KIRIM TÜRKLERİ FOLKLORUNDA “ÇINLAR” ve GRAMERİ ÜZERİNE

KIRIM TÜRKLERİ FOLKLORUNDA “ÇINLAR” ve GRAMERİ ÜZERİNE

      Emin Ali TURHAN

    Kırım Türkleri muhtelif zamanlarda Türkiye’ye ve Balkanlara göç edip yerleşmişlerdir. Tabiî bu göçün en büyük tesirlerinden biri de Sovyet Rusya’nın zulmü ve baskısıdır. Onlar birlikte getirdikleri kültürlerini yeni yaşayacakları yere getirmişler ve bunun gereklerini de yerine getirmişlerdir. Onların âdetlerinden biri de “çınlaşma”dır. Dedelerimiz olmasıyla bu âdeti biraz da biz yaşadık. Çünkü kültürümüzün değerli bir mahsulüydü.

    Bu çalışmamla onların bir kısmını ve bunların gramerini sunacağım. Çınların kısaca mânâsını parantez içinde belirteceğim. Akabinde çınlarda geçen kelimelerin gramer incelemesi gelecektir. Çınlardaki kelimeler Kırım şivesine göre geçmektedir, incelemeye tâbi tuttuğum kelimelerin mânâsını ve gramer yönünden tahlilini “Türkiye Türkçesi”ne göre göstereceğim. Yaptığım araştırmalar neticesinde bu sahada gramer çalışması yapılmadığı kanaatine vardım. Bu âdetlerden biri de çındır. Nedir Çın? Biraz bu kelimeyi açıklayalım:

    Çın: “Gerçek, gerçeklik, doğru” demektir.1

    Bu kelime “Çin” şekliyle de kullanılmıştır. Çin, cim (br.) chin “dürüst”2

    Çın tut, “Doğru, olduğunu söyle-, doğrula-3

    Çın (Çin) “Doğru, gerçek, sahih, Halis”4

    Çın ‘“Hakikat, doğruluk, hakiki, sahici, şe’ri Çın ayt-

    “Doğru söyle-, ciddi konuş-” Çınım “Evet, ciddi söylüyorum”5

    Çın-Çin sahih, doğru” Çin et- (Çin kıl-) Doğrultmak, düzeltmek. Çin ayt- “Doğru söyle-6

    Çın “Doğru, gerçek”7

    Cıyın “Toy, düğün, toplantı, bayram” demektir. Bir vesile ile herhangi bir yerden bir köye misafir bir kız veya kızlar geldiğinde ev sahibi misafirlerin şerefine bir ziyafet verir. Bu ziyafette köyünün ve komşu köy kızlarından bir kısmını davet eder. Bu toplantıya “cıyın” kız cıyını8 derler. Düğünlerde kızlar bir tarafta delikanlılar karşı tarafta yer alarak, cıyınlarda ise kızlar iki gruba ayrılarak birbirlerine duygularını, düşüncelerini, sevinç ve üzüntülerini, tenkitlerini, hayata bakış ve görüşlerini ölçülü, kafiyeli manzum ifadeler halinde hususî bir âhenk ve makam ile karşılıklı söylerler ki, bu ikişer mısradan meydana gelen bu parçalara “çın” adı verilir, “ç” ve “ş” seslerinin birbirlerine yankılanmasından olsa gerek ki, Eskişehir ve civarında bugün halen “şın” şekliyle kullanılır.

    Çınların yazarları ve söyleyenleri belli değildir. Bunlar halk arasında yaşayan keday adı verilen halk yırcıları tarafından söylenmişlerdir. Çın söylemekte mahir olan kadınlara “çıncı kız” veya “kadın” da denilir. Çın söylemeye Çınlaşma “müşaare” denebilir. Çınlaşma iki rakip taraf veya grup arasında olduğunda karşısındaki gruba çın söyleyen grup, cevap almak için nihayet bir dakika bekler. Cevap gelmezse ikincisi ve üçüncüsünü fakat bu defa müstehzi Çınlar yapıştırarak karşı tarafı iskât ve alt etmeye çalışır. Sevgililer arasında tabiîdir ki çınlar tatlı dille başlar ve artan tatlılıkla devam eder.

