V. İ. LENİN VE İÇ SAVAŞ SIRASINDA KIRIM DEVLETİNİN KURULMASI

V. İ. LENİN VE İÇ SAVAŞ SIRASINDA KIRIM DEVLETİNİN KURULMASI*

 

Salavat M. İSHAKOV

Çeviren: Bülent TANATAR

V.İ. Lenin, 1917 sonbaharında Petrograd’da iktidara geldikten sonra, bildiğiniz gibi, eski Rus İmparatorluğu’nun birçok halkı için, üst düzey Sovyet liderleri tarafından defalarca ifade edildiği gibi, kendi aralarındaki eşitlik ve kendi kaderini tayin etme haklarına dayanan yeni hükümet biçimleri yaratmaya karar verdi. Bu yaklaşım, imparatorluğun yeni bir halklar topluluğuna dönüşmesinin ilk yıllarında Kırım’da nasıl uygulandı?

İç savaş yıllarında Sovyet yöneticileri tarafından Kırım devletinin kurulmasının nedenleri, daha sonra imparatorluk sonrası alanda her yerde ortaya çıkan modern Rus ve Ukrayna tarih yazımında, genellikle ya Kremlin’in Kırım’ı Orta Doğu’da dünya devrimini ilerletmek için ileri karakolu yapma arzusu olarak yorumlanıyor ya da hatta bir Kırım Tatar devletinin ortaya çıkışı olarak[1] (sanki onların bir Kırım Hanlığı olmamış gibi). Böylece, Kırım’da tanınmış tarihçi G. N. Kondratyuk’a göre, Kırım Cumhuriyeti’ni kuran Moskova, Türk dünyasının modernleşmesinin Komünist Partisi ilkelerine dayanan kendi versiyonunu sundu. Kırım Tatarları, Orta Doğu’da komünist nüfuzun kanalları haline gelecekti[2].

Kremlin’in Kırım Cumhuriyeti’ni yaratma gerekçesine ilişkin bir başka görüş de, Moskova ve Simferopol arşivlerinden ilk kez kullanılan materyallere dayanarak Kırım’da Sovyet hükümetinin asıl amacının Kırım Tatar nüfusunu kontrol altında tutmak olduğu sonucuna varan Fransız araştırmacı G. Dufaud’un çeşitli yayınlarında yer almaktadır[3]. Neredeyse 10 yıl sonra, bu bakış açısı Ukrayna tarihçiliğinde tekrarlandı, ancak bu Fransız tarihçinin eserlerinden hiç bahsedilmedi. Bu nedenle, ünlü Ukraynalı tarihçi T. B. Bıkova, Kırım cumhuriyetinin Bolşeviklere, İç Savaş sırasında kendi devletlerini kurma olasılığı fikrine alışmış olan Kırım Tatarlarının millî kurtuluş hareketini durdurmalarına izin verdiğini yazıyor. Bolşevik diktatörlüğü için tehlikeli olan Kırım Tatarlarının millî kurtuluş fikrinin ehlileştirilmesi, hareketi Bolşevik liderliğin kontrolündeki bir sürece aktaracaktı. Bolşevikler, Kırım’da bir cumhuriyet kurarken tek bir hedef aradılar: bu bölge üzerinde kendi egemenliklerini pekiştirmek[4].

Böylece, modern tarih yazımından, Bolşevikler tarafından Kırım Cumhuriyeti’nin yaratılmasının nedenlerine ilişkin çeşitli yorumlara rağmen, Kırım’da 20. yüzyılın ilk çeyreğinde yaşanan olayların özgüllüklerinin aslında Kırım Tatar faktörü -yarımadanın yerli halkının çıkarları, ruh halleri, özlemleri- tarafından belirlendiği anlaşılmaktadır. Sovyet liderliği, halkların beyan edilen kendi kaderini tayin hakkını uygularken bu faktörü gerçekten hesaba kattı mı?

Bolşeviklerin Kırım’ın statüsüne ilişkin kararlarında Rus İç Savaşı sırasında Beyazlar ve Kızıllar arasında Kırım için verilen mücadelenin büyük etkisi olduğu açıktır. Kırım’da Mart 1918’de Nisan 1918’de yıkılan Tavrida SSC ilan edildi. 1919 baharında Kızıl Ordu Kırım’a girdi ve orada Sovyet iktidarı yeniden sağlandı. Şubat 1919’da V. İ. Lenin, Yu. P. Gaven[5] ile bir araya gelerek onunla Kırım’ın kaderini ve onun Sovyet iktidarı için önemini tartıştı[6].

