YAKLAŞAN KOLEKTİVİZASYONA KARŞI KIRIM’DA BİR İLK DİRENİŞ ÖRNEĞİ:
“ALAKAT AYAKLANMASI”*
[An Early Example of Resistance in Crimea Against Upcoming Collectivization: “Alakat Rebellion”]
Bülent TANATAR
Özgürlükleri için GPU cellâtlarının elinde insafsızca kurşuna dizilen cesur Üsküt köylülerinin aziz hatırasına
“мы – дети страшных лет России-
забыть не в силах ничего.”[1]
(Biz Rusya’nın korkunç yıllarının çocukları
Gücümüz yok hiçbir şeyi unutmaya.)
Aleksandr Blok, 1914
ÖZET:
Sovyet Rusya’da, 1929-1930 yıllarındaki kolektivizasyon kampanyasının hemen arifesinde, Kırım’ın güney sahil şeridindeki bir dağ köyü olan Üsküt’ün episantr olduğu büyük bir isyan hareketi meydana geldi. Direniş için Alakat vadisinde toplanan yüzlerce köylünün topraklarının ellerinden alınması anlamına gelen kolektivizasyona karşı ayaklandığı bu sosyal hadiseye birçok civar köy sakininin de katıldığı görülüyor. Köylüler küçük aile işletmelerinin kolektif çiftliklere çevrilmesini protesto ederken aksi durumda Türkiye’ye göç için kendilerine izin verilmesini talep ediyorlar. Siyasî polis GPU’nun kolektivizasyona karşı direnişin bir kereden belini kırmak için süreci baltalayacak karakterdeki bu tırmanan huzursuzluğu provoke edici yönde hamleleri olduğunun birçok yerli tanıklıkları mevcut. Günün sonunda, GPU, RSFSC’nin meşhur 58. maddesi uyarınca, yüzlerce kişiyi tutuklamış, içlerinden tespit edilebildiği kadarıyla en az 70’ini şipşak yargılamalar sonucunda kurşuna dizmiş, yüzlerce kişiyi de 3 ila 10 yıl arasında kürek cezasına (katorga, İTL) çarptırdıktan sonra, kalan yüzlercesini de aileleriyle birlikte mal mülklerine el koyarak Kırım’dan sürmüştü. Hareket bastırıldıktan sonra Kırım’daki kolektivizasyon süreci hızla, geri döndürülemez biçimde tamamlandı.
Anahtar kelimeler: Alakat; kolektivizasyon; ayaklanma/isyan; köylü direnişi; zulüm; idam; sürgün.
ABSTRACT:
In Soviet Russia, just on the eve of the collectivization campaign of 1929-1930, a major rebellion took place, in which the epicenter was Uskut, a mountain village on the southern coastline of Crimea. It has been observed that many adjacent village inhabitants also participated in this social incident gathering hundreds of villagers in the Alakat river valley against collectivization, which means the removal of their land from their hands. While the villagers protest the conversion of their small family businesses into collective farms demand otherwise to be allowed to emigrate to Turkey. There are many local testimonies that the political police GPU for undermining once for all the resistance against collectivization, attempted to provoke this escalating unrest which has a character to wreck the process. At the end of the day, the GPU arrested hundreds of people in accordance with the famous article 58 of the RSFSC, at least 70 of them were shot right after summary trials, and hundreds of people were sentenced to forced labor (katorga, ITL) for 3 to 10 years, and the remaining hundreds of them, along with their families deported from Crimea as their property were seized. After the suppression of the movement, the process of collectivization in Crimea was swiftly and irrevocably completed.
Key words: Alakat; collectivization; insurrection/rebellion; peasant resistance; repression; execution; deportation.
[ihc-hide-content ihc_mb_type=”show” ihc_mb_who=”2,3″ ihc_mb_template=”1″ ]Kocamış Rusya imparatorluğunda, ağır savaş şartları altında, 1917’de patlak veren devrimler sonucunda kurulan sovyet düzeni 1922’lere dek alevi sönmeyen iç savaşı “savaş komünizmi” (veya askerî komünizm/voyennıy kommunizm)[2] tedbirleriyle bir şekilde atlattıktan sonra, altüst olmuş, dağılmanın eşiğindeki ülkede istikrarı yeniden sağlayabilmek için, Lenin’in ikna edici gayretleriyle, NEP (Yeni Ekonomi Politikası/Novaya Ekonomiçeskaya Politika) diye anılan, pivot hamlesi prodrazvyortska’yı (el koyma niteliğindeki, gıda maddeleri üretimi üzerinden aynî olarak alınan idarî vergi) prodnalog’la (gıda maddeleri vergisi) değiştirmek olan, piyasa mekanizması süreçlerini yeniden yürürlüğe sokan bir ekonomi politikası uygulayarak ayakta kalmayı başarabilmişti.[3]
Böylece, küçük köylü ve esnafın faaliyetlerinin legalize edilmesiyle artan mal arzı, bilhassa şehirlerdeki perişan vaziyeti bir nebze iyileştirmiş, boy veren ekonomik canlılık az daha olsa siyasal özgürlüklerin de önünü açmış, bütün yurt sathında yeniden bir iyimserlik havası serpilmişti.[4] Fakat bu dönem çok uzun sürmemiş, Lenin’in 1924 başındaki ölümünden de önce başlayan veraset kavgası,[5] zigzaglar çizerek birkaç aşamadan geçtikten sonra, nihayet 1929’da Stalin ve ekibinin mutlak zaferiyle sonuçlanmıştı.[6]
NEP’in iktidar çevrelerindeki itibarının ve sisteme içselleştirilmesinin inişli çıkışlı bir seyri oldu. Daha 1924-1925 yıllarından başlayarak gerek partili, gerekse parti dışındaki sosyalist ekonomistler Lenin’in itinayla korunması için çaba harcadığı köylülük ile proletaryanın ittifakını simgeleyen smıçka’nın[7] üzerinde “makas krizi”[8] diye anılan kara bulutlar tespit etmişler ve gerek ekonomik gerekse sosyal istikrar üzerinde Damokles’in kılıcı gibi sallanan bu dengesizlikleri tartışmaya başlamışlardı bile. Bu çok geçmeden iktidar devri çekişmelerinde odağa oturdu. Hava koşullarının girdabında salınan tahıl hasadı hızla sosyolojik tavırlar üzerinden siyaset diline çevrildi ve otoriteler nezdinde kırsal yaşamın çeşitli tezahürleri proletarya diktatörlüğünü tehdit eden köylülüğün direnişlerine dönüştü. Preobrajenski’nin rejimin bekası bakımından sanayiyi ayağa kaldırmak ve şehirleri kurtarmak için öne sürdüğü köy toplumunun fiyat mekanizması manipüle edilerek transfer edeceği “ilkel sosyalist birikim” ihtiyacı fikrine karşılık piyasa ilişkilerini birincil gören Buharin sanayinin önceliği yerine köylülerin zenginleşmesine önem vermenin altını çiziyordu. Stalin ise santrist (merkezci) bir tutum takınarak iktidarın dizginlerini elinde tutacak şekilde kâh bir yöne kâh diğer yöne yaslanarak önce Sol ve Birleşik Muhalefeti sistem dışına atarak ve içini boşaltarak sonra da Sağ Muhalefeti etkisiz kalacak şekilde kilitleyerek 1929 yılına dek durumu idare etti ve ardından bütün Sovyetler Birliği’ne gelecekteki temel karakterini verecek, “Ural-Sibirya metodu”[9] olarak adlandırılan ilk denemelerin izinden Büyük Dönemeç (Bolşoy Perelom) diye anılan hamlesini yaptı: kolektivizasyon (kolektivizatsiya), kulaksızlaştırma (raskulaçivaniye), beş yıllık planlar (pyatiletki), vs. Kuşkusuz bu noktaya da Şahtıy[10] göstermelik mahkemesi, Promparti[11] davası, vb. göz boyamaları ve sindirme harekâtlarıyla adım adım gelindi. Ama o tarihte artık kalkışmasından korkulacak örgütlü hiçbir muhalif siyasal çevre kalmamıştı (Menşevikler, SR’ler, Anarşistler bir yana bizzat Ekim Devrimi’nin en önemli önderi Lev Troçki, Bolşevik eskisi Zinovyev ve partinin gözdesi Buharin farklı derecelerde safdışı edilmişlerdi), bizatihi halkın, köylü kadınların başını çektiği babi buntı[12] gibi protesto hareketleri ve Stepan Razin, Yemelyan Pugaçyov, Nestor Mahno önderliklerindeki gibi muhtemel ayaklanmaları dışında. Ve Sovyet tarihi halkın bu tip örgütlü, yarı-örgütlü, örgütsüz direnişlerine bolca örneklerle dolu.[13]
Topyekûn kolektivizasyon (sploşnaya kolektivizatsiya) kampanyası ve ona eşlik eden, muğlak ayrımlarla[14] kotaların doldurulduğu kitlesel kulak[15] sürgünleri (bu vesileyle ileride daha da global bir nitelik kazanacak olan spetspereselenets veya spetsposelenets[16] kavramları doğdu) devasa ülkeyi bir uçtan diğerine yararak kısa zamanda ulusal yansımaları da olan 1932-1934 Büyük Açlığını (Holodomor) yarattı[17]. Açlık ve kıtlık asıl Ukrayna’nın kendisi ve Kuban gibi Ukraynalıların ağırlıkla yaşadıkları mıntıkalarla sınırlı kalmayıp, Volga havzası ve Orta Asya steplerindeki Kazakistan’a kadar yayıldı. Millî gelirdeki sert düşüşleri asıl demografik gerileme takip etti. Sovyet yönetimi rejim son bulana dek 1937 nüfus sayımının sonuçlarını yayınlamaktan kaçındı.[18] Bugün dönemi çalışan en yetkin uzmanlar milyonlarca kişinin ölümü ve on milyonlarca kişinin çeşitli hasarlarla atlattığı bu badireyi jenosit mertebesinde trajik sonuçları olan bir sunî (man–made) girişim olarak adlandırmaya meyilliler.[19]
Kırım’da özerk cumhuriyetin kuruluşundan bu yana Tatar unsur korenizatsiya tedbirleri çerçevesinde iktidara katılırken gerek az sayıdaki Bolşevik Tatara gerekse, daha geniş ölçekte, eskiden kalma Milli Fırka yeraltı girişimi boyunca mobilize olmuş çevrelere dayanarak sosyal konularda (eğitim, sağlık, tarım, vb. başta olmak üzere) temerküz eden alanlarda devlet idaresini tecrübe etti.[20] Siyasal ve güvenlik alanında ise hem rejimin aslî parametrelerini tarif eden diskriminasyon duvarları hem de demografik açık ve apaçık yetersizlik sebebiyle Kırım Tatarları, Tataristan’dakinin aksine, önemli oranda sistem dışında kaldılar. Tabiatıyla bunun faturası olacaktı.
Kırım’da topyekûn kolektivizasyon için öngörülen takvim, kolay lokma olarak tasavvur edilse gerek, diğer bölgelere göre en kısa vadelisi olan 1930 sonbaharıydı. Kampanya mucibince ilk evrede sürgün katarlarına katılacak aile sayısı sürekli yukarı doğru revize edildi. 31 Ocak 1930 tarihinde OGPU başkanı Genrih Yagoda’nın başkanlığında toplanarak OGPU’nun Rostov merkezli Kuzey Kafkasya bölgesi sorumlusu Yefim Yevdokimov’un kulak sürgünleri için öngördüğü plana dair raporu tartışılırken Kırım’dan Kuzey illerine 3.000 ailenin sürülmesi tasarlanmıştı.[21] İlkin 2. öncelikte (gıda maddesi üretimi fazla veren üretici bölgeler) yer alan Kırım 1. öncelik (gıda maddesi üretimi açık veren tüketici bölgeler) evresine “terfi” ederek Mayıs ayına dek 1 (karşı-devrimci faaliyetler içinde bulunanlar) ve 2. (aslen karşı-devrimci olmakla birlikte, Sovyet devletine daha az muhalefet edenler) kategori kulakların sürgüne gönderilmesi emrini aldı.[22] 2. kategori için 3.000 aile (15.000 kişi) olarak planlanan sürgün 3.179 aile (14.029 kişi) olarak gerçekleşti.[23] Bunun 407’si (1.745 kişi) Kuzey sınır bölgesine, 2.772’si ise (12.284 kişi) Urallara isabet etti.[24] Bunun dışında 4 katar da (eşelon) deniz yoluyla tahliye için beklemekteydi. Bu sırada Tataristan’da planlanan 2.000 aile (10.000 kişi) iken gerçekleşen 650 aile (3.310 kişi) oldu. Kırım OGPU’su Tam Yetkili Temsilciğinin, Salın’ın imzasıyla, kulakların tasfiyesi harekâtının siyasal ayağını koordine eden Yevdokimov komisyonuna gönderdiği 8 Şubat 1930 tarihli mektupta 2. kategoriden sürgün edilecek ailelerin sayılarının 3.000’den 5.000’e çıkartılması için izin isteniyordu.[25] Resmî istatistiklerden derleyerek V.N. Zemskov’un 1990 yılında hazırladığı tabloya göreyse, varış yerlerinde çok yetersiz hazırlık yapıldığından, sonu belirsiz sürgüne gönderilen toplam aile sayısı 4.325 olmuştu.[26] Bu hesaplara 3. kategori (rejime bağlı olanlar) dâhil değildir.
