Kırım Türklerinin Milli Mücadelesi – VI

Kırım Türklerinin Milli Mücadelesi – VI

Edige KIRIMAL. Çeviren : Eşref Bengi ÖZBİLEN. 

Rus idaresine bağlı okullarda durum daha zordu. Bunlar 88 adet Rus – Tatar devlet okuluyla Kırım’daki yegâne öğretmen okulu olan Simferopol Tatar Öğretmen Semineri idi (265). [ihc-hide-content ihc_mb_type=”show” ihc_mb_who=”2,3″ ihc_mb_template=”1″ ]
1917 yılı Ağustosun’da Müslüman İcra Komitesinin temsilcisi ve Vilâyet İdaresi üyesi olan Hafız Tınçerov, vilâyet idaresinin bir toplantısında uzun süren heyecanlı tartışmalardan sonra Kırım’ın Ruslaştırılmasına âlet olan Rus-Tatar okullarının tamamen yeniden teşkilâtlandırılması kararının alınmasını başardı (266). Bu münasebetle mahallî Müslüman öğretmenlerin özel bir kurs için Moskova’ya gönderilmeleri kararının alınmasına da muvaffak oldu. Kırım’daki Müslüman okullarının desteklenmesi için vilâyet idaresinde bir dairenin kurulması da onun o zamanki teşebbüsünden kaynaklanmaktadır (267). Buna rağmen Kırım Türkleri Tatar Lisesi yüzünden vilâyet idaresiyle sert bir mücadele yapmak zorunda kaldılar. Daha Mayıs ayının başında bütün Kırım Türklerinin öğretmen teşkilâtı Tatar Lisesinin Müslüman İcra Komitesine devredilmesini talep etmişti. Vilâyet idaresi de bu talebi yerine getirmeyi reddetmişti. Bunun üzerine lise için sert bir mücadele başlamış, fakat Müslüman İcra Komitesi 1917 yılı Ekim’inde meseleyi lehlerine halletmeyi başarmıştı (268).
 
Kırım Türkleri aynı zamanda yeni eğitim müesseselerinin ihdasına başlamışlardı. Bunların en önemlileri İsmail ‘Bey Gasprinski dârül-muallimini (öğretmen okulu) ve Hüner ve ‘Sanayi mektebi (sanat okulu) idiler. Bunlar ve millî müze 3/16 Kasım 1917’de Bahçesaray’da açıldılar. Bu müesseselerin açılışıyla, daha yakından bahsedeceğiz. Çünkü bu millî – siyasî karaktere sahip genel meselelerle yakınen ilgiliydi.
 
Bu sırada millî Kırım basını dört gazeteden müteşekkildi. Günlük «Millet» gazetesi 27 Haziran / 10 Temmuz 1917’den beri Kırım’ın en önemli yayıncısı Haşan Sabri Ayvaz’ın idaresi altında Simferopol’da yayınlanıyordu (269). Bu gazete önce Müslüman İcra Komitesinin ve onu müteakiben de Millî Kırım Hükümetinin resmî yayın organıydı (270).
 
«Golos Tatar» (Tatarların Sesi) adlı haftalık gazete 22 Temmuz / 4 Ağustos 1917’den beri Simferopol’da yayınlanıyor ve «Millet» gazetesini tamamlıyordu. Müslüman İcra Komitesi’nin ikinci resmî yayın organı olan «Golos Tatar» Rusça basılıyordu. Gayesi yarımadanın Türk asıllı olmıyan halkına bilgi vermek ve Kırım Türklerinin millî menfaatlerini Rus siyasî partilerine karşı müdafaa etmekti. Yazı işleri müdürleri Halil Çapçakçı ve Ali Badaninski idiler (271).
 