Tarihsel literatürde, RSFSC Halk Komiserleri Konseyi Başkanı V. İ. Lenin’in Kırım Cumhuriyeti kurma projesini desteklediğine ve RSFSC Milliyetler Halk Komiserliği Başkanı İ. V. Stalin’in ise, Kırım’ın sadece bölgesel statüye sahip olmasını sağlamaya çalışarak bu plana karşı olduğu yaygın olarak kabul edilir.

23 Nisan 1919’da Lenin ve Stalin, Kırım sorununun tartışıldığı RKP (b) Merkez Komitesi Politbürosu toplantısına katıldılar ve burada “Kırım Sovyet Cumhuriyeti’nin yaratılmasının arzu edilir olarak kabul edilmesine” karar verildi[7]. 28 Nisan 1919’da, Lenin ve Stalin’in katılımıyla RKP (b) Merkez Komitesi Politbürosu toplantısı yapıldı ve burada M. P. Kristi’nin[8] Kırım hükümetinin başına getirilmesine ve ardından bileşimine iki Müslüman ve iki Rusun “dahil edilmesine” karar verildi[9]. Kurulan Kırım SSC hükümetinde iki değil beş Kırım Tatarı vardı: Dışişleri Halk Komiseri S. Memetov[10], Adalet Halk Komiseri İ. Arabskiy[11], Tarım Halk Komiseri S. İdrisov[12], İdarî İşler Müdürü A. Bodaninskiy[13]. (Daha sonra RKP (b) Merkez Komitesi Teşkilat Bürosu kararı ile yeni Milli İşler Komiserliği görevine İ. Firdevs[14] atanmıştır)[15]. Böylece Kremlin, Kırım’da bir bölge değil, bir cumhuriyet kurma sonucuna vardı.

28 Mayıs 1919’da Lenin, Kırım sorununun yeniden tartışıldığı PCR(b) Merkez Komitesi Politbüro toplantısına katıldı[16], ancak parti belgelerinde o sırada kabul edilen direktifler hakkında bilgi yok. 1919 yazında Kırım yeniden Beyaz birlikler tarafından işgal edildi.

Kırım’ın statüsü sorunu, 22 Kasım-3 Aralık 1919 tarihleri ​​arasında Moskova’da toplanan 2. Bütün Rusya Doğu Halkları Müslüman Komünist Örgütleri Kongresi’nde gündeme getirildi. Bu kongrenin amacı Doğu halklarını Sovyet Rusya’yı desteklemek, onları dünya savaşının galip güçlerine karşı mücadele etmek üzere ayağa kaldırmak için yönlendirmek, sömürge ve yarı-sömürge ülkelerde devrimleri kışkırtmaktı. Bu kongreye Kafkasya, Kazakistan, İdil bölgesi, Türkistan, Urallar’daki parti örgütlerinden 45.000 Müslüman komünisti ve o zamanlar Beyazların yönetimi altında olan Kırım da dahil olmak üzere, göçmen komünist grupları temsil eden yaklaşık 80 delege katıldı. Burada İ. Firdevs, Kırım Cumhuriyeti’nin temsilcisi olarak hareket etti. Moskova’da Lenin ve Stalin ile biraraya geldi. 27 Kasım 1919’daki bu kongrede onlarla Kırım meselesi üzerine yaptığı konuşmalardan edindiği izlenimleri aktarırken, özellikle şunları söyledi: “Elbette millî hareketi desteklemeliyiz, ancak küçük cumhuriyetler kurarak. Bu millî hareketin geniş bir ortak toprak üzerinde birleşmesine izin vermemeliyiz, bu millî hareketin geniş bir alanı kaplamasına ve ekonomik kaynaklar elde etmesine izin vermemeliyiz. Tabiî ki, büyük cumhuriyetler değil, küçük cumhuriyetler yaratmalıyız, onları kendimize katmalı ve onlara birleşme imkânı vermemeliyiz”[17]. Tüm bu argümanlardan da görülebileceği gibi, Kırım Cumhuriyeti’nin Sovyet liderliği açısından Kırım Tatar hareketinden geniş bir desteğe ihtiyacı vardı, ancak ortada bundan eser yoktu.

