Birinci Bolşevik İşgalinden Sonra Kırım’da Hükümet Kurma Teşebbüsleri

M. ALAÇ. 

Alma muharebelerini müteakip Harbiye ve Hariciye Bakanı Cafer Seydahmet, Romanya cephesindeki Müslüman kolordusu kumandanı General Süleyman Sulkiewicz ile şahsen görüşmek ve bir müslüman memleketi olan Kırım’ın harp sonuna kadar bağımsız siyasî durumunu muhafaza edebilmek için Generalin emrindeki ordunun Kırım’a getirilmesini sağlamak maksadiyle Prekop yolu ile Kırım’dan ayrıldı. Zira Sulkiewicz ordusunun böyle bir aktif vazifede rol oynaması isteğini kendisine evvelce götüren iki subay ve bilâhare iki Parlâmento azasının temas ve teşebbüsleri bir netice vermemişti. Bolşeviklere karşı mukavemet edecek bir kuvvetin Kırım’da bulunması zaruret halini almıştı.
 
[ihc-hide-content ihc_mb_type=”show” ihc_mb_who=”1,2,3″ ihc_mb_template=”1″ ]
Halbuki bilâhare anlaşıldığına göre, merkezi Kazan şehrinde bulunan Rusya’daki müslümanların ihtilâl sırasında işlerine bakan (Askerî şûra), Sulkiewicz’e Ordusunu Kırım müslümanlarına yardım etmek üzere, Kırım’a götürmesi emrini vermişti. Lâkin Almanlar bu ordunun yolunu keserek harekâtına mani olmuşlar, sonra da dağıtmışlardı.
 
Cafer Seydahmet Ukranya topraklarına geçtiği zaman yolların Bolşevikler tarafından kesilmiş olduğunu, kendisinin ölüme mahkûm edildiğini öğrenince Ukranya Radası mümessilleriyle temasa geçmek üzere Kiev’e gitti. Burada ise Brest-Litowsk ile muhabere etmenin kabil olmadığını, Ukrayna mümessilleriyle beraber garbe gitmenin de imkânsız olduğunu anlayınca, gizli olarak Kafkasya yolu ile Türkiye’ye geçmeğe, siyasî temas ve yardımı buradan temin etmeğe karar verdi.
 
Diğer taraftan aynı tarihlerde Bolşevikler Kırım’da tamamen hakim duruma geçmişler ve icraata başlamışlardı. Hadiselerin bu şekildeki cereyanından kısa bir müddet sonra Cenubî Rusya’da ileri harekâtına devam eden Alman ordusu Kırımı da işgale başladı. Bu yeni durum karşısında gruplar halinde dağılmış ve gizlenmiş olan Küçük Kırım ordusu dağlardan inerek yurtlarının Bolşeviklerden temizlenmesi işine iştirak etti. Akyar’ın kurtarılmasında faal rol oynadı. Hattâ bu şehre Kırım süvarıları Alınanlardan evvel girdiler.
 
Kırım’ı işgal eden Almanlar her tarafta, küçük köylerde bile kendilerini millî bayraklariyle ve heyecanla karşılayan bir halk ve siyasî, İçtimaî teşkilâtlarla karşılaştılar.
 
Alman kumandanı General Koch, işgal ettiği Kırım’da, âzaları Türkler tarafından, doğrudan doğruya ve gizli reyle seçilen, evvelâ Kurucu Meclis, bilâhare de Anayasanın kabulünden sonra Parlâmento’ya çevrilen hukukî müessese ile temasa geçti. Yarımadadaki halkın ekseriyetini temsil eden ve Bolşevikler tarafından dağıtılmış olan Kırım Parlâmentosunun üyeleri, yurtlan Bolşeviklerden temizlendikten sonra 1918 Mayıs ayının ilk haftasında bir toplantı yapmışlar. General Koch da bu faaliyeti teşvik etmiştir. Parlâmentonun 8/5/1918 tarihindeki toplantısına iştirak eden General, Alman ordusu kumandanlığının Kırım Yarımadasında Parlâmentonun yegâne hukukî iktidar olduğunu ve Parlâmento tarafından teşkil edilecek hükümeti “âzami şekilde destekleyeceğini ve her bakımdan müdafaa edeceğini söylemiştir. Diğer taraftan «Millî Mümessiller Meclisi» namı altında, müslüman olmayan milletlerin en yüksek teşkilâtı olarak ortaya çıkan teşkilâtın, Kırım Parlâmentosuna karşı ileri sürdüğü itirazlarını, yeniden seçimler yapılması hakkındaki tekliflerini reddetmiştir.
 
