REŞİD MEDİYEV’İN
KARASUBAZAR’DAKİ FAALİYETLERİ*
İlyasov Seit-İbrahim Emir-İlyas ŞEYHZADE
Çeviren: Bülent TANATAR
Голос Крыма New Sayı 50 / 12/11/2020
Babam İlyasov Seit-İbrahim Emir-İlyas Şeyhzade, 1894 yılında Karasubazar’da, tanınmış din adamları, şeyhler ve Karasubazar Han-Cami imam-hatiplerinden oluşan bir ailede doğdu. R. Mediyev’in kurduğu okulda Bekir Çoban-zade ile birlikte eğitim gördü. Babam 1978 yılında R. Mediyev hakkındaki anılarını yazdı, ancak o zaman yayınlanmadı. İlk olarak Kırım Tatarca olarak “Yıldız” dergisinde (Sayı 2, 2002) Rıza Fazil tarafından yayımlandı, çünkü el yazmaları onda bulunuyordu.
Dilşad İlyas Şeyhzade
Karasubazar’da, zemin katı dükkânlarla dolu olan yeni iki katlı bir binada, ikinci katta, yüksek ve geniş pencereli ferah odalarda, Kırım Tatar çocuklarına Rusça öğretmek için özel bir okul (rüşdiye) bulunuyordu. Geniş sınıfların pencereleri desenli perdelerle örtülüydü. Pencere pervazlarında her zaman güzelce bakılmış çiçekler asılıydı. Eğitim materyalleri, sınıfın bir tarafında yüksek bir sayma tahtası, diğer tarafında ise düz siyah bir yazı tahtası şeklinde düzenlenmişti. Tahtaya bir kutu tebeşir vidalanmış ve yakınına bir temizleme pedi yerleştirilmişti. Duvarlara asılı, doğanın, bitkilerin, hayvanların ve diğer resimlerin renkli çizimleri, çocukların ilgisini çekiyor ve onları mıknatıs gibi kendine çekiyordu. Okul yılının (ikinci vardiya) başlamasıyla birlikte, yedi yıllık Kırım Tatar okulunun beşinci sınıf öğrencileri bu rüşdiye okulunun birinci sınıfına kabul ediliyordu. Öğretmen, çocukları Rus alfabesinin harflerini bilme düzeylerine göre sıraladı ve öğretim yöntemlerini açıkladı. Herkese bir Rus alfabesi kitabı, bir çizgili ve bir kareli defter ve metal bir kalem verdi. Tahtaya büyük ve küçük harf “A” yazdı ve her öğrenciye yaklaşarak, kalemi nasıl tutacaklarını ve harfleri nasıl yazacaklarını kibarca ve sevgiyle açıklayarak bunları defterlerine kopyalamalarını istedi. İşte öğretmen Reşid Mediyev böyleydi.
Mediyev uzun boylu, ince yapılıydı ve net ve sakin bir şekilde konuşuyordu. Herkese çok kibar, büyük bir saygı ve hürmetle davranırdı. Tüm davranışları, yetiştirilme tarzını, kültürünü, öz denetimini yansıtıyordu ve zekâsının bir örneğiydi. Yalta tarzı millî kalpağı, dik yakalı, manşetli bir gömlek ve her zaman ütülü gri bir takım elbise ona özel bir çekicilik ve güzellik katıyordu. Yorulmak bilmeyen iradesini, soğukkanlılığını ve kararlılığını birkaç kelimeyle anlatmak zordur. R. Mediyev sadece olağanüstü bir Rusça öğretmeni değildi; Ayrıca, Karasubazar aydınlarını birleştirmeyi de birincil hedefi olarak gördü ve bunu kısa sürede başararak halkın sevgi ve saygısını kazandı. Bu hedefe ulaşmak için R. Mediyev, aydınlar ve halkın önde gelen isimleriyle sürekli görüşerek, onlarla sohbetler, tartışmalar ve toplantılar yaparak önemli çaba sarf etti.
Karasubazar’daki ilk yıllarında, R. Mediyev’e en iyi arkadaşı, yoldaşı ve ortağı olan, Perekopsk’tan Abdülhamid-oca; St. Petersburg’lu işadamı Menseit (Menli Seid) Cemilev; ve Kefe şehrinden Mustafa Kurtiyev büyük destek verdi ve bu durum yerel aydınların hayranlığını ve ilgisini uyandırdı. Kısa bir süre içinde, onunla aynı fikirde olan kişiler ve ortakları arasında babamın ağabeyi ve kuzeni, Seit-Memet Şeyh-zade ve Ablâmit Şeyh-zade’nin yanı sıra Karasubazar’ın önde gelen isimleri Abdulfetta Abduraman, Bekir Kalafat, Abibullah Ziyadin, Bazirgân Mamut, İbrahim Smolskiy, Osman Seyfullayev, Abdullah-bay, Seid Amet Çelebi, Seid Ümer Tarakçi, Seid-Ali Saraçi ve diğerleri yer aldı.