Müslüman İcra Komitesine karşı bir nevi muhalefeti temsil eden bağımsız «Kıran Ocağı» gazetesi 20 Haziran / 3 Temmuz 1917’den beri haftada üç defa Simferopol’da yayınlanıyordu (272, 273). Veli İbrahimov ve Mustafa Kurtmehmed tarafından yayınlanıyordu. Yazi işleri müdürü Abdulhakim Hilmi Arif’di. Faal yazı kadrosuna Şeyh Mehmed Vecdi, Hüseyin Cahit Mecitov, Mustafa Kurti, Aytuvğan Batır, Şâmil Şevket Çelebiyev ve başkaları dahildiler (274). «Millet» ve «Golos Tatar» gibi «Kırım Ocağı» da Kırım’ın Bolşevikler tarafından işgal edildiği 27 Ocak 1918’e kadar yayınlandılar. Bolşevikler aynı yayınevinde Türkçe olarak kendi gazeteleri «Al Bayrak»ı çıkardılar (275). «Kırım Ocağı»nın Müslüman İcra Komitesine karşı olan muhalefeti oldukça zaiftı ve daha ziyade dahilî ve taktik bir karakter taşıyordu (276).
 
Nihayet dördüncü yayın organı olarak Gaspıralı ailesi tarafından eskiden olduğu gibi Bahçesaray’da yayınlanan «Tercüman» vardı. Bahsettiğimiz dönem içinde «Tercüman» ın ikinci derecede bir rol oynaması, bir taraftan Şefika Gaspıralı’nın da teyid ettiği gibi kabiliyetli Haşan Sabri Ayvaz’ın yazı işlerinden ayrılmasıyla, diğer taraftan da Cafer Seydahmet’in şehadet ettiği gibi millî gençliğin büyük bir ananenin ulvîleştirdiği bu gazeteyi ve herkesçe kabul edilmiş olan otoritesini korumak için siyasî parti mücadelesi ve fırtınalı ihtilâl olayları içine sokmamak hususunda aldıkları kararla izah olunabilir (277). Ayvaz’ın ayrılmasından sonra «Tercüman» İsmail Gaspıralı’nın kızı Şefika Hanım ve sonraları da oğlu Rıfat Gaspıralı tarafından idare edildi. Gazete Bolşevik Hâkimiyetinin ilk ayında da yayınlandı ve 10/23 Şubat 1918 günü — bu tarih müftü Çelebi Cihan’ın katledildiği güne tesadüf etmektedir— Gaspıralı’nın vârislerinin yaptıkları bir aile toplantısında aldıkları karara uyularak yayın hayatına son verildi. Şefika Gaspıralı, bu olayı mânâsı çok derin olan bir şekilde izah etmektedir: «Öldürülmektense ölmeyi tercih ettik». Bundan sonra «Tercüman» bir daha yayınlanmadı. Kapanıştan sonra matbaa bolşevikler tarafından gasp edildi, fakat bolşeviklerin 1918 yılı Nisan’ında çekilmelerinden sonra tekrar Gaspıralı ailesinin eline geçti ve 1919 yılına kadar millî yazıların basılmasına devam olundu (278).
 
Bu dönemde periyodik gazete ve dergilerin yanısıra birçok edebî ve genel kültüre müteallik eserler basıldı. (279). Fakat onları incelemek bu kitabın vüsati dışına çıkar.
 
Kırım’ın hayatında çok önemli bir rol oynıyan ve Rus siyasî partilerinin temsilcilerinin elindeki vilâyet idaresi için mücadele veren Müslüman İcra Komitesi mahallî halkın mahallî idare seçimlerine enerjik bir şekilde katılması için gayret göstermişti (280). Seçim hazırlıkları esnasında Komite seçim listelerinin Rusça ve Türkçe yazılması için İçişleri Bakanlığının karar çıkarmasını sağlamıştı. Bu sayede Kırım Türklerinin şansı oldukça artmıştı (281). Perekop ve Feodosia’nın haricinde bütün seçim bölgelerinde çoğunlukta olduklarından Türk halkı bu seçimlerde müsbet netice elde etti (282). Bu seçim başarılarına rağmen Kırım’ın büyük şehirlerinin idaresi ile oylarının çoğunu Tavriya’nın kara Rusyasındaki üç kazadan sağlıyan eyâlet idaresi Rus partilerinin elinde kaldı. Bu partilerin temsilcileri hem eyâlet idaresinin sivil ve askerî makamlarını hem de yeni ihdas edilmiş olan eyâlet ve şehir vatandaş komiteleri ile işçi ve asker şûralarının komitelerini işgal ediyorlardı (283).
 