Diğer yandan, 1930 Martında Stalin’in yayınladığı Başarıdan Baş Dönmesi adlı,[27] kolektivizasyon kampanyasındaki aşırılıkları yerel idarecilerin gayretkeşliğine bağladığı makale bütün SSCB sathında bir anlık bir duraklamaya ve yer yer kurulan kolektif çiftliklerin dağılmasına yol açtıysa da, çok geçmeden, aynı tarihlerde Kırım’da Alakat ve bağlantılı davaların aldığı yönün de gösterdiği gibi, hareket bütün kuvvetiyle ve artık geri dönülmez biçimde kaldığı yerden devam etti.
D.V. Omelçuk ve diğerlerinin Kırım’da Siyasal Zulümler (1920-1940) adlı kitaplarındaki verilere göre, 1 Mart 1930 itibarıyla Kırım’daki kulaklardan arındırma kampanyasındaki 1. kategoriden mağdurlar 2.682 hane, yani aile başına ortalama 4 kişi alınırsa, yaklaşık 10.000 kişi. Kitabın yazarları diğer kategoriden mağdurların da aileleriyle birlikte hesaba katılması halinde bu tarihte söz konusu kampanya çerçevesinde zulme uğrayanların takriben 40-50.000 kişiyi bulacağını tahmin etmekteler.[28] Aynı yazarların verdiği bilgiye göre, 1. kategoriden tutuklananlar milliyetlere göre sınıflandırıldığında Kırım Tatarlarının payı Ruslarla hemen hemen eşitken (sırasıyla % 37,5 ve % 38) Almanların payı % 16,4 ve Ukrainlerinki ise % 5,4. Buna göre, Kırım Tatarları ile Almanların oranları nüfus oranlarının üzerinde.[29]
Oysa bu gelişmeler henüz ortada yokken, havanın bulutlanmasıyla daha 1928’den başlayarak bütün Sovyet ülkesinde olduğu gibi insanlar kendi kendilerini sürgüne göndermeye (samorazkulaçivaniye) ve varlıklarını tasfiye etmeye (razbazarivaniye) başlamışlardı bile.[30] Bu yolla anayurtlarını terkedenlere dair seçici bir istatistik yok, sadece kimi özyaşam ve yaşam öyküleri ve değinmeler arasında dolanırken rastlaşıyorsunuz. Bu ön önlemi Kırım’da Müslimov kardeşlerin ve asıl Veli İbraimov’un başına gelenler ve onun hemen peşinden gelen Milli Fırka yargılanmasıyla birlikte okuduğunuzda tabiî işin rengi biraz değişiyor.[31] Buna bir de aynı dönemde sürece din-karşıtı hücumların ve mebzul miktarda söylentinin de eşlik ettiğini düşündüğümüzde ortamın mahşer gününü andırdığını algılamak kolaylaşır.[32] Hep dendiği gibi, yaşamak lazım. Ve yaşandı.
1929 sonlarında, Kırım’ın güney doğusunda, yarımadanın hemen hemen bütün sahil şeridine paralel giden yamaçlarda kurulu köylerinde olduğu gibi, daha çok bağ-bahçe ve tütün üreticiliğiyle iştigal ederek geçimlik tarım yapan küçük köylü aile işletmelerinin bulunduğu Sudak taraflarındaki bir dağ köyü olan ve yılmaz, inatçı karakterli insan profilleriyle meşhur Üsküt’te (bugünkü resmî Rusça adı Privetnoye), daha doğru olarak söylemek gerekirse, entrikası Alakat diye anılan vadide vuku bulan, yaklaşan kolektivizasyonun estirdiği sert rüzgârlardan nem kapan büyükçe bir grup Kırım Tatar köylüsü arasında çeşitli kıpırdanmalar/huzursuzluklar (disturbances, volneniya) boy verdi. Resmî çevrelerin uzantılarındaki katlarda olsun, zulme uğrayanlar nezdindeki kovuklarda olsun rivayet muhtelif. Ama ister bir ayaklanma teşebbüsü, isterse bir provokasyon olsun, yüzlerce insanın kaderine damga vuran ve bir o kadar insanın doğrudan hayatına ve ailelerini hesaba katacak olursak, köy ve çevre köylerdeki sosyal dokuyu derinden etkileyen, giderek emsal teşkil ederek kendi vatanında minnacık kalmış bir halkın direnç gücünü sekteye uğratmış büyük bir hadiseydi yaşanan. Hatta D.V. Omelçuk ve diğerlerinin yargısına göre bütün 20. yüzyıl Kırım tarihinde eşi benzeri olmayan büyüklükte bir hadise (“eto samoye krupnoye gruppovoye delo”).[33] Öyleki bu haşin bastırma hareketinden sonra Kırım’da kolektivizasyona karşı köylülerin direnci kırıldı ve 1 Ekim 1930 itibarıyla yarımadada kolektif çiftlikler (kolhoz’lar) hane halkının yarısını yutmuştu bile. 1932 sonunda ise, kolhozların dışında kalmış hanelerin oranı ancak % 15’ti.[34]

Kaynak: Edem Dudakov’un 29.10.2019’da Facebook’taki Uskut ve Uskutlüler grubunda paylaştığı resim.
Dönemin idarî taksiminde Karasubazar rayonuna bağlı olan[35] Üsküt dağ köyü[36] episantr olmak üzere yaşanan kitlesel bir ayağa kalkma (riot, bunt) iktidardaki Stalin ekibinin ihdas ettiği totaliter sosyal sisteme karşı girişilen köylü direnişleri literatürüne girmiştir. Dönemin Sovyet iktidarınca bir kalkışma olarak görülen Alakat hadisesi sonraları “Alakat ayaklanması” (Alakatskoye vosstaniye) şeklinde tasvir ve tarif edilmekle beraber, hadise, maruz kalan Kırım Tatarlarca “Alakat faciası” (Alakatskaya tragediya) olarak anılagelmiştir. Hadisenin basitçe bir köylü direniş öyküsü olmayı aşan bir başka önemli boyutu daha vardır. O da Kırım Tatarların içinde yer aldığı her büyük boy hadise karşısında Rus yönetimlerinin sürekli tekrarlanan (recurrent) paranoyak “Türkiye bağlantısı” endişesinin açıklayıcı faktör veya sebep olarak burada da ortaya çıkmasıdır. Olay örgüsünü ve arkaplanını hadisenin bizzat tanığı sıfatıyla Abdulvait Sahtara’nın (1915-2003) hatıralarından naklen kısaca hatırlamak gerekirse, ortaya şöyle bir kompozisyon çıkıyor.[37]
Topyekûn kolektivizasyon kampanyası çerçevesinde Kırım’ın köylerinde de halkı kurulacak olan kolhozlara girmeye ikna yolunda komünist ajitatörler işbaşındadır. Üsküt’e bizzat dönemin TsİK başkanı Memet Kubayev[38] ve şurekâsı gelir. Halktan beklediği ümit verici tepki yerine sert ayak direme görür. Hatta Tulâki Bekir adındaki bir ileri gelen toplantıda epey bir “yaygara” koparır. Hacı Ömer Efendi “eğer siz bize yardım etmeyecekseniz, bırakın Türkiye’ye gidelim” der.[39] Bunun üzerine işi kotarmak için OGPU devreye girer ve civar köylerden, yine Karasubazar rayonuna bağlı, Sultan Saray köyünden siyasal güvenlik örgütünün eline düşmüş olan N. İ. Petrov[40] adlı bir spekülatör provokasyon için hazırlanır. Buna göre, köyler arasında dolaşarak ticaret yapan söz konusu şahıs Üsküt’e gelerek direniş gösterenlerin elebaşılarını saptayacak ve onları bir kalkışma için kışkırtacaktır. Daha önceden iyi tanıdığı İbadla Smail’in yanına uğrayarak ona Kefe ve Akmescit’te iki alayın Sovyet iktidarına karşı eyleme geçeceğini, ama yerli nüfustan da yardım gerektiğini aktararak işe koyulur ve bu işe aday olabilecek olanların kendilerine silah temini için listelenmesini talep eder. Bunun bir provokasyon olduğundan şüphe etmeyen Smail, Sudak rayonuna bağlı Kapsihor, Ayserez ve Arpat gibi civar köyleri de kapsayacak şekilde, güvendiği kişileri, onlar da kendi güvendiklerini bir araya getirerek 150-200 kadar bir kişiyi listeler. Sonra bir gece harekete geçileceği duyurusuyla grup Alakat deresi vadisinde toplantıya çağrılır. Ne var ki güvenlik kuvvetleri burada makineli tüfeklerle pusuya yatmıştır ve üzerlerine doğrultulan projektörlerden durumu anlayan ahali kaçışır. 4 kişi köye dönmeyip dağa doğru kaçar ve diğer bir dört kişi Sudak’a bağlı Kutlak köyüne sığınır. Güvenlik kuvvetleri köyü basarak bütün erkekleri toplayıp sigaya çeker. 800 kadar kişiyi elekten geçirdikten sonra 250 kadarını ellerindeki listeyle de karşılaştırıp tutukladıktan sonra Akmescit’e götürüp sorguyu derinleştirirler. Peyderpey kişi sayısı 50’ye düşer ve bunlar tam yetkili Kırım OGPU’suna bağlı troyka tarafından yargılanıp 42 adedi ölüme, 8’i de sürgüne mahkûm edilirler. Dağa kaçanlar ise kıstırılır, 1’i ölü (Dudak Kurtumer), 1’i yaralı (Abduraman Bekir), 2’si ise sağ ele geçirilirler. Kutlak tarafına kaçanlardan en gençleri, Bayram Ebubekir, yoldaşları tarafından yoklama için Üsküt’e geri gönderilir, ama orada yakayı ele verir. Diğer üçü ise (Çerkez Mamedi, Sivri Ali, Urkümet Halil) Sohum üzerinden deniz yoluyla Türkiye’ye kaçmayı başarır ve burada kendilerine yeni bir hayat kurarlar.
Tarihçi Rustem Hayali ile eşi Nuriye Hayali’nin 2002 yılında yayınladıkları bir belge hadiseye Sovyet güvenlik organlarının yaklaşımını ve gerçekleştirdikleri çözüm eylemini meşrulaştırmak için onu nasıl manipüle ettiklerini gösterir.[41] Tarihi belirtilmemekle beraber, hadisenin kurşuna dizmelerle son bulduğu Mart 1930 sonrasına tarihlendirilebileceğini düşündüğümüz, künyesi GAARK, F.P.-1, op.1, d. 972 olarak verilen OGPU’nun bu “son derece gizli” kaydıyla hazırlayıp dağıttığı “O Kontrevolytutsionnoy Kulatsko-Mulskoy Organizatsii v Sudakskom Rayona” (Sudak İlçesindeki Karşı-Devrimci Kulak-Molla Örgütüne Dair) başlıklı raporu hadiseyi Sovyetler Birliği çapında başlatılan “toprak reformu”na yereldeki “kulak, molla, eski mırzalar, vb.‘nin 1929 Kasımından itibaren tezgâhlanan bir silahlı kalkışması olarak sunar. İsyanın şiarlarının da “Kahrolsun Kolektivizasyon ve Toprak Reformu” ve işin içine güya Moskova’daki Türk elçiliğine hicret için başvurma girişiminden dem vurularak Türkiye unsurunu da katan “Din Özgürlüğü ya da Türkiye’ye Gitmek İçin Yol Verilmesi” olduğunu iddia eder. İsyan hareketinin örgütlenme zeminin tarihçesini ta 1917-1920’li yıllara dek geri götürerek yalıboyundaki Kırım Tatar zengin köylü ileri gelenleri ile Kurultay hükümeti arasında farazî bir ilişki kurar ve örnek olarak Cafer Seydamet’in babasının yanısıra Seyit-Celil Hattat ile Hayretdinov’un adlarını sıralar. Aksi halde düzgün giden Toprak Reformuna karşı köylerdeki huzurluğu yaratanlar olarak işaret ettiği kulakların Sovyetler Birliği’nin diğer bölgelerine göre Kırım köylerinde astronomik bir rakamla %12 ilâ %14 olduğunu öne sürer. Kolektivizasyona direniş gösteren havzayı “Sudak rayonundan Arpat, Şelen, Voron, Ayserez, Kapsihor, Kutlak, Büyük Taraktaş; Yalta rayonundan Küçük Özen, Kuru Özen, Ulu Özen, Aluşta; Karasubazar rayonundan Sultan Saray, Semen, Yeni Sala” olarak çizer. Bilhassa Üsküt ve Kapsihor’da yapılan illegal toplantı ve mitinglere yukarıdaki köylerden delegeler gelmiştir. Bu toplantılarda köprüler ve demiryollarına yönelik birçok terörist eylem tasarlandıktan başka, ayaklanma hazırlığı ve kalkışma başarısız olursa Türkiye’ye göç mevzuu tartışılmıştır. 18 Aralıkta Üsküt’te Memet Kubayev’in önderliğinde tertip edilen ikna toplantısı kulakların marifetiyle bozguna uğratılmış, 600 kişi toplantıyı terk etmiştir. Türkiye’ye göç için Moskova’ya heyet göndermek üzere para toplanıp müracaatname hazırlansa da uygulamaya konamamıştır. Sonunda 26 Ocak 1930 günü gecesi için Alakat deresi boyunda kalkışmayı başlatmak için buluşmak üzere sözleşilmiştir. Bu sırada Akmescit’le bağlantılı iki lişenets-kommersant’tan (yurttaşlık hakları elinden alınmış işadamı) biri gruba 200 adet silah temin edebileceği vaadinde bulunmuştur. Sonuç olarak, bunlardan 100 kadarı –kulaklar, mollalar, tüccarlar, yurttaşlık hakkı elinden alınmış olanlar, diğer kriminal unsurlar, hali vakti yerinde olanlar ve bir kısım yoksul ve orta köylü– harekete dâhil olmuştur. Rapor, devamında, GPU’nun Şelen, Arpat, Ayserez köylerindeki başarılı bastırma harekâtlarını ayrıntılandırarak, 30 Ocak 1930 itibariyle, Kırım yalıboyundaki köylerde asayişin sağlandığını ilan eder. Rapor, sınıf mücadelesinin bu aşamasında parti organlarına teyakkuzda kalma ve parti disiplinine uyarak hareket etme tavsiyesiyle son bulur.[42]

|
Kaynak: 1980’li yılların başında Murat Yakuboğlu’nun hazırladığı, Emel dergisi tarafından basılan haritadan kesit. |
Alakat hadisesi Batı dünyasında ilk kez İkinci Dünya savaşında yurtlarını kaybetmek zorunda kalan Kırımlı displaced person’ların (yerinden yurdundan edilmiş kişiler) savaş sonunda toplandıkları kamplardaki mülâkatları veya bizzat kampa sığınmış Kırım Tatar tanıkların aktarımlarıyla duyuldu.[43] Geleceğin Kırım Tatar politologu Edige Kırımal tarafından 1948 yılında Neu-Ulm’de Mustafa Oğlu Ömer’le yapılan bir mülakât neticesinde kayda geçirildi.[44] Buna dayalı olarak, Edige Kırımal, ilki doktora tezinden teşkil edilen Der Nationale Kampf der Krimtürken kitabı başta olmak üzere, daha sonra yapacağı birçok başka yayınında bu hadiseyi ele alıp tanıttı.[45] Mustafa Oğlu Ömer’i izleyen Kırımal, 1956’da Dergi’de yayınlanan makalesinde, Alakat hadisesi sonucunda 24 Mart 1930 tarihinde Akmescit’te kurşuna dizilerek öldürülen Üsküt ahalisinden 42 kişinin adlarını ve yaşlarını liste halinde verir. Bu liste Abdulvait Sahtara’nın biraz daha eksik olan 39 kişilik listesiyle az çok uyumludur.
