ŞEHADETİNİN 85.YILINDA: ARSLAN KRİÇİNSKİ (1887-1940)
ACIKLI BİR KAYIP DAHA*
Kırımlı Yiğit (Edige KIRIMAL)
Pariste “La voix de la Pologne” namile intişar etmekte olan Leh gazetesinin yakın zamana aid nüshalarından biri, tanınmış Türk hadimlerinden Arslan Nayman Mirza Kriçinski’nin azap ve işkence içinde öldürülmüş olduğu acıklı haberini bize getirdi. Doğruluğuna pek de inanmak istemediğimiz bu meşûm haberin sıhhati maalesef, harb ve işgal neticesinde düşmanın en ağır ve korkunç mezâlimi altında inlemekte olan Lehistan’dan aldığımız haberler ile teeyyüd etmektedir.
Merhum Arslan Nayman Mirza Kriçinski, gerek millî ve gerek içtimâî sahalarda Lehistan’da yaşayan Kırım Türklerinin en ileri gelen bir siması olmakla beraber bütün Lehistan ölçüsünde tanınmış bir şahsiyet, değerli bir hadim ve Leh devletinin sadık bir tabası idi.
Merhum, Lehistan’ın şarkı Novogrudek[1] vilayetinde atalarından kalma kadim bir malikânede millî ruh ve ananasını muhafaza edebilmiş eski ve asil bir Türk aile (Mırza Nayman) ocağında 1887 senesinde dünyaya gelmiştir.
Çocukluk çağında millî bir muhit ve ruh içinde büyümüş olduğu için onda millî duygu, pek erken uyanmış ve bunun neticesi olarak ta daha Petersburg’da hukuk talebesi iken millî ve içtimâî sahalarda hamle yapmaya başlamış ve mücadeleye atılmıştır. Gene Arslan, Petersburg’da bir taraftan o zamanın çar aleyhdarı inkılâb cereyan ve hareketlerine katılarak, Leh inkılâbçı ve istiklâlcileriyle yakınlık tesisine muvaffak olurken diğer taraftan Rus üniversitesinde okuyan Lehistan ve Litvanyalı Türk talebeler arasında millî vicdan ve duyguyu uyandırmak ve yaymak işine girişiyor ve 1907’de Petersburg’da “Litvanya Tatar Talebe Cemiyeti”ni kurmaya muvaffak oluyor. 1910 senesine kadar devam etmiş olan bu cemiyetin hepsi üniversite talebesi ve bir kısmı kız olmak üzere 20 kadar azası var idi. Cemiyet bir cihetten Litvanya ve Lehistan’da yaşayan Kırım Türkleri arasında millî duygu ve Türk harsını canlandırmaya çalışırken, diğer cihetten Kırım, Kafkas, Türkestan ve İdil-Ural Türk millî mücahitleriyle sıkı münasebet ve irtibat tesis ederek bütün Rusya Türk ve Müslüman alemindeki millî faaliyete iştirak ediyor. Bu cemiyet mensupları arasından 1917’den beri Kırım’da millî maarif işlerinde çalışmakta olan Ayşe Hanım İshakova[2], Olgerd Nayman Mirza Kriçinski[3] ve Müftü Dr. Hacı Yakub Şinkeviç[4] gibi değerli şahsiyetler yetişmiştir.
Merhum, millî ve içtimâî işlerle amelî surette meşgul olmakla beraber, bu sahada ilmî ve tarihî araştırmaları da ihmal etmiyor. 1907-1917 arasında her taraftan materyal toplayarak, o zamana kadar pek az işlenmiş bulunan Lehistan ve Litvanya’da yaşayan Kırım Türklerinin mazisini, tarihimizin karanlık sahifelerinden birini aydınlatmaya çalışıyor. Bu uzun mesaisinin neticesi olarak 1917’de “Lehistan, Litva, Beyazrusya ve Ukrayna tatarlarının tarihine aid me’haz ve vesikalar”[5] namındaki ciddî eseri intişar ediyor. Bu esnada yani 1917’de çoktan beri beklenen rus ihtilâlinin başlaması üzerine Arslan Kriçinski kendisini büsbütün millî ve siyasî işlere veriyor.
