SOVYET SONRASI ÜLKELERDE CEZALANDIRICI PSİKİYATRİ TEKRAR ORTAYA ÇIKIYOR

Madeline ROACHE [1]
Çeviren: Selami KAÇAMAK
 
Kırım Tatar siyasal eylemci İlmi Umerov (soldan ikinci) Kırım, Akmescit’te mahkemede. Rusya’nın Kırım’ı ilhakına karşı çıktığı için, Rus yetkililer Umerov’u suç sayılan bağımsızlık eğilimi ile suçladılar ve haftalarca bir akıl hastanesinde alıkoydular. (Foto İlmi Umerov’un Facebook hesabından)
 
Geçen yaz, bir gün FSB görevlileri yanına gelip Kırım Tatar siyasal aktivisti İlmi Umerov’u aklî durumunun değerlendirilmesi için zorla bir akıl hastanesine gönderdiklerinde, o Akmescit’te bir hastanede yüksek tansiyon nedeniyle tedavi görüyordu.
[ihc-hide-content ihc_mb_type=”show” ihc_mb_who=”1,2,3″ ihc_mb_template=”1″ ]
Kırım Tatar halkının temsil organı olan Meclis’in başkan vekili Umerov, Rusya’nın Kırım’ı ilhakına muhalefet eden bir ses olmuştu. Onun Tatarca olarak yaptığı “Rusya’yı Kırım’dan çekilmesi için zorlamalıyız” beyanından sonra, 2016 Mayısında FSB onu suç sayılan bağımsızlık eğilimiyle suçladı.
Akıl hastanesinde bir doktor onu çok geçmeden, tedavi edilmeyip cezalandırılacağı konusunda bilgilendirdi. “Sadece hatalı olduğunu kabul et ve herkes seni rahatsız etmeye son versin.” Umerov, Euromaidan Press ile röportajında doktorun sözünü aynen tekrarladı. “Bu kadar basit.”
Umerov anlaşmaya yanaşmayınca, tesiste alıkonuldu. Katlandığı koşullar korkunçtu. Avukatlarına göre, ağır zihinsel hastalarla dolu bir odada tutuldu. Kalp ve diyabet ilaçlarına erişimi engellendi ve uzun sürelerce aç bırakıldı.
Umerov üç hafta sonra serbest bırakıldı, fakat ceza soruşturmasına tabi olarak kaldı. Davası Haziranda başlayacak.
İnsan hakları eylemcileri, Umerov vakasını, eski Sovyet zamanındaki cezalandırıcı psikiyatrinin rahatsız edici şekilde yeniden canlanışının alameti olarak gösteriyorlar. Uzlaşmaya yanaşmayan dinî ve politik şahsiyetleri (ünlü yazarlar ve sanatçılar da dâhil olmak üzere) cezalandırmak için psikiyatriyi kullanma yöntemi, Sovyet döneminin son zamanlarında kötü nam yapmıştı. Söylentiye göre bu yöntem, psikiyatriyi bütün politik sistemi itaat altında tutma aracı olarak gören KGB Başkanı Yuri Andropov’un kafasından çıkmıştı. Mağdurlar ancak, yetkililerin Kremlin yönetimine karşı tehlikeli saydıkları “yanlış fikirler”inden vazgeçmeleri halinde serbest bırakılıyorlardı.
Sovyetlerin çöküşünden sonra, cezalandırıcı psikiyatri Başkan Vladimir Putin döneminde Rusya’da -ve bazı komşu ülkelerde de- yeniden görünmektedir.
Geçmiş beş yıl boyunca eski Sovyetler Birliği’nde bir uçtan bir uca, eylemci ve gazetecilerin uygunsuz olarak akıl hastanelerinde 10 yıl kadar alıkonduğu otuzdan fazla benzer örnek belgelendiğini rapor ediyor bir insan hakları gözlemcisi olan Psikiyatride Evrensel İnisyatif Birliği (FGIP). Uzmanlar, mağdurların gerçek sayısının kayda değer ölçüde daha yüksek olabileceğini söylüyorlar.
Mağdurların içinde yetişkinler kadar onlu yaşlarda olanlar da bulunmaktadır. 2016 Mayısında 16 yaşındaki Gleb Astafyev, Rusya’da, Kurgan vilayetinde tek başına nümayiş yaptıktan sonra, 15 gün bir ıslahhaneye kapatıldı. O, aynı yılın başlarında bir akıl hastanesinde bir ay kalan muhalif performans sanatçısı Pyotr Pavlenskiy’i desteklemek için gösteri yapıyordu.
Astafyev hastanedeki beş gününün, bütün geceler boyunca haykıran ve durmadan duvarları yumruklayan en ağır akıl hastalarının kaldığı bir hücrede geçtiğini söylüyor. O EurasiaNet.org ile yaptığı bir görüşmede, “Her sabah bize yutmamız için haplar veriliyordu, fakat ben onları tükürmeyi başardım. Ne olduğunu bilmediğim bu ilaçlar insanları adeta bitkiye çeviriyordu” diye konuştu.