Böylesine bir güçler dağılımı karşısında Müslüman İcra Komitesi ihtilâlin ilk aylarında çok ihtiyatlı bir şekilde Rusların iç işlerine karışmama taktiğini uygulamış, Rus partilerinin hiçbirine katılmamış ve Kırım Türklerinin millî kültür muhtariyetinin tanınması ve desteklenmesi ümidiyle başlangıçta tüm Rusya demokratik ve sosyalist cephesi ile müşterek bir lisan bulmaya çalışmıştı (264).
 
Meselâ 1917 yılı Mayıs’ının başında daha Moskova’da Tüm Rusya Müslümanları Kongresi toplanmadan önce Petrograd basınında «Kırım Tatarlarının Kırım’da muhtariyet talep ettikleri» haberi şüyu bulunca, Müslüman İcra Komitesi resmî bir beyanat verip, bu talepleri tekzip etmeyi ve Kırım Türklerinin «federalist bir temele dayanan demokratik cumhuriyetçi bir devlet şekli» arzuladıklarını açıklamayı gerekli görmüştü (285).
 
Buna karşılık tüm Rus halkına millî birlikle bağlı olan Kırımlı Ruslar Rusya’da olanlarla hemfikirdiler, Petrograd’daki siyasî partileri örnek alarak teşkilâtlanıyorlardı, ve bir ve bölünmez Rusya prensibi ihlâl edilmediği ve Kırım’daki Rus hâkimiyeti hedef teşkil etmediği sürece Kırım Türklerinin millî faaliyetine müsamaha göstermek niyetindeydiler (286). Bu mevzuda Rus demokrasisi hemen hemen sağcı Rus partileri kadar Rus merkeziyetçiliğinin taraftarıydılar. Bu durum karşısında Müslüman İcra Komitesinin tamamen kendi millî güçlerine ve Rusya’nın Rus asıllı olmıyan milliyetlerinin işbirliğine dayanarak bütün Rus siyasî cephesine karşı mücadeleye başlamaktan başka yapacak şeyi kalmamıştı. Bu sebepten Müslüman Komitesi ile Rus siyasî partileri arasındaki münasebetler daha 1917 yılı Mayıs ayında bir rekabet havasına girmiş, çok kısa bir zaman sonra birbiri arkasından darbeler şeklinde gelen açık çatışmalara dönüşen zorlu bir mücadele başlamıştı.
 
Bunlar önce Türk halkının menfaatlerini gözetmek için Müslüman İcra Komitesinin temsilcilerini göndermiş olduğu yeni kurulmuş olan kamu teşkilâtları (eyâlet ve şehir kamu komiteleri ile işçi ve asker şûraları) ile ihtilâl öncesi Rusyasında da mevcut olan taşra ve şehir idarelerindeki Rus ve Türk demokrasilerinin temsilcileri arasında sürtüşmeler olarak başladılar. Bu sürtüşmeler kısa zamanda bütün Müslüman İcra Komitesinin alâkalanmak zorunda kaldığı şiddetli çekişmeler hâlini aldı (287).
 
İlk çekişme daha evvelce de bahsettiğimiz gibi Tatar Öğretmen Semineri yüzünden 1917 yılı Mayıs’ının başında Kırım Türklerinin öğretmen teşkilâtı ile Rus eyâlet makamları arasında oldu.
 