R. Mediyev, Karasubazar’ın yaşamına, şehir yetkililerinin şehri iyileştirme çabalarına, sosyal durumuna ve diğer konulara derinden ilgi duyuyordu. Analizi ciddî düşüncelere yol açtı. Karasubazar’da yaşayan toplam nüfusun %43’ü Kırım Tatarları, %26’sı Rus ve Ukraynalılar, %31’i ise Yunan, Bulgar, Ermeni, Polonyalı, Kırımçak ve Karaylardan oluşuyordu. Aynı zamanda, şehir meclisinde Kırım Tatarlarının sayısı çok azdı ve belediye başkanlığına her zaman Karaylar veya Ermeniler seçiliyordu. R. Mediyev’in Karasubazar’da kaldığı süre boyunca, şehir meclisi seçim kampanyası başladı. R. Mediyev, ana hedefinin mümkün olduğunca çok Kırım Tatarının seçilmesini sağlamak olduğunu düşünüyordu. O zamanlar adayların mülkiyet şartlarını karşılamaları gerekiyordu. Şehir Duması seçim kampanyasına katılmak için Kırım Tatar adayları sahte belgeleri uydurma bir şekilde notere tasdik ettirdiler: Abdullah-bay’ın “Avrupa Kahvehanesi” Osman Seyfullayev’e “satıldı”; Aci Abduraim’in kahve dükkânı ve birkaç dükkânın İbrahim Smolskiy’ye ait olduğu iddia ediliyordu; ve Reşid Mediyev, daha önce Ali Mollayev’e ait olan iki katlı bir evin sahibi oldu. Bu üç aday Şehir Duma’sına seçildi. Aynı zamanda, R. Mediyev, Tavrida Valiliği’nden İkinci Devlet Duma’sına milletvekili olarak seçildi. R. Mediyev, kırsal kesimdeki emekçilere toprak sağlamayı en büyük önceliği olarak görüyordu. İkinci Devlet Duma’sının kürsüsünden yaptığı konuşmada, “Toprak onu işleyenlere ait olmalıdır” şeklindeki açıklaması, Duma milletvekillerinin başına bir kova buzlu su gibi düştü. Yüksek bir kürsüden yapılan bu açıklama, R. Mediyev’i ilerici ve çığır açan fikirlere sahip bir figür olarak nitelendiriyor. Köylülere toprak verilmesi çağrısı, prensler, kontlar, generaller ve büyük toprak sahipleri için yüreklere bir darbe ve bir uyarıydı. Böyle bir açıklamayı kamuoyu önünde yapmak gerçek bir kahramanlık ve cesaret örneğiydi.
Mediyev, sosyo-politik faaliyetlerinde Karasubazar sakinlerinin yaşamlarını iyileştirmek ve şehre modern, medenî bir görünüm kazandırmak için önlemler belirledi. Öncelikleri arasında mahallelerin ve sokakların aydınlatılması, bölgelere su sağlamak için çeşmelerin inşası ve bir şehir elektrik santrali yer alıyordu. Ayrıca kültürü geliştirmek için de önlemler aldı. Bir süre sonra sokaklar fenerlerle aydınlatıldı ve sakinlerin gece geç saatlere kadar dolaşmasına olanak sağlandı. Bir sonraki adım, Han-Cami mahallesindeki seramik su borularının dökme demir borularla değiştirilmesiydi. Karasubazar’ın güneydoğu kesiminde, Taz-Kaya Dağı’nın altında bulunan kaynak temizlendi, genişletildi ve Han-Cami, Yanı-Cami ve Tokal-Cami’nin dış mahallelerine su sağlayan bir göle dönüştürüldü. Daha önce bu sorun su taşıyıcıları tarafından çözülüyordu ve gelir kaybı nedeniyle R. Mediyev’in faaliyetlerinden memnuniyetsizliklerini dile getirmeye başladılar.