1918 senesi başına kadar Petrograd’da kalarak ihtilâl ve inkılâbın hararetli bir devresinde orada Müslüman kulübünün mümessili sıfatile evvelâ Müslüman hassa alayını ve ondan sonra «Lehistan, Litvanya, Beyaz Rusya ve Ukrayna Tatarları İttihadı» cemiyetinin kurulmasına sarfı gayret ve cemiyetin mesaisine faal bir surette iştirak ediyor ki bu cemiyet bütün Rusya Müslüman kongresine vekillerini göndermiş ve Rusya Türklerinin millî ve siyasî hamlelerine ciddi bir surette iştirak etmiştir.
Arslan Kriçinski 1918 başlarında Kırım’a geliyor ve derhal Kırım Türklerinin millî kurtuluş hareketlerine iştirak ediyor. General M. Sülkeviç hükümetinde başvekalet kalem dairesi şefliği vazifesini ifa etmekle beraber siyasete, ilme ve neşriyata aid işlere ehemmiyet veriyor. Kırım Millî Parlamentosunda «Millî Fırka» listesinde namzetliği konuyor, Kurultay ve Kırım hükümetinin kanuna aid ıslâhat işlerine faal bir surette iştirak ediyor. Lehistan ve Litvanya’da yaşayan Kırım Türklerinin mazisini aydınlatan ikinci eserini bu arada neşrediyor ve nihayet bizim için o zamana kadar kapalı kalmış olan Rus arşivlerine dalarak Rus boyunduruğu altında Kırım’ın geçirdiği fecayıa aid vesikaları tozlar altından çekip çıkartıyor. Ve bu araştırmalarının meyve ve neticesi olan «Mahkûm Milletler illerinde Rus siyaseti»[6] nam eseriyle Kırım’ın tarihini akıbetini tenvir ve bizlere Kırım faciasının tarihî vesikalarını takdime hazırlanıyordu.
Kırım’da Sülkeviç hükûmetinin sukutu üzerine Rus emperyalistleri tarafından takibata maruz kalan Arslan Bey, orada başlamış olduğu kıymetli ve verimli mesaisini kesmeye mecbur kalarak Azerbaycan’a gidiyor. Burada da hükûmet kalem dairesi müdürlüğü ve “Kanunlar Mecmuası” baş muharrirliği vazifesini deruhde etmekle beraber millî ve siyasî sahalardaki ilmî araştırmalarını da devam ettiriyor.
Kırım’da başlanmış olduğu ilmî tetkiklerini Azerbaycan’da ikmal ederek — «Mahkûm Milletler: illerinde Rus siyaseti» eserini iki cild halinde Azerbaycan’da neşre muvaffak oluyor. Bu eserin; «Kırım Tatarlarının maruz kaldıkları dinî tazyikların tarihine dair»[7] namını taşıyan ve 354 sahifeden teşekkül eden birinci cildi, Kırım’ın millî kahraman ve kurbanı Merhum Çelebi Cihan’a ithaf olunmuştur. Eserin, «Kırım Tatarlarının Maarif ve Hars ile mücadele tarihi hakkında»[8] adını taşıyan 2’nci cildi de, Kırım Türklerinin din, kültür ve maarifi hususunda emperyalist Rus politikasının iç yüzünü tebarüz ettiren pek çok tarihî arşiv ve vesikaların ihtiva eder. Merhum Arslan Nayman Mirza Kriçinski; Kırım Türkleri için tarihî ehemmiyeti haiz olan bu değerli eserini neşr etmekle şüphesiz Türk Dünyasının ilim hazinesine çok kıymetli bir hediye bırakmış ve bu hizmetiyle milletinin ebedî takdir ve şükranına hak kazanmıştır. Bu hususta, Merhumdan sonra Kırım Türkleri tarihiyle meşgul olanların hepsinin ve ezcümle Ahmet Özenbaşlı, Cafer Seydahmet, Hamdi Giray, Abdullah oğlu Hasan, Dr. Abdullah Zihni ve başkalarının Kırım tarihine dair ilmî araştırmalarda Arslan Beyin eserine sık sık müracaat edilmiş ve ondan iktibaslar yapılmış olduğunu hatırlatmak kâfidir.