13 Ocak 1920’de Lenin, Kırım sorununun yeniden tartışıldığı RKP (b) Merkez Komitesi Politbürosu toplantısına katıldı (Stalin yoktu). D. I. Ulyanov[18], Yu. P. Gaven ve V. N. Maksimovskiy[19] tarafından önerilen tezlerin, Kırım SSR’nin bağımsızlığına ilişkin madde de dahil olmak üzere, ilke olarak kabul edilmesine, L. B. Kamenev’in bunları yeniden işlemesi için görevlendirilmesine karar verildi[20]. Sonuç olarak, RKP (b) Merkez Komitesi Politbürosu’nun 17-18 Ocak 1920’de Lenin, Stalin, Gaven’in Kırım sorunuyla ilgili katılımıyla yaptığı bir toplantıda, RKP (b) Merkez Komitesi Örgütlenme Bürosu’nun Kırım SSC’nin yeniden ihdas edilmesi kararının onaylanmasına karar verildi[21]. Bir kez daha, Lenin’in bir cumhuriyet kurma görüşü burada Stalin’inkini gölgede bırakıyordu.

Moskova’da Kırım sorunuyla ilgili kararların nasıl alındığı, Gaven’in 29 Nisan 1920’de RKP (b)’nin Kırım Bölge Komitesi bünyesinde kurulan Kırım Tatar Bölge Bürosu’nun bir toplantısının yapıldığı Melitopol’da yazdığı raporunda anlatılıyor. Kırım Tatarlarına Kırım’ın kendi kaderini tayin hakkı konusunda RKP (b) Merkez Komitesi’nin tavrını anlatan Gaven, Kırım’a ilişkin Gaven, Ulyanov ve Maksimovskiy’in hazırladığı tezlerin 2 kez RKP (b) Merkez Komitesi Politbürosu’nda tartışıldığını kaydetti. İkincisinde, Gaven’in katılımıyla tartışıldığında Kırım SSC’nin yeniden ihdası sorunuyla ilgili olarak Merkez Komite’de iki akım oluşmuştu: azınlık, Kırım’da ayrı bir Sovyet cumhuriyetinin kurulmasına karşıydı, Politbüro üyelerinin çoğunluğu ise Kırım Cumhuriyeti’nin restorasyonundan yanaydı ve onun Kırım ve Kırım’ın Doğu açısından rolü hakkındaki bilgileri bu konuda belirleyici rol oynadı. Politbüro üyeleri, çoğunluk oyu ile Kırım SSC’ni yeniden kurmaya karar verdi[22].

Bu yaklaşım, Sovyet hükümetinin kendisini içinde bulduğu uluslararası tecritten kaynaklanıyordu. Kremlin’in Kırım’la ilgili karar verme süreci, gerçekten de Birinci Dünya Savaşı’nı kazanan Avrupalı ​​güçlerin, özellikle de Fransa’nın konumundan güçlü bir şekilde etkilendi. 13 Aralık 1917’de Bahçesaray’da ilan edilen Kırım Halk Cumhuriyeti’nin temsilcisi sıfatıyla 1918’de Avrupa’yı ziyaret eden Kırım Tatar Parlamentosu Başkanı [doğrusu, tam yetkili temsilcisi olmalı- EMEL] C. Seydamet’in[23] faaliyetleri Avrupa basınında haber oldu. Avrupa’da çeşitli diplomatik ve propagandif çalışmalar yürüttü ve bu cumhuriyetin Avrupalılar tarafından tanınmasını sağlamaya çalıştı. Bu meyanda 15 Mayıs 1920’de Seydamet’in Bern’den Milletler Cemiyeti’ne gönderdiği telgrafı 16-18 Mayıs tarihleri ​​arasında tüm İsviçre gazetelerinde, 1 Haziran 1920’de ise Paris’teki Fransa Dışişleri Bakanlığı basın organı “Le Temps”[24] gazetesinde yayımlandı. Bu yayınlar Moskova’nın gözünden kaçmadı.