Bundan sonraki çekişmenin sebebi Müslüman İcra Komitesine ait Askerî Komitenin (başkanı albay Aliyev’di) Kırım Türklerinin bağımsız millî askerî birliklerini teşkil hareketine başlaması oldu. Bu teşkilâtlanma Tüm Rusya Müslümanları Kongresi’nin ayrı Müslüman birlikleri teşkil etmek yolundaki kararına dayanıyordu. Müslüman İcra Komitesi bu meseleyi önce meşru yoldan halletmek istiyordu ve bu yüzden Kırım Türklerinin millî askerî birliklerinin kurulması hususunda hükümetten karar çıkartmak için 1917 yılı Haziran’ının sonunda Petrograd’a özel bir heyet gönderdi. Bu heyet Petrograd’da başbakan prens Lvov’u ziyaret etti, fakat ondan onun şahsen bu isteğe karşı olduğu, bu hususta karar vermek sorumluluk sahasına girmediğinden savaş bakanı Kerenskij’e başvurmalarının daha doğru olacağı cevabını aldılar. Hükümet başkanının cevabı menfi olduğundan ve Kerenskij de petrograd’da bulunmadığından heyet bir sonuç alamadan Kırım’a dönmek zorunda kaldı. Bu esnada Rus basını tarafından desteklenen mahallî Rus askerî ricali de bu teşebbüse karşı çıktı.
Bunun üzerine Kırım garnizonuna bağlı bütün müslüman askerleri ve subayları Müslüman İcra Komitesinin emriyle birliklerini terkettiler ve sonra Hazreti Ali piyade alayı olacak olan millî bir tabur teşkil ettiler. Teşkil olunduktan sonra millî tabur mavi millî bayraklarıyla Simferopol’de bir resmigeçit yaptı ve Tatar Öğretmen Seminerine yerleşti. Müslüman İcra Komitesi de Petrograd’daki Geçici Hükümetten özel bir deklarasyonla Kırım haricinde bulunan ve tamamen Kırım Türklerinden müteşekkil iki Kırım hafif süvari alayının memleketlerine gönderilmesini talep etti ve savaş bakanı Kerenskij ile Odesa savunma mıntıkası kurmay heyetini millî taburun teşkilinden haberdar etti. Mahallî askerî rical ve Rus basını bunu büyük bir infialle karşıladı. Hattâ Rus basını Kırım Türklerini o sıralarda millî askerî birliklerini teşkil etmiş olan Ukraynalılarla işbirliği yapmakla suçladı. Hükümet ise o esnada Sevastoporda bulunan Kerenskij’in şahsında bu oldu bittiyi taburun derhal cepheye sevkedilmesi şartıyla onayladı. Bu şart da kısmen yerine getirildi (288).
 
(Devamı var)
 
 
 

