Kırım’da , Değirmenköy’de Kırım Tatarlarının Bir Çadır Şehir Kurmaları Hakkında Bildiri

KIRIM’DA DEGİRMENKÖY’DE KIRIM TATARLARININ BİR
ÇADIRŞEHİR KURMALARI HAKKINDA BİLDİRİ*
Türkçe’ye Çeviren: Nevzat DENİZ
 
28.10.1989 saat 12.30’da 29 Sudaklı soydaşımızın yardımıyla llvez’in yönettiği bir grup Kırım Tatarı, sürgünden önce dedelerimizin yaşadığı Degirmen-Hismet Köyüne (şimdiki adıyla Zaprudnoye’ye) sürgünden dönerek geldiler.
 
[ihc-hide-content ihc_mb_type=”show” ihc_mb_who=”2,3″ ihc_mb_template=”1″ ]
Şu cümlelerin yazılı olduğu pankartlarla köye girdiler:
 
1. “Vatanımız var, fakat konutumuz yok”
 
2. “Halklar arasındaki dostluğu Lenin’in milliyetler siyasetine göre pekiştirelim.”
 
3. “18 MAYIS 1944*teki Kırım Tatar trajedisi tüm Sovyet Halkının acısıdır.”
 
4. “Anayasaya aykırı 1476 nolu kararnamenin iptal edilmesini İSTİYORUZ.”
 
BİZİM İSTEKLERİMİZ!
 
Tarihi anavatanımız Kırım’a dönmemizin ve dedelerimizin yaşadıkları tarihi yerleşik yeri Degirmenköy’e yerleşmemizin tek amacı, Vatan toprağında hayatımızı emek’le birleştirerek, yıkılmış evleri yeniden kurmak ve unutulmuş ananeleri, dilimizi, adetlerimizi, geleneklerimizi, törenlerimizi ve bu bölgenin millî sanatlarını yeniden canlandırmaktır.
 
Yüksek idare makamlarına bir çok defa yaptığımız, bize boş arsaların parsellenerek verilmesi ve yıkılmış evlerin yeniden kurulması veya onarılmasıyla ilgili çağrılara kulak asılmamasından dolayı bizler de kesin tedbirler almaya yöneldik. Şehir belediyesi makamlarının, arazilerin arsalara ayrılmasını ve Kırım Tatar meselesine daha çabuk çözüm getirmelerini sağlamak için burada bir Çadır Şehir kurduk.
 
28.10.1989 saat 12.40’da “Tavrida” Sovhozunun direktörü Korşev yanımıza geldi ve derhal işgal ettiğimiz Sovhoz toprağını terk etmemizi istedi.
 
Biz ona şu cevabı verdik; “Bizler kendi tarihi anavatanımıza döndük, geriye dönme yollarımız artık yok”, o bizden yüksek makamlardan gönderilmiş çağrıyı, yani resmi dokümanları istedi. Daha sonra, bölge milisyoneri Komliçenko. “Tavrida” Sovhozunun direktörü, şehir belediyesi başkan muavini S.V. Kolot, OVD başkanı A.A. Kravçenko ve Aluşta şehri savcı muavini Zübitskiy beraberce gelerek Aluşta rayonu arazilerini terk etmemizi istediler. Bunu yapmadığımız takdirde şovenist nitelikli tehditlerle korkutmaya çalıştılar. Bu tehditlerden sonra; eğer bize karşı güç kullanacak olurlarsa, bizim de onlara cevap vereceğimizi söyledik.
 
29.10.1989 saat 11.00’de belediye icra başkanı N.İ. Şeşukov ve yukarıda saydığımız kişiler yanımıza yeniden geldiler. Belediye başkanı N.İ. Şeşukov, bizim bu eylemimizle ilgili olarak, bizim bu köyde yaşamaya hakkımızın olmadığını, başka yerlerin sakinleri olduğumuzdan dolayı burasını terk etmemizi söyledi. Fakat ona da gerekli açıklayıcı cevap verildi.
 
Çadır Şehir organizatörü Ulviye Eyüp kızı Ablayeva’ya Aluşta belediyesi icra komitesinin kararı bırakıldı. Bu kararda; Eğer Sovhozun arazisini 29.10.1989 saat 18.00’a kadar terk etmezsek, kanunsuz toprak zaptetmekten dolayı hakkımızda cezai işlemlerin yapılacağı, yazıyordu. Onlara da şu cevap verildi; ‘Dedelerimizden miras kalan topraklara geri döndük, buradan gitmeyi hiç düşünmüyoruz. Eğer bize karşı güç kullanırsanız, kendi kendimizi müdafaa etmek için önlemler alacağız.”
 
28.10.1989 tarihinde köye giden bütün yol ve geçitler denetim altına alınmıştır. Bugün de durum aynıdır.
 