Kasım 1920’nin ortalarında Kızıl Ordu tarafından Kırım’ın ele geçirilmesinden itibaren, 15 Kasım 1920’de, Lenin’in (Stalin olmadan) katılımıyla bir RKP (b) Merkez Komitesi Politbürosu toplantısı yapıldı. Kırım sorunu tartışıldı ve belgede belirtildiği gibi “prensip olarak Kırım’ın bağımsızlığından vazgeçilip RSFSC’ye katılmasına ve bu konuda halihazırda alınmış olan kararın geri alınmasına” karar verildi[25]. Bu sonuç, Lenin’in Kırım’ın statüsüyle ilgili tutumunu beklenmedik bir şekilde değiştirdiği ve orada RSFSC içinde bir bölge yaratmak isteyenleri desteklediği anlamına geliyordu.

Bu arada 29 Ocak 1921’de Seydamet, Paris’te Fransız Dışişleri Bakanlığı Siyasî ve Ekonomik İşler Dairesi Başkan Yardımcısı ile görüşerek Kırım Tatarlarının taleplerini anlattı ve Bolşeviklere karşı bir ayaklanma çıkarmaya ve onları Kırım’dan kovmaya hazır olduklarını bildirdi. Yanıt olarak, üst düzey bir Fransız diplomat, Fransız hükümetinin onların millî iddialarına çok sempati duyduğunu, ancak Rusya’daki çatışmalara müdahale edemediğini ve isyan hareketlerini millî olarak tanıyamayacağını söylerken, Gürcistan örneğinin takip edilmesi gerektiğini ima etti. Gerçek şu ki, 21 Ocak 1921’de Gürcistan Demokratik Cumhuriyeti Avrupalı ​​​​güçler tarafından tanınmıştı[26]. Paris’teki bu görüşmeden çıkan aynı tanıma, ilke olarak, Kırım’da bağımsız bir cumhuriyeti de kapsayabilirdi. Fransız hükümetinin Kırım Halk Cumhuriyeti’ni himaye etme potansiyeli açıktı ve bu, onun Sovyet Rusya sınırlarındaki Kremlin’e yönelik gizli saklı olmayan düşmanca politikasına çok iyi uyuyordu.

Avrupa’da bu yönde aktif olarak çalışmalarını sürdüren Seydamet, 1920 ve 1921’de Milletler Cemiyeti’ne bir dilekçe vererek, Kırım Tatarlarının temel talebinin bu uluslararası teşkilata kabul edilmeleri ve Kırım’ın bağımsız bir devlet olarak tanınmasına yardım edilmesi olduğunu kaydetti[27].

Kremlin’de Kırım sorununun şu ya da bu şekilde çözülmesini etkileyen bir diğer önemli faktör, Bolşevikler ile Kemalistler arasındaki ilişkiydi. 16 Mart 1921’de Moskova’da, iki tarafın birbirlerine karşı yıkıcı eylemlerden vazgeçmeyi, Moskova ve Ankara’ya düşman örgütleri kendi topraklarına kabul etmemeyi taahhüt eden RSFSC-Türkiye Dostluk ve Kardeşlik Antlaşması’nın imzalanması, hiç şüphesiz Bolşeviklerin Türkiye’ye karşı kullanmak istediği Kırım Tatarlarının ruh halini etkilemiştir. RSFSC Dışişleri Halk Komiseri G. V. Çiçerin’in RKP (b) Merkez Komitesi Politbürosu [yedek] üyesi V. M. Molotov’a yazdığı 21 Haziran 1921 tarihli bir mektupta, biz M. Kemal ile “dostluk politikası izlerken” Gaven liderliğindeki Kırım Devrim Komitesi “Türkiye’ye karşı devrimci bir politika” yürütme niyetinde, bunun anlamı “Türkiye’ye yönelik politikamızın Kırım’da sekteye uğratılmasıdır. RSFSC’nin bir kısmı Türkiye’ye karşı aksi bir politika yürütemez, bu çok büyük bir saçmalıktır” diye belirtilmişti[28]. Bu nedenle tarih yazımında yaygın olan, Kırım Cumhuriyeti’nin Moskova tarafından ağırlıklı olarak Türkiye’de devrimci propaganda yapmak amacıyla kurulduğu fikri, Kemalistlerle imzalanan bu anlaşmadan sonra Sovyet diplomasisinin bu ülkeye yönelik istikametiyle çelişmektedir.