Batı literatüründe adını anmadan bu hadiseye yer veren, görece yeni tarihli, bir başka çalışma da Lynne Viola’nın, özgül olarak cebrî kolektivizasyon sürecindeki köylü direnişlerine hasrettiği, Stalin Döneminde Köylü İsyancılar’ıdır. Köylü mukavemetinin çerçevesini tarihsel bağlamına oturtarak Sovyetler Birliği’nin birçok yöresinden verdiği, kitlesel karışıklıklardan isyanlara dek, hayli aydınlatıcı sayısız örneklerle direniş örüntülerini haritalayan Viola’nın kitabındaki uzun alıntı bir Pravda muhabirinin yayınlanmamış notlarına temellenen bir arşiv raporuna dayanıyor.[46] Hadisenin aktarımı daha önce andığımız GPU raporundakinin hemen hemen aynı. 1928’den beri çeşitli rahatsızlıklarla kaynayan, münhasıran Müslüman Kırım Tatarlarla meskûn, Karasubazar ve Sudak rayonlarına bağlı dağ köylerinde, 1929 yılı sonu ve 1930 yılı başlarında, cami çevrelerinde ve shod adıyla anılan köy toplantılarında, sözümona din adamları, kulaklar ve kriminel unsurların elebaşılığında kolektivizasyonu protesto etmek için, devrin devlet başkanı Kalinin’e yapılacak bir başvuruyla Türkiye’ye göçü gündeme alan ve para toplayıp silahlı grup oluşturarak komplocu bir kalkışma hazırlayan bir hareket meydana gelir. Bu amaçla iki Nepmenle temas kurulur ve 200 adet tüfek temin edilir. Sonuçta, GPU’nun ortaya çıkardığı bu komplocu hareket Kızıl Ordu askerlerinin tam zamanındaki müdahalesiyle bertaraf edilir ve 200 kişi tutuklanır. Daha sonraki gelişmeleri kapsamayan bu aktarımdaki tek ilginç fark söz konusu askerlerden birinin tanık olduğu olaylar karşısında muhabirin deyişiyle “sosyal pozisyonunu açık edecek şekilde” intihar etmesidir.
- Omelçuk ve diğerlerinin kitabında da hadise kendisine önemli bir yer bulmuştur. Onların, Kırım SBU’su (Ukrayna Güvenlik Teşkilâtı) arşivlerindeki, bu hadiseyle ilgili ana dosya olan d.019252’den hareketle yaptıkları aktarıma göre, 26 Ocak 1930’da köylüler anılan yerde toplanmışlar, güvenlik kuvvetleri baskın yapmış, kısmen silahlı mukavemet gösterilmiş, köylülerin bir kısmı yakalanmış, bir kısmı kaçmış, kaçanlar daha sonra kıstırılmış ve 1’i ölü, 2’si yaralı vaziyette ele geçirilmiş. Hadiseyle ilgili olarak toplam 254 kişi tutuklanmış, 23 Mart 1930’daki GPU troykasının verdiği karara göre 61 kişi idama mahkûm olurken, diğer birçoğu çeşitli hapis ve sürgün cezaları almışlar.[47] Tutuklananların mallarına el konurken aileleri de sürgüne gönderilmiş. 3 kişi için delil yetersizliğinden beraat kararı verilmiş. Mahkeme dosyasına göre ele geçirilen silahların dökümü ise 10 tüfek ve tabanca ile 3 düzine kartuş. İddianameye göre yöreden (Üsküt, Ayserez, Voron, vb.) Kırım hükümet başkanlığı ile VTsİK’e (Bütün Rusya Merkezî İcra Komitesi) 300 adet Türkiye’ye göç başvurusu gönderilmiş ve Türkiye’ye kaçmak için kayıkçılarla (yaliçniki) pazarlıklar yapılmış.[48]
Son olarak, Konstantin Boguslavskiy’in bir süredir Ukrayna SBU’su arşivlerinden umuma açtığı Sovyet zulüm (repressiya) tarihinden belgeler arasında yer alan OGA SBU, f. 6, op. 6, opis no. 62 künyeli ve ilk olarak 14 Haziran 2018 tarihinde facebook üzerinde paylaştığı OGPU belge fotoğrafları içindeki “Alakat Ayaklaması”na ait olduğunu saptadığımız belgeler söz konusu meşum hadiseyle ilgili şimdiye dek gün yüzü görmüş en sarih ve en sahih olanlar ve hadiseyi doğrulamanın ötesinde boşlukları doldurucu nitelikte.[49] Boguslavskiy’in paylaşımının Alakat’la alakalı kesiminde, Kırım OGPU’su Tam Yetkili Temsilciliği nezdindeki Troyka oturumu tarafından 23 Mart 1930 tarihli 17 no.lu protokol mucibince tutuklanan hükümlülerin 63 kişilik isim listesi (Kırım GPU’su Doğu Şubesi yetkilisi Yumankulov tarafından imzalanmış); Akmescit şehrinde kağıda dökülmüş 27 Mart 1930 tarihli, aynı protokole bağlı karar gereği 24 saat içinde kurşuna dizmek üzere Kırım OGPU’su Tam Yetkili Temsilciği komutanı yoldaş Belousov’a hitaben gönderilen, söz konusu 63 kişiyi içermekle beraber ilkine göre sıralamada bazı ufak değişikler gösteren bir listenin eklendiği teklif (Kırım OGPU’su Tam Yetkili Temsilcisi Salın, Troyka sekreteri Omelçenko, Doğu Şubesi yetkilisi Yumankulov ve GPU Bölgesel Kayıt ve İstatistik Şubesi’nden Akulov tarafından imzalanmış); ve hemen ertesi günü, 28 Mart 1930 tarihinde Belousov’un Malî Şube amiri Omelçenko ile Nepogodin, Yumankulov, Vdovenko and Yegorov adlarındaki 4 meslektaşının şahadeti huzurunda ilgili kararın aynı gün saat 24’te infaz edildiğini belgeleyen 69 kişilik liste ekli, altı hepsi tarafından imzalanmış belgeden oluşan 3 liste ile kurşuna dizilen mahkûmlardan 60 adedinin gözaltındayken çekilmiş siyah beyaz fotoğrafları var[50].
İlk liste aynen ikinci listeye aktarılmış. Ama kararın infaz edildiğini gösteren üçüncü listede ilk listede 3. sırada olan Abduraman Bekir nasılsa unutulmuş, bununla beraber listeye 7 kişi eklenmiş. Unutulan Abduraman Bekir’i de sayarsak –ki unutulma hayatını kurtadığı anlamına gelmiyor– aslında kurşuna dizilenlerin sayısı 70. Zikredilen isimlerin imlâsındaki ve yaşlar konusundaki bazı farkları göz ardı edecek olursak, Edige Kırımal’ın Mustafa Oğlu Ömer’i temel alarak verdiği 42 kişilik listeden 5 ismi (sırasıyla Dudak Kurtömer, İbrahim Hoca, Manguş İbrahim, Manguş Murtaza, Saidullah Hüseyin) biz GPU’nun birinci listesinde tespit edemedik.[51] Bunun sebebi Kırım Tatarların o devirde Batılı tarzda isimlendirmeden çok soylarını belirtir veya kendilerine niteliklerine göre takılan lakaplarla anılmaları, büyük ölçüde ecnebi, yetersiz kültürlü ve dikkatsiz GPU personelinin yazıya geçirirken yaptıkları fahiş hatalar (ne de olsa bırakın şerefi, insan hayatlarının bir sinek kadar değerinin olmadığı kaotik bir zamandan geçiliyordu) ya da görgü tanığı hafızasının hadisenin üzerinden belli bir zaman geçtikten sonra oynadığı oyun olabilir. Son bir ihtimal de, bu karmaşaya varan liste uyuşmazlıkları, umuma yansıyan şekliyle hafızanın geri çağrılması çabalarının daha çok Üsküt ağırlıklı olarak tecelli etmesinden kaynaklanıyor da olabilir. Abdulvaap Sahtara’nın sıraladığı 39 adet isim arasından da 11’ini söz konusu listede tespit edemedik. Baskında öldürülen Dudak Kurtumer’i dışarıda bırakırsak, bunlar sırasıyla: Kuku Muzaffar, Otuzbir Mustafa, Abdulcemil Akim, Kurtamet İbram, Hatip Aziz, Caliz Ali, Abdurazak Kuşut, Tabak Smail, Karamırza Bekir ve Dudak Halil. Yoksa bu isimler kurşuna dizilmeyip de ağır hapis cezalarıyla Gulag’a gönderilen kişiler miydi?
Riza Fazıl’ın Albdulvaap Sahtara ve diğer kurbanların soylarına dayanarak derlediği 2006’da çıkan Alakat Faciası kitabından,[52] bazı ilaveler de yapılmak suretiyle, yola çıkılarak 2009 yılı Aralık ayı sonlarında Alakat kurbanlarını anmak üzere Üsküt’te Üsküt kökenli cemaat erbaplarının desteğiyle dikilen anıta çakılan 48 ismi[53] gözden geçirdiğimizde ise daha önce atıfta bulunduğumuz listelerle daha büyük çaplı bir farklılık gözlüyoruz. Burada yer alan 9 isim sadece Abdulvaap Sahtara’ının listesinde yer alıyor, diğer listelerde onlara rastlayamıyoruz. En önemli farklılık ise daha önceki hiçbir listede yer almayan 10 ismin (Amet Kadır, Bekir Aciamet, İsmail Çinay, Smail Menik, Amet Sadla, Mambet Fukal, İsmail Buyükçan, Ali Daglı, İbram Zerdali, Yagiç Halil Amet) burada anılması.[54] Burada hangi kaynaktan yararlanılmış bilemiyoruz. Daha fazla bilginin yokluğunda, GPU listesinden farklılıklar içeren isimlerin ölüm cezası dışındaki ağır cezalara çarptırılmış kişiler olma ihtimalini gözardı etmemek gerekir diye düşünüyoruz. Örnekse, sülalesinden birçok ismi bu hadise dolayısıyla kurban vermiş olan Kırım Tatar aktivisti Edem Dudakov’un facebook adlı sosyal medya hesabında Alakat hadisesiyle ilgili olarak yaptığı 3 Eylül 2019 günkü paylaşımda anlattığı, anılan anıta isimleri çakılanlar arasında yer alan anne tarafından büyük babası Yagiç Halil Amet’in hikâyesinden, hadisenin kurşuna dizmelerle sonlanmadığını, birçok ismin çeşitli cezalar alarak Sibirya’ya ağır çalışma kamplarına gönderildiğini, hatta büyük babasının 8 yıllık cezasını tamamlayıp döndükten sonra NKVD tarafından aynı hadise dolayısıyla tekrar tutuklanıp bu kez idam edildiğini öğreniyoruz.[55] Kurşuna dizilmeler haricinde daha kaç kişi çeşitli şekillerde cezalar aldılar ve akıbetleri ne oldu? Bu hadisenin tam tekmil aydınlatılabilmesi için arşiv[56] ve tanıklıklarının daha çok deşilmesine ihtiyaç var gibi görünüyor.