Sanki bunlar azmış gibi, belediye başkanı N.l. Şeşukov ve bölge milisyoneri Komliçenko yerli halk arasında ve yakın köylerde okula gitmeyen ve çalışmayan gençler arasında faaliyet göstererek, Ekim’in yüce yıldönümünde toprak işgalcilerine karşı yürüyüş teşkilâtlandırıyorlar.
 
29.10.1989 tarihinde Bovankov ve onun muavini gelerek Sovhozun topraklarını serbest bırakmamızı istediler.
 
30.10.1989 saat 09.20’de bölge millis teğmeni Rodin, millis komiseri Krovçenko, başkan muavini Kolot, A.A. ve Oblast Kominist Parti komitesi üyesi Yakub Kerimov geldiler. Y. Kerimin Çadır şehri “Hısmet” sakinlerini tahrikçilikle suçlayarak akılsızlık etmemelerini, meselenin yukarıdan çözümlenmesini beklemelerini, zaptettikleri araziden çekilip gitmelerini rica etti. O soydaşları arasında saygı görmeyerek kendi çıkarları yanında yalnız kaldı ve arazileri serbest bırakma faaliyetleri sonuçlanmadı.
 
Bize 29 kişiyi yerleştirmek, onları evlere dağıtmak ve kanuni olarak onlara Degirmen-Hısmet Köyünde ev kurma hakkına dair gerekli cevap verildi.
 
31.10.1989 saat 10.00’da idari makam temsilcileri, SBKP şehir komitesinin birinci sekreteri B.N. Kaldin ve Aluşta şehrinin savcısı Barançuk yanımıza gelerek yine, Çadır şehri terk ederek bu meseleye çözüm getirmeyi
idare makamlara bırakmamızı istediler. Biz onların bu isteklerine çok açık bir cevap verdik; “Burada 29 kişiye 29 arsa bölünüp ve arsalar üzerinde özel kuruculuk için gerekli olan tapuların verilmediği sürece, Sovhozun topraklarını terk etmeyeceğiz.” Yerli halkın esas kısmı toprak arsaların bölünmesine taraftar ve yürütülen bu faaliyeti destekliyor.
 
31.10.1989 tarihinde Malomayat şehri belediye icra başkanı S.T. Evdovitsko’ya, burada bulunan 29 kişiye ayrı ayrı toprak arsası verilmesi için dilekçe verildi. Daha sonra da Yalta mıntıkasından Aluşta etrafına yeni gelecek olan soydaşlarımız için de, yeni arsaların ayrılmasını dilekçe de talep ettik.
 
Yayılmakta olan şaiyalar ortalığı daha da gerginleştirdi. Burada asayişin sağlanması için ve beklenmedik olaylarla yüz yüze gelmemek için iktidardan garanti isteniliyordu. Eğer bu yapılmazsa, toplum nizamında nüfus edecek aksaklıklardan yalnız yasaları koruyan makamlar sorumlu tutulacaktır, Bahçesaray olaylarında olduğu gibi, ortamı burada da hükümet makamları gerginleştiriyor. Onlar çeşitli yalanlar ortaya atarak, topluma yanlış bilgi vererek ortamdaki gerginliği suni olarak körüklemektedirler.
 
Kırım Tatarları Degirmenköyü sakinlerine karşı daima dostluk, kardeşlik, enternasyonalizm çağrılarında bulunarak, nüfus etmiş gerginliği biraz olsa da yatıştırmak ve yerli ahaliyle iyi münasebetler kurmak için çeşitli çabalarda bulundular.
 
1.11.1989 saat 12.00’de “Tavrida” Sovhozunun başkanı Demirza Çadır şehre geldi. Daha gelir gelmez, bizden hiç sıkılmayarak bütün konuşmasını milliyetçi dalgasına göre düzenledi. Fakat ona da; onun gibi milliyetçilerin burada işi olmadığını söyledik. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi, Demirza köydeki yerli ahaliyi toplayarak, bizlerin Çadır şehri terk etmemiz için Kırım Tatarlarına karşı söylevde bulunmuştur. Fakat yerli ahali daha öncede olduğu gibi, şimdi de bizim yanımıza gelip gitmeye devam ediyor.
 
1.11.1989 tarihinde Barançuk’un muavini Rusuak, Kolot ve Kravçenko bizim yanımıza geldiler. Rusuak bu araziyi terk edip gitmemizi, çünkü bu hareketlerimizle kendimizi rezil ettiğimizi söyledi. Biz de ona şu münderacatlı cevabı verdik; “Siz kendi tutumunuzla bizi bu hareketleri yapmaya teşvik ediyorsunuz. Geri dönmek için tüm köprüler yıkılmıştır. Kavlü beladan kalmış topraklarımıza döndük. Amacımız da; Anavatan topraklarında hayatla emek’i birleştirerek yıkılmış evleri yeniden kurmak, yitirilmiş adet ve geleneklerimizi canlandırmak ve bu bölgede milli zanaatlarımızı yeniden yaşatmaktır. Sizler rezil olmaktan söz ediyorsunuz, eğer rezil edici bir şey varsa bunu sizler yaptınız, köye ve Çadır şehre giden yollan sîzler barikatlarla tıkadınız.
 