    Çın Örnekleri

    1 Kız-Mına selâm aleyküm batırlar, beyler, allay

          Biz garipnı kenarda, kim abaylar allay

    2 Erkek-Aleyküm selâm koş keldin siz ekensiz allay

          Bahçalarda açılgan gül ekensiz allay

    3 Kız-Avursam ah der kimsem yok, ölsem cılay allay

          Betimnı sıypap közümnu kim cumdurur allay

    4 Erkek-Avursan ah der men barman, ölsen cılar allay

          Betin sıypap kozünni cumdurarman allay

    5 Kız-Avdarıl çatır bas meni kormesin kozum allay

          Ölsem özüm öliyim, ölmesin sözüm allay9

    6 Erkek-Avdarılma Çatırtav tokta biraz allay

          Kara künler kesmeğe kaldı bek az allay

    7 Erkek-Bir körgende men seni candan suydum

          Dulberim senin dertinden candan da küydüm

    8 Kız-Catsan yastık sulayman tursam cavluk

          Muradına erersin tile savluk

    Kargış (Beddua Hakkında)

    9 Böten aytkan onmasın cav şapsın etin

          Ulu kiyev bolmasın, kızı kelin10

    Sevgililer Arasında Söylenmiş Muhtelif Çınlar:

    10 Masalla kardaş saçına, boyga postga

          Maktamaga layıksın, eşge dostga

    11 Artka taşlap saçın süydiresin

          Curegimni her vakit küydüresin

    12 Sensiz maga zevk haram, künler keçmey

          Ölecekmen derdinden, aş su içmey

    13 Töben karap kol siltep, cürüşün süydüm

          Karap kaldım artından, küneşsiz küydüm

    14 Cılamayım canmayım; desem de bolmay

          Sensiz menim dünyada eksigim tolmay

    15 Kaşların kalem sızılgan közlerin kömür

          Sensiz keçken künlerim, saymayman

    16 Sen bolmagan yerlerde, men nişleyim

          Sen tişlegen elmadan, men tişleyim

    17 Kaşların senin kaytanday, bel kemane

          Hem tilberlik bar sende, hem zemane

    18 On parmagın hünerin, kızganma menden

          Bir kisemen bir cavlık, tilermen senden

    19 Sen ketgende arkandan, karap kaldım

          Kayt artına degmege, halktan yaldım

    20 Dünya bir yak, sen bir yak, şay sanamam

          Karamaga közümden, kızganaman

    21 Aylanaman karaldın, ay batkan son

          Aylanır da bararman, kalk catkan son

    22 Sende dilber sim bar manlmayın cayık açık

          Köz tutkanın bolmasa, dost bolayık

    23 Kaşına göre kirpiğin, boyuna saçın

          Kavışıb senmen körgeydim, bir kuvançın

    24 Tögerekke yıldızsın, köyüne aysın

          Men içimmen bek süydüm, sen ne deysın

    25 Senin közün karası, menim bahtım

          Kördü közüm süydü can, iridim aktı

    26 Sarı sınlı tomalak, şaylı bela

          Körgen sayın başımdan, aklım ala

    27 Suretin korgen sırtından, aylanıp ketmez

          Senday etgen dilberge kim köz etmez

    28 Songı sözüm selâmım, aytaman saga

          Seni korsem hiç tözüm tabılmay maga

    29 Malın mülkün kerekmey, yalnız özüm

          Karagan közün seveyim, aytkan sözün

    30 Kadife peşin töbesi, çember çember

          Kök kögercin bolayım kolundan çember

    31 Kasavetmen kararmam, dertmen ölmem

          Sen kara yer cabılmay, men töñülmen

    32 Ömrüm senin elinde, çıksa canım

          Razıman men senin için tögülse kanım

    32 Kavuşmasam men saga, dünyada cürmem

          Kalkday beter avurıp töşekte ölmem11

    METNİN BUGÜNKÜ ŞEKLİ

    1. İşte cesurlar, zenginler, herkes selâm aleyküm.

          Biz garibi kenarda kim fark eder.

    2. Aleyküm selâm siz imişsiniz, hepiniz hoş geldiniz.

          Bahçelerde açılmış gül imişsiniz.