Şehrin güzel bir bahçesinde, “Storojevaya” adı verilen küçük bir alanda, dökme demir bir direğe karbür bir lamba yerleştirilmişti. Bu lamba, tüm şehir bahçesini ve bitişiğindeki Şaibov’un kahve dükkânı ve kulübü olan “Sarı Kaveni”yi aydınlatıyordu. Şehir sakinleri özellikle bu lambayı hayranlıkla izlemek için geliyorlardı. Benzer lambalar daha sonra bir sinema salonunun önüne, bir Katolik kilisesine ve Çay Nehri kıyısındaki bir parka yerleştirildi.
1906 yılında R. Mediyev, “Vetan Hadimi” gazetesini yayınlamaya başladı. Gazete, Rogan matbaasında basılıyordu. R. Mediyev bizzat editörlük yaparken, Ablâmit Şeyh-zade sekreterliğini üstleniyordu. Gazete geniş bir dağıtım ağına sahipti. (Gazete hakkında en kapsamlı bilgi İ. Kerimov’un “Savaş Öncesi Dönem Kırım Tatar Süreli Yayınları”[1] adlı kitabında bulunabilir.) Ancak birçok kişi yayından memnun değildi. Bunlar arasında gazetenin yaydığı fikirlerden hoşlanmayan beyler, mırzalar, vakıf arazilerinin sahipleri ve cami çalışanları vardı. Durumu yakından bilen Seydamet Çelebi bile, geniş topraklara sahip olduğu için gazeteyle iletişimini kesti. Ancak çok daha fazla toprak ve servete sahip olan Abdullah-bay, R. Mediyev’in sadık bir dostu olarak kaldı. “Vetan Hadimi” gazetesini yayınladığı yıllarda, R. Mediyev o zamanlar pek tanınmayan şair Şamil Tohtargazı’nın “Nale-i Qırım” adlı eserini yayımladı ve bu eser ona geniş çaplı bir tanınırlık kazandırdı.
R. Mediyev’in kültürel ve sanatsal gelişme alanındaki bir diğer önemli dönüşümü ise, halk tarafından büyük beğeniyle karşılanan bir komedi oyunu sahneleyen bir tiyatro topluluğu kurmasıydı. Ayrıca, Ahmed Cavdet’in[2] ünlü oyunu “Şeyh San’an” da dahil olmak üzere tarihî oyunlar da sahnelendi. Karasubazar’da “Sisli Resim” adlı bir film gösterildi, ancak Kırım Tatarları filme ilgi göstermedi. Sinemaya bir sanat formu olarak ilgi uyandırmak için R. Mediyev, entelektüelleri ve ailelerini, ayrıca gençleri kendi masraflarıyla filmi izlemeye davet etti. Daha sonra birçok kişi filmi izledi ve uzun süre kahve eşliğinde izlenimlerini paylaştı. Bu olay, öğretmen Mustafa Efendi’yi öğrencilerini perşembe günleri sinemaya götürmeye teşvik etti.
R. Mediyev’in Karasubazar’da kurduğu ve kasaba sakinlerini ve çevredeki köyleri kendine çeken “Cemiyet-i Hayriye” yardım derneğinin muazzam çalışmalarını belirtmekte fayda var. Çalışmaları sonucunda “Cemiyet-i Hayriye” Kırım’ın en büyük yardım kuruluşu haline geldi. Ana amacı, düşük gelirli ailelerin çocuklarına ücretsiz eğitim ve okul malzemeleri sağlamaktı. Bu çocuklara yılda iki kez giysi ve ayakkabı veriliyordu. Ayrıca, bekâr kadınlara, engellilere, hastalara ve muhtaçlara yiyecek, giysi, ayakkabı ve yakacak sağlanıyordu. Kuruluşun geliri üyelik aidatlarından ve sponsorluklardan geliyordu. Birçok kişi, kuruluşun faaliyetlerinin sadece hayırsever değil, aynı zamanda eğitici bir değere de sahip olduğuna inanıyordu. Özünü anlamak istemeyen bazı kişiler ise kuruluşun faaliyetlerini milliyetçiliğin yayıcısı olarak eleştirerek kınadılar.
R. Mediyev’in öngörüsünün ve basiretine bir işaret olarak, tüccarlar ve din adamları arasında tanınmış bir isim olan Ahmed Çelebi’yi Cemiyet-i Hayriye başkanlığına atadı. Mükemmel bir hatip idi. Zenginleri maddî yardım sağlamaya ikna etme konusunda özel bir yeteneği vardı.