Bu meyanda, ne kadar eksikli de olsa, Memorial adlı Rus sivil toplum kuruluşunun derlediği Sovyet döneminde zulme uğrayanlara dair verilerden oluşturulan Otkrıtıy Spisok (Açık Liste)[57] içinde yer alan Kırım’la ilgili bilgilere göz atarak çeşitli sağlamalar yapma ve hadisenin idam dışındaki cezalara çarptırılanlar ve yeterli kanıt olmadığından serbest bırakılanlar şeklindeki devam boyutunu da gözlemleme imkânını gözardı etmemek gerek. Buradaki bilgilerden hareketle, çok etraflı (exhaustive) bir tetkik yapmaksızın oluşturulan listelerden, hadisenin erdiği nihayet biraz daha tam (complete) olarak aydınlanıyor. Buna göre, Ek.7’de teşhir ettiğimiz üzere, doğrudan Alakat’la alakalı olarak 10 yıl, 8 yıl, 5 yıl ve 3 yıl ağır çalışma kampı cezasına (İTL) mahkûm edilenlerden bilgilerine ulaşabildiklerimiz en az 47 kişi, mal-mülklerine el konularak, varsa aileleriyle birlikte Kırım’dan sürgün edilenler en az 24 kişi ve son olarak yeterli delil yokluğunda serbest bırakılanlar en az 12 kişi. Fakat yakın tarihlerde çevre ilçe ve köylerden toparlanarak yargılanıp çeşitli cezalara mahkûm edilenleri de hesaba katacak olarak Alakat hadisesinin yarattığı depremin büyüklüğü daha iyi anlaşılır.[58]
Buram buram provokasyon kokan Alakat hadisesi Üsküt episantr olmak üzere civar köyleri de kapsayan bir çapta cebrî kolektivizasyon kampanyasına karşı hareketlenen Kırım Tatar köylülerinin tepkisinin OGPU marifetiyle manipüle edilmesinden neşet etmiş gibi görünüyor. Muhtemelen kolektivasyona ikna yolu başarılı olmayınca, huzursuzluğun sivrilterek saptırılmasına dönük tipik bir komplo tezgâhlandı. Üsküt başta olmak üzere, çevre köyler mülklerinin müsaderesinden önceki son çıkış olarak bir şeyler yapmaya hazır haldeydiler. Türkiye’ye göç tehdit veya şantajı da bu noktada anlamlı olabilir. Listelerden “Alakat ayaklanması”nın belirgin bir önderinin öne çıkmadığı görülüyor. Eğer olsaydı adı büyük ihtimalle Antonovşçina vb. gibi bir adla anılırdı. Dolayısıyla rejimin koyduğu ad bile hadisenin kendiliğinden karakterini ele veriyor. D. Omelçuk ve diğerleri kitaplarında ayrıca bölgenin geleneksel küçük üretici yapısı gereği köylülerin ne ekonomik ne de psikolojik olarak ekonominin sosyalleştirilmesine hazır oluşu ile yarımadanın kültürel ve ekonomik merkezinden uzakta (henüz daha bu yöreyi merkeze bağlayan bir otoyol yoktur), kapalı devre bir hayat sürdürdüğünü dile getirerek bu unsurların yörenin patlamanın merkezi olmasında önemli birer etken olduğunu belirtirler.[59]
Ölüm cezasına çarptırılanları hadisede başat rol oynamış kişiler olarak değerlendirmek kabilse, Kırım OGPU’su troykası tarafından tutuklananların isim listesine kısaca göz atarak Üsküt dışında, Sudak’ın Arpat, Kapsihor ve Büyük Taraktaş köylerinden, Karasubazar’ın Yeni Sala köyünden, Yalta’nın Tuvak köyü ve Aluşta şehrinden ve ilginç bir bağlantı olarak, Kırım’ın idarî başkenti Akmescit’ten (Korbek kökenli) de portrelerin varlığının katılımın coğrafî uzamını gösteren bir tayf çizdiğini tespit ederiz.
Kırım Tatar köylülerinin gerçekten silaha sarılıp sarılmadıkları, Türk elçiliğine veya dönemin SSCB cumhurbaşkanı Kalinin’e göç için başvurup başvurmadıkları, son anda infaz listesine eklenen 7 ismin (Memet Mustafa Çebora, Yunus Smail, Ablâz Mamut, Muratov Mamut, Kasimov Evelâ, Kadıyev İbraim Mustafa, Koyzer Reyngold Vilgelmoviç) aynı çuvala sokularak iliştirilme dışında, bu hadiseyle doğrudan bir bağlantılarının olup olmadığı muamma.[60] Normal zaman ve rejimlere özgü hukuk kurallarının geçerli olmadığı bir devirdeki yasaların ötesindeki bir troyka sözde yargılaması söz konusu olduğundan mahkeme safahatının da olup olmadığı, hangi delillerle bu kişilerin apar topar ölüme gönderildiği belirsiz. Zamanın ruhuna uygun olarak herşey oldu-bitti şeklinde ilerliyordu. O dönemde o mıntıkada yaşama şanssızlığına yakalanan nice insan onyıllar boyunca giyotinin gölgesinde yaşadı ve öldü, tâ ki 1953 Martında Stalin kendi kusmuğunda boğulup ölüp de buzlar bir parça erimeye başlayıncaya dek. Ana davada yargılanıp mahkûm edilenler (d. 019252) 29 Mayıs 1992’te Kırım Muhtar Cumhuriyeti Başsavcılığınca rehabilite edildiler. Ama ya kapsam dışında kalanlar, unutulanlar, kaybolanlar…
EK 1
Dava No. 3068
Kırım OGPU’su Tam Yetkili Temsilciği Nezdindeki Troyka Oturumunca Haklarında Hüküm Verilmiş Tutukluların
İsim Listesi
23 Mart 1930
Protokol No. 17.
|
Soyadı, İsim ve Baba Adı |
Kısa Biyografik Bilgiler |
MOÖ/ EK |
AVS |
Anıt |
|
1. Ebulfeys Mazin Mujdaba, ya da Elbulfeys Mazin |
1897 doğumlu, 32 yaşında, Üsküt köyü, evli, karısı Safura 21 yaşında, çocukları yok. |
+ 31 yaş |
+ |
+ |
|
2. Dudak Mustafa Cemil |
1896 doğumlu, 35 yaşında, Üsküt köyü, evli, karısı Emine, iki çocuklu. |
+ 35 yaş |
+ |
|
|
3. Abduraman Bekir |
1897 doğumlu, 32 yaşında, Üsküt köyü, kız kardeşi Zeyde 18 yaşında, erkek kardeşi Muzafar 25 yaşında, babası Abduraman 60 yaşında. |
+ 30 yaş |
+ |
+ |
|
4. Dani Ablâmit Halil, ya da Ablâmit Dani |
1897 doğumlu, 33 yaşında, Üsküt köyü, Tuvak köyünden gelme, karısı Tevide 32 yaşında, 4 çocuklu. |
|
|
|
|
5. Mazin İbraim Ali |
60 yaşında, Üsküt köyü, karısı Gulizar 30 yaşında, 5 çocuklu. |
+ 60 yaş |
+ |
+ |
|
6. Karamırza Kurtumer |
59 yaşında, Üsküt köyü, karısı Rabiye 48 yaşında, 3 çocuklu. |
+ 65 yaş |
+ |
+ |
|
7. Manguş Halil Asan Gutu, ya da Manguş Asan Gutu |
62 yaşında, karısı Anife 48 yaşında, 4 çocuklu, Üsküt köyünden. |
|
|
|
|
8. İbram Dudak Pamukçı |
37 yaşında, karısı Lütfiye 27 yaşında, çocuğu yok, Üsküt köyünden. |
+ 40 yaş |
+ |
+ |
|
9. Arif Çoban Ali |
34 yaşında, 1895 doğumlu, karısı Cevger 24 yaşında, Üskütlü. |
+ 30 yaş |
+ |
+ |
|
10. Halil Useyin Sofu |
49 yaşında, karısı Hatice 45 yaşında, 3 çocuklu, Üsküt köyünden. |
+ 60 yaş |
|
+ |
|
11. Fahri Mazin Mujdaba |
30 yaşında, 1899 doğumlu, 2 erkek kardeşi var: Muzafar 12 yaşında, Mustafa 21 yaşında, Üsküt köyünden. |
+ 25 yaş |
+ |
+ |
|
12. Çerkez Bekir Asan |
69 yaşında, karısı Emine 58 yaşında, 4 çocuklu, Üskütlü. |
+ 75 yaş |
|
|
|
13. Bekir Ali Suade |
41 yaşında, karısı Hatice 36 yaşında, oğlu Ali 4 yaşında, Üskütlü. |
|
+ |
+ |
|
14. Uzun Umer İbram Ali |
53 yaşında, karısı Mumine 33 yaşında, 4 çocuklu, Üsküt köyünden. |
|
|
|
|
15. Kafadar Muzafar Amet |
46 yaşında, karısı Ayşe 36 yaşında, 4 çocuklu, Üsküt köyünden. |
+ 55 yaş |
+ |
+ |
|
16. Cepar Abdurazak |
68 yaşında, karısı Ayşe 50 yaşında, oğlu Muzafar 14 yaşında, Üsküt köyünden. |
+ 80 yaş |
+ |
+ |
|
17. Kuku Kemaleddin |
32 yaşında, 1897 doğumlu, bbası Mamet 83 yaşında, annesi Ava 65 yaşında, 3 erkek kardeşi var, Üsküt köyünden. |
+ 30 yaş |
+ |
+ |
|
18. Ali Vama, ya da Vama Ali |
54 yaşında, karsısı Gulsum 43 yaşında, 1 erkek kardeşi, 2 kız kardeşi var, Üsküt köyünden. |
+ 65 yaş |
|
|
|
19. Kumşu Mustafa Bekir |
1899 doğumlu, 30 yaşında, babası Bekir 66 yaşında, annesi Alime 25 yaşında (sic), Üsküt köyünden. |
+ 30 yaş |
+ |
+ |
|
20. Muzafar Cepar Feyzulla, ya da Hatip Muzafar |
34 yaşında, karısı Gulsum 20 yaşında, Üsküt köyünden. |
+ 32 yaş |
+ |
+ |
|
21. Cubar Smail Ali |
39 yaşında, karısı Emine 30 yaşında, Üsküt köyünden. |
+ 43 yaş |
|
|
|
22. Ali Keraz Halil |
31 yaşında, karısı Mumine 21 yaşında, Üsküt köyünden, 2 çocuklu. |
+ 26 yaş |
+ |
+ |
|
23. Yunan Gutu Murtaza, ya da Gutu Murtaza, veya Murtaza Gutu Halil |
25 yaşında, babası Gutu Halil 64 yaşında, annesi Anife 52 yaşında, Üsküt köylü. |
|
+ |
+ |
|
24. İsmail Oca Sale/Çirah/ |
69 yaşında, karısı Gulsum 60 yaşında, 2 oğlu var, Üsküt köyünden. |
+ 79 yaş |
|
|
|
25. İbraim Şaban Otuzbir |
49 yaşında, karısı Ayşe 35 yaşında, 2 çocuklu, Üsküt köyünden. |
+ 45 yaş |
+ |
+ |
|
26. İbram Useyin Gutu, ya da Gutu İbram Kaytaz |
34 yaşında, karısı Sabriye 26 yaşında, 2 çocuklu, Üsküt köylü. |
+ 43 yaş |
|
|
|
27. Aziz Cepar Feyzulla |
49 yaşında, karısı Gulsum 40 yaşında, 4 çocuklu, Üskütlü. |
+ 57 yaş |
|
|
|
28. Smail Adem Amet, ya da Bekir İbadla |
23 yaşında, babası Bekir 58 yaşında, annesi Aşire 46 yaşında, erkek ve kız kardeşi var, Üsküt köyünden. |
+ 20 yaş |
+ |
+ |
|
29. Useyin Çoban Bekir |
43, karısı Hatice 35 yaşında, 5 çocuklu, Üsküt köyünden. |
+ 51 yaş |
|
|
|
30. Useyin Feyzulla Meram |
35, karısı Alime 23 yaşında, 3 çocuklu, Üsküt köyünden. |
+ 40 yaş |
+ |
|
|
31. Otuzbir Muzafar Amet |
33 yaşında, Nasibe 20 yaşında, Üsküt köyünden. |
+ 31 yaş |
+ |
+ |
|
32. Useyin Amet Daglı |
59 yaşında, karısı Ayşe 48 yaşında, 1 oğlu, 3 kızı var, Üsküt köyünden. |
+ 61 yaş |
|
|
|
33. Oca Amet Kuçuk Mustafa |
41 yaşında, karısı İnsaf 32 yaşında, 10 ve 3 yaşlarında 2 kızı var, Üsküt köyünden. |
+ 45 yaş |
+ |
+ |
|
34. Kara Murza Halil Useyin |