29 Nisan 1921’de Stalin, RKP (b) Merkez Komitesi Politbüro üyelerine ve RKP (b) Merkez Komitesi sekreteri V.M. Molotov’a bir not gönderdi: “Politbüro üyelerine Kırım Yarımadası’nın Kırım Muhtar Cumhuriyeti’ne çevrilmesi gereğini sorarak, Bütün Rusya Merkezî İcra Komitesi Başkanlığı’nın bu kararı belirtilen şekilde yürütmesi telkiniyle telefonla bir karar vermeyi ve RSFSC Milliyetler Halk Komiserliği’ne “uygun bir kararname taslağı geliştirme” işinin tevdi edilmesini öneriyorum”[29]. Başka bir deyişle, Stalin beklenmedik bir şekilde burada bir bölge değil, RSFSC içinde muhtar bir cumhuriyet kurmayı planladığını duyurdu.

30 Nisan 1921’de, Lenin, Stalin, Kamenev, Molotov’un katılımıyla RKP (b) Merkez Komitesi Politbürosu toplantısı yapıldı ve burada Kırım konusunda RSFSC Halk Komiserleri Konseyi’nde Kırım’da özerk bir bölge kurma projesini “ele almak” için Stalin’in görevlendirilmesine karar verildi[30]. Sovyet liderliğinin görüşü yeniden değişmişti.

10 Mayıs 1921’de Lenin, Kırım sorununun tartışıldığı Halk Komiserleri Konseyi toplantısına başkanlık etti. Burada “Kırım Muhtar Cumhuriyeti’nin kurulması gerekliliğinin kabul edilmesine …” karar verildi[31]. 18 Mayıs 1921’de Lenin, RKP (b) Merkez Komitesi Politbüro’sunun 30 Nisan 1921 tarihli kararını düzeltmek için bir kararın kabul edildiği RKP (b) Merkez Komitesi genel kurulu toplantısına katıldı ve burada Kırım Devrim Komitesi’ne “Kırım Yarımadası’nın Kırım Cumhuriyeti’ne dönüştürülmesi”nin gerekli görüldüğüne dair bir telgraf gönderilmesine karar verildi[32]. Kremlin’in yönelimi yine değişmişti.

Bu arada Avrupa’da Seydamet, Avrupa ​​kamuoyu nezdinde bazı başarılar elde etti. Öyle ki, bir İsviçre gazetesinde, Eylül 1921’in başında Cenevre’de düzenlenen Halkların Hakları Birliği’nin ilk uluslararası kongresinde, Bolşeviklerin derhal Kırım’dan geri çekilmesini ve bu ülkenin bağımsızlığını öngören bir kararın kabul edildiği bildirildi[33]. Kararın bu maddesinin bu kongreye katılan Seydamet tarafından ileri sürüldüğüne şüphe yoktur. Kremlin için Avrupa’nın Kırım Tatarlarıyla dayanışmasının güçlenmesi ve onların özgürlük mücadelesini desteklemesi tehlikeli bir işaretti.

Sonunda, Kremlin’de nihaî Kırım yönelimi kabul edildi. 18 Ekim 1921’de Lenin, RSFSC Halk Komiserleri Konseyi Başkanı olarak, RSFSC içinde, özünde iki grup – Lenin ve Stalin – arasında bir uzlaşma anlamına gelen RKP (b) Merkez Komitesinin Politbürosu’nda Sovyet Kırım’ın statüsüyle ilgili “Kırım Muhtar Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Hakkında” bir kararname imzaladı.