Bize yine Çadır şehri terk etmemizi teklif ettiler. Bizden yalnızca 3 temsilcinin kalarak sorunu yuvarlak masada görüşüleceğini söylediler. Onlara bizim anlamlı cevabımız şu oldu; “Biz kendi kararımızdan vazgeçmeyiz.” Bundan sonra gelenlere, bize gelen söylentiler doğrultusunda Demirza’nın, 5-7 Kasım’da gerçekleştirdiği eylemleri anlattık. Yine hükümet makamlarından yanımıza gelenlere; eğer yiyecek malzemesi ve su getirmek için barikatların arkasına gitmiş olan arabalarımıza yol vermezlerse, sürgün yerlerinde kalarak bekleyen insanlarımızın listelerini göndermeye hız vereceğimizi, onları buradan arsa almaları için çağıracağımızı söyledik. Bu isteğimizi söyledikten sonra arabalarımıza yol verediler.
 
2.11.1989 saat 10.00‘da SSCB Halk temsilcisi Y.S. Savro’nun yardımcısı Igor Leonidoviç Hofman Çadır şehre geldi. Hofman’la olan görüşmeler sırasında Değirmenköy sakinleri yanımıza gelip giderek yemiş, yiyecek ve gerekli olan diğer şeyleri getirdiler. Zaten I.Y. Hofman’ı da Y.S. Savro seçim sancağında neler olup bittiğini, daha doğrusu Aluşta mıntıkasında nelerin nüfus ettiğini öğrenmek amacıyla görevlendirilmiş. I.Y. Hofman’a bizim geri dönmemizin amaçlarını ve isteklerimizi anlattık. Ve Sovyet parti ve yasaları koyan makamların suni olarak yerli halkla bizim aramızı açarak ortamı nasıl gerginleştirdiklerine de açıklık getirdik. Eğer 1944, 1967-1989 yıllarında olduğu gibi tenkil ve tezil kuvvetleri bize karşı kullanılmaya devam edilecekse bizde bu tür eylemlere cevap vermeye kararlıyız. I.Y. Hofman tüm bu işittiklerini Halk temsilcisine ileteceğine söz verdi. Çünkü, Çadır şehrin her tarafı çember altında bulunduğundan dolayı, bizim dışarıya çıkış imkânımız yok.
 
2.11.1989 saat 20.00’da GROVD başkanı A.A. Kravçenko, Rodin ve iki kişi daha “nizamı gözetlemek için” yanımıza geldi. Onlara şu istekte bulunduk; “Yüksek idare makamlarına şunu bildiriniz: Eğer bu iğrenç olay, yani köye giden tüm yolların çember altından kurtulmaması ve bu mıntıkada Kırım Tatarlarına karşı yönlendirilmiş propagandaların durdurulmaması halinde, bizler ikili diyaloglara katılmayacağız. Yani bizler Kırım Tatar halkının temsilcileri olarak, daha önce bu köyde yaşadığımız halde, bize karşı yürütülen hareketlerle yerli köy ve etraf halkı tarafından aşağılanmaktayız. Eğer hafta sonuna kadar listede belirtilen İnsanlara göre toprak arsalar ayrılarak, onların tapulama dokümanları verilmediği takdirde, ev ve arsa isteğinde bulunan insanların listesi kabaracak ve en yakın günde inşaata başlanacaktır.”
 
Aynı zamanda Rodin, yerli insanları konyakla boğduğumuzdan dolayı onların sabaha kadar kırıçmada uyuduklarını söyleyerek Kırım Tatarlarına karşı bir başka propaganda suçlamasında daha bulundu. Ona da manalı bir cevap vererek, bu tür konuşmalara son verildi.
 
3.11.1989 tarihinde U.E. Ablayeva’ya ve Çadır şehir sakinlerine işgal ettikleri arazileri terk etmelerini, köyde gerekli olan nizama uymalarını ve aynı zamanda bizim can sağlığımızın yerleştiğimiz yerde sağlanmayacağı 85 nolu belediyenin icra komitesi kararında açıklanıyordu. Çünkü yerleştiğimiz yeri, hükümet makamlarının rızası olmadığı için kanunsuz sayıyorlarmış. Diğer ahaliyle mümkün olan çatışmayı önlemek ve Zapzudnoe köyündeki toplum nizamına saygı gösterilerek, riayet edilmesi için Aluşta şehir belediyesi icra komitesinin 28.10.1989 tarih ve 770 nolu “Çadır şehrin lağv edilmesi” kararına uymamız gerekiyormuş. I.G. Ametov’un başkanlığı altında Sudak şehrinde yaşayan soydaşlarımız bizi daima destekliyorlardı.
 