Arslan Bey Azerbaycan’da da bir eser hazırlayarak bunu da Mavera-i Kafkasya’da Rus hükümetinin siyasî tarihine dair vesikalar adı altında neşrediyor ki Azerbaycan tarihine aid olan bu eser de fevkalâde ehemmiyetlidir.
1920 senesinde Azerbaycan istiklâlini kayb etmekle artık şarkta faaliyet sahası bulamıyan Arslan Bey Lehistan’a dönüyor. Gerçi müstakil Lehistan tekrar doğmuştu, fakat Lehistan halkı ve bunlar arasında orada yaşayan Kırım Türkleri de, cihan harbinden ve bolşevikler ile olan savaştan maddî ve manevî bitkin bir halde çıkmışlardı. Bu vaziyette başta halkın sıkıntısını tahfif için onlar arasında içtimâî işlere ehemmiyet vermek ve umumiyetle maarif, kültür ve diğer sahalarda birçok mühim işler başarmak icab ediyordu. Merhum Arslan bey, Lehistan’a döner dönmez yerli ve diğer Türk hadimleri ile birlikte bu işleri başarmaya girişiyor. 1925 senesinde Lehistan’da yaşayan Kırım Türkleri arasında Müftülük meselesi ortaya çıkıyor, Müftü seçiliyor, ve «Lehistan Cumhuriyeti’nde yaşayan Türklerin maarif ve kültür ittihadı» cemiyeti teşekkül ediyor. Üç sene içerisinde Vilno[9], Novogrudek, Bialistok, Polesye[10] ve Varşava vilayetlerinde bu cemiyetin 20 kadar mahallî şubesi meydana geliyor. Bu birlik 1928 senesi Lehistan’da Umumî kongre akdediyor. Bu kongre birlik için Lehistan Türkleri arasında maarif ve kültür hareketlerini idarede, yüksek salâhiyeti haiz bir Merkezî şura seçiyor. Bütün bu işlerde Arslan Kriçinski faal bir rol oynuyor. 1929’dan itibaren, onu Lehistan Türkleri maarif ve kültür birliği şurası azalığında görüyoruz. 1931 – 932 senelerinde Arslan Bey bu ittihadın Vilno şubesini bizzat idare ediyor. Nihayet 1938’de onun yukarda ismi geçen birliğin Merkezî şurası riyasetine geçtiğini görüyoruz ki: Merhum hayatının sonuna kadar bu vazifede kalmıştır.
Arslan Bey işgal ettiği bu mevkilerde içtimâî ve millî sahalarda büyük ve verimli işler becermiş ve onun teşebbüsleri sayesinde, birliğin yeni şubeleri açılmış, konferans ve toplantılar tertib edilmiş, matbuat sahifelerinde değerli neşriyat yapılmış, münakaşalar açılmış ve muhtelif eserler tab ve neşr olunmuştur.