Kırım Parlâmentosu tekrar faaliyete geçtikten sonra, Millî Hükümet üyelerinin tesbitine kadar, icra kuvvetini temsil etmek üzere, üyelerden Abdülhakim Hilmi’nin başkanlığı altında bir «Parlâmento kalemi» seçilmiştir. Bu teşkilât derhal harekete geçerek bütün Kırım’a şamil olmak üzere bazı bildiriler yayınlamıştır. Bu bildirilerle halka duyurulan kararlar şunlardır:
 
1 — Sabık Bolşevik idaresi Hariciye Komiseri tarafından müslümanların umurunu rüyet etmek üzere İsmail Kerimcan’ın riyasetinde olarak teşkil edilmiş olan Komiserlik ilga edilmiştir. Akmescit’te içtima etmiş olan Kefe, Yalta, Bahçesaray ve Akmescit mebusları tarafından millî işleri rüyet eylemek üzere Parlâmento kalemi teşkil edilmiştir.
 
2 — 12/2/1917 den 21/4/1918 tarihine kadar Kırım Hükümeti namına yapılan hareketlerin mes’uliyeti Parlâmento kalemi tarafından kabul edilmemektedir. 21/4/1918 tarihinden sonra Parlâmentonun izni olmaksızın vâki olacak kararlar hükümsüz sayılacaktır.
 
3 — Acele meselelerin müzakeresi için Kurultay mebusları içtimaa davet edilmiştir.
 
4 — Parlâmento âzaları, Parlâmento kalemine davet olunmuştur.
 
5 — Parlâmento âzalarının masuniyeti Kurultay Kanunu esasisince tayin edilmiş bulunduğundan, gerek Parlâmento ve gerekse mebuslar aleyhine tahriklerde bulunacaklar, Alman askerî memurlarınca tevkif ve Kurultay idaresince tecziye edilecektir.
 
8 — Kırım’ı işgal eden Alman kuvvetleriyle vâki olan itilâfa binaen Kırım atlı alaylarına ait olup şahıslar ve müesseseler elinde bulunan silâh, at ve askerî eşyanın Akmescit’te Kırım erkânı harbiyesine teslim olunması, 15 Mayısa kadar mezkûr eşyayı teslim etmiyenlerin şiddetle tecziye edilecekleri ilân olunmuştur.
 
Bu sıralarda, Almanlar tarafından dağıtılmış bulunan müslüman kolordusu komutanı Süleyman Sulkiewicz bir miktar müslüman subayla birlikte Kırım’a gelmiş, Parlâmento kalemi başkanı ile General Koch’u ziyaret etmiştir. Parlâmentonun 8/5/1918 tarihli toplantısında bulunan Sulkiewicz, Kırım’da hükümet teşkilinin ehemmiyeti hakkında bir konuşma yapmıştır.
 
Parlâmento 18/5/1918 tarihinde yaptığı toplantıda aşağıdaki mühim kararları almıştır:
 
1 — Kırım Müslüman Parlâmentosu kendisini muvakkat Kırım Parlâmentosu ilân eder ve bütün memlekete ait hükümetin ve Parlâmentonun teşkilini deruhte eyler.
 
2 — Memleket Parlâmentosunun içtimaına kadar yalnız müslümanlara ait hususatın müzakeratında Müslüman Parlâmentosu, Kırım Müslümanları Parlâmentosu sıfatiyle hareket edecektir.
 
3 — Kırım Meclisi Müessesanının içtimaına karar vermek hususunu, Müslüman Parlâmentosu Kırım Parlâmentosuna terkeder.
 
4 — Kırım heyeti hükümeti, nüfus ve vaziyeti içtimaiye ve iktisadiye itibariyle haizi ehemmiyet milliyetlere mensup olarak muhtelit bir surette ihdas olunacaktır.
 
5 — Heyeti hükümet reisi, Müslüman Parlâmentosu tarafından intihap olunacak ve mumaileyh tarafından teşkil edilecek kabine kendisine Parlâmentoca beyanı itimat olunması suretinde tasvip edilecektir.
 
6 — Umum Kırım’a mahsus Parlâmentonun içtimaına kadar, Hükümet Müslüman Parlâmentosuna karşı mes’ul bulunacaktır.
 
7 — Hükümeti cedidenin elsinei Tesmiyesi tatarca ve ruscadır.
 