4.11.1989 tarihinde Çadır şehri “Hısmet” donatılmaya başlandı. İki zeminlik toprak ev kurularak, kış mevsiminde hayatlarını sürdürebilmeleri için hazırlıklar yapıldı.
 
8.11.1989 tarihinde Çadır şehrini SSCB Halk temsilcisi Y.S. Sevro ve onun yardımcısı I.Y. Hofman ziyaret ettiler. Sevro bu köyün etrafındaki araziye, bu insanların hangi amaçla yerleştiklerini sordu. İnsanlarla tanıştı, onlara birçok sorular sordu. Bu olaylar esnasında Y.S. Sevro güncel meselelerle tanışmış oldu. Y.S. Sevro’ya anavatan toprağında daimi kalma kararını, kesin olarak bir kez daha ifade ettik.
 
Görüşmemizin sonunda Y.S. Sevro Kırım Tatarlarının kendi yurdundaki köylerine dönmelerini anlayışla karşıladığını ifade etti. Degirmenköyde kendilerine ev kurmak için arsaların parsellenmesine yardımcı olacağını ve en yakın zamanda ortamın normale döneceğine emin olduğunu söyledi.
 
9.11.1989 tarihinde Belediye başkanı S.T. Endovits ve bölge milisyoneri Komliçenko onları ilgilendiren sorunları yeniden izlemek için Çadır şehri ziyaret ettiler.
 
11.11.1989 tarihinde Çadır şehrini Akışta mıntıkasının RİK başkanı N.l. Şeşukov’un altında A.I.G. Nesterdov, RİK’in başkan yardımcısı başkanlığı
 
S.V. Kolot ve milis komiseri A.A. Kravçenko ziyaret ettiler. Bizden işgal ettiğimiz araziyi terk etmemizi ve başlattığımız inşaatları durdurmamızı istediler.
 
Daha sonra da yerel idareciler bu isteklerini birçok defa, fazlaca kaba bir şekilde tekrarladılar.
 
12.11.1989 tarihinde Dostluk gazetesinin temsilcisi, gazeteci ve şair olan Yunus Kandımov Çadır şehri ziyaret etti.
 
12.11.1989 tarihinde Y.S. Sevro’nun yardımcısı I.Y. Hofman Çadır şehrine gelerek, Y.S. Sevro’nun Moskova’da bulunduğunu ve M.S. Gorbaçov’a giderek, yüksek sovyetinde bize toprak arsaların aynlması ve yerel idare makamlarının bize karşı işledikleri yüz kızartıcı eylemlerin derhal sona erdirilmesi isteğinde bulunacağını söyledi.
 
Telgraflar çekildi. / Kopyeleri ilave ediliyor.
 
13.11.1989 tarihinde Tavrida” adlı Sovhozun toprak kadostro teknisyeni S.V. Novoskotsev, A.K. Drozdik, baş teknisyen Demirza, PK başkanı, bölge milis komiseri Komliçenko ve Rodin Çadır şehri ziyaret ederek, Û.E. Balyayeva’yı toprak arsalarını kanunsuz olarak işgal etmekten dolayı tahkikat organına vermek için zabıt tutarak tutukladılar.
 
Grup başkanı: Ulviye E. Ablayeva
 
İhtiyar heyeti: R. Çaruhov, R. Dursun, M. Hatibov, F. Çaruhov
 
 
 
 
(*) Rusça’dan Türkçeye çevirerek neşrettiğimiz bu bildiri, Kırım Tatarlarının Kırım’da Degirmenköy’de yeniden yerleşmeleri ile ilgili olarak Kırım Tatar Millî Hareketi Teşkilâtı’nca yayınlanmıştır. Kırım Tatarlarının kurdukları bu şehir 14 Aralık 1989 tarihinde milis kuvvetleri tarafından basılmış ve yerle bir edilmiştir. Degirmenköy’de Kırım Türklerinin yerleşme mücadelesinin başlangıcını veren bu bildiriden başka, milisin basması hadisesi hakkında KTMHTnın bildirisi ve bu insanlık dışı baskın sonrası gelişmeleri EMEL’in diğer sayfalarında bulabilirsiniz (EMEL).
[/ihc-hide-content]
 

Emel 176. Ocak – Şubat 1990 Sf. 43-47.

Bakınız

18  MAYIS 1944 KIRIM SÜRGÜNÜ -2014 RUSYA İŞGALİ VE ZULÜMLERİ

                      BİLDİRİ          …