Ancak Moskova, bu cumhuriyet için yerel Tatarlardan ciddî bir desteğe güvenemezdi, çünkü tüm bunlar, üstelik 1921 baharında Kırım’da, özellikle Tatarlar arasında başlayan ve burada büyük kayıplara neden olan açlık koşullarında yaşanıyordu. Bu nedenle, Mart 1922’nin ortalarında düzenlenen RKP(b)’nin 6. Kırım bölge konferansında konuşan Kırım SSC Merkezî İcra Komitesi Başkanı Yu. P. Gaven, “Kırım Tatarları… köylerinde… sessizce ölüyorlar. Kaba hesaplarımıza göre Kırım’da yaklaşık 500.000 kişi, yani toplam nüfusun %65’i açlıktan ölüyor. Açlık, esas olarak Kırım’ın tahıl yetiştirilmeyen güney bölgesini vurdu. Güney kıyısındaki Kırım köylerinde ağırlıklı olarak Tatarlar yaşadığından, açlığın en çok Tatar nüfusunu vurması doğaldır. Toplam aç insan sayısının yaklaşık %70’inin Tatar olduğu söylenebilir”[34]. RKP (b) Kırım bölge komitesinin basın yayın organında bildirildiğine göre Kırım Tatarları, 1921-1922 açlığı sırasında onbinlerce insanı kaybettiler, yani gazetenin dediği gibi bu nüfusun yok olması söz konusuydu[35]. Böylece Bahçesaray’ın Tatar nüfusu 1915’te 15.000 kişiyi aşmışken, 1922’de “açlığın dehşetiyle nüfusu azalmış”, gazetenin ifadesine göre 6.000’e[36], yani 2,5 kat düşmüştü. Açlığın tüm bu sonuçları, elçilerinin Kırım hakkında rapor verdiği Lenin tarafından iyi biliniyordu.

Avrupa basınına göre hatta Lenin Kırım’a gelecekti. Nisan 1922 başında bir Cenevre gazetesi “Lenin Livadiya’da mı?” başlıklı bir makale yayınlamıştı. Burada Kırım’ın Livadiya Sarayı’nda kalmak niyetinde olan Lenin’in gelişini beklediği bildiriliyordu. RSFSC Halk Sağlığı Komiseri N. A. Semaşko, Lenin’in orada kalması için İmparatorluk Sarayı’nın orta bölümünü restore etmek üzere Livadiya’ya çoktan gelmişti. Onun gelişi vesilesiyle, eski imparatorluk sarayının bulunduğu Yalta, polis ve memurlarla dolmuştu[37]. Açıkçası, Lenin sadece tedavi görmek değil, aynı zamanda yerel liderlerle yapacağı konuşmalarla orada olup bitenler, Kremlin’in Kırım’daki politikasının sonucu hakkında bilgi edinmek istiyordu. Ancak Lenin’in Kırım’a yaptığı bu gezi, bildiğiniz gibi gerçekleşmedi.

Bu nedenle, Moskova’da kararlaştırılan Kırım MSSC, Kırım Tatarlarının gerçek iradesinin sonucu değildi (çoğu Sovyet iktidarını desteklemiyordu ve bağımsız bir cumhuriyeti arzuluyordu) ve resmiyetteki adı dışında gerçek bir muhtariyeti yoktu. Bu Sovyet muhtariyeti, esas olarak Kremlin liderlerinin Kırım Halk Cumhuriyeti’nin Milletler Cemiyeti, Fransa ve diğer ülkeler tarafından tanınabileceği ve bunun yarımadadaki Sovyet devletinin çökmesine yol açacağı korkusu nedeniyle RSFSC’ye dahil edildi.

* Çeviriye esas alınan “V.İ. Lenin i sozdaniye Krımskoy gosudartsvennosti v godı Grajdanskoy voynı” adlı makale Ryazanovskiye çteniya (şestıye) : materialı mejdunarodnoy nauçnoy konferentsii « kniga i revolyutsiya », Moskova, 2021, s. 129-139’da yayınlanmıştır. Yazara çeviriye ve Emel dergisinde Türkçe olarak yayınlanmasına izin verdiği için çok teşekkür ederiz.

[1] Bkz. Bıkova T.B., Strovennya Krımskoy ASSR (1917–1921), Kyiv, 2011, s. 15–16.

[2] Kondratyuk G.N., « Uçonıy v kontekste epohi : deyatelnost Osmana Akçokraklı v period korenizatsii v Krımskoy ASSR (1921-1938 gg.) », Akçokraklı Osman Nuri, İzbrannıe soçineniya po istorii, arheologii, etnografii, Simferopol, 2016 içinde s. 27.

[3] Dufaud G.,  Les Tatars de Crimée et la politique soviétique des nationalités, Paris, 2011; A.y. “L’invention d’une déviation nationaliste dans l’Union soviétique des années vingt: les Tatars de Crimée et la veli-ibraïmochtchina“, Genèses. Sciences sociales et histoire, 2012. № 86, s. 105-126; A.y. “The Establishment of Bolshevik Power in the Crimea and the Construction of a Multinational Soviet state: Organisation, Justification, Uncertainty”, Contemporary European History, 2012, № 2, s. 257–272.