29 yaşında, karısı Anife 22 yaşında, annesi Zayde 60 yaşında, Üsküt köyünden. |
+ 28 yaş |
+ |
+ |
|
35. Bayram Ebubekir Ali |
20 yaşında, babası Ali Baytam 75 yaşında, kardeşi Amet 26 yaşında, Üsküt köyünden. |
+ 21 yaş |
+ |
+ |
|
36. Kurt Amet Asan, ya da Kart Asan Kurt Amet |
56 yaşında, karısı Alime 23 yaşında, 4 çocuklu, Üsküt köyünden. |
+ 65 yaş |
+ |
+ |
|
37. Tutun İbram |
38 yaşında, karısı Emine 30 yaşında, Üsküt köyünden. |
+ 50 yaş |
+ |
|
|
38. Kurti Halil |
39 yaşında, 2 erkek kardeşi ve 1 kız kardeşi var, Üsküt köylü. |
|
|
|
|
39. Akim Amza |
33 yaşında, karısı Fatme 27 yaşında, 2 kız kardeşi var, Üsküt köyünden. |
+ 40 yaş |
|
+ |
|
40. Useyin Kaşka |
22 yaşında, babası Şaban 65 yaşında, annesi Rabie 60 yaşında, Üsküt köyünden. |
+ 22 yaş |
|
|
|
41. Smail Memet İbadla, ya da Memet İbadla, veya İbadla Smail |
52 yaşında, karısı Mumine, 48 yaşında, erkek kardeşi var, Üsküt köyünden. |
|
+ |
|
|
42. Dudak Muhterem |
30 yaşında, karısı Akime 19 yaşında, 3 erkek, 2 kız kardeşi var, Üsküt köyünden. |
+ 28 yaş |
+ |
+ |
|
43. Useyin Ali Sadla |
29 yaşında, karısı Hatice 19 yaşında, Üsküt köyünden. |
|
|
+ |
|
44. Abdul Celil Ali |
36 yaşında, karısı Ayşe 36 yaşında, 2 çocuklu, Üsküt köyünden. |
+ 45 yaş |
+ |
+ |
|
45. İbadla Kurt Mulla |
47 yaşında, karısı İşnugal [?] 35 yaşında, 2 kızı, 2 oğlu var, Karasubazar rayonuna bağlı Yanı Sala köyünden. |
|
|
|
|
46. Emir Ali Emir Sale |
63 yaşında, Abibe 55 yaşında, Sudak rayonuna bağlı Büyük Taraktaş köyünden. |
|
|
|
|
47. Mustafa İbraim Aşih |
43 yaşında, karısı Ayşe 30 yaşında, 1 oğlu ve 1 kızı var, Sudak rayonuna bağlı Kapsihor köyünden. |
|
|
|
|
48. Useyin Aci Celal |
46 yaşında, karısı Asiye 36 yaşında, 4 yaşında oğlu var, Sudak rayonuna bağlı Kapsihor köyünden. |
|
|
|
|
49. Asan Aci İbraim Seflâ |
40 yaşında, karısı Emine 26 yaşında, oğlu İbraim 8 yaşında, Sudak rayonuna bağlı Kapsihor köyünden. |
|
|
|
|
50. Umer Ali Bay |
34 yaşında, karısı Maide, 28 yaşında, annesi Rebiye 50 yaşında, 2 erkek ve 1 kız kardeşi var, Sudak rayonuna bağlı Arpat köyünden. |
|
|
|
|
51. Seit Umer Mustafa |
37 yaşında, karısı Ayşe 25 yaşında, oğlu 7 yaşında, kızı 1 yaşında, Sudak rayonuna bağlı Arpat köyünden. |
|
|
|
|
52. Akim Kara Amet, ya da Kara Amet, veya Karamet Akim |
60 yaşında, karısı Mumine 49 yaşında, kızı Gulistan 11 yaşında, Yalta rayonuna bağlı Tuvak köyünden. |
|
|
|
|
53. Ali Bekir |
23 yaşında, Baekir Umer 75 yaşında, annesi Zeynep 52 yaşında, 4 erkek kardeş ve 1 kız kardeşi var, Yalta rayonuna bağlı Tuvak köyünden. |
|
|
|
|
54. Kubu Akim Omer, ya da Akim Omer, veya Akim Umer Kubu |
37 yaşında, karısı Gulizar 30 yaşında, Yalta rayonu Tuvak köyünden, 2 kız ve 1 oğlu var. |
|
|
|
|
55. Ahmedi Akim |
30 yaşında, babası Akim 64 yaşında, 3 erkek kardeşi var, Yalta rayonu Tuvak köyünden. |
|
|
|
|
56. Samedin Cemil |
58 yaşında, karısı Maksude 42 yaşında, 2 oğlu ve 3 kızı var, Yalta rayonu Tuvak köyünden. |
|
|
|
|
57. Şukri Useyin Uzun Asan Oglu |
46 yaşında, Yalta rayonu Tuvak köyünden, kendine ait motorlu teknesi var, yumurtacı. |
|
|
|
|
58. Akim Useyin Topal |
43 yaşında, karısı Gulizar 31 yaşında, oğlu Yusuf 14 yaşında, Aluşta şehrinden. |
|
|
|
|
59. Seit Memet Halilbay, ya da Seydamet Halilbayev |
52 yaşında, 1878 doğumlu, karısı Meide 40 yaşında, kızı Zera 14 yaşında, Aluşta şehrinden. |
|
|
|
|
60. Takorov Ali Amza |
40 yaşında, 4 erkek kardeşi var, Aluşta şehrinden, memur. |
|
|
|
|
61. İzmaylov Eşref |
46 yaşında, karısı Hatice 36 yaşında, Aluşta şehrinden. |
|
|
|
|
62. Muslimov Seyit Vaap |
32 yaşında, karısı Ayşe 26 yaşında, Korbek köyünden, Akmescit’te yaşıyor, aracı-tüccar. |
|
|
|
|
63. Şeyhov Appaz |
41 yaşında, karısı Anife 33 yaşında, 4 çocuklu, Yalta rayonu Tuvak köyünden, Akmescit’te yaşıyor, şarap ticaretiyle uğraşıyor. |
|
|
|
Kırım GPU’su Doğu Şubesi Amiri
Yumankulov
İmza
N.B. Listeye tarafımızdan eklenen son iki satır için rumuzların açılımı şöyle: MOÖ/EK= Mustafa Oğlu Ömer/Edige Kırımal; AVS= Abdulvaap Sahtara. Bu iki sütunda GPU listesiyle çakışan isimler yer alıyor. Anıt sütunu ise 29 Aralık 2009 tarihinde Üsküt’te törenle açılışı yapılan Alakat kurbanları anıtına çakılan isimlerle çakışmaları kapsıyor.
- 2
Kırım OGPU’su Tam Yetkili Komutanı
Yoldaş Belousov’a /şahsen/
23 Mart 1930 tarih, 17 protokol nolu Kırım GPU’su Tam Yetkili Temsilciği nezdindeki Troykanın kararı mucibince 24 saati geçmeyecek şekilde aşağıdaki şahısların kurşuna dizilerek infazını teklif ediyorum:
- Ebulfeyz Mazin Mujdaba
- Dudak Mustafa Cemil
- Abduraman Bekir
- Dani Ablâmit Halil, ya da Ablâmit Dani
- Mazin İbraim Ali
- Karamırza Kurtumer
- Manguş Halil Asan Gutu, ya da Manguş Asan Gutu
- İbram Dudak Pamukçı
- Arif Çoban Ali
- Halil Useyin Sofu
- Fahri Mazin Mujdaba
- Çerkez Bekir Asan
- Bekir Ali Suade
- Uzun Umer İbram Ali
- Kafadar Muzafar Amet
- Cepar Abdurazak
- Kuku Kemaleddin
- Ali Vama, ya da Vama Ali
- Kumşu Mustafa Bekir
- Muzafar Cepar Feyzulla, ya da Hatip Muzafar
- Cubar Smail Ali
- Ali Keraz Halil
- Yunan Gutu Murtaza, ya da Gutu Murtaza, veya Murtaza Gutu Halil
- İsmail Oca Sale/Çirah/
- İbraim Şaban Otuzbir
- İbram Useyin Gutu, ya da Gutu İbram Kaytaz
- Aziz Cepar Feyzulla
- Smail Adem Amet, ya da Bekir İbadla
- Useyin Çoban Bekir
- Useyin Feyzulla Meram
- Otuzbir Muzafar Amet
- Useyin Amet Daglı
- Oca Amet Kuçuk Mustafa
- Kara Murza Halil Useyin
- Bayram Ebubekir Ali
- Kurt Amet Asan, ya da Kart Asan Kurt Amet
- Tutun İbram
- Kurti Halil
- Akim Amza
- Useyin Kaşka
- Smail Memet İbadla, ya da Memet İbadla, veya İbadla Smail
- Dudak Muhterem
- Useyin Ali Sadla
- Abdul Celil Ali
- İbadla Kurt Mulla
- Emir Ali Emir Sale
- Mustafa İbraim Aşih
- Useyin Aci Celal
- Asan Aci İbraim Seflâ
- Umer Ali Bay
- Seyit Umer Mustafa
- Akim Kara Amet, ya da Kara Amet, veya Karamet Akim
- Ali Bekir
- Kubu Akim Omer, ya da Akim Omer, veya Akim Umer Kubu
- Ahmedi Akim
- Samedin Cemil
- Şukri Useyin Uzun Asan Oglu
- Akim Useyin Topal
- Seyit Memet Halilbay, ya da Seydamet Halilbayev
- Takorov Ali Amza
- İzmaylov Eşref
- Muslimov Seit Vaap
- Şeyhov Appaz
Kırım OGPU’su Tam Yetkilisi
Salın
İmza
Troyka Sekreteri
Omelçenko
İmza
Doğu Şubesi Amiri
Yumankulov
İmza
Kırım GPU’su Bölgesel RSO (Kayıt ve İstatistik Şubesi)
Akulov
İmza
EK 3 :
TUTANAK (AKT)
Akmescit şehri, 1930 yılı 28 Mart günü.
Ben, Kırım OGPU’su Tam Yetkili Temsilciği komutanı yoldaş P.İ. Belousov, Malî Şube amiri yoldaş Omelçenko ve meslektaşlar Nepogodin, Yumankulov, Vdovenko ve Yegorov’un huzurunda 23 Mart tarih, 17 nolu protokol mucibi Kırım GPU’su Tam Yetkili Temsilciliğinin Troyka oturumunun kararına dayanarak aşağıdaki mahkûm yurttaşları:
- Ebulfeyz Mazin Mujdaba
- Dudak Mustafa Cemil
- Dani Ablâmit Halil, ya da Ablâmit Dani
- Mazin İbraim Ali
- Karamırza Kurtumer
- Manguş Halil Asan Gutu, ya da Manguş Asan Gutu
- İbram Dudak Pamukçı
- Arif Çoban Ali
- Halil Useyin Sofu
- Fahri Mazin Mujdaba
- Çerkez Bekir Asan
- Bekir Ali Suade
- Uzun Umer İbram Ali
- Kafadar Muzafar Amet
- Cepar Abdurazak
- Kuku Kemaleddin
- Ali Vama, ya da Vama Ali
- Kumşu Mustafa Bekir
- Muzafar Cepar Feyzulla, ya da Hatip Muzafar
- Cubar Smail Ali
- Ali Keraz Halil
- Yunan Gutu Murtaza, ya da Gutu Murtaza, veya Murtaza Gutu Halil
- İsmail Oca Sale/Çirah/
- İbraim Şaban Otuzbir
- İbram Useyin Gutu, ya da Gutu İbram Kaytaz
- Aziz Cepar Feyzulla
- Smail Adem Amet, ya da Bekir İbadla
- Useyin Çoban Bekir
- Useyin Feyzulla Meram
- Otuzbir Muzafar Amet
- Useyin Amet Daglı
- Oca Amet Kuçük Mustafa
- Kara Murza Halil Useyin
- Bayram Ebubekir Ali
- Kurt Amet Asan, ya da Kart Asan Kurt Amet
- Tutun İbram
- Kurti Halil
- Akim Amza
- Useyin Kaşka
- Smail Memet İbadla, ya da Memet İbadla, veya İbadla Smail
- Dudak Muhterem
- Useyin Ali Sadla
- Abdul Celil Ali
- İbadla Kurt Mulla
- Emir Ali Emir Sale
- Mustafa İbraim Aşih
- Useyin Aci Celal
- Asan Aci İbraim Seflâ
- Umer Ali Bay
- Seyit Umer Mustafa
- Akim Kara Amet, ya da Kara Amet, veya Karamet Akim
- Ali Bekir
- Kubu Akim Omer, ya da Akim Omer, veya Akim Umer Kubu
- Ahmedi Akim
- Samedin Cemil
- Şukri Useyin Uzun Asan Oglu
- Akim Useyin Topal
- Seit Memet Halilbay, ya da Seydamet Halilbayev
- Takorov Ali Amza
- İzmaylov Eşref
- Muslimov Seyit Vaap
- Şeyhov Appaz
- Memet Mustafa Çebora
- Yunus Smail
- Ablâz Mamut
- Muratov Mamut
- Kasimov Evelâ
- Kadıyev İbraim, Mustafa
- Koyzer Reyngold Vilgelmoviç
Toplum savunmasının en yüksek katı olan KURŞUNA DİZME cezasına[61].
Karar bugün saat 24’te infaz edilmiş ve ölümler aşağıda imzası bulunan meslektaşlar tarafından tasdik edilerek durum raporu 4 nüsha olarak tanzim edilmiştir.