    3. Hasta olsam vah diyecek kimsem yok, ölsem herkes ağlar.

          Yüzümü okşayıp, gözümü kim kapatır.

    4. Hasta olsam vah diyecek ben varım. Ölsen herkes ağlar.

          Yüzünü okşayıp gözünü kapatırım.

    5. Çekil, yavaş yürü beni gözün görmesin.

          Öleceksem kendim öleyim, sözüm ölmesin.

    6. Biraz dur çatırdar gibi yapma, devrilme.

          Kara günlerin geçmesine pek az kaldı.

    7. Ben bir görmekle seni candan sevdim.

          Sevdiğim senin sevginle yandım da ateşlendim.

    8. Yatsam yastığı ıslatıyorum, ayağa kalksam mendili.

          Muradına ulaşırsın, bana sağlık dile.

    Kargış (Beddua) hakkında

    9. İftira eden, huzur bulmasın, düşman atını koşsun.

          Oğlu güvey, kızı gelin olmasın.

    Sevgililer arasında söylenmiş muhtelif çınlar

    10. Kardeş saçına boyuna poşuna maşallah.

          Eşe dosta methetmeye layıksın.

    11. Saçını arkaya bırakıp sevdiriyorsun.

          Her vakit yüreğimi yakıyorsun.

    12 Sensiz dünler geçmiyor, bana zevk haram.

          Derdinden öleceğim, yemek su içmiyorum.

    13 Aşağı bakarak el sallayarak yürüyüşünü sevdim.

          Ardından bakakaldım, güneş olmadan yandım.

    14 Ağlamayım, üzülmeyim desem de olmuyor.

          Sensiz dünyada benim eksikliğim dolmuyor.

    15. Kaşların kalemle çizilmiş, gözlerin kömür.

          Sensiz geçen günlerimi saymıyorum.

    16 Senin ısırdığın elmadan ben de ısırayım.

          Senin olmadığın yerde ben ne yapayım?

    17 Kaşların kaytan gibi, bel keman gibi.

          Sende hem sevgili olma hali hem de asrilik var.

    18 On parmağın hünerini benden kıskanma.

          Senden bir mendil, bir armağan diliyorum.

    19 Sen gittiğinde arkanda baka kaldım.

          Dön gel demek için halktan utandım.

    20 Sen bir yana dünya bir yana öylece düşünüyorum.

          Sana bakağa gözümden kıskanıyorum.

    21 Ay battıktan sonra hane halkının etrafını dolaşıyorum.

          Ahali yattıktan sonra yarına dönüp gelirim.

    22 Sende sevgili alâmeti var, alnın yayık gibi açık.

          Sana göz koyan yoksa, ikimiz dost olalım.

    23 Kaşına göre kirpiğin, boyuna göre saçın var.

          Sana ulaşmanın sevincini bir göreydim.

    24 Etrafa yıldız, köyüne aysın.

          Gönlümden seni çok sevdim, sen nasılsın.

    25 Senin gözün karası benim talihimdir.

          Gözüm gördü, gönlüm sevdi, eridim, aktım.

    26 Tombul sarı işaretli, sevimli çocuk.

          Gördüğümde aklımı alıyor.

    27 Sırt tarafından yüzünü gören, dönüp gitmez.

          Senin gibi yapan sevgiliye kim göz etmez.

    28 Sana sonki sözümü selamımı söylüyorum.

          Seni görsem bana hiçbir şey bulunmuyor.

    29 Söyleyen sözünü bakan gözünü seveyim.

          Bana malın mülkün gerekmez, yalnız sen lazımsın.

    30 Kadife fesin tepesi çember çember.

          Seninle elinde gök güvercini olayım ki sen kendi elinle bana yem ver.

    31 Sıkıntılı üzüntülü dertli ölmem.

          Sen kara toprak örtülmedikçe ben ümit kesmem.

    32 Ömrüm senin elinde senin yanında canım çıksa.

          Senin için kanım dökülse ben razıyım.

    33 Ben sana kavuşamazsam dünyada yürümem, yaşamam.

          Halk gibi kötü hastalanıp döşekte ölmem.