[4] Bıkova T.B., “Krımskotatarskıy aspekt natsionalnoy politıkı Kremlya u Krımskiy ASSR (1921-1928 rr.)”, Ukrayinskıy istorıçnıy jurnal, 2018, № 1, s. 100–103, 123.

[5] Gaven (Dauman) Yuri Petroviç (Yan Ernestoviç) (1884-1936), 1917’de RSDİP (b) Merkez Komitesi tarafından Kırım’a gönderildi, Mayıs 1919’dan Kasım 1920’ye kadar RKP (b)’nin Kırım Bölge Komitesi’ne başkanlık etti, 1921-1924’te Kırım SSC Merkezî İcra Komitesi Başkanı.

[6] Krasnıy Krım, 23 Nisan 1924.

[7] Rusya Devlet Sosyo-Politik Tarih Arşivi (RGASPI). F. 17. Op. 3. D. 3. L. 2.

[8] Kristi Mihail Petroviç (1875-1956), 1898’den beri RSDİP üyesi, Kerç gazetesi “Yujnıy kuryer”in yazı işleri müdürü (1905), Kerç Duma’sının vekili (1905), ilk Rus devriminin katılımcısı, siyasî göçmen (1906-1917). 1917’de Kerç’e döndü, 1917-1930’da halk eğitimi sisteminde ve bilimsel kuruluşlarda çalıştı.

[9] RGASPI. F. 17. Op. 3. D. 5. L. 1.

[10] Memetov Selim Memetoviç (1887-1938), Kırım Tatarı, katip, 1905-1907 devrimci olaylarının katılımcısı, 1905-1907’de, 1917-1918’de RSDİP üyesi, 1918’den beri RKP (b) üyesi, Kırım’daki İç Savaşa katıldı, Beyazlara karşı savaştı, Kırım SSC Dışişleri Halk Komiseri (1919), 1921-1922’de Kırım Devrim Komitesi’nin maliye departmanı başkanı, 1922-1923’te Vneştorg yetkilisi, 1923-1925’te Vintrest (Kırım) Yönetim Kurulu Başkanı, 1925-1927’de Kırım MSSC Tarım Halk Komiseri, Kırım Merkezî İcra Komitesi üyesi, Tüm Birlik Bolşevik Komünist Partisi Kırım Bölge Komitesi üyesi. 1927’nin sonunda, Türkmen SSC Tarım Halk Komiser Yardımcısı.

[11] Arabskiy İsmail Dmitrieviç (1877–?), Kırım Tatarı, öğretmen, 1914–1917’de orduda, 1919’dan beri RKP (b) üyesi, 1921-1922’de Yevpatoriya Toprak Dairesi başkanı.

[12] İdrisov Süleyman İzmailoviç (1878-1938), Kırım Tatarı, öğretmen, Birinci Dünya Savaşı sırasında orduda, 1917-1919’da Kırım Tatar Kurultayı (Parlamento) Milletvekili, Tavrida SSC Hükümeti Dış ve Millî İşler Komiseri, 1918’den beri RKP (b) üyesi, 1919’da Kırım SSC Tarım Halk Komiseri, 1920-1921’de Kırım Devrim Komitesi üyesi, ardından Kırım ÖSSC Tarım Halk Komiseri.

[13] Bodaninskiy Ali Abdürefiyeviç (1866-1920), Kırım Tatarı, öğretmen, Kurultay milletvekili (1917), Kasım 1918’den itibaren komünist, Kırım SSC Halk Komiserleri Konseyi’nin (Nisan-Haziran 1919) idarî işler müdürü, Kızıl Ordu’nun yanında savaştı.

[14] Kerimcanov İzmail (partisideki takma adı Firdevs) (1888-1937), Kırım Tatarı, öğretmen, 1917’den beri RSDİP (b) üyesi, Tavrida SSC (1918) ve Kırım SSC hükümetinde (1919) birçok yönetici makamda bulundu), RSFSC Milliyetler Halk Komiserliği’ne bağlı Merkezî Müslüman Komiserliği çalışanı (1918-1920), daha sonra Kırım SSC’de üst düzey görevlerde bulundu. 1926’da Kırım’dan sürüldü. Ağustos 1927’de Moskova tarafından Bolşeviklerin Bütün Birlik Komünist Partisi Transkafkasya Bölge Komitesi’nin emrine gönderildi.