FGIP’nin başkanı Robert van Voren “Psikiyatri hastanelerindeki şartlar ve ilaç almaya zorlama nedeniyle insanların ekseriya akıl hastalığına yakalanmaları ise tamamen ironidir” demektedir.
Bu Haziranda serbest bırakılıncaya kadar bir psikiyatri kliniğinde 18 ay tutulan Çelyabinsk’li eylemci Aleksey Moroşkin buna bir örnektir. Rapora göre, ona yüksek dozda nöroleptik verildi ve o sonunda depresyona yakalandı ki, bu önceden olmayan bir durumdu.
Moroşkin 2015’de sosyal medyada Ural milliyetçiliğini övdüğü ve merkezî otoriteyi eleştirdiği için ayrılıkçılığı teşvik etmekten tutuklandı. Ağır Ceza Mahkemesi buyurdu ki, o toplum için bir tehlike olduğundan akıl hastanesine konulmalıdır.
Akıl sağlığı sorunlarının hâlâ insanları lekelemek için kullanıldığı Rusya’da ve diğer Sovyet sonrası toplumlarda bu dayanaksız iddialar olağanüstü önem taşırlar. Bugün Sovyet zamanlarında olduğu gibi, eylemcilerin psikiyatri tesislerine hapsedilmesi, cezalandırıcı olduğu kadar, önleyicidir de. Ayrıca, siyasal olarak aktif vatandaşlara bir uyarıda bulunmanın yanı sıra, akıl hastalığı emaresiyle hapsedilmiş bir kişinin itibarı da halkın gözünde sessizce mahvolur.
Psikiyatri Orta Asya’da da kötüye kullanılıyor. Bölgede en meşhur yakın vaka, Başkan İslam Kerimov’un en keskin muhalifi, aynı zamanda da yeğeni olan bağımsız Özbek gazeteci Cemşit Kerimov’dur.
2006’da Cemşit Kerimov ortadan kayboldu ve daha sonra zorla Semerkant’ta bir hastaneye yatırıldığı ortaya çıktı. Her ne kadar başlangıçta ağır ceza mahkemesince altı ay tedavi görmesi kararı verildiyse de, gerçekte Kerimov 2011 sonlarına kadar -hemen sonrasında yeni bir beş yıl daha içeri atılmak üzere- serbest bırakılmadı.
Kerimov en sonunda -geçen Mart- serbest bırakılmasını amcasının 27 yıl iktidarda kaldıktan sonra 2016’da ölümüne atfetmektedir. Özbekistan’ın yeni lideri çekingence buzları eritmeye çalışıyor gibi görünüyor.
EurasiaNet.org. ile yaptığı bir röportajda o, “Çok uzun süre hastanede alıkonuldum, çünkü ben kişisel bir düşmandım. Pencerelerinde demir parmaklık olan karanlık bir hücrede tutuldum ve zihinsel faaliyeti bozan ilaçlar almaya zorlandım” dedi.
Psikiyatri şefinin sürekli olarak “kötü, uğursuz kişiler”le münasebetini kesmesi için kendisini zorladığını söyledi. O, hakkında ihanet suçlaması bulunan ve 2006’da suçlu bulunan bir başka gazeteci olan meslektaşı Uluğbek Haydarov’un kastedildiğine inanıyor.
Eğer Sovyet sonrası hükümetler, cezalandırıcı psikiyatriyi siyasal itaate zorlamak için tasarladıysalar, bu yöntem tamamen başarısız sayılabilir. Eylemciler ve destekçileri, çoğu kez çabalarını iki katına çıkararak, tedaviye tepki gösterdiler.
Bir yıl sonra, onlu yaşlardaki Rus protestocu Astafyev hastaneye sevk edilmesine yol açan nümayişi üzerinde şöyle düşünüyordu: “Maksat, görüşlerini açıklamaktan korkmayan muhaliflere Rus yetkililerin nasıl karşı koyduğunu göstermekti. Benim bir akıl hastanesine konulmam gerçeği, onların toplumdaki farklı bireyleri yanlış anladıklarını ve körü körüne mahkûm ettiklerini göstermiştir.”
 

[1] Madeline Roache eski Sovyetler Birliği’nde insan hakları durumlarına odaklanan Londra merkezli serbest çalışan bir gazetecidir. Yakın zamanda University College London’da Rusya siyaseti üzerine yüksek lisansını tamamlamıştır. Çeviri https://eurasianet.org/s/punitive-psychiatry-reemerges-in-post-soviet-states’te 5 Temmuz 2017 yayınlanan İngilizce orijinalinden yapılmıştır.
[/ihc-hide-content]

Emel 258/261. Ocak-Aralık 2017, Sayfa 75-78.

 

Bakınız

18  MAYIS 1944 KIRIM SÜRGÜNÜ -2014 RUSYA İŞGALİ VE ZULÜMLERİ

                      BİLDİRİ          …