 
(265) Enzykl. (43), s. 301.
(266) Hafız Tınçerov pedagog ve Kırım’daki vilâyet idaresi dairelerinin önemli bir mensubuydu.
(267) Elagin (125), cilt V, s. 197.
(268) Tohtar (239), S. 2 – 5.
Lise için yapılan mücadeleye talebeler canla başla katıldılar ve eyâlet idaresi okullarını Müslüman İcra Komitesinin İdaresine tevdi etmeyi red edince üç aylık bir boykot yaptılar. Okul Kırım Türklerinin eline geçinceye şovenizmiyle tanınmış olan Rus müdür V.E. Filonenko derhal görevinden alındı, yerine millî müdür olarak Yakub Bohdanowicz tâyin edildi (Tohtar (239), s. 2 – 5).
(269) «Vatan Hadimi» nin yazıişleri müdürü olarak şöhret yapmış olan ve bu gazetenin 1909’da kapatılmasından sonra Türkiye’ye gitmek zorunda kalıp, bir müddet sonra tekrar Kırım’a dönen Hasan Sabri Ayvaz, «Tercüman”ın yazıişlerinde çalışıyordu. İsmail Gaspıralı tarafından fikrî varisi ve ömür boyu «Tercüman”ın yazı işleri müdürü olarak seçilmişti. Ayvaz, “Tercüman”ı 1914 yılı Eylül’ünde Gaspıralı’nın ölümünden 1917 yılında Şubat İhtilâlinin başlamasına kadar idare etti. «Millet» gazetesinin yayınlanması gerektiğinden bu tarihte görevini bıraktı (Seydahmet (45), s. 133 – 139, (90), s. 21 -22; Aytuvğan (80), s. 11; Neve Tatarische Zeitungen (Yeni Tatar gazeteleri), No, Cilt I, 1917, s. 516; Gaspıralı (53), s. 11).
(270) Seydahmet (3), s. 69, (28), s. 100; Soysal (6), s. 54; NO (269), elit I, s. 516.
(271) Kırımer (162), s. 1-2; Elagin (125), cilt V, s. 200.
(272) Aytuvğan (80), s. 4-5; NO (269), cilt I, s. 516.
(273) Elagin (125), cilt V, s. 200.
Aytuvğan (80), «Kırım Ocağı» gazetesinin intişar tarihini 1917 yılı Mayıs’ı olarak vermektedir.
(274) Aytuvğan (80), s. 4 – 5, 42; Berke (77), s. 9; NO (269), cilt I, s. 516.
(275) Aytuvğan (80), s. 5; TE, 29 Mart 1918, No : 2408. 1918 yıl) Mayısında Kırımı bolşevik tahakkümünden kurtarıldıktan sonra «Millet» ve «Golos Tatar» gazeteleri tekrar intişara başladılar. Yalnız «Golos Tatar»ın adı «Krym» yapıldı.
(276) Kırımer (162), s. 2; Aytuvğan (80), s. 4-5; Berke (77), s. 9.
(277) Kırımer (162), s. 2; Gaspıralı (53), s. 11.
(278) Gaspıralı (53), s. 10-12; Ağayev (98), s. 5; «Tercüman’ın son sayısı, 10/23 Şubat 1918, No: 12 (Gaspıralı (53), s. 10).
(279) Aytuvğan (80), s. 5.
(280) Bos gosi (80) s. 5; Baliç (104), s. 1.
(281) Tatarca seçim listeleri, NO, cilt II, 1917, s. 68.
(282) Mil.,.24 Kasım 1917, No: 113; Seydahmet (28), s. 81.
(283) Elagin (125), cilt V, s. 197.
(284) Seydahmet (3), s. 68. (28), s. 99 – 100; GT. 22 Temmuz 1917, No: 1. Von Mende’den naklen (45), s. 140 – 141; Elagin (125), cilt V, s. 196 – 197.
(285) JV, 25 Nisan 1917, No: 91. Elagin’den naklen (125), cilt V, ş. 197. 
(286) T (104), 4 Mayıs 1918, adı geçen yerde.
(287) Elagin (125), cilt V, s. 197.
(288) Elagin (125), cilt V, s. 198 – 199; Seydahmet (28), s. 100 – 101; Dubrovs’kij (30), s. 16; Hatif (248), s. 26 – 27; TE (173), 21 Nisan 1918, adı geçen yerde; KV, 5 Temmuz 1917, No: 134. Elagin’den naklen (125), cilt V, s. 200; NO, Cilt I, s. 414; Aytuvğan (80), s. 20; Hacı Osman Seydcemil : İştirak eden birinin hatıraları (Erinnerungen eines Teilnehmers). El yazması. Immenstadt / Allgäv 1948, s. 3.
[/ihc-hide-content]
 

 
Emel 130. Sayfa 16-21.

Bakınız

18  MAYIS 1944 KIRIM SÜRGÜNÜ -2014 RUSYA İŞGALİ VE ZULÜMLERİ

                      BİLDİRİ          …