Kırım OGPU’su Tam Yetkili Temsilciği komutanı
Belousov İmza
Malî Şube amiri
Omelçenko İmza
Meslektaşlar Nepogodin Yumankulov Vdovenko Yegorov İmzalar
EK 4: Mustafa Oğlu Ömer’den Naklen Edige Kırımal’ın Listesi
- İsmail Hoca
- Çerkez Bekir
- Komşu Mustafa
- O[tuzbir] Muzaffer
- Hatip
- O[tuzbir] Mustafa
- Hatip Aziz
- Mazin Ebulfeyis
- Mazin Fahri
- Şaban İbrahim
- Hamza Hâkim
- Dudak Mustafa
- Dudak Muhterem
- 14. Dudak Kurtömer
- Mazin İbrahim
- Kurtahmet Hasan
- Abdülcelil Ali
- Voma Ali
- Karamurza Kurtömer
- Kiraz Ali
- Kafadar Muzaffer
- 22. İbrahim Hoca
- 23. Manguş İbrahim
- 24. Manguş Murtaza
- Bayram Ebubekir
- Çubar İsmail
- Pamukçu İbrahim
- Hoca Ahmet
- Abdurrezzak Cebbar
- Tütün İbrahim
- Hüseyin Çoban Bekir
- Sofu Halil
- Arif Çoban Ali
- Kuku Cemaleddin
- Karamurza Halil
- Kaşka Hüseyin
- Hacı Ahmet İsmail
- 38. Saidullah Hüseyin
- Feyzullah Hüseyin
- Dağlı Hüseyin
- Abdurrahman Bekir
- Kaytaz İbrahim
N.B. Kutu içindekiler GPU’nun isim listesinde yer almıyor.
EK 5 : Abdulvaap Sahtara’nın Naklettiği Liste
- 1. Kuku Muzaffar
- Kuku Cemaledin
- İbadla Smail
- 4. Otuzbir Mustafa
- Otuzbir Muzaffar
- Acamet Smail
- Karamırza Halil
- Hatip Muzaffar
- Abdulcemil Ali
- 10. Abdulcemil Akim
- Abduraman Bekir
- Kafadar Muzaffar
- 13. Kartamet İbram
- Mazin Ebulfeyz
- Mazin Fahriy
- Arifçoban Ali
- 17. Hatip Aziz
- Bayram Ebubekir
- Kiraz Ali
- 20. Caliz Ali
- Pamukçı İbram
- Dudak Mustafa
- 23. Dudak Kurtumer
- Dudak Muhterem
- Abdurazak Ceppar
- 26. Abdurazak Kuşut
- Kart Asan
- 28. Tabah Smail
- Suvade Bekir
- Fezlâ Useyin
- Tutun İbram
- Mazin İbram
- Şaban İbram
- Karamırza Kurtumer
- 35. Karamırza Bekir
- Oca Amet
- Kumşu Mustafa
- Yunan Murtaza
- 39. Dudak Halil
N.B. Kutu içindekiler GPU’nun isim listesinde yer almıyor.
Kaynak: Uskütlü Muhammet Oğlu Aci Abdulvaap Sahtara, Keçmişten Levhalar, Akmescit, 2013, s. 36-37.
EK 6: Alakat Kurbanları Anıtında Çakılı İsimler Listesi
- Muzaffar Kuku
- Cemaleddin Kuku
- Smail İbadla
- Mustafa Otuzbir
- Mujzaffar Otuzbir
- Smail Аciamet
- Halil Karamırza
- Muzaffar Hatip
- Ali Abdulcemil
- Halil Sofu
- Halil Dudak
- Muzaffar Kafadar
- Halil Gutu
- İbram Kurtamet
- Ebulfeys Mazin
- Fahriy Mazin
- Aziz Hatip
- Ebubekir Bayram
- Ali Keraz
- Ali Caliz
- İbram Pamukçı Mustafa
- Kurtumer Dudak
- Muhterem Dudak
- Bekir Kumşi
- Asan Kart
- Smail Tabah
- İbram Mazin
- İbram Şaban
- Kurtumer Karamırza
- Bekir Karamırza
- Amet Oca
- Mustafa Kumşu
- Bekir Abduraman
- 34. Amet Kadır
- 35. Bekir Aciamet
- 36. İsmail Çinay
- 37. Smail Menik
- 38. Amet Sadla
- 39. Mambet Fukal
- 40. İsmail Buyükçan
- Ali Çoban
- Akim Amza
- 43. Ali Daglı
- 44. İbram Zerdali
- Ceppar Abdurazak
- Suvade Bekir
- 47. Yagiç Halil Amet
- Useyin Sadla.
N.B. Kutu içindeki isimler başka hiçbir listede yer almıyor.
Kaynak: Alifer Maydan, “Alakatkaya Tragediya – Tragediya Naroda”, Poluostrov gazetesi, no. 52 (356), 25-31 Aralık 2009.
- 7 : Hapis Cezası Alanlar Listesi
10 Yıl
|
İsim |
Doğum Tarihi |
İkameti |
Tutuklama Tarihi |
Karar Tarihi |
|
1. Dudak Halil |
1906 |
Karasubazar |
29.01.1930 |
29.03.1930 |
|
2. İbram Ramazan Koçkar |
1872 |
Karasubazar |
27.01.1930 |
29.03.1930 |
|
3. Kara-Murza Amet |
1908 |
Karasubazar |
29.01.1930 |
29.03.1930 |
|
4. Kafadar Aci Muzafar |
1865 |
Karasubazar |
25.01.1930 |
29.03.1930 |
|
5. Kumşu Bekir Umer |
1870 |
Karasubazar |
07.02.1930 |
29.03.1930 |
|
6. Mustafa Aci Kurt Halil |
1877 |
Sudak |
27.01.1930 |
29.03.1930 |
|
7. Smail Aci Amet |
1892 |
Sudak |
27.01.1930 |
29.03.1930 |
|
8. Umer Memet Toska |
1894 |
Sudak |
26.01.1930 |
29.03.1930 |
8 Yıl
|
İsim |
Doğum Tarihi |
İkameti |
Tutuklama Tarihi |
Karar Tarihi |
|
1. İbraim Halil Stambulov |
1882 |
Sudak |
26.01.1930 |
29.03.1930 |
|
2. Halil Amet Yagiç |
1871 |
Yalta |
29.01.1930 |
29.03.1930 |
|
3. Puçar Umer |
1898 |
Karasubazar |
25.01.1930 |
29.03.1930 |
|
4. Tamalov Yağya İbraimov |
1865 |
Sudak |
25.01.1930 |
29.03.1930 |
|
5. Urkumet Kurt Umer Mazin |
1870 |
Karasubazar |
25.01.1930 |
29.03.1930 |
|
6. Umerov İzet Gafaroviç |
1877 |
Aluşta |
26.01.1930 |
29.03.1930 |
|
7. Yakub Kanarov |
1892 |
Aluşta |
25.01.1930 |
29.03.1930 |
|
8. Yağya Şaban |
1894 |
Karasubazar |
29.01.1930 |
29.03.1930 |
5 Yıl
|
İsim |
Doğum Tarihi |
İkameti |
Tutuklama Tarihi |
Karar Tarihi |
|
1. Curuk Memet Yağya |
1899 |
Karasubazar |
25.01.1930 |
29.03.1930 |
|
2. Golova Haveci Muzafar |
1909 |
Karasubazar |
25.01.1930 |
29.03.1930 |
|
3. Haybulla Erecep |
1892 |
Karasubazar |
29.01.1930 |
29.03.1930 |
|
4. Halil Celâl |
1903 |
Sudak |
27.01.1930 |
29.03.1930 |
|
5. Halil Aci Tohtar |
1879 |
Sudak |
27.01.1930 |
29.03.1930 |
|
6. İbram Kumma |
1895 |
Karasubazar |
25.01.1930 |
29.03.1930 |
|
7. İbraim Halil Bayram |
1880 |
Sudak |
30.01.1930 |
29.03.1930 |
|
8. İbraim Muratov |
1861 |
Aluşta |
27.01.1930 |
29.03.1930 |
|
9. Kurt Amet İbram |
1889 |
Karasubazar |
07.02.1930 |
29.03.1930 |
|
10. Mustafa Aci Ali Çubar |
1870 |
Sudak |
26.01.1930 |
29.03.1930 |
|
11. Mustafa Smail Çatır |
1888 |
Sudak |
27.01.1930 |
29.03.1930 |
|
12. Sadredin Zevadin |
1892 |
Karasubazar |
28.01.1930 |
29.03.1930 |
|
13. Seyit Veli Seyit Halil |
1875 |
Sudak |
27.01.1930 |
29.03.1930 |
|
14. Seyit Memet Amet |
1885 |
Sudak |
27.01.1930 |
29.03.1930 |
|
15. Seyit Memet Fukataş |
1901 |
Aluşta |
26.01.1930 |
29.03.1930 |
|
16. Seyit Osman Seyit Halil |
1905 |
Sudak |
27.01.1930 |
29.03.1930 |
|
17. Smail Bekir |
1880 |
Kutlak |
27.01.1930 |
29.03.1930 |
|
18. Smail Suleyman |
1871 |
Sudak |
26.01.1930 |
29.03.1930 |
|
19. Smail Useyin Çerkez |
1913 |
Sudak |
29.01.1930 |
29.03.1930 |
|
20. Şeihov Aci Asan Mustafa |
1903 |
Yalta |
29.01.1930 |
29.03.1930 |
|
21. Seyhov Appaz |
1889 |
Yalta |
25.01.1930 |
29.03.1930 |
|
22. Yakub Suleymanov |
1893 |
Karasubazar |
27.01.1930 |
29.03.1930 |
|
23. Takarov Osman |
1893 |
Aluşta |
26.01.1930 |
29.03.1930 |
3 Yıl
|
İsim |
Doğum Tarihi |
İkameti |
Tutuklama Tarihi |
Karar Tarihi |
|
1. Halil Çauş Mustafa |
1904 |
Sudak |
27.01.1930 |
29.03.1930 |
|
2. Halil İbraim-Toska |
1889 |
Sudak |
26.01.1930 |
29.03.1930 |
|
3. Memet Derviş Hasan Uzun Oğlı |
1877 |
Yalta |
29.01.1930 |
29.03.1930 |
|
4. Mustafa Aci Bekir |
1875 |
Sudak |
27.01.1930 |
29.03.1930 |
|
5. Seyit Bekir Mustafa |
1894 |
Sudak |
25.01.1930 |
29.03.1930 |
|
6. Seyit Halil Emir Asan |
1879 |
Sudak |
25.01.1930 |
29.03.1930 |
|
7. Useyin İbraim Aci Asan |
1894 |
Sudak |
27.01.1930 |
29.03.1930 |
|
8. Refecan Ablâlim |
1894 |
Sudak |
26.01.1930 |
29.03.1930 |
Kırım’dan Sürgün Cezası Alanlar
|
İsim |
Doğum Tarihi |
İkameti |
Tutuklama Tarihi |
Karar Tarihi |
|
1. Asan Abdul Kadır |
1888 |
Sudak |
27.01.1930 |
29.03.1930 |
|
2. Cafer Maksut İbram |
1911 |
Sudak |
27.01.1930 |
29.03.1930 |
|
3. Halil Bektaşev Muhambet |
1874 |
Sudak |
26.01.1930 |
29.03.1930 |
|
4. Halil Settar |
1868 |
Sudak |
25.01.1930 |
29.03.1930 |
|
5. Karasanov Osman |
1880 |
Sudak |
25.01.1930 |
29.03.1930 |
|
6.KurtUmer Aci Useyin |
1890 |
Yalta |
26.01.1930 |
29.03.1930 |
|
7. Memet Aci Enan |
1893 |
Aluşta |
25.01.1930 |
29.03.1930 |
|
8. Memet Mustafa Kuku |
1854 |
Karasubazar |
07.02.1930 |
29.03.1930 |
|
9.Memet Muslâdin Fuka |
1873 |
Karasubazar |
29.01.1930 |
29.03.1930 |
|
10. Mustafa Aci Celâl |
1866 |
Sudak |
27.01.1930 |
29.03.1930 |
|
11. Mustafa Aci Yağya |
1880 |
Sudak |
26.01.1930 |
29.03.1930 |
|
12.Otuzbir Amet Useyin |
1861 |
Karasubazar |
07.02.1930 |
29.03.1930 |
|
13. Sali Seyit Nebi |
1880 |
Aluşta |
26.01.1930 |
29.03.1930 |
|
14. Useyin Aci Abzat |
1870 |
Sudak |
27.01.1930 |
29.03.1930 |
|
15. Useyin Aci Enan |
1890 |
Aluşta |
25.01.1930 |
29.03.1930 |
|
16. Useyin Mamutov |
1855 |
Sudak |
27.01.1930 |
29.03.1930 |
|
17. Useyin Umer |
1864 |
Karasubazar |
25.01.1930 |
29.03.1930 |
|
18. Zerdebe İbraim |
1860 |
Karasubazar |
27.01.1930 |
29.03.1930 |
|
19. Seyit Nebiev Yakub |
1878 |
Aluşta |
27.01.1930 |
29.03.1930 |
|
20. Seyit Yağya Emir Ali |
1888 |
Sudak |
02.02.1930 |
29.03.1930 |
|
21. Smail Seyit Nebi |
1898 |
Aluşta |
25.01.1930 |
29.03.1930 |
|
22. Suleyman Veli |
1870 |
Karasubazar |
29.01.1930 |
29.03.1930 |
|
23. Umer Aci Mamet |
1852 |
Sudak |
27.01.1930 |
29.03.1930 |
|
24. Yağya Asan Aci |
1872 |
Sudak |
27.01.1930 |
29.03.1930 |
Delil Yetersizliği Sebebiyle Serbest Bırakılanlar
|
İsim |
Doğum Tarihi |
İkameti |
Tutuklama Tarihi |
Karar Tarihi |
|
1. Halil Aci İbraim |
1903 |
Sudak |
27.01.1930 |
29.03.1930 |
|
2. İbraim Smail |
1894 |
Sudak |
26.01.1930 |
29.03.1930 |
|
3. Kara Bekir Asan |
1900 |
Sudak |
27.01.1930 |
29.03.1930 |
|
4. Kurt Fahri Asan |
1912 |
Karasubazar |
16.02.1930 |
29.03.1930 |
|
5. Memet Mustafa Çelebi |
1881 |
Sudak |
25.01.1930 |
29.03.1930 |
|
6. Mustafa Smail |
1897 |
Sudak |
28.01.1930 |
29.03.1930 |
|
7. Oca Amet Halil |
1899 |
Karasubazar |
01.02.1930 |
29.03.1930 |
|
8. Ramazan Memet Kepekçi |
1890 |
Sudak |
27.01.1930 |
29.03.1930 |
|
9. Sarp Halil |
1898 |
Karasubazar |
06.02.1930 |
29.03.1930 |
|
10. Sehtarov Yusuf |
1895 |
Sudak |
27.01.1930 |
29.03.1930 |
|
11. Useyin Amet Dandan |
1882 |
Sudak |
27.01.1930 |
29.03.1930 |
|
12. Useyin Asan Usta |
1882 |
Sudak |
27.01.1930 |
29.03.1930 |
Kaynak: https://ru.openlist.wiki/Категория:Книга_памяти_Автономной_Республики_Крым.

