? Sonunda tabiî beklendiği gibi, Ukrayna’nın zinde kuvvetleri olan genç Maydancılar sokağa döküldüler ve başta Kıyiv, Lviv, Harkiv, Odesa, Dnipro, Zaporijya (Fedorov’un memleketi) olmak üzere en az 16 büyüklü küçüklü şehirde nümayişlerle bu kararı protesto edip Fedorov’a desteklerini bildirdiler. Son olarak sanki Zelenskıy zaten politikaya girmesinde kendisinin tılsımlı dokunuşu olan Fedorov’a Millî Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreterliği bünyesinde onun portföyüne uygun bir masayı (dijital dönüşüm, inovasyon, yolsuzlukla mücadele, vb.) emanet edecekmiş. Haydi hayırlısı.

Ne var ki bütün bu olup bitenler içinde biraz mide kaldıran, şüphe uyandıran şeyler de yok değil. Ukrayna inisiyatifi ele geçirdi sanki, ama savaş sahada kazanılıyor ve sahada Rusya’nın asker açığının orantısız ölümlerle hayli yüksek mertebelere çıktığına dair şayialar alıp yürüse de, Ukrayna’nın nöbeti devredemeden cephede kalmak zorunda kalan asker sayısı da ihmal edilebilir düzeyde değil. Ukrayna gözle görünür şekilde seferberlik işini yüzüne gözüne bulaştırmış vaziyette. Zengin çocukları, işini uyduranlar kaçıyor, halk çocukları ve gönüllüler ölüme koşuyor. Malum acımasız gerçeklik! Ve ülkenin %20’si hâlâ işgal altında inin inim inliyor. Azme rağmen, onları süpürüp atmak mümkünün sınırlarında değil halihazırda. Verilen çok ağır zararlar ülkelerinin o sahte sırmalarla örülü mazisini bir kenara atıp kurtarılabilir geleceğini düşünen aklı başında ve az buçuk yetkili makamdaki ruslar için alarm zillerini çalmış olsa gerek. Bir değişim olacaksa bunu 1917’deki gibi eski rejimin ödünü bokuna karıştıran halk değil, zamanın déclassé tabakaları, istikametini üst-orta ve orta sınıfların vereceği bir “devrimci” tâife başaracak. Bütün geçerli kriterlere göre büyük güçler arasında yeryüzünden silinmeye en yakın aday olan rusya’nın en kısa zamanda kendine kurulmakta olan yeni dünya düzeninde makus talihini yeneceği bir mevki tespit etmesi elzem gibi görünüyor.

Kırım son günlerde bir spekülasyonun merkezinde yer aldı. Yemleyen muhtemelen başkaları olsa da, ajiotajı besleyen, büyüten ise Türkiye’deki Kırım Tatar kökenli olduğu iddiasındaki yalnız kurtlar. Onların sahte bayrak imdat çağrıları maalesef birçok iyi niyetli Türk mahfilleri nezdinde de en azından sosyal medyada kısmî bir karşılık buldu. Ne olup bittiğinden haberi olmayan saftirikler Kırımlı soydaşlarının, dindaşlarının zor durumda yanlarında olmak için sanal kollarını sıvadılar. Gerçekte Kırım’da ne oluyordu? Kırım Tatarlarının bütün bu olup bitenler içindeki yerleri, rolleri ne idi? Ukrayna 2014’ten beri rusya’nın yasa dışı işgal altında bulundurduğu Kırım’ı izole etmek için yoğun hava saldırıları düzenlemiş ve Kırım’da elektriği, suyu, yakıtı nadir metaya çevirmişti. Ve gerek eski gerek yeni gelmiş rus işgalciler bu durum karşısında kanlı gözyaşları döküyorlardı. Peki Kırım Tatarlarının bu işteki sayı suyu neydi? Yüzlerce yıldır her türlü zorluğa, göçe, sürgüne, hapse, zulme karşı intibak mekanizmaları geliştirmeyi bilmiş olan Kırım Tatar halkı için bu özgürlük esintileri üfleyen Ukrayna hamleleri isyan edilecek gelişmeler miydi? Hiç sanmıyoruz. Halkımız boyunduruk altında yaşamayı içine sindirebilen bir halk olmadı hiçbir zaman. Ama Türkiye’de rahat batan ya da satın alınmış bir avuç kendini bilmez onlara bu özgürlük şıkkını değil, ilelebet tahakküm altındaki folklorik bir statüyü gelecek diye pazarlıyorlar. Bunun için de Türk hükümetini dümen etmeye yelteniyorlar. Sahi, Kırım’da Tatar soydaşlarınız kaçırılıp öldürülürken, onlarca yıl hapis cezası verilerek binlerce kilometre uzağa yollanırken, avukatlar meslekten men edilirken, çocuklar babasız büyürken neredeydiniz kuzum?

Kırım için üçüncü bir yol yok. Tabiî ahmak ya da satılmış değilseniz.

EMEL 296. Temmuz-Ağustos-Eylül 2026. Sayfa 3.

Bakınız

FİNALİSTLER BELLİ OLDU

BELGESEL FİLM YARIŞMASI FİNALİSTLERİ Kırım Tatar Sinemasının 100. Yılında Büyük Buluşma: 1. Uluslararası Kırım Film …