[15] Zarubin A.G., Zarubin V.G., Bez pobediteley. İz istorii Grajdanskoy voynı v Krımu, gözden geçirilmiş ve genişletilmiş 2. baskı, Simferopol, 2008, s. 501–507; Broşevan V., Simferopol: belıye i temnıye stranitsı istorii (1918-1945 gg.). İstoriko-dokumentalnıy hronologiçeskiy spravoçnik, Simferopol, 2009, s. 27.

[16] RGASPI. F. 17. Op. 3. D. 9. L. 1, 3.

[17] Protokolı I i II vserossiyskih syezdov kommunistiçeskih organizatsiy narodov vostoka, Moskva, 1918, 1919, M., 2017, s. 268.

[18] Ulyanov Dmitriy Ilyiç (1874-1943), V. İ. Lenin’in kardeşi, 1919’da Kırım SSC hükümetine başkanlık etti, 1920-1921’de RKP (b)’nin Kırım bölge komitesi üyesi, RSFSC Sağlık Halk Komiserliği’nin özel temsilcisi ve Kırım tatil beldelerinin merkezî yönetiminin başkanı. 1921’de Kırım’dan geri çağrıldı.

[19] Maksimovskiy Vladimir Nikolayeviç (1887-1941), Eylül 1919-Mayıs 1920’de RKP (b) Merkez Komitesi Muhasebe ve Dağıtım Servisi başkanı, Ağustos 1919-Ocak 1920’de RSFSC Eğitim Halk Komiseri yardımcısı ve RSFSC Demiryolları Halk Komiserliği Ana Siyasî Müdürlüğü Muhasebe ve Dağıtım Dairesi Başkanı.

[20] RGASPI. F. 17. Op. 3. D. 54. L. 1, 2.

[21] A.y., D. 55. L. 1, 3.

[22] A.y., Op. 65. D. 337. L. 21–21 a.

[23] Seydamet Cafer (1889-1960), Kırım Tatarı, avukat, yedek subay (1916), Kırım Tatar hareketinin liderlerinden, Bütün Rusya Kurucu Meclisi milletvekili, Ocak 1918’de Kırım Tatar hükümetinin başkanı, ardından Kırım Mahallî Hükümeti Dışişleri Bakanı. Kasım 1918’de Avrupa’ya gitti. Muhacir.

[24] Journal de Genève, 16, 17 Mayıs 1920; Seydamet C., Publitsistika: maloizvestnıye stati: nauçnoe izdaniye, Simferopol, 2012, s. 73.

[25] RGASPI. F. 17. Op. 3. D. 121. L. 1–2.

[26] Archives du ministère des Affaires étrangères de France.  Correspondance politique et commerciale 1914–1940. Série Z. Carton 651. Dossier 2.  F. 105.

[27] Seïdamet D., La Crimée: Passé, présent, revendications des Tatars de Crimée. Lausanne, 1921, s. 107–114.

[28] Krım v razvitii Rossii: istoriya, politika, diplomatiya. Dokumentı arhivov MİD Rossii, İjevsk, 2018, s. 554–555.

[29] RGASPI. F. 17. Op. 163. D. 140. L. 5.

[30] A.y. Op. 3. D. 157. L. 1.

[31] A.y. F. 19. Op. 1. D. 421. L. 7.

[32] A.y. F. 17. Оp. 2. D. 65. L. 1 оb.

[33] Journal de Genève, 6 Eylül 1921.

[34] İzvestiya Krımskogo oblastnogo komiteta RKP (b) (Simferopol), 1922, No. 10, s. 33

[35] Krasnıy Krım (Simferopol), 19 Kasım 1925.

[36] A.y. 15 Eylül 1922.

[37] Journal de Genève, 4 Temmuz 1922.

TAVSİYELER

Zafer Karatay Denizli’de Rusya İşgalindeki Kırım’ı Anlattı

 YENİ UFUK DERGİSİ’NİN DENİZLİ’DE DÜZENLEDİĞİ TÜRK DÜNYASI PANEL’İNDE ZAFER KARATAY KIRIM’I ANLATTI.  Yeni Ufuk Dergisi’nin, …