Üsküt’te 2009 yılında Alakat Faciası anısına dikilen anıt.
* Bu yazının hazırlanmasında çeşitli derecelerde ilgi ve yardımlarını gördüğüm Zafer Karatay, Edem Dudakov, Hakan Kırımlı ve Lilya Tanatar’a müteşekkirim. Yine de kalan bütün hataların sorumluluğu bana aittir.
[1] Şiirin yer aldığı kaynak: Antologiya russkoy poezii/Anthologie de la poésie russe, yay. haz. N. Struve, Paris, 1970, s. 86. Türkçe çeviri Ataol Behramoğlu, Çağdaş Rus Şiir Antolojisi, Adam Yayınları, 1987, s. 42.
[2] Gıda ürünlerine zorla el koyma, kritik sanayi kollarında millîleştirme, ticarette devlet tekeli, vb. savaş dönemi tedbirlerini içeren 1918-1921 arasındaki dönemin politik uygulamalar demeti. Bu tedbirleri genelleştirerek hızla komünizme geçilmesinde ısrar edenleri Lenin bilahare “goşizm, komünizmin çocukluk hastalığı” tabiriyle eleştirmiştir.
[3] Savaş komünizmi, NEP ve Stalin’in tek ülkede sosyalizm yönelişinin “ikinci devrim”/”yukarıdan devrim” diye nitelenen sonraki dönemi için Batıda oldukça geniş bir literatür mevcut. Konunun en yetkin araştırmacılarının kaleminden çıkma birkaç kaynak anmak gerekirse: Nicolas Werth, “Halkına Karşı Bir Devlet: Sovyetler Birliği’nde Şiddet, Baskı ve Terör”, Stéphane Courtois ve diğ. (der), Komünizmin Kara Kitabı, İstanbul, 2000 içinde s. 51-346; Alec Nove, An Economic History of the USSR, Lonra 1988 (ilk baskısı 1969); Vladimir Brovkin, Russia after Lenin. Politics, Culture & Society, Londra ve New York, 1998; Moshe Lewin, La paysannerie et le pouvoir soviétique: 1928-1930, Paris, 1966; a.y., The Making of the Soviet System. Essays in the Social History of Interwar Russia, New York, 1985; Nicolas Werth, La vie quotidienne des paysans russes de la révolution à la collectivisation (1917-1939), 1984; Sigrid Grosskopf, L’alliance ouvrière et paysanne en URSS (1921-1928). Le problème du blé, Paris, 1976; R.W. Davies, The Socialist Offensive. The Collectivisation of Soviet Agriculture, 1929-1930, Cambridge, 1980; a.y., The Soviet Collective Farm, 1929-1930, Cambridge, 1980; Nicolas Werth ve Alexis Berelowitch, L’État soviétique contre les paysans, Paris, 2011. Genel bir Sovyet tarihi için bkz. Ronald Grigor Suny, The Soviet Experiment. Russia, the USSR, and the Successor States, New York, 1988; Andrea Graziosi, L’Histoire de l’URSS, Paris, 2010.
[4] Kuşkusuz NEP’in sonuç almasında onun zulüm tedbrileriyle eşzamanlı ve kombine olarak uygulanması ile 1921 yılındaki devasa açlığın dize getirici yardımını da gözardı etmemek gerekir. Bu konuda bkz. Nicolas Werth, “Halkına Karşı Bir Devlet: Sovyetler Birliği’nde Şiddet, Baskı ve Terör”, Stéphane Courtois ve diğ. (der), Komünizmin Kara Kitabı, İstanbul, 2000 içinde s. 146.
[5] Lenin’in, ölümünden kısa bir süre önce, hasta yatağında sekreterlerine dikte ettirdiği gelişen bürokratizmi analiz eden ve yaklaşan iktidar kavgasını öngören “vasiyeti” konusunda en iyi kaynak hâlâ Moshe Lewin’in 1968’de yazdığı, Türkçeye yakın zaman önce orijinal Fransızcasından (Le dernier combat de Lénine) çevrilen şu kitaptır: Moshe Lewin, Lenin’in Son Kavgası, İstanbul, 2019.
[6] Bu iktidar çevresinin oluşumu ve davranış kalıpları şimdiye dek en doyurucu şekilde kıdemli tarihçi Sheila Fitzpatrick’in, devri, Stalin ekibinin prosopografisi üzerinden okuduğu On Stalin’s Team, Princeton ve Oxford, 2015 adlı kitabında sergilenmiştir.
[7] Lenin tarafından popülerlik kazandırılan, köy ile kent, proletarya ile yoksul köylülük arasında piyasa ilişkileri üzerinden bağlantı tesis edilmesini anlatmak için kullanılan bir dönem terimi, bazen ittifak olarak da çevriliyor.
[8] Kırsal ürünlerin perakende fiyatları ile sınaî mamullerin perakende fiyatları arasındaki açılmayı anlatmak için 1923’ten başlayarak kullanılan bir tabir.
[9] Tahıl tedarikindeki “Ural-Sibirya” metodu ilkin 1928’de Ural bölgesindeki komünist parti aygıtının telkin ettiği, çok geçemeden Sibirya’dan gelen pozitif akisle desteklenen, tarım ürünlerinin zoralımına dayalı her türlü olağanüstü politikaları anmak üzere kullanılan bir deyim. İsim babasının Stalin olduğu söylenir.
[10] 1928 Mayısında bir grup mühendise karşı Rostov vilâyetine bağlı Şahtıy kömür madenlerinde Sovyet ekonomisini yıkmaya yönelik olarak eski kömür madeni sahipleriyle bir olup sabotaj düzenledikleri suçlamasıyla açılan dava.
[11] 1930 yılı sonlarında bir grup iktisatçı ve mühendise Sovyet sanayisi ve ulaşım sitemine sabotaj düzenleme suçlamasıyla açılan dava.
[12] Lynne Viola, “Бабьи бунты and Peasant Women’s Protest during Collectivization”, The Russian Review, Cilt 5, No. 1, 1986.
[13] Kolektivizayon dönemindeki köylü direnişlerini ve büründükleri biçimleri dünyada en iyi araştırıp analiz eden Kanadalı Lynne Viola’nın şu eserine bakılmalıdır: Peasant Rebels under Stalin. Collectivization and the Culture of Peasant Resistance, Oxford-New York, 1996.
[14] Dönemin kulak tanımlarındaki muğlâklık ve eğretilik konusunda bkz. Moshe Lewin, “Who Was the Soviet Kulak?”, The Making of the Soviet System, New York, 1985 içinde, s. 121-141.
[15] Kelime anlamı” yumruk” olan kulak kırsal kesimde gücü/iktidarı ve zenginliği anıştırmak üzere Çarlık devrinden beri kullanılan pejoratif (kötüleyici) çağrışımlı bir terimdir.
[16] Her iki terim de “özel yerleşimci (kolon)” anlamına gelip Sovyet ceza sisteminde kendi istekleri hilafına uzak yörelere sürülenler için kullanılırdı.
[17] Andrea Graziosi, Stalinism, Collectivization and the Great Famine, Cambridge, Massachusetts, 2009. Kulak sürgünlerinin kaderi için ise bkz. N.A. İvnitskiy, Sudba raskulaçennıh v SSSR, Moskova, 2004.
[18] 1926’dan bu yana epey geciktirilmiş olarak yapılan 1937 genel nüfus sayımı açlık ve kıtlığın sonuçlarını rakamlarla oynanamayacak denli hilafsız gösterdiği için kamuoyundan saklanmak zorunda kalındı.
[19] Holodomor konusunda yeni bir çalışma için bkz. Anne Applebaum, Red Famine, Stalin’s War on Ukraine, 2017. Bu konuda klasik bir çalışma için bkz. R. Conquest, The Harvest of Sorrow: Soviet Collectivization and the Terror-Famine, New York, 1986. Jenosit konusunda ayrıca bkz. Norman M. Naimark, Stalin’s Genocides, 2010; Andrea Graziosi, “The uses of hunger. Stalin’s solution of the peasant and national questions in Soviet Ukraine, 1932 to 1933”, Declan Curran, Lubomyr Luciuk ve Andrew G. Newby (yay. haz.), Famines in European History. The Last Great European Famines Reconsidered, New York, 2015 içinde, s.223-260.
[20] Kırım’da “yerlileştirme” (korenizatsiya) veya “Tatarizatsiya” diye anılan tedbirler için bkz. Orgotdel KrımTsİK, Korenizatsiya Aparata: Krımskoy Avtonomnoy Sovetskoy Sotsialistiçeskoy Respubliki, 1929; G. N. Kondratyuk, “Sotsialistiçeskaya rekonstruktsiya promışlennosti i korenizatsiya v Krımskoy ASSR: Faktorı vzaimovliyaniya (20–30-e gg. XX v.)”, L.N. Mazur (yay. haz.) Epoha sostsialistiçeskoy Rekonstruktsii: İdei, Mifı i Programı, Yekaterinburg, 2017 içinde s. 274-283. Milli Fırka için bkz. R. Hayali ve A. Valâkin’in, A.V. Valâkin ve R.İ. Hayali (yay. haz.), Poslednaya rukopis Sabri Ayvazova. Delo parti “Milli Firka”, Bölüm 2’deki makaleleri: s. 117-140 ve s.141-155.
[21] V.P. Danilov, Roberta Manning ve Lynne Viola, Tragediya Sovetskoy Derevni, Cilt 2, s. 154.
[22] A.g.e., s. 224.
[23] A.g.e., s. 413 ve 593.
[24] A.g.e., s. 422.
[25] A.g.e., s. 195.
[26] V.N. Zemskov, “Spetsposelentsı (po dokumentatsii NKVD-MVD SSSR)”, Sotsiologiçeskiye İssledovaniya, no. 2, 1990, s. 4.
[27] İ. Stalin, Golovokrujeniye ot uspehov, Moskova, 1930.
[28] D.V. Omelçuk, M.R. Akulov, L.P. Vakatova, N.N. Şevtsova, S.V. Yurçenko, Politiçeskiye Repressii v Krımu (1920-1940 g.), Akmescit, 2003, s. 39.
[29] A.g.e., s. 40.
[30] Lynne Viola, Peasant Rebels under Stalin. Collectivization and the Culture of Peasant Resistance, Oxford-New York, 1996, bilhassa s. 71-72.
[31] Müslimov kardeşler davası için bkz. Valeriy Y. Vozgrin, İstoriya Krımskih Tatar, Krımuçpedgiz, 2013, Cilt III, s. 470-475. Veli İbraimov davası için, a.g.e., s.505-524; Müstecip Ülküsal, Kırım Türk-Tatarları (Dünü-Bugünü-Yarını), İstanbul, 1980, s. 243-249; Vladimir Broşevan, “Delo Veli İbraimova”, E. Seitbekirov (yay. haz.), Amet Ozenbaşlı. Godı, Lyudi, Sudbı, Akmescit, 1999 içinde, s. 92-97. Milli Fırka ve Milli Fırka davasıyla ilgili olarak bkz. A.V. Valâkin ve R.İ. Hayali (yay. haz.), Poslednaya rukopis Sabri Ayvazova. Delo parti “Milli Firka”, Bölüm 2, s. 117 ve sonrası.
[32] Kolektivizasyona ön gelen dönemden itibaren kırsal kesimdeki hayaleti ruhiyenin Deccal’in gelişi şeklinde tasvir edilişine dair bkz. Sheila Fitzpatrick, Stalin’s Peasants. Resistance and Survival in the Russian Village after Collectivization, Oxford-New York, 1994, s. 45 ve sonrası; Lynne Viola, Peasant Rebels under Stalin. Collectivization and the Culture of Peasant Resistance, Oxford-New York, 1996, s. 45 ve sonrası.