    Metinde geçen kelimelerdeki ses hususiyetleri:

            b-v

    Bugün v ünsüzü ile kullanılan kelimeler b ünsüzü ile başlar;

    bar-var

    ber-ver

            t-d

    Bugünkü “d” ile başlayan kelimeler “t” ile gösterilmiştir:

    töşek-döşek

    tolmay-dolmuyor

    tilemen-dilerim

    tursam-dursam

            ke-ge

    Kırım şivesinde kelime başında “ge” yok, “ke” vardır.

    kivey-güvey keçmey-geçmiyor

    kelin-gelin küneş-güneş

    kün-gün ketgen-giden

    köz-göz kerek-gerek

    kök-gük

    kügercin-güvercin ge-gı düşmesi

    Kırım şivesinde bazı eklerin başında ve ikiden fazla heceli kelimelerin sonunda gi, gı sesleri var. Bugün bunlar düşer.

    aytkan-söyleyen       k-h

    bolmagan-olmayan

    ketgen-göden           koş-hoş

    batgan-batan           e-ö

    körgen-gören           tepe-töbe (p-b)

    bolmak-olmak

    Kırım şivesinde olmak yerine bolmak fiili vardır,

          bolayım-olayım

          bolmasın-olmasın

    Ünsüz uyumu

    Kırım şivesinde ü-u yoktur. Karşılıklı sedalı sedasız ünsüz yanyana gelebiliyor:

          ketgen

    e-i

    İlk hecedeki e’lerin i olması hali:

          iridim-eridim

    b-m

    Kelime başında b’ler m şekliyle geçer:

          menim-benim

          men-ben

          maga-bana

    y-c

      Kelime başında y’ler c şekliyle geçer:

          yem-cem

          yürümem-cürmem

          yanmayım-canmayım

          yatan-cetken

          yayık-cayık

          yumdurmam-curndurman

    p-b

          pek-bek

    f-p

          fes-pes

    Şekil hususiyetleri; isim çekim ekleri:

    Akkuzatif: -nı, -ni; -nü, -nü

    garip -ni “garibi” kozüm-nü “gözümü”

    -m kirpiğin “kirpiğini”

    Datif: -da, -de; -ka, -ke

    tögerek-ke “etrafa”

    boy-da “boya” eş-ge “eşe” art-ka “arta”

    Ablatif: -men: içim-men “içimden”

    Şekil ve zaman ekleri:

    Şimdiki zaman eki: -may -mey bolmay “olmuyor”

    Partisipler: -gan, gen: bolma-gan “olmayan”

    tişle-gen “dişleyen”

    Gerundiumlar:

    P: taşla-p “taşlayıp”

    silte-p “sallayıp”

_________________________

1 Caferoğlu, Ahmet, Uygur Türkçesi Sözlüğü TDK yayını s. 61.

2 Gabain, A. Von, Alttürkische Grammatik, s. 334.

3 Yudahin, Prof. K.K., Tere. Abdullah Taymas, Kırgız Sözlüğü, T, c. III, s. 5.

4 Yüce, Doç. Dr. Nuri, Kazak Türkçesi Sözlüğü, s. 103.

5 Atalay, Resim, DLT Dizini (Yeni bask.), TDK yay. s. 31

6 Tarama Sözlüğü, C, D Maddesi TDK Yay. s. 922.

7 Türkçe Sözlük, C.I., TDK Yayını.

8 Yüce, Doç. Dr. Nuri, Kazak Türkçesi Sözlüğü, s. 103.

9 Bektöre, Emin. Kırım Halk Türküleri, Eskişehir Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma

Derneği yayını.

10 Ülküsal, Müstecib, Dobruca’daki Kırım Türklerinde Atasözleri ve Deyimler, s. 253.

11 Akçar Bekir, Emel Dergisi, yıl 1963, s. 9, Ankara

Bakınız

ASAN CEMİL AĞAMIZ VEFAT ETTİ

KIRIM TATAR MİLLî HAREKETİ GAZİSİ ASAN CEMİL AĞAMIZ VEFAT ETTİ Yolbaşçımız Mustafa A. Kırımoğlu’nun ağabeyi, …