8 — Kırım Meclisi Müessesanınca mesele sureti katiyede hallolununcaya kadar Kırım resmî bayrağı gökbayraktır.
 
9 — Kabine, başvekil ile 8 nazırdan mürekkeptir.
 
10 — Nezaretler şunlardır: Dahiliye, Hariciye, Harbiye, Turukumünakale – Posta Telgraf, Maarifi milliye, Ziraat, Sanayi ve Ticaret, Maliye ve Devlet Kontrolü, Adliye.
 
Parlâmento aldığı bu kararla, Bolşevik işgali dolayısiyle icra kuvvetinde husule gelen sarsıntıyı gidermeğe, aynı zamanda Kırım’da yalnız Türklerin değil, ekaliyetlerin de iştirakiyle bir hükümetin kurulmasına teşebbüs etti. Parlâmento bu maksatla kendi murahhaslarını diğer Rus partileriyle müzakereye gönderdi. Fakat Rusya’nın dağılması, «bölünmez bir tek Rusya» nın muhafaza edilmesi idealinden ayrılmayan Ruslar, Parlâmentonun Vilson prensiplerinden ve insan haklarından mülhem ve asil ve haklı tekliflerini reddettiler. Kırım Parlâmentosuna karşı mes’ul bir hükümetin değil, ancak mahallî bir iktidarın teşkiline iştirak edebileceklerini bildirdiler. Rusları”, bilhassa Kadet Partisi, Kırım’ın bağımsız bir varlık olarak meydana çıkmasına muhaliftiler. Bu sebeple uzun müzakereler sonunda son söz olarak: «Böyle bir harekete Kırım’ı Rusya’dan ayırmamak şartiyle iştirak ederiz.» dediler. Parlâmento murahhaslariyle Kadet Partisi mümessilleri arasında zıt temayüllere dayanan prensip münakaşası bir sonuç vermiyordu. Bunun üzerine Ruslar, müzakerelerin birkaç gün geri bırakılmasını, kendilerinin mevzuu «Vilâyetler toprak sahipleri toplantısında» görüşebilmeleri için imkân verilmesini teklif ettiler. Birkaç gün sonra yapılan toplantıya Ruslar hülâsa olarak şu şartlarla geldiler:
 
a — Kurulacak hükümet muvakkat olacak,
 
b — Yabancı devletlerle münasebata girişmiyecek,
 
c — Umumî devlet işleriyle meşgul olmıyacak,
 
ç — Yalnız memleketin inkişafiyle alâkadar olacak,
 
Görüldüğü gibi bu teklifler, Rusya’nın parçalanmasına karşı yürütülen mücadelenin esaslarını taşıyordu. Halbuki Parlâmentonun gayesi:
 
a — Vilson prensiplerinin tahakkuku, yani her milletin kendi mukadderatına sahip olması,
 
b — Kırım’da ekaliyetlerin de iştirakiyle bir hükümet kurulması idi.
 
Bu görüş ayrılığı dolayısiyle Kadetlerle bir anlaşmaya varılamadığından, Parlâmento yeni hükümeti kurmakta kendisini serbest görerek faaliyete geçti ve Cafer Seydahmet Beyi Başbakanlığa seçerek aldığı kararı divan riyasetinin bir yazısı ile kendisine bildirdi.
 
Başbakanlık vazifesi tevdi edilen Cafer Seydahmet Bey de, tarihî vazife ve sorumluluğunun icaplarını tahakkuk ettirmek ortamını bulamıyordu. Bir taraftan umumî Rusya mevzuunda Alman politikası sarih değildi. Aynı zamanda Ukranya’da, Kırım’a karşı ilhak temayülü besleyen, Almanların tuttuğu Skropatski hükümeti iş başında idi. Bu sebeplerle Cafer Seydahmet Bey başbakanlık vazifesini kabul etmiyerek, müslüman kolordusu kumandanı Süleyman Sulkiewicz’in hükümeti kurmasını teklif etti.
 
Bu yazı için faydalanılan kaynaklar:
 
— Der Nationale Kampf Der Kırım-türken – Dr. Edige Kırımal, Emsdetten (Westf.) – 1952.
 
— Tasvir” Efkâr: 4/6/1918, sayı 2475.
 
— İkdam: 7/6/1918, sayı 7661.
[/ihc-hide-content]
 

 
Emel 9. sayfa 5-7.

Bakınız

18  MAYIS 1944 KIRIM SÜRGÜNÜ -2014 RUSYA İŞGALİ VE ZULÜMLERİ

                      BİLDİRİ          …