[33] D.V. Omelçuk ve diğ., a.g.e., s. 40.
[34] A.g.e., s. 42.
[35] Bazı kaynaklarda Sudak rayonuna bağlı olarak geçiyor. Sanırız dönemin bürokrasisi daha henüz kesin biçimde oturmuş değildi. Bugünse Aluşta’ya bağlı.
[36] 1926 nüfus sayımına göre, bölge vasatisinin üzerinde bir nüfus barındıran Üsküt’te yaşayan 2.790 kişinin 2.773’ü (% 99,4) Kırım Tatarıydı. Köyde 15’i tarım-dışı olmak üzere 699 adet işletme bulunuyordu. Bu işletmelerin ortalama mevcudu 4 kişiydi. Bkz. Ortverzeichnis der Krim, mit ortsweisen Nationalitäten angaben nach der Zählung vom 17 Dezember 1926, Viyana, 1944., s. 88-89.
[37] Abdulvait Sahtara bunları 2013’te Riza Fazıl tarafından yayına hazırlanarak Akmescit’te yayınlanan Keçmişten Levhalar kitabında bir bir sıralar; bkz. s. 32-38. Fakat, ileride ortaya koyacağımız üzere, eldeki belgelere göre ölüme mahkûm edilenlerin sayısı 63 olup kurşuna dizilenler son andaki 6 ilaveyle birlikte 69’dur. Oysa daha önceki listelerden 1 kişinin ismi zikredilmeye unutulduğundan gerçekte idam edilenlerin sayısı 70’tir.
[38] Kolektivizasyon kampanyasını yürütmek için pek heveskârca işe koyulan Korbekli Memet Kubayev (1883-1937) çok geçmeden Kırım’da ilk kıtlık işaretleri belirince Moskova’yı suçlamak cesaretini göstermiş, bu da onun 1931 Şubatında görevini daha uysal olacağı düşünülen İlyas Tarhan’a bırakmasına yol açmıştı. Memet Kubayev 1928 Ocağında Veli İbraimov’un yerine geçmişti. 1937’de NKVD tarafından o zaman standart suçlama olan 58. madde uyarınca “karşı-devrimci ve Sovyet-karşıtı” olarak 10 yıl çalışma kampına mahkûm edildi. Akıbeti bilinmiyor. 1968 Haziranında Ukrayna SSC Yüksek Mahkemesi tarafından rehabilite edildi.
[39] Edige Kırımal’ın Harvard Mültecilerle Mülakat Projesi kapsamında 1950 yılında Münih’te Michel Luther’e verdiği mülakattaki aktarımından.
Bkz. https://iiif.lib.harvard.edu/manifests/view/drs:5434481$22i.
[40] A. Sahtara’nın adını hatırlamadığı bu provokatörü kitabı derleyen Riza Fazıl Enver Kafadar’ı tanık göstererek N.İ. Petrov olarak teşhis edip kaydeder. Enver Ozenbaşlı’nın, derlediği ve 2007’de Akmescit’te basılan Usküt ve Uskütlüler adlı kitabında konuya ilişkin hatırasına yer verdiği Amet Kokçoban ise bu kişinin bir Beyaz Muhafız eskisi subay olduğunu belirtir. Son anda 69 kişiye çıkartılan kurşuna dizilenlerin listesinde yer alan tek Rus olan Reingold Vilgelmoviç Koyzer adlı şahsın söz konusu casus/elebaşı olma ihtimalinden şüphe edilebilir.
[41] R.İ Hayali, N. E. Hayali, “Na poroge ‘Jatvı Skorbi”. Alakatkoye vıstupleniye Krımskih krestyan po arhivnım dokumentam”, Uçenıye Zapiski KGİPU, 2002, s. 135-142.
[42] Rapor için bkz. a.g.e., s. 137-141.
[43] En eski tarihli yayın 1944-1945 arası Berlin’de çıkan “Kırım Tatar Gönüllüleri”nin haftalık gazetesi Kırım’da çıktı. Bkz. İlber [ Seydali Mangutlı], “Alâkat İsyanı. Kolektifleştiruv Devri. Tatarların Kolhoz Kurumuna Karşı Küreşleri”, Kırım, sayı 2, 13 Aralık 1944, s. 4. Edige Kırımal doktora tezinde bu yayını esas alır. Fakat tafsilat yoktur. Alakat ayaklanmasına değinen eski tarihli bir diğer yayın ise Bertold Spuler’in şu makalesidir: “Die Krim unter russischer Herrschaft (1920-1941)”, Blick in die Wissenschaft, Berlin, 1948, no. 8, s. 363. Kırımal daha sonraki yayınlarında hadisenin tanıdığı Mustafa Oğlu Ömer’den 1948’de derlediği tafsilatlı elyazmasına dayanır. Örnek olarak bkz. Edige Kırımal, “Kırımda topyekûn tehcir ve katliâm”, Dergi, Münih, 1956, sayı 5, s. 19-20.
[44] Mustafa Oğlu Ömer, Alâkat Faciası, Neu-Ulm, 1948, elyazması. Edige Mustafa Kırımal (1911-1980), mahlasıyla “Kırımlı Yiğit” iki savaş arası dönemde yetişmiş ve ülkeler arası siyasal faaliyette bulunmuş önemli bir Kırım Tatar aydınıdır. Bahçesaray’da Polonya/Litvanya kökenli Sinkiewicz ailesinde doğmuş, Yalta’da liseyi okuduktan sonra Akmescit’te Pedagoji Fakültesi’ne devam ederken milliyetçi fikirleri yüzünden kovuşturmaya uğramamak için 1932 yılında Azerbaycan ve İran üzerinden Türkiye’ye kaçtı. Ardından bağımsız Polonya’ya öz amcasının yanına giderek Vilnius Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi okudu. Yerel yayınlarda Lehçe, Romanya’da çıkan Emel’de Tatarca yazılar yazdı. Polonya’nın ikili kıskaca alınmasının ardından 1939’da Almanya üzerinden Türkiye’ye göçtü. İkinci Dünya Savaşı’nın çalkantılı yıllarında Cafer Seydahmet Kırımer tarafından işgal altındaki Kırımlı hemşerileriyle irtibata geçmek için III. Reich nezdine gönderilen heyette yer aldı. Oyalamalara fazla katlanamayan diğer üye Müstecip Ülküsal yurda dönerken Kırımal bu ihtimali gerçeğe dönüştürmek için yıllarca uğraştı. Bir kez bir aylığına Kırım’a gitmesine izin verildi. Ama istişarelerinden bir sonuç çıkmadı. Sonraki bütün mesaisini hasbelkader Alman topraklarında bulunan Kırımlı Tatarların Sovyetler’e iade edilmemelerini sağlamaya hasretti. Daha sonra Almanya’da kalarak Kırım Tatar millî mücadelesini anlatan bir doktora tezi yazdı ve Amerikalıların kurup finanse ettikleri Münih’deki Sovyetler Birliği’ni Öğrenme Enstitüsü’nde uzman olarak görev yaptı ve onların çıkardıkları Dergi adlı periyodik yayının sorumlu müdürü olarak çalıştı. Biyografisinin yazılmasını hak eden bir şahsiyettir. Gençlik dönemi ve ailesi hakkında bkz. Rustem Hayali, “Gela Edige’ni Doğurdı”, Kırım, 21.01.2006, s. 4-5. Aynı makale başka bir başlık altında şurada da yayınlandı: Rustem Hayali, “Edige Kırımal Horantanın Takdiri”, Kultura Narodov Priçernomorya, No. 248, 2013, s. 129-132. Ölümünün ardından Emel dergisi içinde Müstecip Ülküsal, İbrahim Otar, A: Zihni Soysal, Kırımsar, vb. dava arkadaşlarının yazılarını içeren 20 sayfalık bir nekroloji yayınladı bkz: Emel dergisi, sayı 118, s. 1-20.
[45] Edige Kırımal, Der nationale Kampf der Krimtürken, Emsdetten, 1952, s. 293-94. Kırımal ayrıca 1950 yılında Harvard Mültecilerle Mülakat Projesi kapsamında Münih’te Michel Luther’e verdiği mülakatta Alakat hadisesi kapsamında tutuklanıp Akmescit’e götürülen Sadreddin Tamalı’nın (II. Dünya Savaşı’ndan sonra Türkiye’ye iltica etti) tanıklığına dayanarak toplam tutuklanan sayısını 483, kurşuna dizilenlerin sayısını ise 43 kişi olarak verir. Bkz. https://iiif.lib.harvard.edu/manifests/view/drs:5434481$21i.
[46] Lynne Viola, Peasant Rebels Under Stalin. Collectivization and the Culture of Peasant Resistance, New York, 1996, s. 142.
[47] Bütün tutuklamalar 1927 Şubatında ihdas edilen Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti’nin (RSFSC) Ceza Yasası’nın “Sovyet-karşıtı eylemleri” kapsayan kötü ünlü 58. maddesinin birçok fıkrasına dayanılarak yapılmıştı.
[48] D. Omelçuk ve diğ., a.g.e., s. 41.
[49] Konstantin Boguslavskiy’nin Pamyat o GULAGe/Remembering the Gulag facebook grubunda 14 Haziran 2018 tarihli umuma açık, ama içerik bakımından yorumsuz paylaşımı için bkz. https://www.facebook.com/groups/remembering.the.gulag/permalink/1772770999424891/ Bilahare söz konusu belge fotoğrafları aynı zat tarafından kendi sayfasında 11.01.2019 tarihinde tekrar paylaşıldı. Bkz. https://www.facebook.com/konstantin.boguslavskiy/posts/1987535158033585.
[50] Dergimiz sayfalarında yer veremediğimiz bu belge ve fotoğrafları internet sitemizde görebilirsiniz: https://emelvakfi.org/emeldergisi/yaklasan-kolektivizasyona-karsi-kirimda-bir-ilk-direnis-ornegi-alakat-ayaklanmasi/
[51] Bunlardan Dudak Kurtumer’in hadisenin hemen ardından dağda sıkıştırılarak öldürüldüğü için GPU listesinde yer almaması normal.
[52] Riza Fazıl, Alakat Faciası. Uskütnun Facialı Tarihından Levhalar, Akmescit, 2006.
[53] Alifer Maydan, “Alakatskaya Tragediya – Tragediya Naroda”, Poluostrov gazetesi, no. 52 (356), 25-31 Aralık 2009. İnternet kaynağı için bkz. http://milli-firka.org/алакатская трагедия-трагедия народа/
[54] Tavrida Millî Üniversitesi’nin filolog hocalarından Mumine S. Murahas’ın bir yazısında Hadır Aga Sohta’dan (tarih ve sayısı belirtilmeyen “Kırım” gazetesindeki yayına atıfla) naklen aktardığı listede de bir kısım farklılıklar olduğunu gözlemliyoruz. Söz gelişi bu listede GPU listesinden oldukça büyük sapmalar varken, yer yer Edige Kırımal’ın naklettiği Mustafa Ömer Oğlu’nun listesiyle çakışmalar var. Bununla beraber, söz konusu listede Löman Ali, Sufuk Ali gibi yepyeni isimlere de rastlıyoruz. Bkz. “Usküt koyünin tarihından bir levha. Alakat faciası”, http://ilmiyqirim.blogspot.com/2015/01/blog-post_5.html.
[55] Edem Dudakov’un 3 Eylül 2019 tarihinde Uskut ve Uskutlüler grubunda yaptığı paylaşımdaki yazısı. https://www.facebook.com/groups/Uskut/permalink/1582935311843009/
[56] Maalesef, bugün, özellikle Kırım’ın Rusya tarafından 2014 yılındaki işgalinden sonra kurulan yeni düzende Kırım Tatarlarının bu gibi “hassas” konularda arşivde araştırma yapmalarının giderek zorlaştığına dair duyumlarımız var.
[57] https://ru.openlist.wiki/Категория:Книга_памяти_Автономной_Республики_Крым.
[58] Alakat “ayaklanması” adlandırması hadise döneminde değil, bilahare yapılan bir yakıştırma. Dolayısıyla yakın zaman aralığında civar bölgelerden tutuklanıp yargılananların mutlaka bu hadiseyle doğrudan bağlantılı olup olmadıklarını tespit etmek kolay değil. Bu gibi çeşitli çaptaki toplu yargılamalar için yine yukarıda anılan Otkrıtıy Spisok’taki veri havuzuna başvurulabilir. Bilhassa fond (dosya) 4808 opis (açıklama) 1 içinde yer alan çok sayıda delo’nun (vaka) titiz bir incelemesi aydınlatıcı olacaktır diye düşünüyoruz..
[59] D. Omelçuk ve diğ., a.g.e., s. 40.
[60] Bu gibi soruların cevaplanabilmesi için daha ileri tetkiklerin ilgili güvenlik organlarının arşivlerinden soruşturulması veya ulaşılabiliyorsa, söz konusu hadisede hayatlarını kaybetmiş veya sorgulanıp serbest bırakılmış olanların akraba ve yakınlarının hatıralarına aktarılmış bilgi kırantılarına titizlikle başvurulması elzemdir. Öte yandan eğer bir ilişiği varsa, listedeki tek farklı etnik isim olan Reyngold Vilgelmoviç Koyzer’in rolü aydınlatılmaya muhtaçtır.
[61] Fiilsiz bu cümlenin düşüklüğü orijinalinden kaynaklanmaktadır.
[/ihc-hide-content]
Emel KIRIM VAKFI