1919 da Vilno’da Türk Millî Arşivi teşkil edilmiştir ki Merhum, hayatının son günlerine kadar bu iki müessesesinin başında bulunmuştur. Bu müze ve arşiv XV-XVI. asırlara aid birçok kıymetli ve tarihi vesikaları ihtiva eder. Bu vesikaları bulmak ve toplamak uğrunda Merhum Arslan Bey büyük bir azim, feragat ve fedakârlık ile çalışarak bu hususta karşısına çıkan bütün müşkülleri yenmiş ve bu iki müesseseyi tesise muvaffak olmuştur. Bununla beraber yani bütün bu işlerle meşgul olmasına rağmen Lehistan mikyasında, Leh matbuatında da neşriyat bulunmakta geri kalmıyor. Leh gazetelerine, Türk dünyasını ve bilhassa Lehistan’da yaşayan Kırım Türklerinin alâkadar eden makaleler yazıyor ve bununla da iktifa etmeyerek, Lehistan’da ayırca Türk matbuatı tesisi emel ediniyor ve kemal muvaffakiyetle bu emelini de hayat ve faalîyet sahasına çıkarıyor. 1930 da Varşava «İslâm Dünyasına Bakış» (Gneglad Islamski) mecmuasının müessisi ve muharrirleri arasında onu ilk sırada görüyoruz. 1932’de “Tatar Yılı” adile yıllık Türk mecmuası neşre muvaffak oluyor. İki—üç senede bir neşredilen bu yıllık mecmua Arslan Beyin en sevdiği eseridir. Kendisi bunun baş muharriri ve yazıcılarının da en faali olmuştur. Bütün Lehistan’da şöhret ve rāgbete mazhar olan bu yillik devrimiz Türk matbuatının en parlak yıldızlarından biri sayılabilir. Bu mecmuā Tūrkülük ve Türkçülük emelini güdüyor ve sahifelerini yalnız Lehistan da yasayan Türklerin değil, bütün Türk aleminin hal ve mazilerini tetkik ve tenvire tahsis ediyor. Bu hususta ve esasen mecmuan ehemiyeti ve ciddiyeti hakkında bir fikir vermek için mecmuada yazı yazanlar arasında, Cafer Seydahmet, Mehmed Emin Resulzade, Ayaz İshakî, Prof. Kovalski, Prof. Gurko, Müfti H. Yakub Sinkeviç, Karaimlerin Dini Reisi Sureya Sapşal ve Senator Ahmetovic gibi şahsiyetlerin bulunduğunu işaret etmek kafidir.
Kırım’da, Kırım Türklerinin millî hareket ve savaşlarına dair ciddi yazıları ihtiva eden ve her biri 400 sahifeye yaklaşan bu resimli mecmuanın birinci cildi 1932 ve ikinci cildi de 1935 intişar etmişti. Bu mecmuanın 1938 neşr edilmiş olan 3 üncü cildini ise genç tarihçimiz Stanislav Kriçinski’nin Lehistan’da yaşayan Kırım Türklerinin Monografisine aid ilmî tetkik ve yazıları teşkil eder.
Bizzat Arslan Bey bu mecmuanın ilk iki cildinde birçok kıymetli makaleler yazmıştı. Mesela: “General M. Sulkeviç”, “1831 leh isyanında Lehistan Türkleri”, “Lehistan Türkleri ve müslüman şark”, “Kara Mustafa Sülkeviç” — bu sonuncusu leh efkârı umumiyesi tarafından büyük hürmet ve muhabbet kazanan ve Mareşal Pilsudski’nin en yakın arkadaşlarından idi.
Arslan Beyin plânına göre, “Tatar Yılı”nın dördüncü ve beşinci cildleri 1940 ile 1941 de intişar edecekti. Türk dünyasına tahsis edilmiş olan ve Kırım’a aid bir çok vesikaları da ihtiva eden dördüncü cild, Arslan Bey tarafından tamamen ikmal edilmiş bir vaziyette olub tab edilmek üzere bulunuyordu. Merhum, beşinci cildi tamamiyle Kırım’a tahsis etmek tasavvurunda idi. Maalesef muharebe ve onun daha kemal yaşında iken beklenmeyen ölümü bu kıymetli ve nefis mecmuanın intişarını sekteye uğrattı. Arslan Bey “Tatar Yılı”nın neşri için çok çalışmak ve çok enerji sarf etmekle beraber Lehistan’da intişar eden „Tatar Hayatı“, “İslâm Dünyasına Bakış”, “Slovo” ve sair Türk ve Leh mecmualarına da makale yazmaktan geri kalmıyordu. 1935 “Lehistan Tatarlarına dair Bibliografi” namındaki eserini neşr etti. 25 senelik bir mesainin mahsulü olan bu Bibliografi gerek muhteviyatı ve gerek orada toplanan kaynakların zenginliği bakımından eşsiz denmeğe lâyıktır. Arslan Bey 1937 senesinde içtimai işlerde 25 yılı doldurmuş olması münasebetile Vilno camiinin tarihi hakkında eseri yazıyor. Kırım’a dair yazmış olduğu “Mahkûm milletler illerinde Rus siyaseti” eserinin 1938’de Lehçe nüshasını hazırlıyor. Cafer Seydahmet beyin mukaddemelerini de ihtiva eden bu eser de maalesef harb dolayısıyla neşr edilmemiştir.