Cemet-i Hayriye’nin masraflarıyla yoksul çocukların %40-45’inin Rüşdiye okulunda eğitim gördüğünü çok iyi hatırlıyorum; ben, Bekir Çoban-zade ve diğerleri de bunlardan bazılarıydı. Birçoğu da örgütün fonlarıyla Türkiye’de ve diğer ülkelerde eğitim gördü. Cemiyet-i Hayriye’nin fonlarıyla Türkiye’ye okumaya gidenlerden şahsen Bekir Çoban-zade, Asan Sabri Ömerov, Abdülgafar İbrahim, Useyin Seid-Yahya, Useyin Amet Furunçi ve Kerim Cemaleddinov’u tanıyordum.
R. Mediyev’in önemli başarılarından bir diğerini de belirtmenin gerekli olduğunu düşünüyorum. Maalle Han-Cami, Karasubazar’ın doğu kesiminin eteklerinde yer alıyordu. Bu bölgenin doğusunda, biz çocukların çeşitli oyunlar oynadığı boş araziler vardı. Bir gün, Mediyev, idarî görevlilerle birlikte, elinde çizimlerle bu boş araziye geldi. Oyun oynamayı bıraktık, konuşmayı dinledik ve burada yeni bir mahalle inşa edilmesinin planlandığını anladık. Gerçekten de, birkaç gün sonra, R. Mediyev’in katılımıyla, ev ve yol yapımı için arsalar belirlendi. Kısa sürede evler inşa edildi.
Bu evler, toprak sahipleri tarafından köylerinden kovulan köylüler ve toprak sahibi Smail-aga tarafından köylerinden çıkarılan ve bodrum katlarında barınan Kopürliköy köyü sakinleri tarafından işgal edildi. Böylece, düzgün, geniş sokaklara sahip yeni, modern, bakımlı bir mahalle ortaya çıktı. Yoksullara duyduğu bu ilgi, R. Mediyev’e asil ve cömert bir insan olarak ün kazandırdı ve başkalarına karşı insanî görevini yerine getirmesini sağladı.
1905’ten önce, şehirdeki tek kaldırım taşlı sokaklar Storojevaya Meydanı ve tabakhane, sebze ve odun pazarlarının yakınlarındaydı. Şehrin diğer sokakları sonbahar, kış ve yağmurlu havalarda geçilmez çamurlu yollara dönüşüyordu. Şehrin sokaklarının önce aşağı pazardan Storojevaya Meydanı’na, ardından Şehir Meclisi’nden Simferopol’e giden otoyola kadar taşla döşendiğini çok iyi hatırlıyorum. Şehrin ana caddesinin birçok bölümü de onarıldı. R. Mediyev, bu asil girişimde kahve dükkânı ve dükkân sahiplerinin yardımını aldı ve onlar da işletmelerinin bitişiğindeki alanları taşla döşediler.
Mediyev, Ali Mollayev’in kız kardeşi Rebiye ile evliydi. Leyla adında tek bir kızları vardı. Karasubazar’da öğretmenlik yaptığım dönemde öğrencimdi. Daha sonra Azerbaycan’ın Kirovabad[3] şehrinde yaşadı.
Büyük üzüntüyle belirtmeliyim ki, R. Mediyev fikirlerini ve planlarını tamamlayamadı. Tedavisi mümkün olmayan bir hastalık olan tüberküloz, 32 yaşında hayatını aldı. Cenaze töreni hâlâ aklımda. Karasubazar ve çevresindeki köylerin tüm halkı, son yolculuğuna uğurlamak için toplandı; Kırım Tatarları, Ruslar, Yunanlar, Ermeniler, Karaimler ve Kırımçaklar. Hepsi gözlerinde yaşlarla ona eşlik etti. Rüşdiye okulundan ve diğer okullardan öğrenciler, merhumun arkasında düzenli bir şekilde yürüdüler, ardından toplumun geri kalanı geldi. Halk, R. Mediyev’e mezarlığa kadar eşlik etti. R. Mediyev, Sarı-Suv Nehri üzerindeki köprünün yakınındaki bir tepede bulunan büyük bir mezarlığa gömüldü.
(Kısaltılmış haliyle yayınlanmıştır.)
* http://goloskrimanew.ru/deyatelnost-reshida-medieva-v-karasubazare.html
[1] Крымскотатарская периодическая печать довоенного времени, 2020, 266 s. [ÇN].
[2] Doğrusu Azerbaycanlı Hüseyin Cavit (1882-1941) olmalı [ÇN].
[3] Gence [ÇN].
Emel KIRIM VAKFI