Arslan Bey malik bulunduğu bütün kudret ve enerjisini her şeyden evvel milletinin emrine, halkın faydasına vermiş ve bu uğurda feragatla çalışmış yüksek simalardan biri idi. Arslan Kriçinski faaliyetinde halka doğru gidebilmiş ve yaptığı telkinlerle halkı içtimai işlere çekmiş ve kendini sevdirmeye muvaffak olarak halk arasında hürmet ve otorite kazanmış eşi az Türk hadimlerinden biri idi. Bundan dolayı onun hakkında beslediğimiz kadirşinaslık duygularımız daha ileri götürerek onu Lehistan’da yaşayan Kırım Türklerinin Gaspıralısı unvanı ile anar isek, hak ve adaletin bizlerden istediğinden ziyade bir şey yapmamış olmayacağımıza kaniyim.
Arslan Bey bütün Lehistan ölçüsünde de tanınmış bir içtimai hadim ve muharrir idi. Meslek bakımından hukukçu ve iş bakımından oryantalist Arslan Kriçinski adli kariyeri kendisine hususi bir emel edinmediği halde adliyenin en muktedir uzuvlarından biri olmuş, evvela Zamost şehrinde ve sonra Gdyniada vilayet mahkemesi reis muavinliği makamına kadar yükselmiştir. O, aynı zamanda Leh oryantalist cemiyetinin faal azasından bulunuyordu. Arslan beyin gerek kendi milleti arasında ve gerek Oryantalist Cemiyetindeki hizmetlerini Lehistan hükûmeti takdir ve tahsin ile karşılamış ve bu hizmetlerden dolayı Merhumu altın madalyalarla taltif edilmiş olduğu gibi matbuat ve neşriyat sahasındaki mesaisinden dolayı da kendisine ayrıca gümüş nişan verilmiştir. Bundan başka müslüman dünyasına yaptığı hizmetlerinden dolayı da Fas sultanı kendisini altın nişan ile taltif etmiştir. Lehistan Türkleri ise merhuma karşı olan derin saygı; minnet ve şükranlarını muhtelif vesileler ile tekrardan geri durmamıştır. Merhum Lehistan’daki bu faaliyetinde de her zaman Kırım davasına da sadık kalmış ve Kırım istiklâl içleri ile daimi münasebet tutmuş ve bu suretle bütün Kırımlıların ebedî şükranlarını kazanmıştır.
Leh—Alman harbi başladıkta Arslan Bey Gdinya’da vazifede bulunuyordu. Gdina’nın sukutu ve Alman askerleri tarafından işgali üzerine bu şehrin eşrafından rehine olarak alınıp “Gestapo” nın nezareti altında Danzing’e götürülen yüz Lehlinin arasında Arslan Bey de bulunmakta idi. İşte bu değerli adamın feci akıbeti burada başlıyor. Danzig’de bulunduğu zamanda Arslan Bey yurtdaşları ile münasebete girişmeyi tecrübe ederek bu makalelerin aciz muharririne bir mektup yazmıştı. 27. X. 1939 tarihini taşıyan bu mektubunda Arslan Bey, Lehistan’da bulunan Türk hadimlerinin ve ezcümle Ayaz İshaki ve Emin Resulzade beylerin akıbetlerini soruyordu. Bu ondan aldığımız son mektub, son haber oldu. Ve artık ondan haber kesildi. Bundan sonra çok zaman geçmeden facia başlıyor. Gdinyâlı Lehliler ile Alman işgal kuvveti arasında çıkan bir niza üzerine rehinelerden kurşuna dizilen 25 kişi arasında bizim unutulmaz mücahid ve muharririmiz Arslan Nayman Mirza Kriçinskiyi de katmışlardı.
İşte bu değerli Türk hadimlerinin güzel verimli ve feragat numunesi olan hayatı böyle bir facia ile vakitsiz söndü. Kaba Alman militarizminin merhametsiz ve soğuk kurşunu bunun saf, temiz ve asil kalbini de deldi.
Arslan Nayman Mirza Kriçinski tam bir Türk milletdaşı, sadık bir Leh vatandaşı, sonuna kadar vazifesini yapan bir kahraman ve kanlı muharebenin aziz bir kurbanı olarak can verdi.
Lehistan’ın uzak bir köşesinde Gdinâda akan bu Türk kanı şark ile Lehistan arasında silinmez bir iz daha bırakmış ve unutulmaz bir sembol daha yaratmıştır. O şüphesiz bir millî şehiddir.
O kahramanlara nasip olan akıbete kavuşmuştur. Fakat Onu daha milletine çok hizmet edebilecek, halkına henüz çok faydalı ola bilecek bir çağda kayıp ettiğimiz için çok yanıyoruz. Onu kayıp etmekle Türk dünyası şüphesiz ki en değerli uzuvlarından birini zayi etmiştir.
O eserleri ile kendini ebedîleştirmiş ve milletinin tarihinde ölmezler arasında yer almıştır. Onun belirsiz mezarı ve aziz ruhu önünde sonsuz hürmetle eğiliriz.
KIRIMLI YİĞİT, Emel, sayı 149, Nisan 1940, sayfa 9-18.
* Dr. Edige Kırımal’ın Kırımlı Yiğit adıyla yazdığı bu makale ‘Acı Bir Kayıp Daha” başlığı ile Emel Mecmuası’nın 149. sayısının (Nisan 1940) 9-18. sayfalarında yayınlanmıştır. Arslan Kriçinski’nin Lehçede tam adı Leon Najman Mirza Kryczynski’dir ve kimi kaynaklarda 1939 yılında Alman Nazileri tarafından şehit edildiği yazılmaktadır. Geniş bilgi için https://bibliotekatatarska.pl/wp-content/uploads/2022/06/leon-kryczynski.pdf.
[1] Günümüz Beyaz Rusya’sındaki Navahrudak şehridir. Almanya ve Rusya işgali altındaki Polonyalıların millî uyanışlarının öncüsü ünlü şair Adam Miskiewicz’in (1798-1850) doğduğu bu kasabada Tatarların 1796 yılında yaptırdıkları bir mescit bulunmaktadır. 1929 yılında dönemin Polonya Cumhurbaşkanı Ignacy Mościcki’nin ziyaret ettiği mescit, SSCB döneminde minaresi yıkılmış ev olarak kullanılmıştır. 1997 yılında tamiri tamamlanıp yeniden ibadete açılmıştır (EMEL).
[2] Ayşe İshakova, Litvanya topraklarında doğmuş, Petersburg’da üniversite eğitimi almıştır. İmam İshakov ile evlenmiştir. Kırım’daki mücadeleye katılmak üzere 1909/10’da Kırım’a göç etmiş ve Kız Yüksek Okulu açmış, ana okulu öğretmeni yetiştirme kursları açıp yönetmiştir. 1917 yılında Kyiv’de Halklar Kongresi’nde Cafer Seydahmet Kırımer’in de içinde yer aldığı heyette bulunmuş ve kongrede çok etkili bir konuşma yapmıştır.
[3] Olgerd Nayman Kriçinski (Lehçe Olgierd Najman-Mirza-Kryczyński) (1884-1941), Arslan Kriçinski’nin ağabeyidir.
[4] Yakub Sinkieviç (Lehçe Jakup Szynkiewicz) (1884-1960). 1925 yılında Polonya müftüsü seçilmiş, 1944 yılında Polonya’dan ayrılmak zorunda kalmış, ABD’de ölene kadar bu görev uhdesinde kalmıştır. Edige Kırımal’ın amcasıdır.
[5] Bibliografiçekie materialı po istorii tatar Polşii, Litvı, Belorussii i Ukrainı.
[6] Oçerki russkoy politiki na okrainah.
[7] K istorii religioznıh pritesnenıy krımskih tatar (1919, Bakü).
[8] Borba s prosveşçeniem i kulturoy krımskih tatar (1920, Bakü).
[9] Günümüzde Litvanya’nın başkenti Vilnius.
[10] Doğu Polonya ve Ukrayna Beyaz Rusya boyunca uzanan coğrafi bölge.
Emel KIRIM VAKFI